17 Ocak 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Her şey Kırıkkale için
Her şey Kırıkkale için
Kitabını al adliyeye gel
Kitabını al adliyeye gel
Siyasette Rol Oynamak İstiyorum
Siyasette Rol Oynamak İstiyorum
15 Temmuz Kahramanları Kırıkkale’de
15 Temmuz Kahramanları Kırıkkale’de
  YAZARLARIMIZ
Kafes
05 Ekim 2015 Pazartesi Bu yazı 7264 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Yıl 1977,  bin bir zahmete ve zorluğa rağmen çekilen “Güneş Ne Zaman Doğacak” filminin başrolünde Cüneyt Arkın vardı. Ülkücü hareketin ilk filmi olmasının yanında konusu, müzikleri ile kapalı gişe oynamıştı.

 

Yıl 2012, ülkücü hareketin 35 yıl önce yaşadığı kavgayı, ülkesi için yaptığı mücadeleyi, dramı şimdiki gençliğe ve gelecek kuşaklara anlatabilmek amacıyla Ülkücüler adı ile bir belgesel çekilmişti. Ülkücü hareketin önde gelen isimlerinin konuştuğu bu belgesel maalesef çok fazla ses getirmemişti.

Yıl 2015 Ekim 2 ve bir film vizyona girdi. “KAFES” 46 yıllık ülkücü hareketin profesyonelce çekilmiş belki de tek filmi. Filmin çekimleri dört hafta sürmüş ve tamamı Ankara’da çekilmiş.

Yönetmenliğini Mahmut Kaptan, yapımcılığını Yasemin Nak yapmış. Başrolde İsmail Hacıoğlu Türk sinemasının son dönemlerde yetiştirdiği önemli bir yetenek. Hikaye ise 1980 den önce ki son Ülkü Ocakları Genel Başkanı olan Lütfü Şehsuvaroğlu’nun Kafes adlı romanının sinemaya uyarlanmış.

Lütfü Şehsuvaroğlu, Ülkücü Yemini’ni yazan ve “Kanımız Aksa da Zafer İslam’ındır”, “Müslümanlar küfre karşı tek yumruk” sözlerinin de sahibidir.

 

Şimdiye kadar yapılan dönem filmlerinde, dizilerinde Ülkücüler genellikle “kötü, kaba, şiddet yanlısı” olarak gösterildi. Kafes ise ülkücü camiaya objektif bir pencereden bakarak ülkücülerin çilesini anlatıyor.

 

Milliyetçi Hareket Partililerin yapacağı bellidir. Kendine, kendini anlatana sahip çıkacaktır. Her ülkücü bu filme gitmeli ve daha fazla filmlerin çekilmesine katkıda bulunmalıdır.

Bu filme sahip çıkmak; Türk-İslam Davası uğruna zindanlarda hayatlarını çürüten, bu uğurda şehit düşen, bu uğurda gazi olan ve hayatlarının en güzel çağlarını cezaevinde geçirerek hayata geç başlayan bu gönül ve dava adamlarına bir ahde vefanın göstergesi olacaktır.

Bu film; Ruhi Kılıçkıran’ın, Yusuf İmamoğlu’nun, Dursun Ertuğrul Önkuzu’nun, Baki Yeşiloğlu’nun, Osman Arıca’nın Oğuzhan Akıncı’nın ve ismini burada zikredemediğim tüm vatan ve millet şehitlerinin filmidir.

Bu filmi ne kadar çok kişi izlerse ülkücüler kendilerini o kadar anlatma fırsatı bulacaktır. Ülkücüler tek yürek, tek bilek olmalı ve üzerlerinde yıllarca sol basının uyguladığı olumsuz algı kırılacaktır.

Önkuzu hey! Önkuzu! 
Önde gider Önkuzu. 
Bu bayrak düşmez yere, 
Ölmedikçe sonkuzu! 

Şiiri ile başlayan filmde şehitlerimizi unutmamamız gerektiği mesajı ile şehitlerimize sahip çıkarken, bunun yanında bana göre belki de en önemli sahnelerden biri de Mehmet Sipahi’nin “Vatan için ölmekte yaşamak kadar şereflidir.” Sözü oldu. Bu sebeple bu vatan için zamanında ölmesini bilen ülkücüler, şimdi vatan için yaşamayı ve daha çok çalışmayı seçeceklerdir.

Tek kelime ile bu filmin yapımcısını, oyuncularını tebrik ve teşekkür ediyorum. Ve yeni filmleri sabırsızlıkla bekliyoruz.

 


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
N AYDOS  -  08-10-2015 - 22:22
Kahramanlik Kahramanlik ne yalniz bir yükselis demektir Nede yildizlar gibi parlayip sönmemektir Ölmezligi düsünmek bosuna bir emektir Kahramanlik saldirip bir daha dönmemektir Sizlasada gönüller düsenlerin yasindan Kosar adim gitmeli onlarin arkasindan Kahramanlik icerek aci ölüm tasindan Ileriye atilmak ve sonrada dönmemektir Yirticilar az yasar uzun sürmez doganlik Her isigin ardinda gizlidir bir aydinlik Adsiz sansiz olsada en büyük kahramanlik Göz kirpmadan saldirip bir daha dönmemektir Hüseyin Nihal Atsiz
Nurcan AYDOS  -  08-10-2015 - 22:00
Kişisel menfaatlerden öte bir davaya bir sevdaya gönül vermeyen, uğrunda ömür tüketmeyenlerin ( sosyal paylaşım sitelerinde yediği içtiği aldığı sattığını paylaşmaktan öte bir hayali ve yarına dair bir telaşı olmayanların) anlayamayacağı bir Film ülkücü hareketi ve 80 öncesi dönemi objektif bir şekilde gözler önüne seriyor. Daha önce ülkücüler belgeselini izlediğimde ( dönem ülkücülerinden idam edilmeyen işkence görmüş abilerimizin kendi dilinden anlatıldığı oyunları gözler önüne seren ve günümüz insanın yok saydığı bir neslin fedakarlığı ve çektiği cefaları anlatıyordu) içimden bunu herkes izlemeli demiştim, bu film içinde aynı düşünce geçti içimden. Filmin çekildiği cezaevini daha önce ( gezmiştim bir cezaevinin duvarlarına yüreğiyle dokunduğunda dar ağacının önünde durup şafak ağarmadan son kez şehadetini getirenleri gözlerinin önüne getirdiğinde bir başka pencereden bakabiliyor memlekete ve üzerinde oynanan oyunlara çilesini çekenlere ve herşeye rağmen söz söyletmeden gönül koymadan dimdik davasının arkasında duranlara Sizin de ifade ettiğiniz gibi film içindeki mesaj çok güzel vatan için yaşamak! Önkuzuyu, Süleyman Özmen, Velican Oduncu, İmamoğlu ve tüm şehitlerimizi saygıyla anıyoruz, emanet bildiklerini canı pahasına koruyanlara vatan uğrunda can verenlere ve vatan aşkıyla yaşayanlara Türk yurdunun ve evladının yarınını düşünen hizmet edenlere selam olsun... \"Çünkü bu yol kutludur \"
Ali Dursun  -  07-10-2015 - 22:59
Dün,bugün,yarın.Ülkücüler dün nerdeydi,bugün nerde,yarın nerde.Dün Milliyetçi camianın içinde olup vatan savunmasında Türk İslam davasını temsil edenlerden bazıları bu sentezden kopmuş makam ve menfaat uğruna bu davayı terk etmişlerdir.Gün göstermiştir ki Vatan,bayrak ve Türk İslam davasına bugün yeni neferler girmiş ve eski ülkücü dediklerinizden daha candan savunur olmuştur.Tabii ki davayı terk etmeyenlere ve yalpalamayanlara sözümüz yok.Ama rüzgarda oraya buraya savrulan ve bu davayı anlamayanlara.Eski ülkücü ve milliyetçi olmaz.Davadan vazgeçmişse o kişi artık ne ülkücüdür ne de milliyetçi ki bunlar çıkar nerde ise oraya kayar.Çıkar milliyetçilikte ise bu tarafa geçer bunlardan dava adamı olmaz.Eskiyi anarken davaya yeni katılan ve terkedenleri de göreceğiz.Dün bir solcu olan bugün bu davadan vazgeçip bu davaya inanan bu yolda yürüyenle bu davadan dönüp başka yollara partilere menfaati çıkarı için giden kişilerden hangisi ülkücü ve milliyetçidir.Tabii ki davayı terk eden değil davaya giren davayı savunandır.Ne Mutlu Türküm Diyen sözleri ve TC lafzını kaldıranların yanında yer alanlar ülkücü ,milliyetçi olabilir mi?
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Semih Çeltik
Fazlı GÜVENTÜRK
Şevket ÖZSOY
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  17 Ocak 2017 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net