20 Ocak 2018 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Karneler Alındı, Tatil Başladı
Karneler Alındı, Tatil Başladı
Saygılı Öğrencilerle Karne Heyecanı Yaşadı
Saygılı Öğrencilerle Karne Heyecanı Yaşadı
Sungur Muhtarları Dinledi
Sungur Muhtarları Dinledi
Gülsoy'a Övünç Madalyası
Gülsoy'a Övünç Madalyası
  YAZARLARIMIZ
Farksız Olduğunun Farkında Mısın
12 Ekim 2015 Pazartesi Bu yazı 8465 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Bugünlerde etrafımı gözlemlediğim kadarıyla, nedense insanlar ”kendi”olarak kalmak yerine, kendilerinde hiç anlam bile veremediğim, aşırı derecede bir değişiklik yapma peşindeler. Artık saçını boyatan insanların yaşı git gide küçülmekte ve hemen hemen her on dört, on beş yaşındaki kız çocuklarının saç rengi kızıl, sarı, turuncu, bakır, siyah hatta biraz daha fark yaratmak adına mavi, yeşil ve mor renk bile olabiliyor. Herkesten farklı olduklarını, cesur olduklarını bu şekilde karşı tarafa göstermek istiyorlar. Hani ben bunlara ”büyümüş de küçülmüş ” diyorum. Saçlarının kesimleri bile farklı. Genelde kısa saç, yüzde bir ton abartılı bir makyaj, ben buradayım diye etrafa yeşil ışık yakmaktalar.Bu neyin özentisi sizce? O kadar zararlı, kimyasal maddeleri küçük yaşlarda kullanmak mıdır, farklılık? Toplumda sizler çocukları görüyor musunuz? Sizleri bilemem ama; ben göremiyorum. O saf, o tertemiz, o duru çocukluk yok oluyor, kayboluyor git gide… Çünkü hepsi kendilerine yapmış olduğu değişimler yüzünden, yüzlerine yaptıkları o saçma sapan maskeleri takarak, bu hayatta bir an önce büyümek ister gibiler .Bunlar büyüdüklerini sanan zavallılar oysa. Çok   şaşırıyorum bu insanların obsesif düşüncelerinin var olmasına. Mesela; bazen konuşuyorum da onlarla bana söyledikleri ”ama ben böyle güzel değilim ki, bunları insanlar beni beğensin diye yapıyorum. ”Ayrıca kendine bakan, kendisiyle ilgilenen insanın kendine olan özgüveninden bahsediyor.  Yaptığın her şeyle, insanların yanında farklı olmalısın diyor. Hem erkekler de böyle istiyor. Bak etrafına bütün erkekler bakımlı, alımlı ve güzel kızlardan hoşlanıyor.

 

Kısacası, hayat bunları gerektiriyor, diyor. Tabii ki, bu da farklı bir bakış açısı. Ne demişti arkadaş yaptığın her şeyle, insanların yanında farklı olmalısın değil mi? Oysa bu konuştuğum arkadaş da yaptığı her şeyle, diğer insanların yanında onlardan farklı değildi ki… Bana göre farklı olmak, ”Akıllı bir insanın kendine benzeyen bir insan olmasıdır. ”Kişinin kendi gücünün farklılığının, farkına varmasıdır. İşte bir genç olarak, geleceğin bir genci olarak soruyorum. Neden böyle oldu bizim bu gençlik? İçlerini güzelleştirmeden, içlerini bilgiyle süslemeden neden dışlarını süsler oldular? Bir de hala kendilerini farklı, kültürlü görmeleri ne kadar tuhaf! Okula giderken onları görmekten sıkılıyorum. Hepsi için konuşmuyorum. Fakat bunlar bana gerçekten abartı geliyor.Bazen kampüste ya da okulun içindeyken bir hocama ve hocalara bakıyorum, bir de arkadaşlara… Sanki hocanın şıklığıyla yarış halinde olan arkadaşlar var. O salınış, o saç şekli, saçının boyası, yüzündeki o sahte maskesi olan makyajı, kıyafeti, tırnağındaki ojesi, ayağındaki on santimetre uzunluğundaki ayakkabısı. Sanki ben hocayım, sen de hoca mısın gibi o kötü, o sinsi bakışlardan nefret ediyorum. Kendilerini ne zannediyorlar bunlar?  Kral mı, kraliçe mi? Sen daha ne olmuşsun ya, üniversitede okuyorsun diye adam mı? Sana bir şey söyleyeyim mi? Okumakla adam olunmuyor. Sanırım yer ve zaman kavramında problemleri olan arkadaşlarımız var. Söylemek istediğim artık herkes kendisi gibi olsun. Süslenmesin ya da hiçbir şey yapmasın demiyorum. Sadece herkes haddini bilsin ve kendi yerini tanısın. Öğrenci öğrenci gibi olsun, öğretmen de bırakın olduğu gibi… Onların yerinde olmak için, önce onların bilgileriyle donat kendini, hatta onunla da yetinme daha fazlasını yap; ama sadece bu konuda. Bak bu konuda hocanla yarış. Emin ol, hocan bundan daha memnun olacaktır. Yani kendini değiştir, geliştir yalnız dozunda, abartmadan. Alt tarafı okula geliyorsun. ”Bugün ne giysem? ”yarışma programına, podyuma ya da düğüne gelmiyorsun.Bu sahtelikten sıyrıl artık istersen. Asıl amacının yönünü yanlış yola saptırma. Ailen için ne kadar önemli olduğunu, onlar için geleceğin umudu olduğunu unutma! Onların seni ne hayallerle okutturduğunu, senin için nasıl mücadele ettiğini unutma! Unutma ki, insan bazen hayatta yaptıklarından pişmanlık duyduğu gibi, yapamadıklarından ve yapmadıklarından da pişmanlık duyabilir.

 

Artık sözün bittiği yerdeyim. Seçim senin! Yolunda başarılar arkadaş!


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
Şevket ÖZSOY
Hakan Gökkaya
Meltem Yıldız
Canan Akdeniz
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  20 Ocak 2018 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net