20 Kasım 2017 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
  YAZARLARIMIZ
ŞEHRİN TRAFİK SORUNU ---1
20 Şubat 2016 Cumartesi Bu yazı 7185 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

          Geçtiğimiz hafta Kale Haber Gazetesinde ‘’Kırıkkale’ yi bekleyen en büyük sorun trafik!’’ başlığıyla bir haber yayımlanmıştı. Aynı gün şehir gündemi 187. şehidimize odaklandığı için, konuyu bir hafta gecikmeli olarak işlemek icap etti.

 

          Trafik sorunu denince bunun sadece o şehirle ilgili olması söz konusu değildir. Kaldı ki bu gün itibariyle ‘’Milli Felaket’’ e dönüşmüş, kangren olmuş bir konudur trafik sorunu! Ve kazaları da ‘’Trafik Kazası’’ değil, artık birer ‘’Trafik Katliamı’’ konumundadır!

 

          Milli Felaket veya Katliam diyorum, doğrudur! Zira otuz seneyi aşkın süredir yurdumuzda yaşanan terör olaylarının bilanço sundaki günlük genel ortalama can zayiatının yaklaşık üç katını biz karayollarımızdaki kazalarda kaybediyoruz! 

 

          Şimdi konuya şehrimizi ele alarak başlarsak; Kırıkkale’ de 2015 sonu itibariyle yuvarlak hesap 64 bin adet, Trafiğe kayıtlı araç mevcut. Yıllık araç artış oranına bağlı olarak olması gereken yol ve parkla ilgili önlemlerin olmaması, gerek her geçen gün ve gerekse önümüzdeki yıllara yönelik hiçte iç açıcı bir durumun olmayacağını doğrulamaktadır. 

 

          Zira şimdiden gerekli önlemlerin alınması elzem görünüyor. Aksi takdirde ve bilhassa şehir merkezindeki yoğunluktan dolayı, beş seneye varmadan olağanüstü sıkıntıların yaşanmasının kaçınılmazlığı söz konusu.

 

          Bu arada halen mevcut yerlerdeki fiili durumlar da tartışma konusudur. Daha önce de defalarca yazıldığı halde Terminal Kavşağının durumunda bir değişiklik ve düzenleme yoktur!

 

Nur Camii önündeki Baks Geçit Kavşağında durum farklı değildir. Kavşak başı veya içindeki durakların durumu bunlara ilavedir. Yine Kavşak ağzındaki bazı Reklam Panolarının uygunsuz pozisyonları mevcuttur. 

 

          Bu olumsuzluklara ‘’Yaya Geçitleri’’ ile ‘’Engelli Rampaları’’ nın durumunu ekleyebiliriz. Çünkü hemen hiç birisinin önlerinde belirleyici ikaz işaret ve levhaları mevcut değil! 

 

          Gerçi son zamanlarda köşe başlarına monte edilmeye başlanan plastik bariyerler bu konularda yapılmaya başlanan bir iyileştirme olarak değerlendirilebilir.

 

          Şehir merkezinde kuzeye ‘’Zafer Caddesi’’ ile doğuya ‘’Cumhuriyet Caddesi’’ üzerinde bundan iki – üç sene öncesi yapılmış olan mantık ötesi yol daraltma girişimi hatasının bedeli (ki o işlemin yapılacağı bilgisinin toplantısındaki şahsi itirazıma rağmen, akan trafiğin hiçbir surette tek şerit olamayacağından), işte bugün merkezdeki trafik akışının kilitlenmesine sebep olmaktadır! 

 

          Yine aynı toplantıda gündeme getirdiğim, o günlerde yıkım ve inşaatı gündemde olan Zafer Caddesindeki Ziraat Bankası inşaatıyla ilgili olarak gördüğümüz kadarıyla yapılacak binanın bir otoparkının olmadığını gözlemlemiştik. Mevcut sadedeki keşmekeşe kendi bünyesinde kısmi bir çözüm getirebileceği düşüncesiyle, belediyenin ruhsat konusunda gerekli müdahaleyi yapması önerisinde bulunulmuştu, sonuç ortada!

 

          Aradan geçen bu süre zarfında tespit edilen olumsuzluklardan sonra, şimdi edindiğim bilgilere göre, bazı bölgelerde yeniden geriye kaldırımı daraltma ve yolu genişletme yönünde proje çalışmalarına yönelinmiş bulunuluyor.

 

          Yani yapılan çalışmalara bakılınca, bilinçli ve bilimsel bir uygulamayla değil, deneme – yanılma yoluyla, yani yap – boz hesabı ve ben yaptım oldu dercesine! İşte onun sonucu ortada.

 

          Geçmişten günümüze gelen şehir yapılanması konusundaki icraatlara bakılınca, bugün yaşadıklarımızın geçmişten gelen birtakım olumsuzluklara dayandığını görmemek mümkün değil! Dolayısıyla o zaman yapılanların şehrin geleceğine hizmet mi yoksa ihanet mi olduğu tartışılır. 

 

          Buna bariz bir örnek vermek gerekirse; Ankara kurulurken Ulus’ tan Kızılay’ a yapılacak caddenin genişliği sorulduğunda, ATATÜTK’ ün söylediği ‘’100 metre olsun!’’ cevabı, o dönem işbaşındakilerce çok afakî olarak değerlendirilmesi sonucudur ki, bugün gerçek ortada.

 

          İşte o misal bu şehir kurulurken den itibaren bu güne kadar bu şehre hizmet etmek üzere gelen veya geldiğini iddia edenlerin yaptıkları bugün ortada! 

 

          Çok değil daha üç – dört ay önce temeli atılmak suretiyle inşaatı hızla devam eden şehir merkezindeki ‘’Çarşı Camii’’ inşaatıyla ilgili (19 Ekim ve 09 Kasım 2015) deki iki yazımda da belirtmiş olduğum hususlar zamanında tahakkuk etmiş olsaydı eğer, bugün şehir merkezindeki bu trafik keşmekeşi kesinlikle çözümlenmiş olacaktı! 

 

          Başka şehirlerde ve yerlerde elin adamı parkların altına çok katlı otopark, üstüne gezi parkı yaparak hem yerden istifade ediyor ve hem de şehre güzellik katıyor. Bizim şehirde de parkın yerine ‘’Hükümet Konağı’’, yanına yıkılan hastane binasının zeminine de ‘’Otopark’’ yapıyoruz!

 

          Otopark işinin çözümüne yönelik yine başka şehirlerde toprağın eşilerek yer altı çok katlı otopark yapım maliyetini nazarı itibara alanlar, mevcut teknolojiden yararlanılan yerüstü ve asansörlü otoparklar yaparken, bizde de, inşaatın ruhsat harcında yapma zorunluluğu olduğu halde ve bedeli ödenip sonra iptal edilen bina otoparklarından dolayıdır ki bugün çekilen sıkıntı.

 

          Taş üstüne taş koyandan Allah razı olsun derken, şehrin geleceğini bilinçli veya bilgisizce katledenlerin ne olması gerektiğini de Allah’ a havale etmekten başka bir şey gelmiyor elden.

 

          Oysaki her şeyin olduğu gibi bu işlerinde bir ilimi – bilimi – uzmanı var aslında. Adına da ‘’Şehir Planlamacılığı’’ denilen ve üniversitelerce de eğitimi olan bir branş üstelik. Düşünüyorum da o zaman bu eğitim ve ihtisas kurumları niye var ve buralara gidenler yıllarca niye dirsek çürütürler acaba!

 

          Aynı durumun bir olumsuz tezadını da trafik eğitiminde yaşamaktayız. O konuda da acilen bilinçli ve bilenlere ihtiyaç olmasına rağmen, maalesef ve ne yazık ki, bu konuda gerekli ve yeterli bir eğitim kurumunun olmayışını görmekteyiz. Bu da ayrı bir yazı konusu.

 

 

*** İster sürücü ol ister yaya, aksatmadan uy kurala.

    *** Kurallar korkutmak için değil, korumak içindir.

         *** Uyulan her kuralın bir nedeni, uyulmayanın da bir bedeli vardır!

              *** Trafik ışıkları kavşak süsü değildir!

                   *** Trafik sevgi, saygı ve hoşgörüyle güzeldir.

                        *** Trafik kurallarına saygı, insanlığa saygıdır.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Prof. Dr. Nihat Aycan  -  31-03-2016 - 16:16
Oktay bey, Ben de trafiğe gönül vermiş biri olarak, öncelikle yazdıklarınızdan çok etkilendiğimi söyleyeyim. Yazınızın 1300\'e yaklaşan sayıda kişi tarafından okunmuş olması da, ayrı bir gurur kaynağı. Doğru yoldasınız, yılmadan, yorgunluk göstermeden, aynı enerji ile devam etmeniz en büyük dileğim. Bundan sonra da yazılarınızı okumaya devam edeceğim. Selam ve saygıyla.. Prof. Dr. Nihat Aycan Mugla Sitki Koçman University Chair of Department of Secondary Social Sciences Education (Masters Without Thesis) Kötekli-Muğla TURKEY Office Phone:+90 0252 2111820
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Nursan Gül Annaç
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  20 Kasım 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net