20 Kasım 2017 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
İç denetim birimleri oluşturuldu
İç denetim birimleri oluşturuldu
Uyuşturucu Taciri Tutuklandı
Uyuşturucu Taciri Tutuklandı
Dertlere Derman Olmaya Geliyoruz
Dertlere Derman Olmaya Geliyoruz
MKE Kırıkkalespor Bildiğiniz Gibi  0-2
MKE Kırıkkalespor Bildiğiniz Gibi 0-2
  YAZARLARIMIZ
CENNET ANAM
30 Nisan 2016 Cumartesi Bu yazı 7868 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Sesler duyulur semadan!

Evladım diye inleyen

Yavrum diye yürekleri dağlayan sesler…

Sesler duyulur semadan!

Rabbim…

Yoluna kurban olduğum Rabbim.

Evladım…yavrucuğum…kınalı kuzum…

Ne derinlemesine bir manayla acını Rabbine anlatıştır o Anam.

Nasıl bir yürek dağlanmasıyla semaya sesleniş!

Nasıl bir acıdır ki

Seni böylesine Rabbim dedirten.

Paylaş acını bizimle Anam.

Bizlerde senin evladın değil miyiz?

Her birimiz bu vatan uğruna can verecek

MEHMETÇİK değil miyiz?

Ayaklarının altı öpülesi

Cennet kokulu Anam…

 

HAYKIRIŞ

 

Birilerinin acılarını

Birilerinin alkışladığı bu hain dünyaya

Haykıracaklarım var.

Bilin ki Allah(c.c) var.

Bilin ki ahret var.

Bilin ki kimsenin ahının kimsede kalmayacağı bir yer var.

Bilin ki yaptığımız her hataya işlediğimiz her günaha rağmen

Bizi seven ve affeden bir Rabbimiz var.

Bilin ki hesap günü var.

Bilin ki bizler için Cennet,

Sizler için Cehennem var!

Ve bilin ki dünyalık yaşanmayacak bu senaryo

Bu filmin daha devamı var.

Biz kendimizden eminiz.

Ya siz?

 

BİLMEK

 

Hangi gönle gireceğini bilmeli insan,

Tabi hangi gönle kapılarını açacağını da…

Hangi kapıya varacağını,

Kime kapıyı açacağını bilmeli…

Bilmezse,

Sonu kırgınlık,

Sonu hüsran.

 

 

 

BEKLEYİŞ

 

Siz o koltuğundan asla kalkmayacağını düşünenler,

Siz ölümü hiç kendi üstüne kondurmayanlar,

Siz sadece diplomayla adam olunduğunu sananlar,

Siz Şehit cenazesinde dahi insanlığını bitirmiş beşerler,

Siz torpili,hainliği,yediği ekmek kapısına pislemeyi kendine hak görmüş yoksunlar,

Ve siz daha nice zalimler…

Kusura bakmayın ama

Kibrinizde boğulacaksınız…

Ve biz ahret gününe gönülden inanan mazlumlar,

Biz ‘Merhamet edene, merhamet edilir.’ emrine uyanlar,

Biz Rabbin rızasına talip olanlar,

V biz ‘Allah sabredenlerle beraberdir.’ ayetine sığınanlar…

Sabrediyoruz.

Bekliyoruz.

Hepimiz aldığı nefesin bile hesabını vereceği o gün geldiğinde,

Tüm bu yaptığınız zalimlikler için

Rahman’a derdimizi anlatacağımız o günü,

Aynı gökyüzünün altında durmanın vermiş olduğu acıyla,

Aynı toprağın altına girecek olmamızın vermiş olduğu huzurla

Bekliyoruz…

 

KORKMA

Her şeye rağmen,

Her şerre rağmen,

Sen iyi ol Müslüman.

Onca kötülüğe,

Kahpeliğe,

Yediği ekmek kapısını taşlayanlara rağmen,

Sen iyi ol…

Okşa bir yetimin başını,

Çal bir beli büküğün kapısını,

Paylaş ekmeğini,

Acını, kederini…

Unutma! Rabbin senin yanında.

Zafer İslamiyetinse

Zafer Türklerinse eğer

İyi ol sen korkma…

Şükür ki ezanlarımız dinmedi, dinmeyecek!

Şanlı bayrağımız göklerden inmedi, inmeyecek!

 

RIZAYA KOŞUŞ

Vatan eşittir biz…

Her yanımız düşman dolu.

Nefs sarmış dört bir yanımızı,

Şeytan her an destekçisi.

Vatan eşittir biz…

Kanattıkça kanatıyor düşman,

Açtıkça açıyor yaraları.

Merhemimiz tövbe.

Sürüyoruz,

İyileşiyoruz.

Şükrediyor bir oluyoruz.

İyileşiyoruz.

Kanasak da kazanıyoruz.

Biz ölmüyoruz!

Birken bin,

Binken bir oluyoruz.

Rızaya doğru koşuyoruz,

Biz kazanıyoruz…

 

ŞEHİDİME SELAM OLSUN

 

Bir ana ki 3 aylık bebeği kundakta,

Bir evlat ki hasta anası yatakta.

Ya Rabb vatan işgal altında…

Bir talebe ki kitapları elinde,

Bir gelinlik kız ki elleri belinde,

Ya Rabb vatan tehlikede…

Bir halk ki imanı yürekte,

Hepsinin inancı göklerde,

Düşman eşikte.

Bir Allah ki yerde ki Allah Allahları işitmekte,

Bir Rahman ki kullarının şahından girmekte,

Bir Rahim ki merhametini sahaya indirmekte.

Allahuekber.

Zafer İslamiyetindir!

Allahuekber.

Sancak Türklerin

Bayrak göklerindir.

 

ADİL DEĞİL HAYAT

 

Sağ yanım insan kaynıyor,

Sol yanım boş.

Adil değil hayat!

Dengemi sağlayamıyorum.

Yıkılmayım diye ödün veriyorum.

Sol yanım,

Tek sığınağım,

Yıkılma.

Bugün değilse yarın,

Yarın değilse ertesi gün,

Ama elbet bir gün.

Güçleneceksin.

Galip geleceksin.

 

 

 

O AN

En çok, yalnız kaldığında aklına gelir tüm anılar.

Ve en çok, o zaman canın yanar.

En çok, yalnızlığında duyarsın iç sesini,

Seni kemiren o şeyi, en çok o anda hissedersin.

Girilmez hayallere en çok o anda girersin,

Çıkmaz sokaklarda en çok o anda kalırsın.

Ve en çok o anda seversin,

Yine aynı anda da nefret edersin.

O anda sövdüğüne aynı anda dua edersin.

Ve en çok yalnız kaldığın,

Evet yalnız kaldığın işte o anda,

Affedersin…

 

ANILAR

 

Anılar…

Yük olmamalı insanın omzuna,

Gönlüne servet olmalı.

Acıtmamalı,

Kanatmamalı,

Sardıkça sarmalı,

Okşadıkça şefkat pınarları akmalı.

Kırmamalı,

Sensizlikten beri yetim kalan bu gönlü incitmemeli.

İnci gibi değer biçmeli.

Hüzünle değil,

Hasretle anılan olmalı.

Öfkeyle kuruyan değil,

Sevgiyle yeşeren tohumlar ekmeli…

 

RENGARENK

 

Balonlarımı verin bana…

Rengarenk,

Gökyüzüyle arkadaş balonlarımı.

Çocukluğumu,

Saflığımı.

Alın verdiğiniz bunca şeyi

Kini, makamı, hırsı ve nicesini…

Hepsi sizin olsun!

Balonlarımı verin bana…

Rengarenk,

Gökyüzüyle arkadaş balonlarımı.

Gönlümü emanet verdiğim balonlarımı.

Alın bende neniz varsa

Gönlümü geri getirin bana.

 

 

 

 

ZOR ONURLULUK

Böyle olmak zorunda mıydı hayat?

Ölmek zorunda mıydı çocuklar

Ya da ağlamak,

Ne kadar düşmeliydi bir ananın payına.

Gencecik kızlar,

Giymeden bembeyaz gelinliğini,

Simsiyah bir alına boyanmak zorunda mıydı?

Ya da incecik gerdanı

Bir ipe dolamak şart mıydı?

Zorunluluk muydu tüm bunlar?

Yoksa...

Neyse.

 

DÜŞÜNÜN

 

Alnına silah dayanmış bir çocuk,

Çocuk kefenine sarılmış bir ana,

Elinden bir şey gelmediği için

Yıkık duvarın köşesine çökmüş bir baba.

Düşünün…

Sürekli kanayan bir yara.

Düşünün...

 

ÇOKÇA

Sevmek,

Bir papatyanın yapraklarına sığamayacak kadar çokça…

Yaşamak,

Zamana sığmayacak kadar çokça…

 

GERİYE NE KALDI

 

Balonlarımız vardı bizim,

İpin ucuna poşet bağlayarak yaptığımız

Uçurtmalarımız vardı.

Sanki karda kaymak için

Tüm komşular sığabilelim diye yapılmış

Kocaman tahtadan merdivenlerimiz vardı.

Oturup yaprak saralım diye inşa edilmiş

Müstakil evlerin iki merdivenli giriş balkonları vardı.

İki yumurta istemek için

Kapısını rahatça çalabileceğimiz komşularımız vardı.

Dostluk vardı,

Samimiyet vardı,

Umutlarımız vardı…

Şimdi ise geriye ne kaldı?

 

 

 

BIRAKMADILAR

 

Bize en büyük kötülüğü yaptılar üstat

Ne dövdüler

Ne sövdüler

Ne yaktılar

Ne yıktılar

En büyük kötülüğü yaptılar

Düşünmeyi unutturdular

Her anımızı doldurdular da

Bize bir an bile

Düşünmek için yer bırakmadılar.

 

KUSUR

 

Kusursuz beyne sahipken

Kusurlu işlerde en önde olan

Yaratıklar isek

Bir yerde bir sıkıntı var demektir…

Beyni veren tüm kusurlardan noksanken

Kusurun kimde olduğunu aramanın

Kusur olduğunu bilmemekte

Bir kusurdur tabi…

 

YAZIK

Hiç baktın mı öldürmeden önce

Gözlerinin ta içine

İçinde mi yanmadı masumlara kıyarken

Vicdan tüm insanlar için değil miydi oysa ki

Evrensel bir kavram değil miydi insanlık

Dünyanın her yerinde gözetilmiyor muydu merhamet

Ne düşünüyordun

Onlara boylarından büyük silahı doğrulturken

Ya da ne anlıyordu onlar

Ne anlamalarını bekliyordun

Oyun sanıyorlardı belki de

Amcalar şaka yapıyordu onlara

Söylemeyecekler mi sanıyordun

Tüm yaptıklarınızı Rahman’a

Görülmediğini mi sanıyordun

Kaybeden onlar mıydı sen mi

Yazık

Bunun bile farkında değildin…

 

KİM KAZANDI

 

Ne oldu

Birbirinizi vurup kırdınız da

Kim kazandı,

Bir bakın etrafa.

Harap olan dükkanlarda bizim

Ölen evlatlarda

Bağrı yanan analarda bizim

Ocağına ateş düşen babalarda

Yetim kalanlarda bizim

Dul kalanlarda…

Kim kazandı

Söyleyin bana…

Yoksa eğer söyleyecek cesaretin

Ben söyleyeyim sana

Sen kaybettin güzel kardeşim…

Kazanan batı haini de

Gülüyor olaylar karşısında!

 

 

EBEDİ ÖZGÜRLÜK

 

Teslim olduk biz

Ebedi özgürlüğe

Koyduk alnımızı secdeye

Yükseldik arş-ı alaya

Teslim olduk biz

Ebedi özgürlüğe

Bir duada ulaştık

Bir gönülden diğer bir gönle

Teslim olduk biz

Ebedi özgürlüğe

Kurban ettik tüm dünyayı

Hiç göz kırpmadan

Ebedi özgürlüğün sahibine…

 

BİR GÜN YAKALANACAĞIM

 

Bir suçlu gibi kaçıyorum

Sanki sürekli ardımdan biri geliyor

Ve aniden yakalayacak gibi…

Aniden bulacak

Ve kaçışım boyunca aldığım nefese kadar soracak…

Evet geliyor kardeşim

Ölüm geliyor ardımdan.

Henüz bulamadı ama bir gün

Ansızın yakalayacak beni

Ve işlediğim işlemediğim

Her şeyin hesabını vereceğim

Adalet makamına çıkaracak…

 

 

 

 

 

ACZ HALİME

 

Kime anlatırsam anlatayım

Bir dua kadar fayda sağlar derdime

Ben esas dert sahibine anlatayım

Derdimi de dermanımı da bilene

Yardım eder bu

Acz halime…

 

KİMSE

Bir çocuk düşün

Bir de mermi

Ya da düşünme

Kimse düşünmesin bu ikisini aynı karede

Aynı beyinde

Aynı anda düşünmesin…

 

TREN GARI

Beklemek illa tren garında

Sevdiklerini uğurlayanlar için değildi ki

İnsan bazen

Bir tebessüm beklerdi yarinden

Güven beklerdi dostundan

Sıcaklık beklerdi yuvasından…

Beklerdi ne bileyim işte…

Bekleyişler için illa uğurlayışlar olmamalıydı

En azından insan yüreğini uğurlamamalıydı…

 

SOR

Doğum acısı zordur anaya…

Ama sen sor bir acıyı esas vatandan ayrılana…

Biz gördüğümüzün acısından söz ettik hep.

Ama verdiğimiz sözü tutmak için gelmek dünyaya

Kolay mı sen sor bir evlada…

Sor…                                              

Hasretliği ona sor…

Sevdiğinden ayrılmayı ona sor…

Vatan özlemini ona sor…

Dünya müminin cehennemiyse eğer

Esas cehenneme gelene sor…

 

UNUTMA

An olur her şeyi yapma cesareti gelir bedenime

Sonra bir ses işitir kulağım

Kur’an-ı Azimüşşan

Ve irkilir tüm bedenim

Kendine gel

Yolunu unutma

Yolcu olduğunu unutma

Yolun sonunda kime varacağını unutma

Ve tüm içtenlikle

Bütün zerrem hissedene kadar bir titreme sarar bedenimi

Ve alnımı koymamla secdeye

Arşlara yükselir bedenim

Tek bir cümle çaredir yaralarıma

Tövbe Ya Rahman tövbe…

 

NİYET

Niyet ettim Rabbim…

Bir akşam vakti namaza

Hz. Hüseyin’in sabra

Aç kalmış tüm canlıların bir lokmaya niyet etmesi gibi…

Niyet ettim Rabbim

Kire bulanan bedenin arınmaya

Sıcağın soğuğa

Gecenin gündüze

Gönüllerin birbirine niyet etmesi gibi

Niyet ettim Rabbim

Rızanı kazanmaya…

 

GÜÇ

Ekmek olmak isterdim bir fakir sofrasında

Ateş olmak isterdim

Sokağın ortasında yatanın yamacında…

Su olmak isterdim bağrı yanan gönüllere…

Para olmak isterdim

Evladının gözü meyveye bakarken

Cebinde beş kuruş parası olmayan babaya…

Mont olmak isterdim

Yamalarını saklamak için çırpınan öğrenciye…

En çok istediği oyuncak olmak isterdim

Çöpte bulduğuyla yetinen çocuğa…

İsterdim işte!

Gücümün yettiği yerde

Bir masumun yüzünde ki tebessüm olmaya…

 

 

TEVEKKÜLDE AŞK

 

Neydi aşk?

Gece gözüne girmeyen uyku

Duyduğun karın ağrısı

İnceden bir sızı…

 

Bekleyiş

Sabrediş

Nasipten öte yolun olmadığını bilerek

Nefsine karşı verdiğin direnişti

Aşk…

 

Uykusuz kalışın

Bazen pişmanlığın

Bazense yüzünde ki anlamsız gülüşün sebebiydi

Aşk…

 

Denizlere anlattığın

Martıların, dalgaların

Seninle beraber hissettiğiydi

Aşk…

 

Yaradan’a tevekkül

Dualarda yalvarış

Dilinin nasip deyip de

Gönlünün inşallah dediğiydi

Aşk…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
İsmail Tekpınar
Nursan Gül Annaç
Fazlı GÜVENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  18 Kasım 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net