26 Eylül 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kobi'lerin Paylarına Artış Çağrısı
Kobi'lerin Paylarına Artış Çağrısı
İstridye Mantarı İle Alternatif Gelir
İstridye Mantarı İle Alternatif Gelir
Otomobil Hafriyat Kamyonuna Çarptı 1 Ölü, 1 Yaralı
Otomobil Hafriyat Kamyonuna Çarptı 1 Ölü, 1 Yaralı
Kadınlar Güzelliğe Pedalladı
Kadınlar Güzelliğe Pedalladı
  YAZARLARIMIZ
SİYASET VE KUL HAKKI
07 Nisan 2016 Perşembe Bu yazı 11955 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

İftira, alay, arkadan çekiştirme, kötü lâkap takma, sui zan, kusur arama, gıybet gibi günahlar da insanların manevî şahsiyetlerine zarar veren, kul hakkıyla ilgili günahlara örnektir. 

Günümüz siyasetçilerini üzülerek izliyorum. Eskiden bir konuda mevcut hükümete muhalefet edilirken bahsi geçen konu üzerinde alternatifler oluşturulur ve kendi görüşlerinin daha faydalı olduğu anlatılırdı. Ama günümüzde yapılan siyasete baktığımızda iftira yalan dolan ne ararsanız var maşallah.

Hem Müslümanız diyoruz, hem de elimizde hiçbir kanıt bulunmamasına rağmen kul hakkına girerek kişiler hakkında atıp tutuyoruz. Neden? Neden mi sadece koltuk kapma yarışı. Evet sadece koltuk kapma yarışı, eğer böyle olmasa ülkenin milli menfaatleri söz konusu olduğunda dahi eğer siz negatif bir siyaset izliyorsanız bunun başka hiçbir izahı yok.

Siyasetçilerden duyuyorum, köşe yazarlarında okuyorum üzülüyorum. Dernekler, kuruluşlar ve kişiler hakkında doğrudan suç olduğu kesin olan isnatlarda bulunuyorlar.

Bu şekilde direk zan altında bırakan yazılar kaleme alan yazarlar ve siyasi arenada faaliyet gösterenlere iki tavsiyem var. Eğer iddia ettiğiniz gibi bahsi geçen konuda bir suç tespitiniz varsa, bunu adli makamlara bildirmek zorundasınız, aksi takdirde sizde tespit ettiğinizi söylediğiniz suça ortaksınız. Yok bahsettiğiniz suçlamaları karşı tarafa kulaktan duyma söylemlerle isnat ediyorsanız siz siyaseti de bırakın, yazmayı da bırakın. Yada köşe yazarları için söylüyorum gazeteci kaynağı açıklamaz diye tabir edilen manevra cümlesinin arkasına sığınmaya devam edin. Çünkü hem milleti yanlış yönlendiriyorsunuz, hem de kul hakkına giriyorsunuz eğer Müslümansanız. Ha Müslüman değilseniz sizin için manevi olarak herhangi bir sorun yok.

Birebir yaşadığım bir anı sizinle paylaşmak istiyorum. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN 7 Haziran seçimleri sonrasında bir TV kanalında canlı yayında açıklamalar yapıyordu. Bende bir taraftan açıklamalarını dinliyorum bir taraftan da sosyal medyada konu ile ilgili paylaşımları takip ediyordum. Bir anda twitter da bir yalan rüzgârı esmeye başladı inanamadım.  Cumhurbaşkanının söylemediği bir cümleyi söyledi diye paylaşımlar hızla yayıldı. Siyasi tezlerine çok güvendiğim insanlarında bu yalan rüzgârı içinde savrulduğunu görünce gerçekten çok üzüldüm.

  Siyasi arenada boy gösteren beyler, gazeteciyim diye orada burada poz veren abiler farkında mısınız bilmiyorum ama “Tansu Çiller’in herkese biri ev biri araba olmak üzere iki anahtar vaat ettiği” halk yok artık karşınızda.

Değerli dostlar dünya rahmetli Neşet babanın dediği gibi yalan dünya, benim davam Nemrut’un ateşine su taşıyan karıncanın davası.

Dua ile kalın dostlar…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Tekpınar
Fazlı GÜVENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
Yasin TAŞ
Baturhan Çetin
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  25 Eylül 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net