20 Kasım 2017 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
  YAZARLARIMIZ
SEMPOZYUMLARIN SONUÇLARI
11 Haziran 2016 Cumartesi Bu yazı 5326 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Çeşitli zamanlarda değişik sürelerde, muhtelif yerlerde ve konularda sempozyumlar tertip edilir. Bu etkinlikler belli bir zaman öncesinden de ilgileneceklere bildirilir. Bizler de konusuna - zamanına ve süresine göre, elden geldiğince bunlara iştirak etmeye ve bilgi sahibi olmaya, bunu da kamuoyuyla paylaşmaya çalışırız. Belirlenen zaman ve mekânda etkinliği hazırlayan kurum veya kuruluşun üst düzey bir yetkilisi (muhtemelen Genel Müdür) ü genel olarak açış konuşmasını yaparak program başlar. Devamında da protokol sırasına ve iştirak edenlere göre bakan veya bakanlardan ve milletvekillerinden itibaren, varsa misafir üst düzey bürokrat – başkan – vs. den sonra, şayet gelmişse başbakan konuşur. Bu arada programa davetli olup ta iştirak edemeyenlerin telgrafları ve başarı temennileri okunur. Sonra da organizasyonla ilgili plaketlerin takdimi yapılarak birinci etap sonuçlandırılır. Hemen her sempozyumun açılış seremonisi, o dönemin ilgili bakanları – milletvekilleri ve bürokratlarından müteşekkil bir kadronun iştirakiyle şov’ a dönüşen gösterişle ve adeta ‘’ körler – sağırlar, birbirini ağırlar ‘’ tarzında başlayıp devam ediyor. Sonra da iştirak ederek kendisini gösterenlerin adeta çil yavrusu gibi ortadan kaybolmalarıyla kalır. Bunun arkasından sempozyumun konusuyla alakalı, varsa sergisi gezilir. Ondan sonrada yine program yoğunluğuna göre eş zamanlı olarak değişik salonlarda oturumlar başlar. Konularına göre çeşitli bilgi sahipleri, akademisyenler, ilgili konular hakkında ilgili ve bilgili bürokratlar ve yurdun dört bir yanından gelenlerin iştirakiyle devam eder. Özellikle bazı belli konularda yıllardan beri devam ettiğim sempozyumlardaki gözlemlerimin sonucuna bakınca, adeta ’’ bir arpa boyu yol alınmadığı ‘’ nı görmenin üzüntüsünü taşıyorum! Zira aynı konuların düzeltilmesi yönünde ileri sürülen fikirlerin hâlâ tekrarlandığını görmek insanı üzüyor! Karayolu – Trafik ve Eğitim konulu bir sempozyumu takip ediyorsun. Karayolu konusunun işlendiği salonda, aksaklıların başında karayollarındaki altyapı eksikliklerinin gündeme getirildiği bir ortamda, bunu kendileri de dile getiriyor ve kabul ediyorlar. Ama bir kaza sonunda, genellikle yol hataları suç % oranında pas geçiliyor! Çünkü kazada yol – araç ve sürücü faktörlerinden, taraf vatandaş olduğu için, suçlanması daha pratik oluyor! Trafikle ilgili kısmın görüşüldüğü bölüme bakıyorsun. Bu kısımda Emniyet işin denetim ayağını oluşturan, en sondaki bir birim. Üstelik bir olay vukuu bulup ta intikal ettiği zaman zaten iş işten geçmiş demektir. Kaldı ki sürücü gerekli eğitimini ve belgesini (ehliyetini) aldıktan sonra karayoluna çıkıyor. Tabii ondan sonra olanlar oluyor! Karayolu ve Trafik dediğimizde buna iştirak eden unsur olarak insan faktörü gündeme geliyor. Dolayısıyla bu durumda o kişinin kişiliği ve eğitimi cephesindekilerin durumu ve konumu tartışılır. Kaza istatistiklerine göre % 87 – 90 oranında sürücü hatasından oluşan olaylara bakınca, bu durumun düzeltilmesinin eğitime dayandığı gün gibi aşikâr oluyor. Mütemadiyen yazıyor – söylüyor duruyoruz. Avrupa ülkelerinde elin oğlu Anaokulundan itibaren trafik eğitimini tatbiki olarak verirken, adından gayrı Milli olmayan bizim eğitimde, kısmen ilköğretimde seçmeli göstermelik ders olarak konularak sözüm ona yetişen bir nesil mevcut. Bu nesil 18 yaşına gelip Sürücü Kursuna başlayınca gerçek manada Trafik Dersiyle yüz yüze geliyor. Hâl böyle olunca o sürücüden ne bekleneceğini sormaya gerek yok! Tüm bu eksiklik ve aksaklıklar her oturumda gündeme getiriliyor. Şimdiye kadar iştirak ettiğim toplantılarda bu konuların ilgilisi Eğitim Bakanlığı yetkilisine rastlamadığımı üzülerek ifade etmek isterim! Otuz seneyi geçen Sürücü Kursları tarihinde hala ıslah edilemeyen bu aksak eğitim sisteminin yetiştirdiği sürücülerin sebep olduğu karayollarımızda oluşan, adına kaza denen katliamların sorumluları! Artık ‘’ Havanda su dövmek ’’ ten vazgeçin ve bir an önce bu duruma elbirliğiyle bir çözüm bulun ki, yollardaki kan gölü kurusun! ‘’ İnsanı yaşat ki devlet yaşasın! ‘’ prensibinden hareketle, ‘’ eğitimini sağlıklı ve bilerek yapmalısın ki, kazalar önlensin ’’. Aksi takdirde hemen her sempozyumda bu konuların gündeme getirilmesiyle, bu yollarda telef edilen canların vebalinin altından kalkılamaz biline!

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
İsa  -  13-06-2016 - 17:42
Eğitim şart diyorsunuz.Bir kere ne kadar eğitirseniz eğitin bir kişi apartmanın kapısının önüne kaldırama araba park ediyorsa ve o yetmiyor yolun sağına soluna park ediyor yolu kapatıyorsa eğitseniz ne olacak.Şehir içi trafik konusu trafik polisinin değil aynı zamanda belediyenin görevi.Yer söylüyorun diyorum ki Kasımoğlu iş hanındaki yol yukarı çıkan,Tepebaşı mahallesi Kazım Karabekir caddesindeki yol maşallah araba parkı küçüklü büyüklü.Kim bakıyor ne belediye ne trafik.Demek ki orada oturanlar bile yılmış ki bu işi bırakmışlar.Park edenlerde orada oturanlar değil.Bu mahalleler bu kesmekeşten kurtarılmalı.Vatandaş devlet malı diye zarar vermiyor bu araçlara ama belediye trafikte görmüyor görün buraları artık.Milli Eğime gelince bence ehliyet verme işi. bunlardan alınmalı.Daha profosyenel oluşturalacak bir kurula verilmeli.Bu kurulda sivil örgütten,kamu idarelerinden,,sürücü kurslari eğitmelerinden,trafik polislerinden vb.gibi oluşan kurullar yapmalı bu işi.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Nursan Gül Annaç
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  20 Kasım 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net