20 Kasım 2017 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
  YAZARLARIMIZ
İŞSİZLİK Mİ VAR, ÇALIŞMAK İSTEMEYEN Mİ? ( HANGİSİ GERÇEK )
07 Ekim 2015 Çarşamba Bu yazı 8452 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Günümüzde iş’ ten - iş’ sizlikten - çalışmaktan bahis açıldığı zaman, genellikle söylenen söz, iş yok, işsizlik var denilmektedir.          

Öbür taraftan da işletmelerimize baktığımız zaman, en küçük KOBİ işletmelerinden tutun da, en büyük çok ortaklı şirketlere kadar hemen hepsinin ortak derdi, çalıştıracak işçi veya eleman bulamamak ve işten anlayıp çalışmak isteyen olmadığından bahsedilmektedir.        

Elemen aranıyor ilanlarına yapılan müracaatları incelediğiniz zaman, karşınıza çıkan enteresan durumlara bakınca şaşırmamak elde değil!       

Sözüm ona iş arayanların çok kereler ilk sordukları ( - Ne kadar para veriyorsunuz?) ya da (- Ne iş yapacağım? ) oluyor! Oysaki ilk soruyu iş müracaatı yaptığı o işyerinin yetkilisinin sorması veya söylemesi, necisin – ne yaparsın diye bilgi alması gerekir!

Yani terslik daha ilk baştan buradan başlıyor. Müracaatçıların bu densizliğine alışmış işyerleri, durumu ister istemez hoş karşılayıp, eleman alımıyla ilgili klasikleşmiş sorulara başlıyor. Soru guruplarına göre müracaatçıları üç gurupta topladığımızda;        

Birinci gruptakilerde; tahsilden tahsil yok, bilgiden bilgi yok, tecrübeden tecrübe yok. Velhasıl yok oğlu yok. Ama iş paraya gelince de ( - Ne kadar para veriyorsun?) !          

İkinci gruptakiler; tahsil var mı? ( - Lise ), tecrüben var mı? ( - Yok! ), Peki, ne iş yaparsın? ( - Her işi yaparım! ). Şimdiye kadar ne iş yaptın? ( - Hiçbir iş yapmadım! ). Her işi yapan adam zaten hiçbir iş yapamaz! Şimdi sen işveren – iş sahibi olarak bunlara ne der ve ne yaparsın?!         

Üçüncü grup; Bunlara soracaklar diğerlerinden biraz farklı. Tahsilin? ( - Üniversite ‘’2 veya 4 yıllık’’ önemli değil. ), Bilgisayar bilgisi? ( - E biraz kullanıyorum veya birkaç program biliyorum. ), Yabancı dil durumu (yazar – okur – konuşur - tercüme düzeyi)? ( - Sadece okuldaki bilgi! ), İş tecrübesi? ( - Mezun oldum ve askere kadar iş arıyorum veya askerden yeni geldim ve bir yerde çalışmadım, iş öğreneceğim!), Branşına göre ek eğitim durumu (işletme – muhasebe – pazarlama - vs.)? ( - Bu sorduklarınızın hiçbirisi yok! ).        

Düşünün ki bir işletme sahibisiniz, imalat – ithalat – ihracat gibi konularla uğraşmaktasınız. İş yerinizde de yetişmiş eleman ihtiyacınız var ve personel arıyorsunuz. Gelen müracaatlardan çıkan sonuç, yukarda üç paragrafta sunduğumuz gibi! Buyurun seçin ve karar verin.         

Bizim gençlik yıllarında eleman aranıyor ilanlarında, mesela sadece mühendis - doktor veya muhasebeci vs. aranıyor diyordu. Başkaca bir açıklama ve bilgiye ihtiyaç duyulmuyordu. Bu zamanla mesela ODTÜİTÜBoğaziçi Mezunu mühendis veya muhasebe – işletmeci veya İst. Tıp mezunu doktor şeklinde aranmaya döndü.

Devam eden zaman sürecinde bu üniversite isimlerine ek olarak yabancı dil ve ek ihtisas branşı eklenmek suretiyle, icabında iki – üç kişiye yaptırılacak işin, daha az personel ve daha çok ücret ile çalıştırılması şekline dönüşmüş oldu.

Yani bir mühendis için ayrıca bir veya iki yabancı dil aranmakta. Veyahut ek ihtisas branşı olarak işletmecilik veya işyerinin durumuna göre ek olarak pazarlamacılık ihtisası aranmaya başladı.          

Değişen ve gelişen çağa ayak uydurabilmek için, kişinin sürekli kendisini yenilemesi ve geliştirmesi gerekirken, adeta diplomalı cahil olarak hayattan bir şeyler beklemek, en hafif tabiriyle saflık olur.

Böyle bir durumda da iş yok demek veya iş bulamamaktan daha doğal ne olabilir? Oysaki kişinin kendisini geliştirip yetiştirmesi gerekir. Bunu başardığı sürece de işsizlik diye bir durum söz konusu olmaz. O takdirde tercih hakkı kendi uhdesinde olur.

Tavşanın dediği (o bağ olmazsa öbürü olur) misali, dilediği ve istediği yerde çalışma sağlar. Velhasıl iş bilen ve çalışmak isteyen için memlekette iş çok ama çalışmak isteyen yok!

* * * * *

*(Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir. ‘’Anonim’’)

  *(Kavramak için görmek, görmek için de dikkatle bakmak gerekir. ‘’Pitırgrelli’’)

    *(Kazananlar engellerin arkasındaki fırsatları, kaybedenlerse fırsatların önündeki

       engelleri gören kişilerdir. ‘’B. T. Sasık’’)

    *(Çok dinleyip az konuşmamız için iki kulağımız ve bir dilimiz vardır. ‘’Diyojen’’)

     *(İşler asla zor değildir. Yeter ki onları küçük parçalara bölebilelim. ‘’Henry Ford’’)  

*   *   *

                                               05 Ekim 2015 - Pazartesi / 23. 00 – KIRLANGIÇOĞLU OKTAY.

 


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
enis  -  16-12-2015 - 13:57
bedavaya çalışacağıma evde otururum daha iyi. çalışmak istememek diye bir şey yok bedavaya çalıştırmak istemek diye bir şey var
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Nursan Gül Annaç
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  20 Kasım 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net