16 Aralık 2017 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kolları Olmayan Ressamın Başarısı
Kolları Olmayan Ressamın Başarısı
Ortadoğu’da Son Gelişmeler ve Türkiye
Ortadoğu’da Son Gelişmeler ve Türkiye
Uygulayarak öğreniyorlar
Uygulayarak öğreniyorlar
Başarılarınla Gurur Duyuyoruz
Başarılarınla Gurur Duyuyoruz
  YAZARLARIMIZ
İŞ YÖNETİMİ VE TİCARET AHLAKI
16 Mart 2016 Çarşamba Bu yazı 5659 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Yöneticilik, İş, ve ticari hayatımızda hak ve hukuk da Adalette ne kadar dikkat etmeliyiz.?

Yeni Türkiye’nin imarında yaşanıla bilir bir Türkiye için bireysel ve toplumsal yöneticilik ve ticari ahlak elzemdir ve mecburidir.!

Bugüne kadar defaatle yazılmış çizilmiş makaleler mecmualar var bu hususta lakin birde bu pencereden bakmak gerekiyor.!

Şüphe yok ki Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman adaletle hüküm etmenizi emir eder! Nisa süresi 58, ayet.

Doğru  karar vermek için işin ehli olan doğru insanlardan oluşan istişare kuruluyla karar almak daha evla olduğunu bilmemiz gereken hususlardan biridir.! Özellikle devlet teşekküllerinde yapılan icraatların ve harcanan paralarda tüyü bitmemiş yetimin ve insanların hakkı olduğunu unutmamak başlıca vazifelerimizden biridir.!

21.yüzyılda Günümüz toplumu, sosyal hayatında her bir bireyin iş ve ticari hayatı vardır. Biz insanoğlunun istekleri sonsuzdur her şeyi isteriz bize dünyayı verse yüce Allah ikinci bir dünya isteği arzumuz olur. O halde buradan yola çıkarak hem bu dünya işlerimizi yaparak hem de ahirete yönelik manevi ticaretimize yatırım yaparak yaşaya biliriz. Öncelikle bu yazımı şahsım ve hissedar olanlar için kaleme aldım çünkü biz bir birey olarak kendimizi düzeltmezsek toplum düzelmez.!

“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol (hud,112) mealen. Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görür.” Ayet-i celilesi  (Yüce peygambere sav. Bu ayet beni ihtiyarlattı demiştir.)  İslâm temel ahlâk kanunudur ve Müslümanlar iş ve ticaret hayatlarında da bu kanuna uymak zorundadırlar. İslâm, dürüstlük ve kardeşlik ile bağdaşmayan her türlü kazanç yollarını yasaklamıştır. Örneğin, faiz, ihtikâr (karaborsacılık), rüşvet, kumar, hırsızlık, gasp, zimmet, yalan gibi ahlâk dışı ve dürüstlükle bağdaşmayan tutumlar da yasaklanmıştır.

Şanlı bir tarihi olan Osmanlıda ticaret nasıl bir yapıya sahipti biz öncelikle her daim iyi olanı alıp iyilikle anılmayı arzu etmek tarafında olmak gerektiğine inanıyoruz.

            Fatih Sultan Mehmet Han, İstanbul’u fethetmeye hazırlandığı sıralarda halkının durumunu görme maksatlı tebdili kıyafetle bir gün çarşıya inerek;

Sabah erken saatlerde yanına aldığı veziriyle çarşıda olan Sultan Fatih, girdiği ilk dükkândan birkaç şey almak istedi. Dükkân sahibi kendisini tanımamakla beraber, arzu ettiği şeylerden sadece birini hazırlayıp verdi. Bunun üzerine Sultan diğer istediği şeylerinde hazırlanmasını söyledi. Dükkân sahibi; “Efendim ben sabah siftahımı yaptım, komşum da dükkânını yeni açtı. Diğer isteklerinizi de ondan alınız.” Dedi. Sultan yan dükkâna girdi, bu sefer de yeni girdiği dükkânın sahibi istediklerinden yine sadece birini hazırladı ve yan dükkâna gitmesini, çünkü komşusunun bu sabah siftah yapmadığını, diğer alacaklarını da ondan almasını istedi. Bu durum böyle devam ettiğini gören cennet mekân Sultan Fatih şu meşhur sözü sarf etmiştir.

 “Allah’ım, değil bu milletle İstanbul’u, dünyayı bile fethederim.” 

Birde unutulmaya yüz tutmuş. Osmanlı döneminde Anadolu ahileri var 13. Yüzyıl’da doğan Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşunda büyük rolü olan, kadrosunda gazi teşkilâtları, Alpler ve Alp erenler de bulunan bir teşkilâttı. Çapulculuğu önlemek, can ve mal güvenliğini sağlamak ve ticaret ahlâkını kurmak gibi hayırlı vazifeler yaptı.

Bu teşkilâtın başlangıcı insanlığın başlangıcıyladır. Ahilik, İstanbul’un fethine kadar kuvvetli olarak yaşandı. Ahilik, bir taraftan fetih ve gazâ hamlelerini kolaylaştıran askerî bir teşekkül, bir taraftan sanatkârları ve çalışanları sınıflandırıp çalışmalarını desteklemiş iktisadî bir kurum, bir taraftan da bütün mensuplarının dini-manevî ihtiyaçlarına cevap veren bir inanış ve tasavvuf hareketiydi. Her sanayi grubu için Kur’ân-ı Kerîm’deki Peygamberlerden kendi sanatını yapanlar, sanatlarının piri sayılırdı.

Günümüz iş ve yönetim hayatımızda ve ticaretlerimizde artık güven olayının sarsıldığı bir dönem yaşamaktayız eskiden sözün senet olduğunu yaş itibariyle birçoğumuz biliriz. Ümit ediyorum ki gerek toplum olarak gerekse birey olarak doğru ve dürüst olmayı her zaman tercih etmek gerektirdiğine azami gayret göstermemiz elzemdir. Ahiret ve hesap gününün herkes için olduğunu unutmamak temennisiyle bizler birey olarak  iyi olursak toplumda iyi olacaktır.! Sizleri Allaha emanet ediyorum. 

 

 

 


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
Hakan Gökkaya
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  16 Aralık 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net