21 Kasım 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
  YAZARLARIMIZ
OTOBÜS KAZALARI ve YÜKSEK OKULU
08 Ocak 2016 Cuma Bu yazı 8325 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Gün geçmiyor ki haber bültenlerine ‘’Trafik Kazası’’ ile ilgili bir haber düşmesin.

          Nitekim dün de ‘’Kırşehir – Ankara Karayolunun bilmem kaçıncı kilometresi, filan mevkiinde sabah saatlerinde meydana gelen’’ diye başlayan haber, ‘’olay yerinde 6 ölü, 5’ i ağır 23 yaralı’’ diye devem ediyor. Arkasından da ‘’Ağır yaralılardan 2 sinin daha tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği’’  bildiriliyor!

          Habere göre kazanın yoldaki buzlanmadan meydana geldiği ifade ediliyor. 50 – 60 kişilik otobüsün bir kazasında ve ilk etapta (olay yeri ve İlkyardım sonu toplamı) 9 ölü ile sonuçlanan bu olay kaza değil ‘’Katliam’’ dır! Zira genel kaza istatistiklerine göre de, olay mahallinde tespit edilen ölümlerin min. % 50 si kadar daha devam eden süreçte hayatını kaybedenler oluyor. 

          Devam eden süreç dediğimiz zaman, olay yerinden sonrası olan hastane evde tedavi rehabilitasyon merkezlerinde geçen zamandan bahsediyoruz. İşte bu sürecin değerlendirmesini yapınca da, faciayla karşı karşıya kalındığı ortaya çıkıyor.

          Tabii bu sürecin sonucunda kaç kişi eski sağlığına kavuşabiliyor orası da tartışılır. Üstelik her kazanın bir mali portresi yani maddi zarar cephesi var. Can kaybının olduğu olaylarda işin bu tarafına pek bakılmaz. Ama sonuçta o kaybolan da ‘’Milli Servet’’ sonuçta! 

          Birinci kazanın haberi daha ekranlardan inmeden, yine aynı güzergâhta birbirine yakın, farklı mevkii ve istikamette iki otobüs kazasının daha meydana geldiği bildiriliyor!

          Bu sonraki kazaları resimleyen medya mensuplarımız, her nasılsa veya nedendir bilinmez, kanun gereği saklanması veya kapatılması suç olan firmaların isimlerinin yazılı kısımları görüntüye getirmiyor! Kaza mahalliyle ilgili panoramik görüntülerle iş geçiştiriliyor! Bu şekliyle kamuoyunun bilgi edinme hakkı gasp edilmiş oluyor.

          Bu üç kaza da iklim şartlarına bağlı oluşmuş görünüyor. Bunun ötesinde oluşan kazaların en önemli sebeplerinden birisini, direksiyon başında ‘’Cep Telefonu’’ kullanımı teşkil ediyor. Cep telefonu kullanımı, kaza riskini 4 ila 9 kat arasında arttırıyor!

          Bilim adamlarınca yine trafikte seyir halindeyken cep telefonuyla ve kulaklıklı olarak konuşmak ta kaza riskini azaltmıyor. Ayrıca mesaj okumak veya yazmak ta yine son derece tehlikeli ve riskli olarak değerlendiriliyor.

          Aynı şekilde bir diğer bilimsel araştırmada, trafik kazası ne şekilde tezahür ederse etsin, kazaya maruz kalan kişilerin büyük çoğunluğu maalesef ilk kaza olduğu anda ölmektedir. Bunların hastaneye ulaşabilenlerinin % 30’ u ilk gün kaybedilmekte olup, kalanların da % 32’ si ortopedi ve travmatolojiye başvurmaktadır. Bunların da % 30’ u kalıcı sakatlık ve rahatsızlığa uğramaktadır!

          Yine bir diğer araştırmaya göre, yurdumuzda bir yılda gerçekleşen ortalama 570 bin trafik kazasının yol açtığı 4000 ölüm ve 125 bin yaralanmanın sebeplerinin başında, direksiyonda telefonla konuşmak olması belirtiliyor! (Bu rakamlar, olay yeri tutanaklarındandır!)

          İşte bu bilimsel araştırmaların ışığı altında ve günümüzün tüm teknolojik imkânlarını da kullanmak suretiyle, yurdumuzda ‘’Otobüs Kaptanlığı’’ üzerine Yüksek Okul eğitimi verilmektedir.  

          Ön lisans düzeyindeki bu okullar, günümüz şartlarında geleceğin mesleğinin genç – bilinçli ve bilgili elemanlarını yetiştirmektedir. İşte bu okullardan mezun olarak direksiyon başına geçen, işin hem bilimsel eğitimini alan ve hem de pratiğinden yetişen bu diplomalı şoförlerimizin örnek olacakları tatbikatlar ve davranışlarla, ileriki yıllarda mevcut kazalar bir nebzecik düşüş seyreder düşüncesindeyim.

          Bu şekilde ümit ediyorum derken, memleketin kaderine hükmeden yetkili bürokratik kuruluşların kararlarındaki bazı uyumsuzlukların sancısından da endişelenmekteyim.

          Zira 1976 da ilk olarak açılan Meslek Yüksek Okullarının, o yılları itibariyle 1978 de ilk mezunları olan kişilerinden birisi olarak, adından başkaca hiçbir şeyinin belirlenmemişliği ile eline okul çıkış kâğıdını alıp, yıllarca unvan ve statü mücadelesi vermiş bir kişi olarak, bunun sancısını çeken bir kişi olarak, bu memlekette haklı olup ta hakkını almaya ömrünün yetmeyeceği kadar prosedürle boğuşmak zorunda olunduğunu, dolayısıyla bu branşın mezunu gençlerimizin ne denli sıkıntılar yaşamakta olduklarını az çok tahmin edebiliyorum.

          Çünkü açılalı otuz seneyi geçen ve halen de bir sisteme ve düzene oturtulamamış olan ‘’Sürücü Kursları’’ nın sürücü eğitiminden geçen ve yetişen sürücülerin seyrettiği bu yollarımızda adına ‘’Trafik Kazası’’ denilen ‘’Katliam’’ ların kaçınılmazlığı mukadderdir!

          Otobüs Kaptanlığı Yüksek Okulunun açılışına yönelik gerekçeler, konuyla ilgili çeşitli ‘’STK’’ Sivil Toplum Kuruluşları Yönetimlerinden yapılan talepler sonucu gerçekleştirildi. Bu STK’ ları içerisinde Otobüs firmaları da Karayolu Trafik Güvenliği Kuruluşları da var. Ve bunların hepsi de bu konunun gerekliliğini çok çeşitli örneklerle sundular.

          Geçen sene büyük bir törenle Afyon Kocatepe Üniversitesi Sultandağı Meslek Yüksek Okulu 5. mezunlarını vermiş olup, 2016 da bu sene ise 6. mezununu verecektir. Mezun olan diplomalı bilgili ve tecrübeli genç kaptanlarımız, sürücü kurslarına direk ‘’E’’ ehliyet için kayıt olabilmekte. Ayrıca diplomasıyla UDH. Bakanlığına müracaatla doğrudan ‘’SRC Belgesi’’ almaya hak kazanmaktadır.

          Bu arada yurdumuzdaki okulları da belirtmekte yarar var. Halen toplamda 6 Üniversitenin bünyesindeki Meslek Yüksek Okulunda bu eğitim verilmektedir. Bunlar; 1.) Afyon, 2.) Amasya Üni. Taşova MYO, 3.) Dumlupınar Üni. Kütahya MYO, 4.) Karabük Üni. TOBB. MYO, 5.) Sinop Üni. Gerze MYO, 6.) Yozgat Bozok Üni. Akdağmadeni MYO. olup, mezun diplomalı kaptanlar genelde resmi devlet kuruluşlarında, 4300 – TL. den başlayan ücretle işe başlamaktadırlar.

          Serbest piyasadaki ‘’Alaylı – Mektepli’’ ihtilafı, hâlihazırda azınlıkta bulunan okulluların aleyhinde olmakla birlikte, zaman içerisinde bunların kendilerini tartışmasız kabul ettireceklerinden dolayı da biraz zamana ihtiyaç vardır. Yazımın üst paragrafında da zikrettiğim üzere hiçbir şeyin birden bire olması söz konusu değildir.                   

          Trafik bir kurallar – kaideler zinciridir. Bu zincirin her bir halkası bir kuralı bir kaideyi içerir. Birisinin kopması demek, o konuyla ilgili bir kazanın zuhur etmesi demek olur. İşte bunun bilinci ile yetişerek direksiyon başına geçenlerin çoğalması temennisiyle, yollarımızda tüm sürücülerimize kazasız belasız hayırlı günler ve hayırlı seyirler dilerim.

*   *   *

* (Kazalar, çiğnenmiş kuralların intikamıdır!)

* (Kurallar bizi korkutmak için değil, korumak içindir!)

* (Kaza geliyorum der, kulak verin yeter!)

* (Kurallar bozulmak için değil, uyulmak içindir!)

   * (Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? ‘’KURAN – I KERİM’’)

   * (Bilgi beş harflidir, beşte dördü ilgidir. ‘’Mümin SEKMAN’’)

   * (Bilmediğini bilmek en iyisidir. Bilmeyip te bildiğini sanmak,

        tehlikeli bir hastalıktır.  ‘’LAO – TZU’’

*   *   *

05. Ocak. 2016 – Salı – 13.300 – KIRLANGIÇOĞLU OKTAY.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
OKTAY KIRLANGIÇ  -  12-01-2016 - 17:27
SAYIN OKUYUCUM ve de MESLEKTAŞIM İSA BEY: BENDENİZ DE KIRIKKALE MESLEK YÜKSEK OKULUNUN İLK DÖNEM MEZUNUYUM. TALEBELİĞİM ZAMANI O 1960\' LI YILLARIN SİYASİ ENTRİKALARINA KURBAN GİDEN İSTİKBALİMİ TEMİN İÇİN VERDİĞİM ÇABANIN SONUCU, BU OKULU İYİ DERECEYLE VE HEM DE HAK EDEREK BİTİREN BİRİSİYİM. TÜRKİYE GENELİNE YÖNELİK KURDUĞUMUZ DERNEĞİN YEDİ SENE GENEL SEKRETERLİĞİNİ YAPARAK, ŞU ANDA BU OKUL MEZUNLARINA SAĞLANAN UNVAN-STATÜ-HAK ve MENFAATLERİN HEMEN TAMAMINA YAKINININ TEMİNİNİ VEYA ALT YAPISINI SAĞLADIK. AMA KIRIKKALE SİYASETİNİN GEREĞİ KADER BİRLİĞİ YAPTIĞIMIZ EKİPTEN BİRİLERİNİN OYUNU SONUCU, YÖK\' TEN DİKEY GEÇİŞ KARARI ÇIKMA AREFESİNDE YAPTIĞIMIZ İLK KONGREMİZDE DIŞLANDIK. YERİMİZE GELEN EKİP, BU FIRSATI KENDİ ŞAHSİ ÇIKARLARINA KULLANARAK, İÇLERİNDE MEZUNİYET SIRALAMASINA DAHİ GİRMEYENLER GİTTİ MÜHENDİS OLDU! YİNE AYNI DÖNEMLERDE OKULUN YA NAKLİ YA DA KAPATILMASIYLA İLGİLİ DURUM GÜNDEME GELDİ. ŞİMDİKİ KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ YERLEŞKESİNİN BULUNDUĞU YERDE 324 DÖNÜN ARSAYI ALIP, O ZAMANKİ ADI ANKARA ÜNİ. K. KALE M. Y. O. NA HİBE ETTİRDİK. BUNU DA YİNE ZAMANIN BAZI SİYASİLERİ ŞAHSİ GAYRETE DÖNÜŞTÜRDÜ! VEE İŞTE O YERE BUGÜNKÜ KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ KONDU (PARDON KURULDU!) VELHASILI BU MEMLEKETİN KADERİ BU SAYIN ARKADAŞIM! BU AÇIKLAMALARA KARŞI ÇIKABİLECEK BİR BİLEN VARSA ŞAYET, İSTEDİKLERİ HER PLATFORMDA TARTIŞMAYA HAZIR OLDUĞUMU SAYGILARIMLA ARZ EDERİM EFENDİM!
İsa  -  11-01-2016 - 22:26
Türkiye de Meslek Yüksek okulları ne işe yarar.Bu okullar tekniker olarak elema yetiştirir.Tekniker olarak çıkan kardeşlerim hayat mücadelesinr başlar.Bakar ki olmaz gider birde dört yıllık fakülte okur.Neden ?Bu kardeşlerim mühendis olmak istese nasıl olacak.Bunlardan biri de benim.Ankara üniversitesi Kırıkkale Meslek Yüksek okulu elektrik bölümünü bitirdim.Fakat mühendis olmak istediğimde ne mümkün..?Aslında bu okulları bitirenlerin önü açık olmalı.Tabii ki bu okulu bitirdikten sonra bir dört yıllık iktisat bölümünu bitirdim.Neden.Evet sizde bu okulların sıkıntılarını anlatmışsız.Bu yetmiyormuş gibi Türkiye de ilginçliklerde bitmez.Buna örnek Adana da hackerlık yapan bir kişiye bir 135 yıl birde 335 yıl ceza verilmiş.Dikkat edin ömür boyu değil.Bir insanın ömrü 100 alın.4 kere ömür boyu hapisten fazla.Suç ve ceza birbiriyle orantılı mı?Peki adam öldürmekten demek ki daha tehlikeli mantığı vermiyor mu?Ya da burada çok şey yazılır ama en iyisi ?Burası Türkiye deyip kısa keseyim.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Nursan Gül Annaç
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Kasım 2017 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net