22 Eylül 2018 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Belediyeden  aşure ikramı
Belediyeden aşure ikramı
Yavru Kedi Hayata Tutundu
Yavru Kedi Hayata Tutundu
İnanç Rektör Yardımcılığına Atandı
İnanç Rektör Yardımcılığına Atandı
Öğretmene Darp İddiası
Öğretmene Darp İddiası
  YAZARLARIMIZ
BİR 23 NİSAN KLASİĞİ
25 Nisan 2016 Pazartesi Bu yazı 8671 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

İlkokul  birinci sınıf... İlk ‘23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mı yaşıyorum. Altı yaşındayım. Akranlarıma göre okula biraz erken başladım. Bayram yaklaşırken okulda da bayram hazırlıkları başlıyor. Okulda törenlere katılmak isteyen öğrencilere isteğe bağlı özel kıyafet diktirilecek. Sonradan öğrendiğime göre o yıl kıyafetlerin  teması pamuk prenses ve 7 cüceler masalıymış. Prenses kıyafetleri  120 cüce kıyafetleri 60 tl. Eve gelip anneme söylüyorum, annemde babama... Babam 120 tl çok ama diğerine katılsın diyor. Zaten aile albümümüzde abimin, ablalarımın daha önceki bayramlarda çekilmiş özel kıyafetlerle katıldıkları törenlerin fotoğrafları var. Kimi yavru kurt kimi başka şık kıyafetlerle... Ailem bu durumdan memnun, sıcak bakıyorlar benim törenlere katılmama.

Okul yönetimi yakınlarda evinde terzilik yapan bir hanımla anlaşmış, çırakları ile birikte o dikiyor giysilerimizi. Ölçümüz alınıyor provalarımız yapılıyor. Yalnız benim kıyafetimde bir anormallik var. Kolumun birisini sıkıyor elbisemin kolu. Kızlar kendi aralarında konuşuyorlar bu niye böyle olmuş diye. Birisi sıra arkadaşım Sevda’yı işaret ederek galiba onunkiyle karışmış, onunda bir kolu çok bol diyor. Sevda biraz zayıf, minyon tipli bir kız ben tombişim. Çırak kızlar kolları değiştirmeye üşendiklerinden kendi aralarında ”aman n’olcak kalsın öyle” diye karar verip bizide  bu durumu kimseye söylemeyin diye sıkı sıkı tembihliyorlar. Bizde söylemiyoruz. Kıyafetlerimiz bittiği zaman velilerimiz okula çağırılıyorlar üzerimizde görmeleri için. Bizim kıyafetlerimiz babamın tabiriyle “cıncık” mavi-beyaz üzerine pembe çiçekli basmadan, karpuz kollu eteği büzgülü bir elbise ve sarı ketenden kenarları sutaşı ile süslü bir önlük, minik birde eşarp(bandana). Kendisi de az buçuk dikişten anlayan annemde bir hayal kırıklığı ki sormayın! “Bunca parayı bunun için mi verdik ?” diyor. En azından diğerlerinin kumaşı iyi bari diğer elbiseden olsaydı, diğer elbise pastel yeşil şifonumsu bir kumaştan hiçbir özelliği olmayan eteği katlı bir elbise.

Neyse bayram günü biz özel kıyafetlerimiz içerisinde uygun adım Fikret Karabudak StadI’na gidiyoruz. Mutluyuz bugün bizim bayramımız. Daha tamamlanmadan bir yağmur başlıyor ki, bardaktan boşanırcasına yağıyor. Tören iptal... O arada öğretmenler şemsiyelerini açıp sahanın kenarında bekliyorlar. Yağmurun dinmeyeceği anlaşılınca sahanın ortasına gelerek bize “Çocuklar tören iptal. Şimdi herkes yavaş yavaş sahanın kenarına, kendi öğretmenlerinin yanına doğru koşuyor. Ama herkes kendi öğretmeninin yanına!” diyorlar. Diyorlar da ben kalabalığın arasında kaybolup kendi arkadaşlarımdan başka bir grubun arasına karışıyorum. Biraz büyük çocuklar “Sen bizim okulumuzun öğrencisi değilsin kendi okulunun yanına git” diyorlar. Ama ben kalabalığın içinde kendi arkadaşlarımı göremediğim gibi kalabalıkla birlikte sürükleniyorum. Tam alt geçidin üstünde tanıdık bir yüz görüyorum. Adını bilmiyorum ama abimin sınıfında olduğunu biliyorum. Gördüğüm anda da o zamana kadar kendimi tuttuğum halde vargücümle ağlamaya başlıyorum. Abla yanıma gelip “Ne oldu ?”diye soruyor.”Kayboldum ben” diyorum. Abla  elimden tutarak ” Kaybolmazsın. Tanıyorum ben seni.  Sen Cengiz’in kardeşisin ”diyor. Tutuyorum elini hayat bana güzel. Ağabeyimin kardeşi olmak güzel.

Birlikte eve dönüyoruz. Aylar sonra bir yaz günü elbisemin kolunu çıkartmakta zorlanan annem “Ne biçim elbise bu! Bir kolu çıkıyor biri çıkmıyor. Yazıklar olsun verdiğimiz paraya” diye söylenirken anneme nihayet haber veriyorum. ”Anne o  Sevda’nın. Kolu o yüzden çıkmıyor. Bize kimseye söylemeyin dediler bizde söylemedik”diye...

Sevgili çocuklar her şeye rağmen bu güzel ülke de yaşamak kutlanmaya değer. Hepinizin bayramı kutlu olsun.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Musa HACIBALOĞLU
Hüseyin Güney
Fazlı GÜVENTÜRK
Gökhan Demir
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Eylül 2018 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net