25 Haziran 2017 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Meclis güçsüzleşirse sokak güçlenir
Meclis güçsüzleşirse sokak güçlenir
Ramazan Bayramı'nda Beslenme Uyarıları
Ramazan Bayramı'nda Beslenme Uyarıları
Kırıkkaleliler Antalya'yı Tercih Ediyor
Kırıkkaleliler Antalya'yı Tercih Ediyor
Kadir Gecesi'nde Camiler Doldu Taştı
Kadir Gecesi'nde Camiler Doldu Taştı
  YAZARLARIMIZ
NEYİ YASAKLIYORSUNUZ
09 Kasım 2015 Pazartesi Bu yazı 5447 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Diyanet işleri başkanlığı camilerde okuttuğu bir hutbede ezan hakkında şöyle demiştir.

            Ezan, lûgatte; İ’lâm yani bildirmek demektir. İstilâhta ise, farz namazlar için muayyen vakitlerde, ma’lum lafızlarla okunan mübarek sözlere ezan denir. 

            Hicretin birinci yılında Medine-i Münevver’de Mescidi-i Nebevî tamamlanınca cemaatle namaz kılınmaya başlanmıştır. Namaz vakitlerinde de Bilal-i Habeşî (ra) Hz., Rasûlüllah (sav) Efendimizin emriyle “Es Salah, es Salah” yani “Namaza, namaza”, diye seslenirdi. Ancak bu usul, Müslümanların adedi arttıkça kâfi gelmemeye başladı. Bu sebeple Cumayı ve beş vakti zamanında bildirecek bir alâmete ihtiyaç duyuldu.

            Bu iş için Rasûlüllah (sav) Efendimizin riyasetinde bir müşavere heyeti toplandı. Mecliste hazır bulunan Ashabı-ı Güzin tarafından muhtelif teklifler ortaya konuldu. Bu teklifler, namaz vakitlerinin boru çalınarak, ateş yakılarak, çan çalınarak veya yüksekçe bir yere bayrak dikilerek haber verilmesi tarzında idi. Fakat Peygamberimiz (sav) Efendimiz bu tekliflerin her birerini, başka millet ve dinlere ait olması sebebiyle münasip görmemişti.

            Ezanla alakalı ilk rüyayı gören, Ensar’den Abdullah bin Zeyd (ra)’dır. Sevgili Peygamberimiz Hz. Abdullah’ın bu rüyası üzerine: “İnşallah bu hak rüyadır. Gördüğünü Bilal’e öğret. Çünkü O’nun sesi senin sesinden güzeldir.”, buyurdular. O da Efendimizin emriyle rüyasında taallüm ettiği bu ezanı Bilal-i Habeşî(ra)’ye öğretti.

            Hz. Bilal de Medine’de Neccârîlerden bir kadının Mescidi-i Şerif civarında ve oldukça yüksek bulunan evinin damına çıkarak Hz. Abdullah’dan öğrendiği bu ezanı Hicretin birinci senesi, Safer ayının 10 unda, Miladi 15 Haziran 622 tarihinde ilk defa yüksek ve çok tatlı bir sesle okudu. Hz. Bilal’ın güzel sesiyle okunan o güzel ezanımız, Medine-i Münevvere ufuklarını çınlattı.

            Ezanın lafızları arasında Allah-ü Teâlâ’nın birliği, kemal sıfatları ile muttasıf noksan sıfatlardan münezzeh olduğu, şeriki ve benzeri bulunmadığı ifade edilirken, Peygamberimizin de sünnetini ifade edilmektedir. Bu hususu İmam-ı Rabbani(ks) Hz.’de Mektûbât-ı Kudsîye’sinde şöyle beyan buyurmuşlardır. Netice olarak denilebilir ki, ezan; itikat ve amel meselelerinin aslını-esasını hülâsa olarak içinde cem etmiştir. Ezan; İmanın ve İslâm’ın bir şiarı ve alâmetidir. İşte bu sebepledir ki, İslâm’a, dine ve mukaddesata düşman olanlar, daima Ezan-ı Muhammedî’ye de düşman olmuşlar ve onu susturmak için gayret göstermişlerdir.

            Susturamayacaklarını anlayınca da muhtelif kanallardan kurnazca tahrif etmenin, aslını bozmanın yollarını aramışlardır.  Bir  zamanlar aslı bozularak ülkemde de Türkçe ezan okutulmuştur.

            Kıbrıs'ın Lefke kasabasında, bir avukat, hoparlörden okunan sabah ezanının rahatsızlık verdiği gerekçesiyle Güzelyurt Kaza Mahkemesi'ne başvurdu. Mahkeme verdiği ara kararla, Lefke'de bulunan Şeyh Nazım Camisi (Orta Cami), Pir Paşa Camisi ve Aşağı Cami'de sabah ezanlarının ve Arapça duaların hoparlörle okunmasını yasakladı.

            Gitmememizin nasip olduğu Bosna ‘da ezan sesinin daha bir anlamlı olduğunu daha önceki yazılarımızda yazmıştık. Biz dün ecnebi memleketlerinde minare yapımının yasaklanmasına karşı çıkmış ve Belediye meclisimizde bunu kürsüden kınamıştık. Şimdi Müslüman bir ülkede bu yasağa nasıl bir tepki vereceğimizi kestiremedik ve bunu okuyucularıma havale etmeyi gördük.

            Ezanın yerini yazdık, İslam’daki yerini de yazdık. Bu yasaklama nasıl bir ruh halidir anlamak mümkün değil. Millet Müslüman belde Müslüman olunca bu yasak bir kez daha ve daha ağır acıtıyor içimizi.

            Selam ve dua ile…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hüseyin Güney
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Yasin TAŞ
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  22 Haziran 2017 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net