22 Ocak 2018 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Mehmetçik'e Manevi Destek
Mehmetçik'e Manevi Destek
Kırşehir-Kırıkkale Yolunda Kaza
Kırşehir-Kırıkkale Yolunda Kaza
Azminiz Bu Ülkenin En Büyük Teminatıdır
Azminiz Bu Ülkenin En Büyük Teminatıdır
Başvurular Başladı
Başvurular Başladı
  YAZARLARIMIZ
AK Parti Karıştı, Ya Kırıkkale
05 Mayıs 2016 Perşembe Bu yazı 33385 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Son günlerde Ak Parti belki de en belirsiz dönemlerini yaşıyor. 7 Haziran seçim sonuçları ardından başlayan suçlu arama kampanyası, 1 Kasım seçim sonrası kahraman arayışına girdi. 7 Haziran öncesi Abdullah Gül’e dolayısı ile Ahmet Davutoğlu’na yakın kesim Erdoğan sahaya çıktı ondan oy düştü derken, Erdoğan’a bağlı grupsa oylar daha aşağıdaydı Erdoğan sayesinde yükseldi tezlerini ortaya sundu. 1 Kasımda Ak Parti yeniden %50 bandına çıkınca bu sefer Davutoğlu ekibi oyları Davutoğlu’nun artırdığına dikkat çekerken, Erdoğan ekibi ise oyun tamamen Erdoğan’a ve istikrara ait olduğunu söyledi.

 

Bu tartışmalar kulislerde sürekli konuşulurken ortam hızla gerilmeye başladı. Ak Parti’de ki bu liderlik tartışmaları 7 Haziran sonrası yapılan Kurultayda da ayyuka çıktı. Davutoğlu kafasına göre kendisine yakın MYK kurarken Erdoğan ani bir hamle ile Binali Yıldırım’a delegelerden imza toplattı. Bu hamle karşısında şaşıran Davutoğlu Erdoğan’a teslim oldu ve MYK listesi Erdoğan’a tam bağlı isimlerden oluşturuldu.

 

Aslında bu Kurultayda Davutoğlu tavsiye edilecekti. Ancak bu seçimin bir yenilgi olduğunu kabullenmek ve olası bir bölünme de Ak Partiyi tarihe gömmek olacaktı. Erdoğan ileriyi görmüş olacak ki MYK listesini kendi ekibi ile doldurup istediği kararları geçirme noktasında Davutoğlu’na üstünlük kurdu. Ancak bu durum bile Davutoğlu’nun liderlik egolarını etkilemedi. Çevresindekiler sürekli %50 oyun kendisine ait olduğunu söyledikçe Davutoğlu’da bu yalana inanır oldu. Gizliden gizliye Erdoğan’la liderlik yarışına girdi. Davutoğlu’da Gül, Arınç ve Atalay gibi başkanlık sistemine karşı durdu, kameralar karşısında bunu deklare etmese de Başkanlık sistemini hiç ağzına almadı.

 

Kulislerde dolaşan gerilim haberleri geçtiğimiz günlerde sıcak bir kararla her yerde konuşulur oldu. Öyle ki artık Ak Partinin gizli kavgası ayyuka çıkmış ve herkesçe konuşulmaya başladı. Ak Parti Genel Merkezi İl Başkanlarını Görevden alma ve atama yetkisi Genel Başkandan alıp MYK’ya verdi. Belli ki birçok İl Başkanı görevden alınmak isteniyordu ve Davutoğlu buna direniyordu. Yada alınan İl Başkanlarının yerine yapılanan atamalar Erdoğan’ı rahatsız ediyordu. Ak Partide büyük bir operasyon olacağı ve 7 Haziran’ı yaşatan ekiplerin partiden temizleneceği aşikârdı ancak Davutoğlu ve Erdoğan ekibinin bu kadar uç noktalarda olduğu görülmüyordu.

 

Karar sonrası Davutoğlu medyaya bu kararı kendisinin aldırdığını söylerken, kulisler de ise Davutoğlu’nun artık bittiği anlatılıyordu. Bir gün sonrasında Grup toplantısında Davutoğlu’nun durumdan ne kadar rahatsız olduğu ortaya çıktı. Tarihin en kısa grup konuşmasını yapan Davutoğlu mimik ve hareketlerinden panik haldeydi. Öyle ki bulunduğu kürsü ona dar geldi ve sadece 26 dakika konuşarak toplantıyı bitirdi. Bu toplantının ardından kulislerde bu sefer de Davutoğlu’nun istifa edeceği bilgisi yayılmaya başladı. Grup toplantısından bir gün sonra ise bu sefer Davutoğlu’nun istifa ettiği ve istifasını geri çekmesi yönünde telkinler aldığı yönünde haberler akmaya başladı. Tüm bunlar yaşanırken Cumhurbaşkanı ile haftalık olağan görüşmesi bir gün önceye çekildi ve Erdoğan’la Davutoğlu Beştepe’de buluştu. Ne konuşuldu bilinmez ancak Kurultay kararı alındığı bariz gibi görünüyor.

 

Kurultay kararı bir yana Binali Yıldırım, Bekir Bozdağ ve Berat Albayrak üçlüsünden birinin Genel Başkan olacağı yönünde haberler bile akmaya başladı. Bana kalırsa Binali Yıldırım köprü, yol gibi ihale işlerinin başında olduğundan ve oğlu ile ilgili kısa süre önce çıkan haberlerden dolayı genel başkan olmaz. Berat Albayrak ise Erdoğan’ın damadı olduğundan ve saltanat söylemlerinin artacağından dolayı düşünülmez. Her ne kadar Binali Yıldırım herkes için favori olsa da Erdoğan’ın her zaman sağ gösterip sol vurduğunu düşünürsek bu zamana kadar sadakatinden asla taviz vermemiş olan Bekir Bozdağ bana öre en yakın aday.

 

Neyse bunlar ulusal konular, gelelim Kırıkkale’ye… Tüm bunlardan Kırıkkale nasıl etkilenir? Bana kalırsa Kırıkkale bu olayların tam ortasında. Öyle ki Davutoğlu ve Erdoğan ekibinin Kırıkkale’de de karşı karşıya olduğunu söylemek mümkün. Gelin kısa bir zaman yolculuğuna çıkalım. 7 Haziran sonrası Kırıkkale’nin 2-1 olması ile yaşanan sürece bir göz atalım. Mehmet Demir ekibi olarak dile getirdiğimiz ekip her yerde bir algı oluşturdu biz olsaydık 3-0 yapardık biz 2011 de 3-0 yaptık gibi şeyler söylediler. Biz başarılı idik Akçay başarısız gibi sözlerden bahsettiler ve Mehmet Demir’i Kırıkkale için beklenen adam ilan ettiler. Başarılı bir siyasetti. Oğuz Kaan Köksal gibi bürokrasi kökenli bir siyasetçiye karşı Demir gibi esnaf olan ve tüm kökleri şehirde olan bir isimi kurtarıcı olarak göstermek ve halkı bu algıya sürüklemek ekibi için kolay oldu.

Kurultay sürecinde Erdoğan ekibinin MYKda çoğunluk olması ve Can-Demir ikilisinin bağlı oldukları Bekir Bozdağ’ın etkin rol alması işlerine geldi. 1 Kasım seçimleri kapıya dayandığında Can ve Demir’in listeye girmesi herkesçe kısa bir şok etkisi yarattı. Mürsel Akçay il başkanı, Mehmet Saygılı Belediye Başkanı iken İl Başkanlığından istifa ederken Beşir Atalay’ı kastederek Sayın Bakan’a hakkımı helal etmiyorum sözlerini kullanan Demir’in listede olması herkesçe şaşkınlıkla karşılandı.

 

Aslında Demir’in listede olması Ak Parti Genel Merkez siyasetine bakınca şaşırılacak bir durum değildi. Ancak Kırıkkale siyasetine bakınca istifa ettiği sırada kullandığı cümleler bakımından bitti denilen Demir’in listede olması şaşkınlık yarattı. Sonrasında Demir’in siyasi manevraları sayesinde seçimin 3-0 sonuçlanması ile Kırıkkale Siyasetini Demir-Can ikilisinin dizayn edeceği bariz ortaya çıktı.

 

Esasen herkes biraz daha erken operasyon bekliyordu dolayısı ile adaylar çok erken ortaya çıktılar. Herkes Akçay’ın istifasını beklerken Akçay Sokak sokak esnaf gezilerine devam ediyor seçimde dahi olmadığı kadar halkın içinde ben İl Başkanıyım mesajı veriyordu. Bu durum devam ettikçe Demir-Can ikilisine yakın isimler sabırsızlanıyordu. Belli ki genel merkezde kapalı kapılar ardında yaşanan kavgalar Kırıkkale siyasetini derinden etkiliyor ve Davutoğlu muhtemelen Beşir Atalay referansı ile Akçay’ı görevde tutuyordu. Ancak aradaki gerilim ise her geçen gün biraz daha tırmanıyor, söylemler her seferinde biraz daha ağırlaşıyordu. Bunun en ağırını ise İl Genel Meclisi Başkanlığı seçimlerinde yaşadık. 2 yıl önce yağılan seçimde Demir İl Başkanı ve Demirin Adayı Çaykara idi. Karşı grubun adayı ise Şerafettin Atalay oldu. Demir tek aday gitmek için çabalasa da bunu gerçekleştiremedi ve tarihi bir seçim yaşandı. Çaykara ve Atalay 11’er oy alırken tekrar seçimde de sonuç değişmedi kura ile Atalay zaferle ayrıldı. Bu seçimde de herkes kinini içinde tutmuş olacak ki İl Başkanı Mürsel Akçay’ın adayı Şerafettin Atalay’ın karşısına Demir-Can destekli Çaykara aday yapıldı. Kulislerde bel altı atışmalar aşırı şiddetli devam ederken seçim günü konuşulanlar uzun zaman hafızalardan çıkmayacak nitelikte idi.

 

Şerafettin Atalay, Demir taraftarı Yaşar Çavuşoğlu hakkında ki iddiaların soruşturması için Savcılığa suç duyurusunda bulunulmasını tüm basın ve izleyiciler önünde onaylattı. Arkasından yeterli destek göremediğinden dolayı adaylıktan vazgeçtiğini şerefsizlerle, hırsızlarla mücadeleme her zaman devam edeceğim sözleri ile duyurdu. Bu taraftan bakınca Atalay bu ifadeleri kullandı belki salona girene kadar aday olmayı düşünüyor ve plansız bir konuşma yapıyordu ama içini dışına vuruyordu. İçinden geçenleri o gün çok sert ifadelerle dile getiriyordu.

Bir gazeteci olarak hırsızlar sözünü kurcalamayı her zaman kendime görev sayarım. Sosyal medya hesabımda o gün Atalay’ı bu hırsız ve şerefsizleri açıklamaya davet ettim. Ancak Atalay tarafından hiçbir açıklama yapılmadı. Sonraki günlerde İl Genel Meclisi Üyelerini araştırırken çok ilginç bir belgeyle karşılaştım. İl Genel Meclisi Üyelerini kendi adlarına iş almaları kanunen yasak iken bu yasağın ihlal edildiğini ve bir İl Genel Meclisi üyesinin Milli Eğitimden iş aldığı bilgi ve belgelerine ulaştım. Büyük bir infial yaratacağından belgeyi açıklamadan sosyal medyamda Milletvekilleri ve İl Başkanlarına bir çağrı da bulundum ve bu işi araştırmalarını ve kamuoyunu aydınlatmaları çağrısında bulundum.

O gün seçim olmadan önce Akçay’ın grubunu partiye çağırdığı ve grup toplantısı ile ortak aday çıkartma teklifinde bulunduğunu ancak Çaykara destekçilerinin bu çağrıya olumsuz cevap verdiklerini öğrendim. Belge hakkında hiçbir kimseden ses çıkmazken Teşkilatın bu konuda hiçbir araştırma yapılmadığını gördüm.

 

Maalesef Ak Partinin kendi içerisinde ki hırsızlarla mücadele etmediğini ve yalnızca seçimde karşı karıya gelmeleri durumunda bu tür şeyleri konuştuklarına şahit olduk. Laf açılmışken anlattım bu olayı ve tekrar bir çağrı ihtiyacı duydum, kim kanunsuz iş yapıyorsa Milletvekilleri ve İl Başkanlarına düşen bu kanunsuz işleri ortaya çıkartmaktır. Aksi halde bu suça ortak olmaktır.

 

Vali’nin de yaş haddi nedeni ile emekli olması Beşir Atalay referanslı kişilerin bir bir görevlerinden uzaklaştıklarını görüyoruz. Belli ki Davutoğlu’nun üstü çizildi. Kimsenin kollanacak bir güç kalmadı. MYK’ya kalırsa Akçay gider. Görünen o ki Ak Parti Mayıs sonunda Kurultay yapar ve hemen arkasından çok büyük bir İl Başkanları operasyonlarına girişir. Milletvekilleri ve Teşkilat arasında ki uyumsuzluk bahane edilir ve Akçay görevden alınır.

 

Şimdi yazımı okuyanlar Akçay’a karşı diye düşünebilir. Kimseye karşı değilim zaten ben Ak Partili de değilim. Kimin İl Başkanı olması beni de hiç ilgilendirmez. Ancak, bir gazeteci olarak gördüğümü de yazarım. Gördüğüm budur, aksini düşünen varsa açıklama yapabilir.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
İsa  -  23-05-2016 - 17:59
Bekleyip göreceğiz çok kişi Bekir Bozdağ başbakan olur bekliyordu.Ne oldu.Mürsel Akçayın konuşmasına gerek yok hareketleri ile konuşuyor.Yok o bitirmiş yok bu bitirmiş.Mehmet Demir milletvekili adayı olduğunda il başkanı değildi.Aç biraz tarih oku Veli bey aday iken kimi desteklemiş.Ha şunu diye bilirsin siyasetin fıtratında var diyebilirsin ona bir şey demem.Örnek Kurtumuş,Soylu,Türkeş bunlara örnek gösterebilirsin ama yok desteklemedi demen boş.Tekrar diyorum bekleyip göreceğiz .il başkanı olarak devam ediyor mu etmiyor mu?Siz hayal kurmaya devam edin.
Analizci  -  22-05-2016 - 20:23
İsa Mürsel Akçay\'ın arkasında Sayın Erdoğan var demişsin. Allah aşkına sen buna inandın mı. Akçay\"ın arkasında bir tek Beşir Atalay ve Nihat Gökbulut vardı, onlar da artık krndilerini kurtarsınlar. Bekir Bozdağ hiç bir şey yapamaz demişsin, buna çok güldüm, hem Ramazan Canı hem Mehmet Demir\'i listeye kim aldı. Daha vahimi ve iftira olanı ise Sayın Demir\'in başka partiye çalışmış olduğunu söylemen. Çok garip en son belediye seciminde Demir Ak Parti İl Başkanı vr o seçimlerden sonra yapılan genel seçimde Milletvekili oldu. Ve sonunuzu hazırlıyor, sakin olun arkanıza yaslanın ve izleyin
İsa  -  09-05-2016 - 19:04
Çok gözlersiniz.Hala anlamadınızda ne diyeyim.Bir kere Mürsel Akçayın yerine kimse geçemez.Neden Çünkü onun arkasında Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan var.Buna Sayın Bekir Bozdağa bir şey diyebilir mi?Hele hele Akp li Belediye başkanı yerine başka partinini belediye başkan adayını destekleyen Demir hiç birşey diyemez.Mürsel Akçay için.Bazıları çook bekler.Mürsel Akçay gidecek biz yerini alacağız diye çook..
Analizci  -  06-05-2016 - 14:56
Mustafa Babayiğit İl Başkanlıģını bitirmiş. Mürsel Akçay uzatmaları oynuyor. Yeni dönemin en etkili isimlerinden birisi Bekir Bozdağ olacak. Kırıkkale\'ye geldiğinde Babayiğit\'i yanından ayırmamıştı. Herşey belli, Mürsel Akçay\'da biliyor bunu. Zaten inanmasa açıklama yapardı...
İsa  -  05-05-2016 - 17:55
Sayın Fuatavni f yi takip edenler akp de neler olduğu ,olacağı günler,aylar hatta yıllar öncesinden öğrenebilir.Hatta hükümette,devlette ve siyasi partilerde.Mesala ne demiş daha önce Mhp hakkında sayın Devlet Bahçeli Mhp nin oylarını düşürecek demiş hatta daha ileri gitmiş bu şekilde giderse baraj altına kadar gider demişti.Bunun için muhalefet bir türlü muhalefetlik yapamadığından sayın Mhp başkanı ve vekilleri akp ye muhalefet yerine destek olduklarından kaybetmeyi tercih etmiş oluyorlar.Bunu gören Mhp lilerde madem öyle ben niye Mhp ye vereyim zaten o Akp yi destekliyor deyip Mhp yerine Akp yi tercih etti.Kırıkkalede 11000 oy kaybetti.E şimdi herşeyin bir sonu vardır.Tabii ki partilerinde sonu olacak.Hic bir fani baki olmaz.Tarih neleri gösterecek ve neleri daha kaydedecek görüceğiz.
abidin  -  05-05-2016 - 17:46
Tam doğru bir tespit. Yazının tamamına katılmamak imkansız. Can_Demir ikilisi şu anda yeni il başkanı kim olacak onu düşünüyorlar.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
Şevket ÖZSOY
Hakan Gökkaya
Meltem Yıldız
Canan Akdeniz
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  22 Ocak 2018 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net