20 Kasım 2017 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
  YAZARLARIMIZ
HAİNİ EN ÇOK OLAN ÜLKE TÜRKİYE ‘’KAMRAN İNAN’’
01 Aralık 2015 Salı Bu yazı 12032 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

       18 Şubat 1929 da Gayda Köyü - Hizan / Bitlis’ te dünyaya merhaba deyip, 23 Kasım 2015 – Pazartesi sabah saatlerinde (86 yaşında) Ankara’ da hayata elveda diyen sürecin sahibi. Türk diplomatı, hukukçu, siyaset bilimci ve eski bakan ‘’Kamran İNAN’’ hayatını kaybetti.

        Bursa Erkek Lisesi' nden sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi' nden ve devamında Cenevre Siyasal Bilgiler fakültelerini hukuk doktorası ile bitirip Dışişleri Bakanlığı' na girdi. 14 Ekim 1973 te Adalet Partisi' nden Bitlis senatörü seçilerek siyaset sahnesinde başlayan bir hayat.

        7 Haziran 1979 a kadar Cumhuriyet Senatosu Dışişleri Komisyonu Başkanlığı, Türkiye - AET karma parlamento grubu başkanlığı ile 1977 - 1978 yılları arasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı görevleri.

        1979 dan itibaren Birleşmiş Milletler Cenevre Temsilciliği' nde Türkiye daimi temsilcisi olup, 1983 e kadar bu görevde kalarak, devamında yeni kurulan Milliyetçi Demokrasi Partisi' ne katılıp Bitlis milletvekili seçildi.

        1987 de Anavatan Partisi' ne geçerek bu partiden milletvekili seçildi. 1987 - 1991 yılları arasında kurulan ANAP hükümetlerinde devlet bakanı olarak görev aldı.

        1993 te Cumhurbaşkanı Turgut Özal' ın ölümü üzerine yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde Anavatan Partisi tarafından DYP Genel Başkanı ve Başbakan Süleyman Demirel' e karşı aday gösterildi. 1. - 2. Tur' da 95 ve 3. Tur' da 94 oy olarak Süleyman Demirel' in ardından ikinci oldu. Daha önce de Adalet Partisi içindeyken, yine Demirel’ e karşı Genel Başkan adayı olmuştu.  

        17., 18., 19. ve 20. dönemlerde Bitlis' ten, 21. dönemde Van' dan milletvekili seçildi. TBMM Dışişleri Komisyonu başkanlığı görevinde bulundu.

        Fransa Cumhurbaşkanı Mitterrand ‘’Légion D’ Honneur Nişanı’’ ile onurlandırdı. 2006 da gerçekleştirilen Ermeni Soykırım Yasasından dolayı bu nişanı iade etti. Avrupa Parlamentosu Altın Madalyası ve Türkiye - AET Ortaklığı Gümüş Madalyasının da sahibidir.

        TBMM IX, X, XI. Dönem Bitlis milletvekili ve Yassıada mahkumu Selahattin İNAN' ın oğlu, XIV., XV ve XVI Dönem Bitlis Milletvekili Abidin İNAN GAYDALI’  n kardeşi, XIX., XX., XXI. ve XXII. Dönem Bitlis milletvekili Edip Safter GAYDALI , XXV. ve XXVI. Dönem milletvekili Mahmut Celadet GAYDALI' nın amcasıdır.

        Şimdi de siyasi hayatından rastgele bazı kesitler alarak sizlerle paylaşayım istedim:

        “Türkiye haini en çok olan ülke’’ sözü, siyaset tarihine kazınanların en başında gelir!   

        “Türkiye’ nin yalnız Avrupa Birliği’ ne değil, gerektiği zaman, kendi milli menfaatlerinin sınırlarına dokunulduğu zaman herkese mutlaka, ‘hayır’ diyebilmesi lazımdır’’ sözü Meclisteki konuşmalarından birisidir.

        Çok istemesine rağmen zamanın Başbakanı Süleyman DEMİREL tarafından bir türlü Dış İşleri Bakanlığına getirilmeyip, 1977 - 1978 yılları arasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı yapıldığı zaman, “Türkiye’ de ABD’ nin onaylamadığı kişi Dışişleri Bakanı olamaz” diyen İNAN, isyanını “Sanki Anayasa’ da görünmez harflerle ‘Kamran İNAN Dışişleri Bakanı olamaz’ diye bir madde varmış gibi, bir türlü Dışişleri Bakanı olamadık. Pek çok bakanlığa, Başbakanlığa bile vekâlet ettim, ama Dışişleri Bakanlığı’ na vekâlet bile edemedim” sözleriyle dile getirmişti.

        1999’ da, 23. Dönem milletvekili olarak TBMM’ ye giren Suat ÇAĞLAYAN’ ın hatıralarından medyaya yansıyan bazı anekdotlar:

        Meclise girdiği ilk günlerde karşılaştığı İNAN, kendine özgü üslubuyla şöyle der; “Bak azizim. Meclise yeni gelenler, kendilerini göstermek için kürsüye çıkıp konuşma yapmak isterler! Fakat parti başkanları böyle kişileri sevmezler, aman dikkatli ol! Burada en az altı ay kürsüye çıkma, sadece ne olup bitiyor seyret!”

        TBMM Dış İlişkiler Komisyonu’ unda birlikte çalıştıkları süreçte ona duyduğu saygı ve hürmeti; ‘’Çok iyi bir yurtsever ve hem de bilge niteliklere sahip bir siyasetçi / diplomat. Çok deneyimli olması ve birçok dili (sanıyorum altı) anadili gibi konuşması nedeniyle, yabancıların büyük bir saygısını kazanıyor.’’

        Komisyonu ziyarete gelmek isteyen İsveç Dışişleri Bakanı Anna Lindh, teamüllere aykırı hareket edince, önce talebi reddedilip kendisine izin verilmiyor. Daha sonra uyum sağlayıp gelen ve kızgınlığını belli ederek Türk Hükümeti’ ni suçlayan sözler söyleyince, Komisyon Başkanı İNAN diplomatik kurallar içinde çok sert bir karşılık veriyor. Bunun üzerine mahcup olan Bakan, ‘‘Ben aslında şunu demek istemiştim!’’ diyerek kıvırmak zorunda kalıyor.

        Sonra da umulmadık bir hareketle Kamran Bey’ i İsveç Parlamentosunda bir konferans vermeye davet ediyor. Yani Bakan Lindh’ i mahcup etmekle kalmayıp, bir de konferans daveti alacak kadar onu etkilemişti.’’

        Rahmetli Demirel’ le yıldızlarının barışmadığını bildiğim için bir gün bu konuyu açtığımda bana; “Bak sana özel bir şey anlatacağım, Hocam,” demişti. “Başarısız olacağımı düşündüğünden olacak, beni – hiç anlamadığım halde - enerji bakanı yaptı. Ama ben bakan olduktan sonra enerjiyi öğrenmek için tam iki ay gece gündüz kapanarak çalıştım. Sonrasında kamuoyu önüne çıktığımda artık sorunları öğrenmiştim. Sanıyorum başarısız da olmadım!”

        Her zaman yeni bir kitabın hazırlığı içinde olduğundan “Şimdi ne yazıyorsunuz?” diye sorardım. Son görüşmelerimizin birinde, artık yazmıyordur düşüncesiyle “Nasılsınız, ne yapıyorsunuz?” gibi sığ bir soru sormuştum. Bana şöyle cevap vermişti: “Nasılsın diye sorduğun soruya, ne yazık ki iyi cevap veremiyorum. Çünkü bedenim tükendi. Ne yaptığıma gelince, ona şöyle cevap verebilirim; Yanmakta olan kütüphaneden kitap kurtarıyorum.”

        Benim sessiz kaldığımı ve anlamadığımı görünce söylediklerine açıklık getirdi: “Bir Kızıl derili atasözü vardır: ‘Her ölen kişiyle birlikte bir kütüphane yok olur’ diye. İşte ben de0 kitap yazmaya devam ederek, kendi kütüphanemden kitap kurtarmaya çalışıyorum.”

        Ülkemizin gidişatının son on yılından büyük kaygılar duyuyor, geldiği noktadan başta aydın geçinenler olmak üzere, geçmişte bugünü göremeyen politikacıları da suçlayarak; “Türkiye kadar, kendi hainini yetiştiren bir başka ülke yoktur!” diye endişeleniyordu.

        İşte bir köşe yazısına sığdırılabilecek kadar Kamran İnan. Ve işte siyasetimizin iç yüzü! Keşke bu bilge insan geçmişte kişisel kaprislere ve bağnaz düşüncelere kurban edilmeseydi de, Türkiye’ nin en yüksek karar verici mekanizmaları içinde yer alabilseydi. Ve yine işte bugünkü siyasetle geçmişin karşılaştırması.

        Bundan dolayıdır ki siyasetçilere sormak gerekmez mi acaba; sizler bu memlekete hizmet etmek için mi seçiliyorsunuz, yoksa …..

                                  28 Kasım 2015 – Cumartesi / 23. 00 – KIRLANGIÇOĞLU OKTAY.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
İsa  -  01-12-2015 - 22:03
Güzel bir yazı içinden bir kaç cümle:Türkiye kadar ,kendi hainin yetiştiren bir başka ülke yoktur. Her ölen kişiyle birlikte bir kütüphane yok olur. Siyasetçilere sormak gerekmez mi acaba:Sizler bu memlekete hizmet etmek için mi seçiliyorsunuz ,yoksa.....burdan ne demek istediğinizi anlayan anladı.Bu soruyu halka da şöyle sorabiliriz Siz siyasetçilere memlekete hizmet edeceklerine inanarak mı seçiyorsunuz,yoksa.....geçmişle şimdiki siyaseti de karşılaştırma yapmanız güzel olmuş.Okuyan bilgide ve bilimde gelişen bir Türkiye olmak dileğiyle.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Nursan Gül Annaç
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  20 Kasım 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net