20 Kasım 2017 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
  YAZARLARIMIZ
TESADÜFEN YAŞIYORUZ!
05 Ekim 2015 Pazartesi Bu yazı 7332 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Yurdumuzun muhtelif yerlerinde hemen hemene gün geçmiyor ki, hasta sahipleriyle hastane veya sağlık personelleri arasında bir tartışma veya olay olmasın.

          Olan olayların burada kritiğini yapacak değilim. Keza falan hakli filan da suçlu gibi bir ön yargıda bulunmam da söz konusu değil. Bahsedeceğim bizzat yaşamış olduğum bir olay olup, kendimce olmasını düşündüğüm ve olan sonucu sunacağım.

          Geçtiğimiz haftalarda bizim MKE’ li arkadaşlarla toplantımız vardı. Emektarı ve Mensubu olduğumuz kurumun Yeni Havuzundaki toplantımızda, iki defa ‘’Polen Alerjisi’’ ne maruz kaldım. On gün sonra boğazımda yutkunma zorluğu ve yüksek ateş oluştu. Akşam yemekten sonra hastanenin ACİL Polikliniğine gittik.

          Nöbetçi Pratisyen Hekime ‘’Boğaz Enfeksiyonu’’ olduğumu, yüksek ateşten yutkunmada zorlandığımı anlattım. Çok efendi genç doktor bey boğazımı inceleyip, (gerçekten aşırı tahriş mevcut ve ‘’38’’ ateşiniz var, size bir serum takılsın tekrar bakalım) dedi.

          Serumdan sonra ölçülen derece ‘’37. 5’’. Bunun üzerine bir de iğne yapılıp reçetem yazıldı. ‘’Eczane’’ den ilaçları alıp hemen uyguladım. Ertesi gün de ilaçları içtik.

          İkindiden itibaren yine yüksek ateşten, adeta halüsinasyon görmeye başladım. Akşam yemeğini ye yiyebilirsen. Zaten ilaçlar suyla birlikte zor gidiyor. Yemek yemek ne mümkün! Haydi, tekrar aynı ACİL’ e!

          Bu defaki nöbetçi hekim K.B.B. Mütehassısı imiş. Şanstan tam bir muayene olurum, gerekirse de yatar iyileşirim dedim. Durumumu zoraki izah edip, dünkü ilaçlardan bir sonuç alamadığımı, rahatsızlığımın arttığını, şimdi de nefes almakta zorlanma başladığını bildirdim.  

          Sayın doktor muayene etmediği gibi, (gündüz neden polikliniğe gelmiyorsunuz da akşam olunca böyle ACİL’ e müracaat ediyorsunuz!) diye tersledi!

          Ben de (dün akşam geldiğimde böyle bir şey denmedi, serum – iğne – reçete tamam git evine istirahat et denildi. Zira akşama kadar ateşten kalkacak halim mi oldu) dedim. Bana yine bir serum yapılıp, gene eve postalandık!

          Üçüncü gün sabah aynı hastanenin K.B.B. Polikliniğine muayeneye gittim. Bu arada da bırak yutkunmayı nefes almakta bile zorlanmaya başlamıştım! Yani bizim ömrün geriye sayımı çoktan başlamıştı!

          Poliklinikteki K.B.B. Müt. Dr. Y. Bey kamerayla boğazıma baktı. (Boğazınız neredeyse tamamen kapanmak üzere ve iltihaplanmış durumda Epik lotus olmuşsunuz! Bu zamana kadar neredeydiniz?) diyerek ‘’ACİL’’ kaydıyla derhal ‘’müşahede’’ ye sevk etti.

          Üç saatlik bir serum – oksijen yüklemesi sonu, baktı netice iç açıcı değil, hemen yatış yaparak, dört günlük yoğun antibiyotik – alerji tedavi uygulamasına alarak, hayatımı kurtardı. Buradan kendilerine teşekkürlerimi iletirim.

          * * * Rahatsızlığımın ciddiyetini Pratisyen Hekimin tespit edememesi her ne kadar kabul edilemese dahi, bir yerde nazarı itibara almıyorum. Gerçi o pozisyonda icapçı hekim çağırıp bu durumun acilen neticelendirilmesi gerekirken bu yapılmadı!

          * * * İkinci akşam daha da ağırlaşan duruma üstelik hem de branşının hekiminin bırak muayeneyi, bir de terslemesinin kabul edilir hiçbir yanı yok! O akşam derhal yatırıp acil müdahale ve tedaviye alması icap ederken eve postalandık!            

          Bunu niye yazdığıma gelince, cevabı gayet basit. Her sektörün olduğu gibi sağlık sektörünün de kendine göre bir takım sıkıntıları vardır. Bu sektörde görev alan kişilerinde bir takım derdi – tasası tabii ki olabilir.

          Ama sonuç itibariyle herkesin de en tabii olan bir yaşama hakkı vardır. İşte bunun temini ve temelini sağlık hizmeti teşkil eder. Zira yaşama hakkı kutsaldır ve her şeyin üstündedir!  

          Dolayısıyla yaşadığım olumsuzlukların sonucu, şimdi bu satırları yazamıyor olabilirdim!  Ve gidişata göre aslında çok rahatlıkla mümkündü!

          Demek ki bizim nefes henüz tükenmemiş. Ama şurası bir gerçek ki, buna benzer nice vakalarda, ne canlar işte bu ve benzeri olumsuzluk – bilgisizlik ve ilgisizlikler sonu yok yere telef olup gidiyor!

          Onun için ilk çeyreğinin yarısını geçtiğimiz 21. yüzyıla yakışır biçimde hareket edelim, çalışalım, yaşayalım. Cümlenize sağlıklı ve huzurlu günler dileğiyle saygılar sunarım.  


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Nursan Gül Annaç
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  20 Kasım 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net