24 Nisan 2017 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Down Sendromlu Çocuklara 23 Nisan’da Özel Program
Down Sendromlu Çocuklara 23 Nisan’da Özel Program
Vatanı ipotek Ettiriyorlar
Vatanı ipotek Ettiriyorlar
Kayıp Kızlarına Kavuşan Aileler Çok Mutlu
Kayıp Kızlarına Kavuşan Aileler Çok Mutlu
 Başpınar’da Evlenme Teklifi
Başpınar’da Evlenme Teklifi
  YAZARLARIMIZ
AKİF’ İN OĞLU ÇÖPLÜKTE ÖLDÜ
14 Ocak 2016 Perşembe Bu yazı 21887 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Unutulmaz Vatan Şairi, hani ilkokul sıralarında öğretmenlerimizin bize anlattığında gururdan göğsümüzü kabartan, İstiklal Marşı’ mızın yazarı o koca yürekli adam Mehmed Akif'in oğlunun ölüsünün bir çöplükte bulunduğunu biliyor muydunuz?

İşte Yazar Çetin Altan'ın ağzından yürek burkan o hikaye Devlet; Mehmet Akif´e sahip çıkamadığı gibi onun emaneti olan evlatlarına da aynı şekilde sahip çıkamadı. İstiklal Marşımızı yazan ve ödül olarak verilen 500 lirayı orduya bağışlayan, Ankara’nın ayazında sırtında paltosuz dolaşan Mehmet Akif´in oğlu, yoksulluk içinde sokaklarda hayatını geçirdi ve ölümü de aynı şekilde acı oldu. Akif´in oğlunun cesedi bir kış günü çöplükte bulundu. MEHMET AKİF´İN OĞLU KAPIMI ÇALDI VE... Yaşanan bu sahipsizliği ve arkasındaki dramı anlatan en acı örneği örneği ise Gazeteci-Yazar Çetin Altan, 2006 yılı başlarında SkyTürk´te bir bayram sabahı katıldığı programda açıkladı. Altan, çıktığı programda Akif´in oğluyla ilgili hatırasını anlatırken, ekran başındaki milyonlarca kişi duydukları karşısında isyan ederek, gözyaşlarına boğuldu.

Çetin Altan, Mehmet Akif´in oğluyla ilgili yaşadığı o gözleri yaşartan anları 4 yıl önce şöyle anlatıyordu; “İstiklal Marşı’nın şairi Mehmed Akif Ersoy’u hepimiz tanırız. Çok ünlü bir vatan şairi olarak biliriz. Çünkü İstiklal Marşı’nı yazmıştır. Yarışmayı kazandığı halde, para ödülünü almayı reddetmiştir. Ama biyografi okumayı bilmediğimiz için mesela yoksulluk içinde geçen bir hayat sürdüğünü pek bilmeyiz. Size bir anımı anlatayım. 1966 sonları, bir öğle sonrası odamdayım. ‘Sizi biri görmek istiyor’ dediler. ‘Buyursun’ dedim. İçeri tıraşı uzamış, üstü başı bakımsız, yaşlıca, çelimsiz bir adam girdi. Hazırolu andıran bir duruş ve hafif bükük bir boyunla; ‘Bendeniz Mehmet Akif’in oğluyum’ dedi. Bir anda ne olduğumu şaşırdım. Nasıl şaşırdım bilemezsiniz. Eski bir dostluk havası yaratmak istercesine; ‘Oooo buyurun buyurun, nasılsınız?’ türünden bir yakınlık göstermeye çalıştım. O, tavrını bozmadı; ‘Rahatsız etmeyeyim, sizden ufak bir yardım rica etmeye gelmiştim’ dedi. Gökler mi tepeme yıkıldı, yer mi yarıldı da, ben mi yerin dibine geçtim; doğrusu fena, allak bullak oldum. Ve tek yapabileceğim şeyi yaptım, cüzdanımı çıkartıp uzattım. O, bükük boynuyla: ‘Siz ne münasip görürseniz’ dedi. Cinnet cehennemlerinin tüm yıldırımları düşüyordu yüreğime. ‘Durun bakalım neyimiz varmış’ gibilerden cüzdanı açtım; içinde ne varsa çıkardım, fazla bir şey de yoktu, elimde tuttum. Bir iki adım attı. Sanırım sadece bir 10, yahut 20 lira aldı. ‘Çok çok teşekkür ederim, rahatsız ettim’ dedi ve çıktı. Aradan bir ay geçti geçmedi; gazetelerde küçük bir haber ilişti gözüme: Beşiktaş’taki çöp bidonlarından birinde Mehmet Akif’in oğlunun ölüsü bulunmuştu! " Çetin Altan´ın anlattığı bu hatıranın sonundaki şu sözleri ise fazla söze gerek bırakmıyordu; "Mehmed Akif’in oğlunun ölüsünün bir çöplükte bulunduğunu çoğu kimse bilmez! Bu bakımdan burada, kendini devletin sahibi olarak görenlerin, devleti yönetenlerin, vatanı sevenleri ne kadar sevip sevmediği konusu da çok önemlidir!”

Devlet işlerini yaparken devletin çırasını kullanan, devlet işi bitince kendi çırası yakan Akif, bilmem ki hakkını helal eder misin bize? Akif’in oğlunun yürek burkan hikayesi ve daha buna benzer nice acıları yüreğimizde taşımanın verdiği hüzün ve yorgunluk ile buradan haykırıyorum “Yalan Yazan Tarih Utansın”…

Dua ile kalın dostlar…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Ersin  -  19-01-2016 - 14:57
Ben o yanıtı yazara yazmıştım. Geç onaylanınca size cevap gibi olmuş bunu belirteyim. Niye öyle yazdığıma gelince Mehmet akifi ben de severim ama akif edebiyatından gına geldi.
OKTAY KIRLANGIÇ  -  18-01-2016 - 23:42
ERSİN KOD ADIYLA YAZAN OKUYUCU! YAZARIN YAZMIŞ OLDUĞU KONUYLA İLGİLİ BEN ŞAHSİ GÖRÜŞ ve DÜŞÜNCEMİ BELİRTTİM. BENİM BU KONUDAKİ GÖRÜŞÜME USUL VE ADAP DIŞI TAVIRLA VERMİŞ OLDUĞUNUZ (-Bu kadar üzüleceğine alaydın evine.) CEVABINIZ SEVİYENİZİN BİR İSPATI OLUYOR. DOLAYISIYLA DA SİZE SÖYLEYECEK BAŞKA SÖZ GEREKSİZ. SAYGILARIMLA . . . . . ALİ DURSUN BEY: ÇOK HAKLISINIZ, HİÇBİR KİMSENİN VASFI ve SIFATI NE OLURSA OLSUN İNSANA YAKIŞMAYACAK ŞEKİLDE HAYATININ SONA ERMESİ SÖZ KONUSU DEĞİLDİR. HAL BÖYLEYKEN DE NİCE İNSANIMIZI BU ŞEKİLDE KAYBETTİĞİMİZ BİR GERÇEKTİR. AMA BAHSETTİĞİNİZ ÜZERE BUNLARIN İÇİNDE SOKAKTA ÖLEN BİR SİYASETÇİYİ BİLMİYORUM! SAYGILAR.
Ali Dursun  -  17-01-2016 - 21:58
Bu Türkiye ne farklı.Yıllardır sinema sanatçası bir parkta donmuş olarak ölü bulunmadı mı?Bir değil kaç tane değerli insanımız sokaklarda öldü.Türkiye de en çok ne konuşulur siyaset yalan olan bu ama en çok bu konuşulur.Tarih yalan yazmaz doğruları yazar.Belki bu tarihi yazanlar kendi kafalarina göre yazdığıni sanarlara ama yanılırlar.Türkiyede sanat neden gelişmez,bilim,teknik neden ilerlemez açık değil mi?Yetişmiş insanlarımıza değer vermemekten.Ondan bak Türk nobel ödülu almış öyle mi hiç öyle değil.Burada halk olarak bizde suçlu değil miyiz?Türk halkı duyarlı olsaydı böyle olurmuydu.Peki hiç sokakta ölen siyasetçi var mı?Sizce...
Ersin  -  17-01-2016 - 11:01
Bu kadar üzüleceğine alaydın evine.
OKTAY KIRLANGIÇ  -  17-01-2016 - 00:13
GENÇ ARKADAŞIM GÖKHAN DEMİR BEY: MERHUM MEHMET AKİF\' İN OĞLU İLE İLGİLİ HİKAYEYİ BİLMİYORDUM. SAYENİZDE ÖĞRENDİM ve TEŞEKKÜR EDERİM. BİZLERE BİLA BEDEL BİR İSTİKLAL MARŞI BIRAKMIŞ OLAN BİR BABANIN OĞLUNUN CESEDİNİN, ÖYLE ÇÖPLÜKTEN TOPLANMASI HİÇ YAKIŞMADI DOĞRUSU! BU MİLLETİN DEVLETİNE ve MİLLETİNE HİZMET EDEN NİCE VATAN EVLATLARI OLMUŞTUR. BUNLARIN BİR BEDEL ve KARŞILIĞININ OLMASI ELBET SÖZ KONUSU DEĞİLDİR. İCAP EDENİN ve YAPILMASI GEREKENİN TEZAHÜRÜDÜR. ANCAK BU ŞEKİLDE EKMEĞE MUHTAÇ ŞEKİLDE BIRAKILMASI DA HİÇ ETİK DEĞİL DOĞRUSU! BU DEVLET NİCE TOPÇUYU - POPÇUYU DEVLET SANATÇISI OLARAK BAĞRINA BASARKEN, VATAN - MİLLET AŞKIYLA HİZMET VERMİŞ KİŞİLERİN VARİSLERİNE DE, MUHTAÇ OLMAYACAK KADAR ve EN AZINDAN BİR EKMEK PARASI VERMESİ GEREKİR DİYE DÜŞÜNÜYORUM. SELAM ve SEVGİLERİMLE ALLAH\' A EMANET OLUN.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
Resul ERCAN
Yasin TAŞ
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Nisan 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net