20 Kasım 2017 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
  YAZARLARIMIZ
DEVREMÜLK ALDATMACASI - 1
14 Ekim 2015 Çarşamba Bu yazı 7573 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

          Yanılmıyorsam bundan dört sene önce kış aylarından birindeydik. Bir gün cep telefonum çaldı. Baktım bende kaydı olan bildiğim bir numara değil. Genel olarak telefonuma kayıtlı olmayan ve bilinmeyen numaralara pek bakmadığım halde açtım telefonu. Bir bayan sesi;

- İyi günler, Oktay Kırlangıç Bey’ le mi görüşüyorum?

- Buyrun Hanımefendi, evet benim dedim. Bayan konuşmaya devamla;

- İsminizi ve telefon numaranızı Kırıkkale Ticaret ve Sanayi Odasından aldık. Yapım aşamasında olan ‘’Haymana Kaplıca Devre mülk Tesisleri ’’ mizde sizi ve eşinizi, her türlü masrafı şirketimize ait olmak üzere, bir günlük misafir etmek için arıyoruz. Bu münasebetle de müsait olduğunuz bir hafta sonu cumartesi veya pazar günü için randevu almak istiyoruz. (İsmimi ve numaramı gerçekten Odadan alıp almadıklarını bilemiyorum ama olabileceğini düşündüm.)

- Hanımefendi hangi firma adına ve karşılıksız (tüm masraflar kendinizden!) olarak neden aradınız. Sizin bu misafirliğiniz, bana neyin karşılığı dedim? Bayan bunun üzerine;

- Oktay Bey, merkezi Ankara da bulunan ‘’Ç.. Termal Devre mülk İnşaat ….. A.Ş.’’ firmasından arıyoruz.  Almış olduğumuz listeye göre de, şehrinizin ileri gelen esnaf ve iş adamları arasında bulunuyorsunuz. Bu münasebetle hem Kırıkkale ye ve hem de Ankara ya yakınlığından dolayı, böyle bir yerden ‘’Devre mülk’’ edineceğinizi düşünerek, size hem bir günlük hafta sonu tatili yaptırmış olmak ve hem de tesislerimizi gezdirip – gösterip – tanıtmış olmak için reklamasyon amacıyla arıyoruz.

          Böyle bir telefon görüşmesine ilk defa şahit oluyordum. Şimdiye kadar ne bana ve nede çevremdekilere böyle bir durum zuhur etmemişti. Bunun üzerine ben de eşimle görüşüp, böyle bir ‘’Devre mülk’’ alıp almamamıza yönelik bir durum değerlendirmesi ve ona göre de bir hafta sonu cumartesi mi olur, pazar mı olur belirleyip, bir günlük tebdil – i mekân eyleyelim diye düşündüm.

- Hanımefendi, bu konuyla ilgili olarak eşimle bir fikir teatisinde bulunmam ve ona göre karar vermemiz icap eder. Bu münasebetle de nasıl olsa numaram mevcut. Ben de sizin numaranızı kaydıma aldım. Mümkünse bir zahmet akşama doğru tekrar ararsanız, müspet veya menfi bir cevap verebilirim size dedim.

          Telefonu kapadıktan sonra hem bu durumun gerçekliğini araştırıp ona göre bir karar vermek ve hem de eşimle görüşerek durumu değerlendirmek istedim. Sonucunda hafta sonu pazar günü gidip, pazartesi dönmek üzere karar verdik.

          Belirlediğimiz üzere akşamüzeri telefonum çaldı, Ç…Term.Devre mülk İnş….AŞ. arıyor.

- Oktay Bey, kararınızı öğrenebilir miyiz?

- Tabii Hanımefendi, bu hafta sonu pazar günü için gitmeye karar verdik dedim.

          Bunun üzerine Kırıkkale – Ankara arası gidiş ve dönüş bize ait olmak, Ankara – Haymana arası ise firmanın servis araçlarıyla kendileri götürüp getirmek üzere bilgisini verip, pazar sabahı Ankara da bulunmamız gereken saati ve adresi de not ettirdiler.

          Tespit ettiğimiz gün - saat ve yere vardık. Önce bizi salonlarında misafir ederek, hareket saatine kadar diğer iştirakçilerin toplanmasını bekledik. Gelen servis aracı Transit dolmuş ile öğle öncesi hareketle Haymana ya intikal ettik.

          Önce firmanın yapmış olduğu ve bitmek üzere olan Devre mülk inşaatını gezdirip, gerekli tanıtım bilgilerini verdiler. Sonra başlama safhasında olan ve Allah nasip ederse bizlere satmayı düşündükleri, temeli atılmış bulunan bölümlerin açıklayıcı bilgilerini anlattılar.

          Bahsedilen yerdeki odaların ne bir manzarası ve nede tercih gerektiren bir görüntüsü yoktu. Penceresinden veya balkonuna çıkıp baktığın zaman, karşında kır avlık Allahın dağından başka bir şey görünmüyordu. Öyle ki, göz zevkine hitap edecek, seni dinlendirecek, aldığına değecek bir yeşillik, dikili bir ağaç dahi göremiyorsun. Çıplak – bozkır tepeler ve kayalıklardan meydana gelen bir manzara mevcuttu.

          Böyle bir yere ne dinlenmeye, ne tedaviye ve ne de yatırım amacıyla mülk almaya gelmek, şahsi ölçülerim ile örtüşmemişti. Tabii ki gelmeden ve görmeden de olacak iş değildi. Üstelik bunun birde bedeli olacaktı. Ki aldığına değsin hiç değilse. Daha işin o tarafını hiç bilmiyoruz. Ama peşin, ama taksit, ama kredili, her neyse. Birde onu anlayalım bakalım dedik.

          Firmanın reklâm - tanıtım seremonisinden sonra geceleyeceğimiz yerlerimizi belirlediler. Akşam yemeğine kadar serbest zaman olarak, kaplıca banyolarından istifade edebileceğimizi, Haymanadaki kaplıca sularının dünyanın bir numaralı suyu olduğunu, analiz değerleriyle ispatlı olarak açıkladılar. Böyle bir yerden ‘’Devre mülk’’ edinmenin herkese nasip olmayacağını, böyle bir imkânı sunduklarından dolayı, bundan istifade etmemizin menfaatimize olacağını bildirdiler.

          Eşyalarımızı belirlenen odalarımıza çıkarıp, biraz istirahat ettikten sonra, getirdiğimiz banyo takımlarımızı alarak, methedilen kaplıcanın suyundan istifade etmek üzere havuzların bulunduğu mahalle indik. Bay ve bayan bölümleri ayrı ve müstakil şekilde olan tesisten yararlanmak üzere, yaklaşık yarım saatlik bir banyo aldık.

          Yarım saatten daha fazla bir zaman suda kalmanın, yararlı değil zararlı olacağı bilgisine, şahsen ben daha önce sahiptim. O itibarla burasını görmüş ve denemiş oldum.

          Genel olarak kaplıcaların suları yerden 70 santigrat derecenin üzerinde çıkıyor. Bunu da dışarıda soğutma havuzlarında bekleterek kullanılabilir ısıya düşürerek musluklara veya havuza veriyorlar. Yâda dışarıdan ham soğuk su ilave edilerek, kaplıca suyunu kullanılabilir seviyeye getiriyorlar. Buranın suyunun ise doğrudan doğruya kaynağından direkt olarak katkısız ve başka işlem yapılmadan kullanıma sunulacak derecede olması ile dünyada tek olduğu bilgisine eriştik.

          Banyo sonrası tekrar yine istirahatımızı müteakip yemek salonuna inildi. Açık büfe ve çok mükellef bir akşam yemeğinden sonra, her bir ailenin sorumlusu hostesler tarafından, seyahatin genel değerlendirmesi ve ‘’Devre mülk’’ satışı ile ilgili, müstakil görüşme odalarında götürülüp markaj’ a alındık!

          Ben ve eşim ile birlikte götürüldüğümüz odadaki genç beyefendi, önce bir nabız yoklaması ile konuya girdi ve görüşlerimizi sordu. Ben genel kanaatimi ve böyle bir yer alımıyla ilgili şahsi beklentilerimi ifade ettim. Ama konuya bütün bunların ötesinde bakarak değerlendirmek gerekir ise, o takdirde örneğin yatırım amacıyla düşünecek olursak, değerlendirebileceğimi, bu durumda da burasının bize ederinin ne olacağını, kaça mâl edeceğimizi öğrenmem gerektiğini sordum.

          Yıl oniki ayın hangisini tercih edeceğimize ve kullanıma yönelik 15 günlük – aylık gibi süre ile fiyatların değiştiğini, keza peşin – vadeli – kredili durumların, fiyatlarda değişken faktör olduğu bilgisini verdi. Ben de ortalama bir zaman süresi belirleyerek bir fiyat öğrenmek istedim. Bana yıl boyu sadece 15 gün istifade edebileceğim yer için bildirmiş olduğu rakam, o günün şartlarında çok astronomik bir bedeldi! Yani tabiri caizse o rakamın yaklaşık iki katına, Kırıkkale de çok rahat normal bir daire almak mümkündü!

          Bunun üzerine eşim benden bağımsız olarak ve fakat aynı düşünceden hareketle, konuya müdahil olup; (- Oktay, buradan bu fiyata böyle bir yer alıp yatırım yapmaktansa, bu rakamın üzerine biraz daha ekleyerek K.Kale den bir yer almak daha akıl kârı olur. Orada hem gözümüzün önünde hem de kira getirisi bile olur derim ben) dedi.

          Eşimin bu sözünün üzerine firma yetkilisi genç beyefendi, hiçte nazik olmayan bir tarz ve tavırla; (- Madem almayı düşünmüyorsunuz, niçin geldiniz o halde buraya!) diye küstahça bir davranış sergiledi.

          Bu hiçte hoş olmayan davranış karşısında ben de; (- Bakın beyefendi, her şeyden önce biz buraya tekdir edilip hakaret duymaya gelmedik! Firmanızın tespiti doğrultusunda verilen bilgiye istinaden, yerinde gidip görmek üzere beğenir ve uygun bulursak eğer almak amacıyla geldik. Ama gördüğümüz o ki, böyle bir yerden istifade etmek üzere veya yatırım amacıyla mülk edinmeyi uygun bulmuyoruz. Bu tamamen bizim şahsi görüş ve kanaatimizdir ve hiç kimseyi de bağlamaz. Eğer diyorsanız ki, bir günü bedava geçireceksiniz! O takdirde yedirdiğimiz akşam yemeği ile birlikte konaklayacağımız bu gecenin ve de geliş – dönüş ücretinin kaç para olduğunu söyleyin, madem bu gün geldik buraya, bedelini derhâl ödeyeyim ve sizi bu küstah davranıştan men ederim!) dedim.

          Eşimle birlikte odadan çıkarak lobide oturup, kendi aramızda bir durum değerlendirmesi yapalım dedim. Taa en başta telefonla aranmamdan başlayıp, bu ana kadar olan safahatı şöyle film şeridi gibi gözden geçirdim. Acaba atladığım bir ayrıntı var mı diye.

          Bu arada yanı başımızdaki koltukta oturan ailenin konuşmalarına gayrı ihtiyari kulak misafiri oldum. Adamcağız görüşmeye her halde yalnız girmiş ve ne kadar sıkboğaz edilmişse ki, çaresiz bir ‘’Devre mülk’’ almak üzere sözleşme yapıp atmış imzayı! Şimdi de eşiyle birlikte işin içinden nasıl çıkacaklarının kritiğini yapıyorlar.

          Daha önceden tanımadığım ve orada konuşmasına gayrı ihtiyari şahit olduğum bey’ e hitaben; (- Bakın beyefendi, az önce bizde bu tür bir tezgâha geliyorduk. Madem içinize sinen bir durum yok. Vakit geçirmeden derhal duruma itiraz ederek sözleşmenizi iptâl ettirin. Aksi halde yarınlarda başınız çok ağrır, işin içinden hiç çıkamazsınız. Özür dilerim haddim olmayarak size tavsiyem; bundan böyle içinize sinmeyen bir durumda, işin önünü – sonunu düşünmeden sakın ola ki öyle gelişi güzel imza atmayasınız!) dedim.                                                       ‘’ D E V A M I   V A R . ‘’

* * *

N O T: Yıllar önce bir okuyucu dostum tarafından kaleme alınmak suretiyle bana hatıra olarak verilen, kaynağı hakkında bilgi sahibi olmadığım bu tavsiyeler, okuyucu dostlarıma bir şeyler verebilirse, kendimi bahtiyar sayarım. * Peşin hükümlü olma. İyiler hep iyi – kötüler hep kötü değildir.

  *  Dost edinmeyi ihmal etme. Herkesi kazanmaya çalış.

     *  Yeni kişilerle tanış. Her yeni dost güvencendir. Güven, ama en çok da          

          kendine güven.

        *  Sağlığın ve dostların en büyük servetindir. Kazanılması ve korunması en zor,          

            kaybı da en kolaydır. Değerini bil.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Nursan Gül Annaç
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  20 Kasım 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net