25 Haziran 2017 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Meclis güçsüzleşirse sokak güçlenir
Meclis güçsüzleşirse sokak güçlenir
Ramazan Bayramı'nda Beslenme Uyarıları
Ramazan Bayramı'nda Beslenme Uyarıları
Kırıkkaleliler Antalya'yı Tercih Ediyor
Kırıkkaleliler Antalya'yı Tercih Ediyor
Kadir Gecesi'nde Camiler Doldu Taştı
Kadir Gecesi'nde Camiler Doldu Taştı
  YAZARLARIMIZ
EMPATİ VE İLKYAZI 4
01 Ocak 2016 Cuma Bu yazı 5689 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Belki size çok komik gelecek, belki beceriksizlik diyeceksiniz, belki kafanda toparlamadan kâğıdı kalemi eline almandadır diyeceksiniz, belki de bana hak vereceksiniz.

            Bu başlıkla yani empati başlığıyla yazmış olduğum dördüncü yazı.

            Eski yıl biterken son yazıda hangi kavme benzerseniz öyle olursunuz aman yılbaşını dini ve milli değerlerinizi bir kenara atmadan kutlayın dedik.

            Yeni yılda ilkyazımızı yazmak için konuyu seçtik ve araştırmalara başladık. Konu ile ilgili dokümanları bir araya toplayıp oradan fikirleri bir araya getirmek için klavyenin başına geçtik.

            Konu bir yanda dansların gırla gittiği, yılbaşı eğlencesi yapılırken bir yanda yanan, biten, tükenen, her milimetresi kutsalımız olan, dünyada ki en güzellikten daha güzel olan ülkemin bir bölgesi idi.

            Konunun içeriği ise empati yapmaktı. Bu kimine göre operasyon, kimine göre süpürme harekatı ve kimine göre de savaş olan bölgede bulunan her kesimin yerine kendimizi koymak ve neler olduğu o cepheden bakmaktı.

            Her kesime empati yaptık ve her yönlü anlamaya çalıştık ama baktık ki yazı uzun oluyor, parçalara bölmek gerekiyor bu durumda bütünlüğü bozuyor. Dedik ki o halde toparlayalım bir yazıda dökelim fikirlerimizi.

            Asla ve asla hain olamayız. Şükürler olsun soyumuz sopumuz belli şükürler olsun okuma yazması olmayan babamın ve anamın vatan sevgisi aşılaması ile büyüdük. Şükürler olsun ömrümüz bu canım vatanıma hizmet ile geçti ve yine şükürler olsun evlatlarımızı öyle yetiştirdik ki geleceklerini vatana millete devlete hizmet edecekleri meslekleri seçtiler. Bunu kimse başka şeyler düşünmesin.

            Evet empati yaparken kendimizi hendek kazanların yerine koyduk. Neden bu hendekleri kazdığımızı, okul yakıp, kütüphaneye Molotof attığımızı çözemedik, bununla ne kazanacağımızı veya bu hendeklerle devlete ne kadar baş kaldırıp, karşı koyabileceğimizi de anlayamadık.

            İkinci empatimiz oradaki dükkânını açamayan esnaf, evine ekmek götüremeyen baba, tenceresinde aş pişmeyen anne, okula gidemeyen çocuk oldu. Kahpe terörün pençesi ensesinde olan insanları düşündüğümüzde yapabileceklerim sınırlı dedim. Şimdi hemen bunlara gündüz külahlı gece silahlı bunlar yakıştırması yapılacak. Bu herkes için doğru değildir. Elbet öyle hainlerde var ama herkes öyle değil. Empati yapıyorum ne yapardım diye ve cevabım devletin safında yer alır, evladımı okutur, ekmeğini yediğim vatana hıyanet etmezdim. Gerekirse bir süreliğine terk eder gider oraları, güvenlik güçlerinin işini kolaylaştırırdım oldu.

.           Tabi ki orada görev yapan asker, polis, öğretmenlerin yerine koydum. İşte o zaman tüylerim diken diken oldu. Ne mutlu bana dedim. Memleketimde ki insanlar yataklarında rahat uyuyorsa önce Allah^tan sonra bendendir. Bayrak dalgalanıyorsa, ezan okunuyorsa, hastanelerde hastalar tedavi ediliyorsa, okullar açıksa benim sayemdedir dedim ve şehit olsam bile bu devlet bu millet beni rahmetle anacak ve peygamberin komşusu olacağım ne mutlu dedim ve tebessüm ettim.

            Sonra da o bölgenin haricindekilerin yerine koyduk kendimizi. Ne kadar ilgisiziz, ne kadar bana dokunmayan yılan bin yaşasın anlayışındayız, ne kadar bir yerde yangın varken bizler o yangından bihaberiz. Ne yapayım orda yangın varsa elimden ne gelir diye düşündüm ve utandım. Elimden oradakilere dua etmekte mi gelmez, yada oradakileri anlamak, o askere o polise kendi yavrummuş gibi düşünüp onların manen yanında olamaz mıyım? Diye düşündüm ve utandım.çok utandım.

            Sahi ya siz empati yapsanız…

            Selam ve dua ile…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Fazlı  -  09-01-2016 - 08:48
Eleştirmek yerine anlayış olması lazım ki bir sorun çözülsün. Beni neyin empatisi diye eleştiren telefon eleştirmenine bu sözler; Benim her milimetresi cennetten bir parça olan güzel ülkemin bazı bölgelerinden adı kimine göre operasyon kimine göre çatışma ama kimine göre de resmen savaş sesleri, kokuları geliyor. Bir vesile ile Diyarbakır’dan bir misafirim oldu. Uzun sohbet fırsatı oldu. Kendisi esnaf ve iş yeri de Sur’da. Yani uzunca bir süredir çatışmaların sürdüğü, bölücü terör örgütünün hendek ve barikatlarla kendince mevzi aldığı, bu arada tarihi cami, okul, vatandaşın evlerini yaktığı Sur. Terörü desteklemek ve onların bu vatandaşın huzur ve güven ortamını tehdit etmesine yumuşak bakmak, onlarında haklı olduğu yerler var demek, ne yapsınlar gibi bir düşünceyi zihne getirmek bile hainliktir. Bu başlangıçta böyle bilinmeli ve bunun ötesini düşünmediğimizin bilinmesi gerekir. Şimdi gelelim Ancak!’lara. Dedik ki barış ve kardeşlik veya kamuoyu adıyla açılım süreci olmalı. Bunu söylerken bazıları gibi Ankara’nın bilmem ne bakanlığında on birinci katta Kızılay manzaralı odada veya Kırıkkale’de kışın kaloriferden yazın klimadan usanıp öğle arasını meydanda meşhur Keskin Cankurtaran köyü çekirdeği çıtlatırken söylemiyorum. Şimdi bana sürekli yorum yazan bir kardeşim yine askerlikten söz etmişsin diye eleştirecek ama ömrünün yirmi beş yılını silahlı kuvvetlerde geçirmiş bunun da büyük bölümünü çoğumuzun haritada yerini gösteremeyeceği ilde, adını duymadığı ilçelerde, nüfusu bir apartman kadar olmayan köy ve mezralarda geçirmiş biri olarak söylüyorum. Görevlerden büyüdüğünü bile göremediği evladı baba mesleğini seçmiş beline tabancasını takmış daha emsalleri top oynayıp gezerken o kendisini vatana millete adamış bir evladı olan baba olarak söylüyorum. Bu iş bitmeli. Bu terör sonlanmalı. Efendim birilerinin dayattığı gibi bölünerek mi olmalı, özerklik diyerek mi olmalı, hendek kazarak asker öldürerek, polis vurarak, yol keserek hainliklerini tırmandırarak mı olmalı. Elbette hayır. Konuşarak, tartışarak, o silahları gömmek bile değil eriterek olmalı. Her şeyden önce empatiye fırsat vererek olmalı. Eğer empati yapılırsa daha çabuk ve daha ılık bir havada başlar ve hızla neticelenir. Herkes o terörden bezmiş ve aylardır dükkanlarını açamayanların yerine koyacak kendini. Bölgede herkes hain değil, herkes o hainlere yardım ediyor da değil. Herkes gündüz külahlı gece silahlı da değil. İçlerinde öyleleri yok mu? Tabi var ve olacak. Ama bizim zaten sözümüz de gözümü de o hainlere değil. Onlar şeytanlıklarını yapacaklar. Biz evine çocuklarına ekmek götüremeyenlerin yerine koyun kendinizi diyoruz. Biz şehit analarının babalarının yerine koyun kendinizi diyoruz. Biz Gazilerimizin ve onların eş çocuklarının yerine koyun kendinizi diyoruz. Artık bu ülkemin canını yakan, her ferdinin kalbini kanatan, ekonomik anlamda on yıllarca geriden dünyayı takip etmemize yol açan bu terör bitmeli. Tabi ki onurlu olmalı. Asla bir kesimi mutlu edeceğiz derken bir kısmın hakkını yemeden olmalı. Sözünü edeceğim empati ile ilgili bu söyleyeceklerimin binde biri. Hemen tepki gösterip, asıp kesip konuşmak yerine kendinizi bir dinleyin. Ben bu konuyu daha detaylı yazacağım ilerde ki günlerde ama eğer daha uzun ve detaylı tartışmak, istişare etmek, beyin fırtınası yapmak isteseniz de benim bir fincan kahvem gelecek dostlarım için sehpada buram buram tütüyor.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hüseyin Güney
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Yasin TAŞ
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  22 Haziran 2017 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net