20 Kasım 2017 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
  YAZARLARIMIZ
YİNE ÇARŞI CAMİİ
09 Kasım 2015 Pazartesi Bu yazı 11109 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

            Bundan üç hafta önce (19 Ekim 2015 – Pazartesi) günü KALEHABER GAZETESİ’ nde sürmanşet olarak yayımlanan haberde ve o günkü ‘’HERTELDEN’’ köşemde ‘’Çarşı Camii Ne Olacak!’’ diye yazmıştım.

            Konuyla ilgili olarak aydınlatıcı bir beyanat yapılmayınca, kendim bizzat araştırmaya başladım. On gün önce takılan tabeladan başladım.

            Yukarıdan aşağıya sırasıyla: (Kırıkkale Merkez Çarşı Camii İnşaatı. Mimar: Turgay Akçay. Şantiye Şefi: İsmail Babadağ. Statik: Alper Gökdemir. Elk. Müh: Erbağ (Erbay olacak!) Dedeoğlu. Mak. Müh: Ö. Tarkan Demirci. Denetim ve Yüklenici Firma: Vakıflar Bölge Md. Ğü ve Çarşı Cami Derneği. Ruhsat Tarihi: 29. 08. 2014. Başlama Tarihi: 01. 10. 2015) şeklinde bilgiler.

            Buradan Belediyeye çıktım. Not aldığım bilgileri onlarla paylaştım. İmar Müdürlüğü yetkililerinin verdiği bilgi; Kendilerine yapılan müracaatın ilgili prosedürleri içermiş olduğunu, onun dışında başka bir şey yapılmasının söz konusu olmadığı şeklindeydi.

            Hal böyle olunca inşaatın levhasındaki eksik bilgileri sordum. İnşaatın resmi ihaleli olarak yapılmadığı, derneğin kendisinin yapması veya pazarlık usulü durumda, bahis mevzuu eksiklerin (Müteahhidi – Keşif Bedeli – Bitiş Tarihi – Vs.) nin yazılamayacağı bilgisi çıktı.

            Buradan Müftülüğe geçip, mevcut yetkililere durumu sorup bilgi istedim. Verilen bilgi ise; İlgili caminin Diyanetle bir ilgisinin olmadığı, Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı olarak Cami Derneğinin tasarrufunda olduğu, Müftü Bey’ in Şehir dışına çıktığı, buradayken konuyla ilgilendiği fakat dernek yetkililerinin dinlemediklerini, dolayısıyla da kendilerinin iş ve işlemlere müdahale edemedikleri, yetkinin Vakıflarda olduğu ve Cami inşaatı ve projesiyle ilgili fazla bir bilginin olmadığı, yeterli bilginin Cami Derneğinden alınabileceği çıktı ortaya!

            Bu durumda bana ulaşan ve adeta spekülasyona dönüşen bilgilerin toplamı adeta çorbaya dönmüştü. Müftülükteki görüşmemde şehir merkezindeki böyle bir yerle ilgili tasarrufun, bu konuların en başı konumundaki Diyanetten müstakil hareket eden bir kurumda olması garibime gitmişti. Ama ortada da bir gerçek vardı. Hele ki şu andan sonra yapılacak pek bir şey kalmamıştı!

            Cami Derneği Başkanı ile tanışıp, kamuoyundaki söylentilerle ilgili ve daha önce bu konu hakkında köşe yazısı yazmış bir kişi olarak görüşmeye geldiğimi bildirdim. Bana intikal eden çok çeşitli söylentileri bir bir sıraladım.

            Öncelikle inşaatın tabelasından başladı. İnşaat başlamadan tabelanın siparişini verdiklerini, tabelacının bir aya yakın oyaladığını, sonunda başka birine yaptırıp taktıklarını, bu nedenle gecikme olduğunu, kanunsuz bir işlemlerinin olmadığını açıkladı.

            Sonra kendisinin göreve geldiğindeki durumdan başladı anlatmaya. O zaman itibariyle Caminin yerinde hissedar olanlardan (Serpil – Yeter Ecevit’ e 20 milyar bedel + 3 milyar Vergi harç vs.) ile 60 yıllık intifa hakkı devralınıyor.

            Diğer hissedarlardan Çakıroğlu Sülalesi mensupları, 1970 – 80 li yılların Kırıkkale Belediye Başkanlarına cami hisselerinin bedelsiz bağışına mukabil, isminin ‘’Çakıroğlu Camii’’ olmasının talepleri her nedense gerçekleşmemiş olduğu bilgisini aldım.

            Şimdiki Cami Derneği yönetimi bu işi çözmek için, Çakıroğulları nın hisselerini de nakit şekilde ödeyerek tapularını Camiye devralmışlar. Sadece Cerullah (Hayrullah Çakıroğlu) nun varislerinin hisseleri ise, 106. 729 bin lira bedelle izalei şüyu yoluyla alınabilmiş.

            Bu şekilde evveliyatı itibariyle mevcut yerde hisse sahiplerinden ücreti mukabili toplamda 308 m2. arsanın tapuları devralınıyor. 89 m2. lik hisseli arsa da izalei şüyu’ dan bedeli mukabili alınıyor. Böylelikle 397 m2. dernek öz malı toplanmış oluyor. Buranın daha önceden 804 m2. sinin mülkiyet hakkı Vakıflara ait olduğundan, hepsi birleşince 1201 m2. toplam Cami inşaat alanı meydana geliyor.

            1950’ lerde yapılan mevcut cami yıkılarak yerine yenisinin yapılması için Vakıflara yapılan başvuruda, Vakıfların hisseli – ortaklı iş yapmadığı, Cami derneğinin hisselerinin devredilmesine yönelik yıkıma müsaade edileceğini, bu takdirde de Caminin plan – projesini kendilerinin vermek ve yapılacak inşaattı da denetlemek üzere, Vakıf Dükkânlarının ve müştemilatının gelirleri de Caminin geliri olmak kaydıyla protokol tanzim ediliyor.

            Tanzim edilen bu karşılıklı protokol dışında başka herhangi bir gelir getirici emtia – vs. olur veya yapılırsa şayet, o takdirde bunun gelirinin tamamını Vakıfların kendisinin alması söz konusu.              

Böyle bir durumda her türlü tasarruf hakkı Vakıflarda olunca, orası ne derse burası ona uymak zorunda kalmış oluyor.      

            İşin tam bu noktasında benim ısrarla üzerinde durmuş olduğum, alt katına iki – üç katlı kapalı otopark yapılması konusu gündeme geldi. Örnek olarak ta hemen yanı başındaki Kızılkanat Otoparkını söyledim. Aradan bir bağlantı yapılmak suretiyle, şehir merkezindeki trafik keşme keşine bir çözüm olacağı görüşümü yeniledim.

            Dernek Başkanı buna karşılık öyle iki üç katlı bir hafriyatın ve devamındaki inşaatın bedelini kimin karşılayacağını, mevcut zeminden aşağıya derinleştirilince de su çıkacağını, üstelik kendilerinin halktan Cami için kuruş kuruş bağış para toplayıp bu işi yaptıklarını, öyle bir durumda vatandaşın Camiye mi yoksa garaja mı para vereceğini, kaldı ki onun gelirini de Vakıflar alacağı için kendilerinin böyle bir zorlukla uğraşmasının, haklı olarak söz konusu olamayacağını bildirdi!

            Bu noktada şahsen benin düşüncem o ki; 29. 08. 2014’ te Belediyeden buranın ruhsatını aldıkları zaman, bu işin Belediye yetkililerinin proje tasdikine yönelik bahis mevzuu yer altı otopark durumunu göz önünde bulundurup ona göre tavrını belirlemesi, dolayısıyla şehrin geleceğine yönelik bir çözüm üreterek işi onaylaması gerekir idi!

            Madem Vakıfların tasarrufunda olacak bir inşaattı. Ve bunun müsaadesi de Belediyeden çıkacak. O takdirde ikili bir görüşme – protokolle bu işin çözümü sağlanmalıydı! Yapılan camiye ve hizmete bir diyecek yok. Ancak şimdiki ihmalin sonunun yarınları hizmet mi olacak, yoksa şehre ihanet mi sorgulanır!

            Geçmişte bu şehre dört yıl şehrin görmediği ve de göremeyeceği hizmeti vermiş ve fakat o hizmetin karşılığında ihanete uğramış bir kişi olarak yazıyorum. Ve acaba diyorum bu şehre hizmetin bedelinin ihanet mi olması gerekir diye düşünüyorum!    

            Görüşmemiz süresince takriben iki saat zarfında da halktan sürekli olarak bağış yapmak üzere gelenler oldu. Bunlar içerisinde bir bayanın bağışı dikkatimi çekmişti. Hayırını kumbarada topladığı bozuk paraları masanın üzerine döküp, kuruş kuruş sayıp, ondan sonra da kuruşların toplamına göre makbuzunu almasını takdirle karşıladım.

            Yine bir başka bağış örneğini arz etmeden geçemeyeceğim: Biraz önce yapılan (10.100 – TL.) bağışın nakit bedeli, biraz sonra aynı miktardaki gelen demir faturasına aktarılmasına şahit oldum. Bu da bana vaktiyle kırk sene önce rahmetlik Kayınbabam Emekli İtfaiye Müdürü Hacı Mustafa Kaynar ile birlikte, o vakitler şahsi gayretleriyle inşaasını yaptığı ve bitirdiği, şimdiki ‘’MKE Bölge Camisi’’ için, Kırıkkale eşrafından rahmetlik Cemal Diker’ den bağış almak üzere ta İstanbul’ a gitmiştik. Velhasıl hizmet güzel şey, fakat zor şey!

*   *   *

* (Hayırın önünde çalı dikeni olur derler. ‘’Anonim’’)

    * (İki şey yıkar insanı, Dostundan gelen ihanet, Düşmanından gelen merhamet.

                                                                                                                     ‘’Hz. Mevlana’’) 

* (İnsan haram kazancıyla yaptığı hayırdan (örneğin cami yaptırmak) asla sevap   

kazanamaz! ‘’Anonim’’) 

*   *   *   *   *

                             07. Kasım. 2015 – Cumartesi / 19. 00 – KIRLANGIÇOĞLU OKTAY.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
ayşenur çetindaş  -  10-11-2015 - 09:23
Ayrıca Dedem Mustafa KAYNAR’ın yıllar önce MKE Bölge Camii daha sonra ise Kırıkkale İmam-Hatip Lisesi inşaatı dönemindeki gayretleri -şu an Sağlık Meslek Lisesi olarak kullanılan bina- ve Dedem gibi nice yürekli insanların gayretleri toplum için kalıcı eserler bırakabilmek adına takdire şayan emekler… Halkın ihtiyaçlarına cevap verebilecek, kalıcı hizmetler bırakabilmek için hayırda yarışan insanların sayısının artması duasıyla...
ayşenur çetintaş  -  10-11-2015 - 09:10
Kırıkkale’nin en eski Camilerinden biri olan Çarşı Camiinin hakettiği yapıya kavuşması, aynı zamanda da yeni yapılacak binasının alt katlarının otopark olarak planlanması Kırıkkalenin trafik sorununu kalıcı ve nihai bir çözüme ulaştırmasa bile rahatlatacak bir çözüm gibi görünmektedir.Yıllardır Kırıkkale’de yaşamış ve şehrin olumlu ve olumsuz her durumuna tanıklık etmiş biri olarak yazınızda da bahsettiğiniz önerilerinizin dikkate alınacağı kanaatindeyim.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Nursan Gül Annaç
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  20 Kasım 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net