18 Ocak 2017 Çarşamba
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Bir Şahin Sevdası Beni Benden Alan
Bir Şahin Sevdası Beni Benden Alan
İtfaiye Personeli Daima Göreve Hazır
İtfaiye Personeli Daima Göreve Hazır
Göçer Klip İçin Irmak’ı seçti
Göçer Klip İçin Irmak’ı seçti
Soba 2 Cana Mal Oldu
Soba 2 Cana Mal Oldu
  YAZARLARIMIZ
YAZIK OLDU SALEBEYE
10 Mart 2016 Perşembe Bu yazı 7028 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Medine Müslümanlarından Salebe, mala ve mülke karşı aşırı derecede hırslıydı. Zengin olmak istiyordu. Nihayet bir gün Sevgili Peygamberimizin huzuruna çıkarak şöyle dedi: 

- Ya Resulullah! Allah’a dua et de zengin olayım. 

Allah’ın Resulü, Salebe'nin bu isteğine şöyle cevap verdi: 

- Şükrünü yapabildiğin az mal, şükrünü yapamadığın çok maldan hayırlıdır. 

Salebe, bir süre bu hadisin anlamı üzerinde düşünerek benliğini saran aşırı hırstan birazcık olsun kurtuldu. Fakat bu duygu, onun yakasını bir türlü bırakmıyordu. Tekrar Peygamberimize müracaat etti: 

- Ya Resulullah! Dua et de zengin olayım. 

Bu sefer biraz daha açık konuşan Resulullah (sav) şöyle buyurdu: 

- Be senin için kâfi bir örnek değil miyim? Allah’a yemin ederim ki isteseydim şu dağlar altın ve gümüş olarak arkamdan akıp geleceklerdi, fakat ben kabul etmedim. 

Resulullah'ın sözlerine rağmen Salebe ısrar etti: 

- Seni hak peygamber olarak gönderene yemin ederim ki eğer beni zengin ederse fakir fukarayı koruyacak, her hak sahibine hakkını vereceğim. 

Salebe'nin bu kadar ısrarına dayanamayan Resulullah (sav): 

- Rabbim Salebe’yi istediği mala kavuştur, diye dua etti. 

Salebe bundan sonra koyun alarak otlatmaya başladı. Koyunları sürüler tutacak kadar çoğaldı. Daha evvel bütün namazlarını cemaatle kıldığı için “ Cami Kuşu ” diye anılan Salebe, artık sadece öğle ve ikindiyi cemaatle kılabiliyordu. Diğerlerini koyunlarının ardında, bazen de kaza olarak kılıyordu. 

Salebe’nin kısa zamanda bereketlenip çoğalan koyunları Medine yakınlarına sığmaz oldu. Uzak çöllere, sulak yaylalara gitme gereği ile karşılaşan Salebe, artık öğle ve ikindi namazlarına da gelmiyor, sadece cumaları mescitte görülüyordu. Nihayet koyunları, ona Cuma namazlarını da unutturdu. 

Bir gün Resulullah (sav): “Salebe görülmüyor, nerededir? diye sordu. Sahabeler: 

- Koyun aldı. Koyunları buralara sığmaz olduğundan şimdi çöllerde, sürüsünün ardında dolaşıyor, dediler. 

Resulullah (sav): 

- Yazık oldu Salebe’ye! diye buyurdu. 

İşte bu sırada zekât ayeti nazil olarak, mali durumu iyi olan Müslümanların, geçim sıkıntısı içinde bulunan kardeşlerine yardım etmeleri emredildi. Bu emre büyük bir istekle uyan Müslümanlar, mallarının bir kısmını, geçim sıkıntısı içinde yaşayan kardeşlerine seve seve verdiler. Salebe ise mallarının zekâtını istemek üzere gelen görevlilere: “ Bu sizin yaptığınız, düpedüz haraççılıktır.” diyerek onları eli boş çevirdi. 

Haberi duyan Resulullah (sav) üzülerek: “Yazık oldu Salebe’ye” sözünü tekrarladı. 

Salebe, önceden; “Zengin olursam zekâtımı vereceğim.” diye yemin etmişti. Fakat sonra bu yemininden dönüp zekâtını vermeyince Tevbe Suresinin 75 ve 76. ayetleri nazil oldu. Bu ayetlerde, zengin oldukları takdirde fakirleri gözeteceklerini söyleyen kimselerin bu sözlerini unuttukları belirtiliyor ve onlar münafık olarak nitelendiriliyordu. 

Ayetlerin kendisini münafıklar sınıfına dahil ettiğini anlayan Salebe, Resulullah’a müracaat ederek yoksulların hakkını getirdiğini söylediyse de Resulullah (sav) kabul etmedi. Üzüntülü bir şekilde: 

- Senin yardımını alamam artık Salebe; Allah beni bundan men etti. Haydi git! diye karşılık verdi. 

Peygamberimizin vefatından sonra Hz. Ebu Bekir'e başvuran Salebe, sırasıyla Hz. Ömer ve Hz. Osman’a da müracaat etti. Ancak onlar da ; “Resulullah'ın almadığı yardımı biz kabul edemeyiz” dediler. 

Salebe Hz. Osman zamanında ölürken kulaklarında şu sözler çınlıyordu: 

- Ya Salebe! Şükrünü yerine getirdiğin az mal, şükrünü yerine getiremediğin çok maldan hayırlıdır.

        Salebenin hikâyesi ne zaman aklıma gelse beni derin düşüncelere sevk etmiştir. Acaba yalan olan bu dünyada kaçımız farkında olmadan Salebenin yolunda gidiyoruz hiç sorduk mu kendimize?

        Dua ile kalın dostlar…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Semih Çeltik
Fazlı GÜVENTÜRK
Şevket ÖZSOY
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  18 Ocak 2017 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net