21 Kasım 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
  YAZARLARIMIZ
BİR KIRIKKALE SEVDALISINDAN SEÇİLMİŞLER, ATANMIŞLAR ve SEÇİLECEKLERE
26 Ekim 2015 Pazartesi Bu yazı 7747 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Ey bu şehrin seçilmiş, atanmış ve de seçilecek şahsiyetleri:

        Önce seçilmişleri sonra atanmışları ve devamında da seçilecekleri diyorum. Zira atanmışlar da, genelde seçilmişlerin arzu ve istekleri doğrultusunda atandığından dolayı, sıralama öyle icap ediyor. Seçileceklere gelince henüz onlara diyecek bir şey yok daha!

          Evet, bu şehrin bu güne kadar gelmiş – geçmiş bilcümle asillerinin seçtiği vekil seçilmişlerimiz. Atatürk, Askeri Fabrikaların bu bölgeye (araziye) kurulmasını emrettiği ve Hüseyin Kâhya’ nın da kendisinin ve hemşerilerinin arazilerini devlete bağışlıyorum demesinden sonra, bir Cumhuriyet şehri olarak kurularak, bir zamanlar 300’ binleri geçen nüfusun olduğu Kırıkkale!

          Bir zamanlar Makine Kimya’ nın irili – ufaklı işletme ve fabrika şeklinde 8 – 10 tane tesisinin ve buralarda çalışan 18 – 20’ bin personelin istihdam edildiği şehir!

          Bunun haricinde Orta Anadolu’ nun gözbebeği ve yine bir zamanlar 1500 – 2000 kişinin çalıştığı, şehrin güney batısındaki Petrol Rafinerisi.

          Birisi şehrin güneyinde diğeri batısında bulunan, birisi Barut diğeri Mühimmat Deposu!

          Geçmişten günümüze gelerek, şehre ve bu şehirde yaşayan insanlara sağlananlara şöyle bir bakalım. Bunu derken yukarıda sıraladığım çepeçevre patlayıcı ve her an tehlike ile burun buruna yaşayan şehirden bahsediyoruz, bir sayfiye yerinden değil!

          Evet, MKE’ nin ekmeğiyle de evlatlarını yetiştiren, bu kuruma hizmet ederek emekli olan, hâsılı ömrünü burada harcayan bir kişi olarak soruyorum? ( Bu süre içerisinde gelip – geçen seçimlerin, seçilmişlerin ve atanmışların sayısını siz hesap edin! )

          Toplamda 8 – 10 işletme ve fabrikası bulunan MKE, bugün ne hale geldi – getirildi! Zamanı itibariyle siyasetin cirit attığı dönemde, benim adamım – senin hemşerin diyerek, üç kişinin yapacağı işe altı kişi yerleştirildi.

          Bu duruma sebebiyet veren siyasilerin karşısında sendikacılar durur mu? Onlarda taraftar kazanmak amacıyla, bir o kadar da onlar kontenjan aldı.

          Teknolojiye uyum sağlayarak, piyasa şartlarında serbest rekabete ayak uydurarak çalışma yapılamayınca, kuruluşunda kâr eden işletmeler bu defa teker teker zarar etmeye başladı. Sonra bahanesi işçiye – işletmeye fatura edildi. Oysa bu durumun müsebbibi ortada!

          Kurumun yâni MKE’ nin başına getirilen emekli paşalar, kurum hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığı için, ( çok iyi asker – komutan olabilirler ama… ), piyasa ekonomisi, imalatçılık – pazarlamacılık çok farklı şeyler.

          Bildiğim 50 seneyi aşan süreçte sayısını dahi hatırlayamadığım onlarca yangın ve patlamalar oldu. Bu gidişle de arkasının kesileceği yok! Hani bir atasözü var ( bu yel böyle eser – bu makas da böyle keserse, ne sakal kor nede bıyık! ) diyenin hesabı. Ama düzeltme veya iyileştirme noktasında yapılanlara baktığın zaman, bir arpa boyu yok alınan yol!

          Her olayın arkasından; ( - Faciadan dönüldü! – Felakete ramak kalındı! — Bu kez ucuz atlatıldı! – Allah yüzümüze baktı! ) ile başlayan hamasi nutuklarla; ( - derhal gereken önlemler alınacak! ) şeklinde savsaklanan beyanatları dinlemekten bıktık!

          Açılandan çok kapanan iş yerlerinin olduğu şehirde, şehre yatırımcı gelmediğinden dertleniliyor. Doğrudur, gelmez tabii!

          Her türlü riski göze alacaksın. Her şekilde kelle koltukta yaşayacak ve çalışacaksın. Ondan sonra da kalkınmada öncelikli bir il bile olamayacaksın! Vergisinden – sigortasından tutun, elektriğine – suyuna kadar her şeyi, bir eksiksiz tam ödeyeceksin! Üstüne üstlük bunların hiçbirisini vermeyen doğuda ve güneydeki yerlerinkini de sırtına yükleyecekler. Onların ceremesini de sen çekeceksin. Adama sormazlar mı ( - burada yaşamaya aklından zorun mu var? ) diye.

          Geçmiş zaman içerisinde bu şehirde konuşlanmış alay düzeyinde bir askeri birlik vardı. Bin bir entrikayla komşu bir ile kaydırıldı. Şehir yüzlerce personel ve askerden yoksun bırakıldı.             

          Devam eden zaman sürecinde de ne yerine bir birlik ve nede açığını kapatmaya yönelik herhangi bir girişim ve oluşum gelişmedi.

          Son dönemlerdeki gelişmeler çerçevesinde, Büyükşehirlerdeki askeri birliklerden kaydırma – aktarmaların olacağı söylentilerinin de, sonuçsuz olduğunu ne yazık ki öğrenmiş bulunuyoruz!

          Büyük propagandalarla gündeme getirilen ‘’Silah Organize Sanayii’’ nin gündeme geliş zamanından itibaren günümüze kadar geçen süre zarfındaki gelişmeye bakılınca ister istemez    (bir arpa boyu yol!) demekten kendini alamıyor insan.

          Kaldı ki bu şehirde zamanı itibariyle kurulmuş ve halen de faaliyetini öyle veya böyle sürdüren bir silah fabrikası zaten var iken, neyin hesabı bu iş, o da anlaşılır gibi değil! Tabii ki birileri veya bir yerlere bir şeyler sağlamaya yönelikse onu da zaman gösterecek!

          Haa birde ‘’YEŞİL VADİ PROJESİ’’ var dillere tesbih edilen. Ne hikmetse her seçim arifesinde, temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp seçmenin önüne getirilen, yaptık – yapıyoruz – yapacağız nağmeleriyle avutulduğumuz – uyutulduğumuz! Şimdi de yeniden yine gündeme gelmiş olacak ki, (30 Ekim) de projeye başlama merasimi yapılacakmış! Sevsinler aklınızı, iki gün sonra seçim olacak diye şov yapılacak.

          Düşüne biliyor musunuz, bir şehrin siyasi seçilmişlerinin belli bir dönem tamamı hükümet partisi mensubu olacak. Bunlar da Başbakan Yardımcısından tutun, Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve Adalet Komisyonu Üyesi olacaklar. Ve böyle hayatî bir mevzuda sonuç böyle olacak! Üstelik daha öncesinde askeri birliği olan bir şehre hem de. Kusura bakmayın ama sormazlar mı adama, siz bostan korkuluğu musunuz?

          Bu şehrin birde sözüm ona Sivil Toplum Kuruluşları var dostlar başına! Baştan aşağı hepsine bakıyorsun, kimisi kırk yıldır koltuktan kalkmamış, oradan emekli oluyor. Kimisi temsil ettiği cemiyetle gelmiş – geçmiş’ ten alakası ve mükellefiyeti yok ama başkan! Kimisi eline kalemi alıp ta Allah rızasına bir paragraf yazı yazmaktan aciz kartvizit başkanı. Ama iş protokole gelince beyler başköşeden yer kapmanın peşindeler! Kimisinin, kimisinin, devam edip gidiyor vesselam.

          İşte böyle bir şehrin ister seçilmişi isterse de atanmışı olsun, hâl böyle olunca kimsenin bir şey beklemeye hakkının olmaması gerekir. Zira önce seçilmişleri seçenler madem bizleriz. O seçtiğimiz seçilmişler de istediklerini bizleri yönetmek üzere atıyor. O halde kimsenin kimseye söyleyecek bir sözünün olmaması gerekir diye düşünüyorum!      10. 10. 2015 - KIRIKKALE.                

                                                                                                          Bir Kırıkkale Sevdalısı.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Nursan Gül Annaç
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Kasım 2017 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net