22 Haziran 2018 Cuma
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Örnek Davranış
Örnek Davranış
MKEK'den MPT-76  sevkiyatı
MKEK'den MPT-76 sevkiyatı
KÜ'de  mezuniyet Sevinci
KÜ'de mezuniyet Sevinci
Büyük Anadolu Kırıkkalespor'dan  Vali Haktankaçmaz’a Ziyaret
Büyük Anadolu Kırıkkalespor'dan Vali Haktankaçmaz’a Ziyaret
  YAZARLARIMIZ
SAHİ NEYDİ VEFA?
18 Ocak 2016 Pazartesi Bu yazı 12598 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

 Bir vefa eksikliğidir sürüp giderken günümüzde ne gerçek dostluklar kalmış ne arkadaşlık, ne akrabalık kalmış ne de insanlık. Herkesin dilinde klişeleşmiş ama yaşamında pek te bulunmayan vefa, sadece bir kelime olmaktan öteye gidememiş görünüyor. Üzerine birçok tanım yapılmış hatta nice şiirler, şarkılar yazılmıştır. Ve yine ne yaman bir çelişkidir ki insanoğlu, pek vefalı olmasa da hayatı boyunca hep vefayı arar olmuş. Ne zaman bulsa bir yenilik bütün eskileri eskitir, unutur olmuş… Acaba şunu soruyor muyuz kendimize vefayı ne kadar becere biliyoruz ya da vefa beklediğimiz insanlara biz ne kadar vefa gösteriyoruz?

Sahi ney di vefa?

Belki içten, sağlam ve sarsılmaz bir kalp bağlılığı, belki verilen sözleri yerine getirmek ya da zor zamanları beraber aşmaktır. Ben varım, yanındayım deyip karşısındakine bunu gerçekten hissettirmektir belki de. Bazen de özlem dolu sıcacık bir kucaklama yumuşak bir gönül dokunuşudur vefa. Güvenin en yakın arkadaşıdır, hatta her türlü menfaatin silindiği bir dostluk zirvesidir. Samimiyettir vefa, unutmamaktır…

Hepimizin yaşamı zaman zaman zorlu sınavlardan geçmekte. Maalesef hayat bazen bizim istediğimiz gibi yürümeye bilir, her şey üst üste gelebilir. Gün gelir işlerimiz ters gidebilir ya da ekonomik problemler bizi sarsabilir. Kimi zaman da beklentilerimiz boşa çıkıp hayal kırıklığına uğrayabiliriz.  Kim bilir belki istemeden de olsa hatalar yapabilir ya da yanlış anlaşılmaların hedefi olabiliriz. Belki de bir ayrılığın acısını ya da kırgınlığın, kandırılmışlığın üzüntüsünü yaşayabiliriz. Umutlarımızın tükendiği, hayatın anlamını yitirdiği ve yorulduğumuz anlar olabilir. Her ne olursa olsun bu dönemlerde hayatımızı paylaştığımız insanlardan yanımızda olmalarını, bizi sorgulamadan sadece yol göstererek bize destek olmalarını isteriz. Eşimiz, dostumuz, kardeşimiz, akrabamızdan bizi unutmamalarını, maddi olarak değil ama manevi olarak onları hissetmek isteriz. Yani “vefa” bekleriz... İşte böyle zamanlarda vefalı olanlar yanımızda olur, içimizdeki umutsuzluğu, hüznü ve yorgunluğu en samimi halleriyle yok edip bizi yeniden ayağa kaldırırlar. Vefasızlar ise hayatımızdan kaybolur giderler. Öyle ki vefa, dostlukların devamını sağlayacağından insanlar arasındaki dayanışmayı ve sevgiyi güçlendirir böylece sosyal hayatı daha güzel ve huzurlu kılar.

Der ki Mevlana Celâlettin-i Rumi;

Vefa, arkanda bıraktığını, giderken yaktığını yabana atmamaktır.

Vefa, dostluğun asaletinde bir dua sonrası verilen sözlere, hayallere ihanet katmamaktır.

Vefa, ötelerin sonsuz mükâfatı karşısında, cehennemi hafife almaman, ulvi güzellikleri dünyaya satmamandır.

 

Yani gerçek vefa Allah’ a verilen sözlere sadık kalmaktır aslında. Rabbimizin rızasını kazanma yolunda önümüze çıkan zorlukları aşmak ve bunun için biraz da olsa çaba harcamaktır. Zaten Rabbine vefakâr olan kişi, insana da vefakâr olur bence. Ne var ki vefasızlığın kol gezdiği günümüzde vefa üzerine söz söylemek kolay olsa da vefayı gerçek anlamıyla yaşayıp yaşatmak zor biliyoruz ama şunu da unutmamak gerekiyor ki sevgi, merhamet ve vefa müminin silahı ve ahlaklı yaşama yolunda da kalkanı olmalıdır. Demek ki vefa, sadece “hasların, unutmak ise “hamların vasfıdır diyebiliriz…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Çınar  -  21-01-2016 - 08:55
Vefâ kelimesi, minnettarlık, sadâkat ve istikâmet gibi vasıfların hepsinde bir kumaşın iki yüzünden biri olmak gibi berâberlik ve hattâ bazen ayniyet ifâdesi taşır. Bu temel bakış açısından, îmânın îcâb ettirdiği her tavır ve hareket, aynı zamanda bir vefâkârlık ifâdesi taşıdığı gibi, bu tavır ve hareketlerin aksi de “vefâsızlık” olarak kabûl edilir. Allah kendi Rıza\'sı için sevenlerden etsin. Elimize sağlık
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Dursun Kuzucu
Kırlangıçoğlu Oktay
Gökhan Demir
Hakan Öztürk
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  22 Haziran 2018 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net