19 Nisan 2018 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Türk Ordusuna 5 Bin MPT-76
Türk Ordusuna 5 Bin MPT-76
Kırıkkale'ye Yakışan Projeler
Kırıkkale'ye Yakışan Projeler
Örnek İmam
Örnek İmam
Merhamet Derneğinden Yardım Tırı
Merhamet Derneğinden Yardım Tırı
  YAZARLARIMIZ
Seçim Sonrası Millet ve Vekili
28 Ocak 2016 Perşembe Bu yazı 11119 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

1 Kasım Seçimlerinin üzerinden 3 ay geçti. Peki, 90 günlük süreçte Milletvekilleri nasıl izlenim bıraktı? Seçim öncesi verilen vaatlerin yerine getirilmesi için çalışmalar başladı mı? Ya da şu şekil Milletvekili olacağım sözleri hava da kaldı mı?

 

7 Haziran seçimleri sonrası seçilen Milletvekillerinin koşullar ve kaos ortamından dolayı Ülkeye hizmet veremediklerini hemen belirteyim. Dolayısı ile 2011 seçimlerinde seçilen vekillerin hizmetleri ile bu seçim seçilen vekillerin arasında ki farklara göz attığım zaman daha iyi bir üçlünün şuan Milletvekilliği yaptığını söyleyebilirim.

 

Beşir Atalay’ın Başbakan Yardımcı olması nedeni ile Kırıkkale’de ekip kurmak ve aday belirlemekten başka hiçbir hizmet yapmadığını söylesem kimse karşı çıkamaz.

 

Oğuz Kaan Köksal’ın ise ilerleyen yaşını dikkate almak gerek. Polis okulu kurulmasında etken olduğunu unutmamak gerek. Her ne kadar Beşir Atalay sahiplense de bu hizmetin gelmesi tam anlamıyla Köksal’a aittir.

 

Ramazan Can ise 2011-2015 arası yalnız kaldığını diğer vekiller tarafından dışlandığını ve vatandaşla doğrudan iletişim kurduğundan bireysel işleri çözmesinin yanı sıra şehir için sorunları üzerinde çalışma yapmadıklarını söyleyebilirim.

 

Elbette 4 yıllık süreçte 3 Milletvekilinin de şehir adına hiçbir şey yapmadıklarını iddia etmek aptalca olur. Ancak, üçünün bir araya gelip şehrin göç vermesinin önüne geçmek adına, MKE’lerin çalışır duruma gelmesi adına, tarımda kalkınmayı sağlayacak projeler geliştirmedikleri adına hiçbir çalışma yapmadıklarını da görmemiz gerekir.

 

Bu yazımda Milletvekillerinin 90 günlük süreçlerini irdeleyip eğrisi ile doğrusu ile yazacağım.

 

RAMAZAN CAN, “ABİ” OLABİLDİ Mİ?

 

AK Parti Milletvekili aday listeleri açıklandığında çok tartışıldı. Beşir Atalay cenahına ters listelerin çıkartılması bir kesimi zafer havasına sokarken, diğer kesimi endişelendirdi. Ramazan Can’ın 1. sıradan aday yapılması onun Kırıkkale için abi pozisyonuna geçtiği haberleri manşetleri süsledi.

 

Peki, Ramazan Can, son seçimim dediği ve bu sefer çok farklı olacak dediği seçimi 3-0 kazandıktan sonra nasıl bir yol izledi? Beklentiler büyüktü, Ramazan Can için Adalet Komisyonu Başkanı olacağı söylendi. Hatta Adalet Bakanı olacağı dillendi. Ancak, ilk 3 ayda Ramazan Can için beklentiler havada kaldı. Adalet Komisyonu Başkanlığı garanti görülürken KEİPA (Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asambesi) Başkanlığına seçildi. Bir bakıma beklentiler boşa çıkmıştı. Bir önceki dönem Milli Savunma Komisyon Başkanı veren şehrimiz bu kez KEİPA gibi gündemde olmayan ve bu zamana kadar hiçbir işe yarar çalışması olmayan bir gruba başkan seçildi.

 

Hemen parantez açayım, Ramazan Can çalışkanlığı ve Hareketliliği ile TBMM de atom karınca diye anılan bir kişilik olduğunu unutmamak gerekir. Ramazan Can bu çalışkanlığı ile KEİPA’yı aktif bir hale getirebilir. Hele ki Rusya ile yaşanan sorunlardan dolayı da KEİPA ülkemiz için önem arz eden bir kuruluş haline de gelebilir.

 

Bu görevin yanı sıra Meclis Genel Kurulunda ki görevi ve son seçimini kazanmış olmasından dolayı Ramazan Can’ı Kırıkkale’de eskisi kadar aktif göremeyebiliriz. Seçimin 3-0 kazanılmış olması onu Mecliste saygı duyulan bir pozisyona da getirdi.

 

90 günlük son Milletvekilliği geçmişine baktığımız zaman Ramazan Can’ı Meclis çalışmaları ile ilgilenen başarılı, ancak Kırıkkale için çok aktif olmayan bir görüntü de izledik. Zannımca Demir’in meclise girmesi Can’ın üzerinden epey bir yük almış. Can’da bu rahatlamayla olacak ki Kırıkkale sorunlarından biraz uzaklaşmış. Umarım Can, bu süreci dinlenme olarak görür ve en yakın zamanda tekrar Kırıkkale sahalarına döner, çünkü en tecrübeli Milletvekili olarak şehrin ona ihtiyacı var.

 

ABDULLAH ÖZTÜRK’ÜN SEÇİMİ

 

Hemen söyleyeyim, Meclise girmesi ile AK Partinin en büyük eleştirmeni Sözcü Gazetesine düşen haber eşi ve kayınbiraderinin mülakat yaparak sekreter seçmesi ulusal medyada dalga konusu oldu. Öztürk’ün bu haber hakkında hiçbir açıklama yapamaması da bir bakıma haberi doğruladı.

 

Evet, Öztürk’ün iyi bir danışmanı olsa onun yönlendirmeleri ile basının karşısına çıkıp, beni en iyi tanıyan kişi eşimdir, kaçta yattığımı, kaçta kalktığımı, çayımı kaç şekerle içtiğimi her şeyimi o benden de iyi bilir. Sekreterimin de bu işlerle ilgilenecek olmasından dolayı eşim tarafından seçilmesini istedim dese kıskanç bir eşi var söylentilerinin önüne geçer ve bir iyi bir aile imajı verebilirdi.

 

Oysa Öztürk, bu kadar yıl Keskin ilçesinde siyasetin içerisinde olmasına karşın, Türkiye’nin en ağır kulis siyasetlerinin yapıldığı Meclise kendisi gibi amatör bir ekiple girdi. Özellikle danışmanını kendi Kayınbiraderini seçmesi ise tepki çeken diğer bir hamleydi.

 

1 Kasım itibarı ile Milletvekili olan Abdullah Öztürk, kolay ulaşılabilecek bir Milletvekili olduğunu gösterdi ancak iş bitiricilik yönünden eksikleri ortaya çıktı. İyi bir danışman ve iyi bir sekreter kadrosu ile çalışsa durum çok farklı olabilirdi.

 

Tecrübeli isimlerle istişareler yaparak Öztürk’ün yoluna devam etmesi gerekiyor. Aksi takdirde halkın isteklerini karşılayamaz ve 1 yıl sonra ne kadar iyi bir insan olursa olsun eleştirilmeye başlanır ki bu da önümüzde ki seçimler için felaketi olur.

 

HALKIN ADAMI DEMİR, HALKTAN KOPTU MU?

 

Seçim boyunca herkes Mehmet Demir’i takip etti. Ne Parti Başkanlıkları, ne diğer Milletvekili adayları onun hızına yetişemedi desem yerinde olur.

Belki de Kırıkkale Seçim tarihinin en başarılı çalışmasını yaptı. 3-0’ı sağlayan adam olarak efsane yakıştırmasını hak ettiğini gösterdi. Bence en iyi seçim vaadi ise 24 saat ulaşabileceğiniz Milletvekili olacağım sloganıydı. Her yerde kendi cep numarasının bulunduğu kartviziti dağıtması onu herkesten farklı kıldı.

 

Bazı adayların, aday adayı iken dahi tabiri caiz ise burnundan kıl aldırmamasına karşın onun siyasi hareketleri hemen hemen herkesin takdirini aldı. Seçim sonrası ilk başta bu profili bozmak istemedi. Sokakta, caddede gezmeye devam etti. Ancak yorulduğunu görüyoruz.

 

Telefonlarının değişmemiş olması onun adına bir artı olmasına karşın halktan yavaş yavaş koptuğunu da söylemezsek olmaz. Demir gelecek adına siyasette var olmak için çalışan ve ikinci dönemini de düşünen ve Kırıkkale için lider olabilecek bir siyasetçi olma hedefin de olduğunun da altını çizmek gerek. Tüm yükün ve hatta Kırşehir’in yükünün üzerinde olması ve yalnız kalması onun yorulmasına sebep olabilir. Ancak pes eder ve halkın adamı olmayı bırakırsa ileride çok büyük sıkıntılarla karşılaşır.

 

Mehmet Demir, Meclise girer girmez Ramazan Can’ın Sekreteri Sevim Hanımı yanına alarak başlaması en mantıklı hareketi idi. Yılların Meclis tecrübesine sahip olan ve Kırıkkale siyasetini çok iyi bilen Sevim hanım onun mecliste iş yapabilen bir Milletvekili profilin de olmasını ve ilk kez Milletvekili olmasına karşın hiç acemilik çekmemesine sebep oldu.

 

Danışmanını ise Kırıkkale Ak Parti Merkez İlçe Sekreteri İsmail Coşkun adında bir genci yapması bence bir başka başarılı bir hamle idi. Genç kardeşimizi danışman yaparak Demir, hem teşkilatın tanıdığı bir ismi görevlendiriyor ve teşkilattan kopmuyor görüntüsü veriyor. Bölesi isimlere görev verilmesi hem de partinin emekçisine danışman gibi sükse olan bir göreve getirerek hizmetlerin karşılıksız olmadığını gösteriyor.

 

Ayrıca Demir, kendinse ulaşan Vatandaşların sorunlarını dinledikten sonra doğrudan telefon ederek vatandaşın yanında problemlerini çözmeye yönelik çalışması da ayrı bir farkındalık katıyor. Ramazan Can ile iyi diyaloglarının bulunması ve Ramazan Can’ın tecrübelerinden faydalandığını kimse görmezden gelemez.

 

Öte yandan Demir’in işi zor! Çünkü 3. sıra adayı olması nedeniyle vaatlerini büyük tuttu. Ayrıca İl Başkanı ile olan sorunlarından dolayı kendi ekibi ile çalıştı. Bu ekibin her birinin ayrı sorunları ve istekleri olduğunu da düşünürsek işinin zor olmasını normal olarak karşılarız.

 

Ancak, Teşkilatçılığı ile tanınan Demir’in teşkilatlarına verdiği güvenden dolayı ekipleri ile bir sorun yaşamayacağını ve bu sıkılıkla devam edeceğini düşünürsek gelecek seçimde yerinin garanti olduğunu görebiliriz. Demir’in üzerinde ki yüklerden kurtulması için Abdullah Öztürk’ü işin içerisine dahil edip onunda iş bitiren konuma gelmesini sağlaması gerekiyor. Aksi takdirde bu kadar sorunun altından tek başına kalkamayacağından performans düşüklüğü yaşayacağını görmemiz gerekir.

 

AKÇAY’IN YERİ SAĞLAM MI?

 

2014 Yerel Seçimlerinden birkaç ay sonra “Sayın Bakanımıza Hakkımı Helal etmiyorum” diyerek istifa eden Mehmet Demir’den sonra Beşir Atalay referansı ile İl Başkanlığı koltuğuna oturdu. Demir istifasında “Genel merkezimiz bir uyumdan bahsetti. Allah'a şükür bir eksiğimiz yok. Başbakan Yardımcımızın bu son dönemdeki girişimlerinden dolayı biz istifa etmek durumunda kaldık. Ama şunu burada belirtmeden geçemeyeceğim. Güç kuvvet yerinde kullanılırsa, adaletli olur. Yerinde kullanılamazsa zulüm olur. Ben Sayın Başbakan Yardımcımızın Kırıkkale teşkilatına ve emeği geçenlere zulüm ettiğini düşünüyorum. Ve hakkımı da kendisine helal etmiyorum” sözlerini kullandı. Teşkilatına haksızlık edildiğini ve başarılı bir dönem geçirdiğinin altını çizdi.

 

Mürsel Akçay ise bu istifaların sarsıntıları devam ederken İl Başkanlığı koltuğuna oturdu. Partide, Demirci- Atalaycı gibi ekipçilik olayları yaşandığından zor bir dönemde başkanlık koltuğuna oturdu. Atalay referanslı olduğundan Atalaycı olarak anıldı. Demir ekipleri ile zıtlaşması ile okların kendisine doğrulmasına sebep oldu.

 

Demir’i istifaya götüren uyum teamülü Ak Partide halen yerini koruyorsa Akçay’ın İl Başkanlığının sallantıda olduğunu söyleyebilirim. Ancak Milletvekilleri ile bir araya gelirde ekibini değiştirip ortak bir il yönetimi kurarsa en az 3 yıl koltuğunu korur. Aksi halde İl Yönetiminde bulunan bazı kişilerin Demir ve Can hakkında ki söylemleri devam ederse çok yakında büyük bir çekişmenin içerisinde bulur kendisini.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Dursun Kuzucu
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Seyfettin Çetiner
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  19 Nisan 2018 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net