23 Haziran 2017 Cuma
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Meclis güçsüzleşirse sokak güçlenir
Meclis güçsüzleşirse sokak güçlenir
Ramazan Bayramı'nda Beslenme Uyarıları
Ramazan Bayramı'nda Beslenme Uyarıları
Kırıkkaleliler Antalya'yı Tercih Ediyor
Kırıkkaleliler Antalya'yı Tercih Ediyor
Kadir Gecesi'nde Camiler Doldu Taştı
Kadir Gecesi'nde Camiler Doldu Taştı
  YAZARLARIMIZ
ŞİMDİ ORADA YAŞAMAK VARDI
03 Mayıs 2016 Salı Bu yazı 6532 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Miraç Gecesi, Recep ayının 27. gecesidir. Miraç mucizesi, hicretten bir buçuk yıl önce, 621 yılı başlarında vuku bulmuştur.

            Olayın iki aşaması vardır.

            Birinci aşamada Hz. Peygamber (s.a.v) Mescidül-Haram'dan Beytü'l-Makdis'e (Kudüs) götürülür. Kuran’ın andığı bu aşama, gece yürüyüşü anlamında isra adını alır. 

            İkinci aşamayı ise Hz. Peygamber (s.a.v)'in Beytü'l-Makdis'ten Allah'a yükselişi oluşturur. Miraç olarak anılan bu yükselme olayı Kuran’da anılmaz, ama çok sayıdaki hadis-i şerif’de ayrıntılı biçimde anlatılır. 

            Allah resulü Sabahleyin Mescid-i Haram'a çıkıp Kureyş'e haber verdi. Hayret etmek ve kabul etmemekten kimi el çırpıyor, kimi elini başına koyuyordu. İman etmiş olanlardan bazıları dönüp dinden çıktı. Birtakım erkekler Ebu Bekir'e koştular.
            Ebu Bekir; "Eğer o, bunu söylediyse şüphesiz doğrudur" dedi.

            Onlar: "Onu bu konuda da mı tasdik ediyorsun?" dediler. 

            O da: "Ben onu bundan daha ötesinde tasdik ediyorum, sabah akşam gökten getirdiği haberleri yani peygamberliğini tasdik ediyorum" dedi. Bunun üzerine kendisine Sıddık unvanı verildi. 

            Hepimiz miraç hadisesini mutlaka okumuş, dinlemiş ve öğrenmişizdir. Şükürler olsun bizler Allah ve Resulüne iman ettiğimiz için asla içimizde miraç ile ilgili şüphe yoktur ve olmaz.

            Allah’ın resulünün arkadaşının dediği gibi biz Peygamberimiz ne derse ona iman ederiz elhamdülillah.

            Bu miraç kandilini şimdi Mekke’de Medine’de yani kutsal topraklarda karşılamak, kutlamak ve değerlendirmek vardı.

            Sabah erkenden kalkıp önce Arafat’a gitmek, Hz  Adem ve Hz Havva anamızı anmak, ardından Nur dağının eteklerinde Hz Cebrail’in ilk vahyi getirdiğini düşünüp, hemen ardından Sevr dağının eteklerine gitmek ve orada Hz Ebu Bekir’in sadakatini yaşamak vardı.

            Kâbe’ye koşmak, ayaklarımız patlayıncaya kadar tombik tombik yürüyerek tavaf yapmak vardı. Hacerul-esved’e ufak minnacık dokunup, Mültezem’e yapışmak, gözyaşlarını ırmak yapmak vardı. Kabe’nin kapısına asılmak, hicri İsmail’de girmeye zorlananları oraya girdirenler ile iki rekat namaz kılmak vardı.

            Makam-ı İbrahim’in hemen yanında vatana, millete, devlete, hükümete, bayrağa, ezana bekası için dua ederken, dua da zaferleşen hacılar gibi hainlerin, birliğimize kast eden her türlü terör örgütü ve yapılanmaların Rabbimin Kahhar isminin tecellisi için Rabbimize yalvarmak vardı.

            Zemzem içerken şifa dilemek, Safa Merve arasında say yaparken kalbimiz gönlümüz tüm varlığımızı ibadete adamak vardı.

            Ravza’da namaz kılıp, Peygamberimize memleketin ve memlekettekilerin selamını iletmek ve onun safında yer almak vardı.

            Uhud  dağında Hz Hamza’yı anmak, Kıbleteyn’de kıblemizi tescillemek, Kuba’da bir kerpiçte biz koyalım derdinde olmak vardı.

            Cennetül Bakide duamıza anamızı babamızı şehitlerimizi ve tüm geçmişimizi almak ve anmak vardı bu miraç kandilinde.

            Miraç’a iman ettik elhamdülillah ve bu iman kadar sevimiz olan devlet, Milet, bayrak, ezan sevimizi artırdık elhamdülillah, onlara hainlik edenlere nefretimizi de katladık elhamdülillah.

            Bu duyguları bu günde yani Miraç’ı orda! Kâbe’de Ravza’da yaşamak vardı.

            Selam ve dua ile…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
İsa  -  05-05-2016 - 18:15
Siyasetten uzak bir yazı. Ama Hz.Ebubekir (R.a) yerine Ebubekr kullamanızi yadırgadım doğrusu.Sayın Haydar Başın bir programda Haydar Baş Hz.Muhammed ( S.a.v ) \"e Muhammed diye söyleyince seyircilerden biri onuruna yedirememis ve demişti ki Hz.Muhammed(S.a.v ) sınıf arkadaşın mı demişti.Tabii oradaki Haydar baş taraftarları adama saldırmış ve o yerden dışarı atmışlardı.Demek ki haksızlığa tahammül edemeyen kişi azda olsa çoğunluk sayılır.Haksızlık karşısında susan çokta olsa azınlık sayılır.
ahmet  -  04-05-2016 - 06:50
Ayni duygulari paylasiyorum.aynilarini.sizin ve sizin gibi dusunnenlerin ve butun ehli sunnetin ummeti MUHAMMEDİN miraç kandili mubarek olsun. İsra yuruyus mirac yukselmek anlamina geliyor.yukselmek dertle oluyor ALLAH c.c hepimize dinimizi dert edinip yasayarak daha guzel yasamaya calisarak emribil maruf nehyianil munker yaparak yukselmeyi nasip etsin.
Nazır LAÇİN   -  03-05-2016 - 14:58
ALLAH razı olsun yazıyı okuyunca insan kendini kabede taaf yapıyor hissediliyor, herkeşe gitmek nasip etsin.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hüseyin Güney
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Yasin TAŞ
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  22 Haziran 2017 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net