21 Kasım 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
  YAZARLARIMIZ
BİR YILBAŞI YAZISI
04 Ocak 2016 Pazartesi Bu yazı 7670 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Şu ortamda oturup ta yılbaşıyla ilgili kutlamalı şatafatlı bir yazı hazırlamak, doğrusu içimden gelmemişti. Zira elimde hazırlamakta olduğum zaman tahditli bir araştırma konusu vardı.

Ama nede olsa en azından bir şeyler hazırlayıp okuyucuya sunmak icap ederdi.

Kendi kendimle bu ikilemdeyken, tabir caizse Mustafa ÖNDER Bey’ in yazısı gözüme ilişti. Gerçi yazıyı motamot almakta pek etik değil ama kısmi alıntılarla da yazının içeriğini bozmak istemedim doğrusu. Dolayısıyla okuyucularımın da beğeneceği düşüncesiyle sizlerle paylaşmak istedim. Severek okuyacağınızı ve beni bağışlayacağınızı umarım.

Gençlik yıllarımızın unutulmaz eserlerinden ve o günlerin değerli okuyucularından, hem efkârlanıp hem ağlayıp dinlediğimiz türkülerimiz vardı: ‘’BAYRAM GELMİŞ NEYİME, KAN DAMLAR YÜREĞİME, ANAM, ANAM, OYY …..’’ diye devam eden!  

İşte o misal yılbaşı gelmiş, yeni yıl olmuş neyime! Yok, düzelecek yok iyileşecek, yok süreç, yok gereç derken, resmen bölünmüşlüğünün ilanı yapılmamış olan ve fakat şehir içlerindeki sokak çatışmaları bütün şiddetiyle devam eden güneydoğudan her gün üçer beşer şehit haberi!     

‘’ Mustafa ÖNDER ( NASIL MUTLU YILLAR DİYEYİM BİLMEM? 01. 01. 2016)

Koca bir yıl, tam on iki ay, 365 gün devrildi yine

Ömürler gidiyor, zaman koşuyor, yetişemiyor, kalabalık insan seli içinde insanlığımızı da yitiriyor, adına da çağdaşlık diyoruz

Bir zamanlar kilit vurmadan uyuduğumuz evlerimize artık çelik kapılar kâr etmiyor!

Yüreklerimize "pas" musallat oldu, adalet, vicdan ve inancımızı elinden alamıyoruz!

Teknoloji denen, cep telefonu, bilgisayar ve televizyonlar komşularımızı hapsetti, dertleşecek insanlar da dijital frekanslara binip gittiler

Nasıl mutlu yıllar diyeyim hemşerim?

Dün gece dünyanın her yerinde havai fişekler çaktı, yine milyarlarca insan "üç - beş saatlik yılbaşı gecesi" nde unutmak istediği acıları, işkenceleri, bombaları, savaşları yok saydı Ama gecenin sabahı vardı be kardeş!

Vatanımın birer ikişer ateş düşmüş hanelerine nasıl saadet dileyeyim, nasıl başlarını okşamadan onca yetim ve kimsesizi mutlu edeyim söyle?

Memleketin Güneydoğusunda kan akarken, eşkıya başkaldırmışken, hangi yılı kutlayayım, de bana canânım?

De bana, gül bahçelerine tilkiler dadanmışken, ibadethanelere zehirli riyakârlık sarmaşığı musallat olmuşken, ne kadının hükmü hüküm, ne padişahın fermanı fermanken nasıl diyeyim, tarladaki Hasan' a, fabrikadaki İbrahim' e, okuldaki Şahin' e?

Nasıl diyeyim bizim Ayşe' ye, Elif' e, Bengü' ye, Ayça' ya, Reyhan' a, Zehra' ya, kadınlar sokak ortalarında yaprak gibi düşürülürken? 

Koskocaaa bir seneyi katlettik yine Nasıl diyeyim gelene hoş geldin diye?

Ağlayana paket paket erzak, yaz gününde soba gönderene, hırsıza arsıza gönül verene, adaleti, ahlâk ve fazileti icat edilmiş mahkemelerde katledene nasıl diyeyim yoldaş?

Şehit Uzman Çavuş Faruk' un babasına kireç badanalı kerpiç evde nasıl iyi yıllar diyeyim Ülküdaş, nasıl, bir deyiverin hele

Bir deyiverin, yerin yedi kat altındaki alın teri şehitlerinin anacığına, karıcığına, oğulcuğuna, nasıl diyeyim arkadaş?

Şükür ki bayrağımın gölgesinde, hür toprağımın bağrındayım, e söyleyin Doğu Türkistan' daki çilekeşliğe, Kerkük' teki ezilmişliğe, Bayır Bucak' taki terk edilmişliğe, Karabağ' daki yalnızlığa nasıl diyeyim, mutlu yıllar gardaş diye, nasıl?

Hz. Muhammed Mustafa (SAV) in mübarek ümmeti birbirini yerken, Haçlının müstemleke liği için yarışırken nasıl diyeyim, Bosna' ya, Gazze' ye, Musul' a, Sincan' a mutlu seneler diye gardaş, nasıl, de bana?

Ben üzerine titriyorum, "kardeş" bellediğim kurşun sıkıyor; Fırat' ımı katlederlerken nasıl mutlu yıllar diyeyim ey dost?

Yüreğimin ortasında patlayacak bir dinamit gibi kalakalmıştı 2015, bir Ülkücü Sancar hoca çıkıp geldi bilimin ışıkları içinde "şükür!" dedik

Tanrı, asil Türk milletini mağdur, mazlum ve ümitsiz bırakmasın… Bizi çekemeyeceğimiz imtihanlarla sınamasın, Türkün gönlünü şad, devletini abad, insanını müreffeh ve huzurlu eylesin… Tanrı Türk' ü korusun ve yüceltsin!

Her şeye rağmen bütün milletime, aziz okuyucularıma 2016' da sağlıklı, huzurlu, birlik içinde bereketli ve ümit dolu günler temenni ediyorum ‘’

Sözün üstüne söz söylenmez diyerek ve her şeye rağmen, umutla nice yıllara diyorum. Zira ‘’umut fakirin aşı – ekmeği, ye Memet ye…’’

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Nursan Gül Annaç
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Kasım 2017 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net