24 Şubat 2017 Cuma
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Türkiye’nin Kaderi
Türkiye’nin Kaderi
Sahip çıkın
Sahip çıkın
Öğrencilere Müjdeli Haber
Öğrencilere Müjdeli Haber
Umut demek:Çaba Göstermektir
Umut demek:Çaba Göstermektir
  YAZARLARIMIZ
Türkiye’de Darbeler
19 Temmuz 2016 Salı Bu yazı 5187 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Askeri darbe nedir?


Askerî darbe, bir ülkede silahlı kuvvetler mensuplarının silah zoru ile ülke yönetimine el koyması. Hükümetlerin, ekonomik ve sosyal sorunları çözmekte başarısız oldukları iddiası, cuntacılar tarafından askeri darbelerin başlıca sebebi olarak gösterilir. Zaman zaman ordu tarafından hükümetlere verilen muhtıralar da darbe benzeri sonuçlar doğurabilir. Darbeciler genellikle ordunun yapacakları eyleme karşı tarafsız kalmasını fırsat bilerek iktidarı ele geçirerek, lideri devirir; radyo, TV gibi iletişim kanallarını işgal ederek hükümet daireleri üzerinde otorite kurar; elektrik santralleri gibi temel altyapı tesislerini kontrol altına alır.

Darbe sonrasında ordu kurulacak hükümetin şekli sorunuyla karşı karşıya kalır. Türkiye'de cunta ile birlikte çalışacak devrimci bir meclis oluşturma ve bu meclis üyelerinin de cunta tarafından seçilmesi yöntemi yaygın olarak kullanılır.

27 Mayıs 1960 ve 12 Eylül 1980 darbeleri ile yönetimi ele geçiren cuntalar olan Milli Birlik Komitesi ya da Milli Güvenlik Kurulu, ülkeyi mutlak biçimde yönetmiş; aynı zamanda Kurucu Meclis ya da Danışma Meclisi adıyla cunta tarafından seçilen sivil temsilcilerin olduğu ancak MBK ya da MGK karşısında bir hayli zayıf bir de meclis oluşturulmuştur.

Türkiye’de yaşanan darbeler

Türk Silahlı Kuvvetleri, iç güvenliğin tehdit altında olduğunu ifade ederek zaman zaman sivil yönetime müdahale etmiştir. Bu müdahalelerde temel hukuki dayanak Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesinde yer alan "Madde 35 - Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumaktır." hükmü olmuştur. Ancak 12 Eylül Darbesi'nin yargılanması için hazırlanan iddianamede bu maddenin darbeye meşruiyet kazandırmayacağı ve hiçbir kanun maddesinin Anayasa’nın üzerinde olamayacağının altı çizildi. Devlet düzeninin temel kurumlarından TBMM ve tüm hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmak için 35. maddeyi gerekçe göstermenin hukuka aykırılığa kılıf bulma gayreti olduğu aktarıldı.

TSK 1960 ve 1980 yıllarında iki kez yönetime el koymuş, 1971 ve 1997 yıllarında ise postmodern darbe ile hükümeti istifaya zorlamıştır. Türkiye 1950 yılındaki demokratik seçimlerle çok partili hayata geçiş yaptığı dönemden sonra, millet iradesine dayanan demokratik düzen neredeyse her on yılda bir askeri müdahalelerle kesintiye uğradı. İlki 27 Mayıs 1960'da olmak üzere; 12 Mart 1971'de (muhtıra), 12 Eylül 1980'de, 28 Şubat 1997'de (postmodern darbe) arka arkaya askeri müdahalelere tanık oldu.

2007 yılından sonra Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bazı muvazzaf ve emekli mensubları, darbe planı ve ülkeyi kontrol atına almak amaçlı kaos planlarına ilişkin davalarla ilgili olarak yargılanmaya başlanmıştır. Bu davalar arasında Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz ve Eldiven darbe teşebbüsü iddialarıBalyoz darbe planıİrticayla Mücadele Eylem PlanıErgenekon davaları12 Eylül Darbesi ve 28 Şubat Süreci davaları bulunmaktadır. Bu davalar çerçevesinde 200'den fazla TSK mensubu tutuklu olarak yargılanmaktadır.

15 Temmuz günü ise hiç alışık olmadığımız bir darbe girişimi ile karşı karşıya geldik.

27 Mayıs Darbesi

27 Mayıs 1960'ta yapılan ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşen ilk askerî darbedir. Dönemin Genelkurmay Başkanı da dahil 200'den fazla general, Cumhurbaşkanı Celâl Bayar ve Başbakan Adnan Menderes yönetime el koyan askeri grup tarafından tutuklanmıştır. 37 düşük rütbeli subay tarafından planlanlanıp icraa edilen darbe emir komuta zinciri içinde yapılmamıştır. Darbeden sonra bu subaylar ve Emekli Orgeneral Cemal Gürsel’in oluşturduğu Millî Birlik Komitesi ülke yönetimini üstlenmiştir.

27 Mayıs 1960’tan, seçimlerin yapılarak normal yaşama geçildiği 15 Ekim 1961 yılına kadar geçen sürede, askerin Milli Birlik Komitesi eliyle cunta olarak iktidarda olduğu dönemdir. Daha sonra 9 Temmuz 1961'de kabul edilen 1961 Anayasası olarak bilinen anayasa değişikliği, 1924 Anayasası'nı yürürlükten kaldırmıştır.

12 Mart 1971Muhtırası

12 Mart 1971 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri komutanı Faruk Gürler, Deniz Kuvvetleri komutanı Celal Eyiceoğlu ve Hava Kuvvetleri komutanı Muhsin Batur'un imzasıyla Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'a bir muhtıra vererek hükûmetin istifaya zorlandığı askeri müdahaledir.

12 Eylül Darbesi

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 12 Eylül 1980 günü emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askeri müdahaledir. 27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesidir. Bu müdahale ile Süleyman Demirel'in Başbakan'ı olduğu hükümet görevden alındı, Türkiye Büyük Millet Meclisi lağvedildi, 1961 Anayasası kaldırıldı, bütün derneklerin faaliyetleri de durduruldu. Parti liderleri önce askeri üslerde gözetim altında tutuldu, ardından yargılandı.

Darbeden sonra 1982 Anayasası hazırlanarak, 1983 yılında siyasi partilerin yeniden kurulmasına izin verilmiştir.

28 Şubat Post-Modern Darbe

 

28 Şubat 1997 'de yapılan  Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonucu açıklanan ve Türkiye siyasi tarihine geçen kararlar ve kimilerince bir dönüm noktası olan kararların uygulanması sırasında  Türkiye 'de siyasi, idari, hukuki ve toplumsal alanlarda yaşanan değişimlere neden olan tartışmalı süreç. Yaşananlar, çeşitli kaynaklar tarafından post-modern darbe olarak adlandırılmıştır. 

 

27 Nisan e-muhtırası

 

Türk Silahlı Kuvvetleri adına Genelkurmay Başkanlığı'nın Cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısı ile 27 Nisan 2007 tarihinde gece saat 23:20'de yaptığı, lâiklikle ilgili açıklama. Bu açıklama bazı siyasetçi ve gazeteciler tarafından bildiri internet aracılığıyla verildiği için “e-muhtıra” olarak da adlandırılmıştır. 

16 Temmuz 2016 Darbe Girişimi

Türkiye’deki darbe girişimiyle alakalı yaşanan gelişmelerin kronolojik sıralaması şöyle:

-22.00: Bir grup asker Ankara'da Genelkurmay başkanlığını bastı.

-22.10: Bazı askerler İstanbul'a Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerini trafiğe kapattı. Vatandaş, 'terör tehdidi' ve 'darbe' iddiaları arasında gidip geldi.

-23.10 - Başbakan Binali Yıldırım, başkent Ankara semalarında askeri jetlerin görülmesinden sonra NTV televizyonuna açıklamada, Türk ordusu içerisinde bir grubun darbe girişimine kalkıştığını duyurdu.

-00.20 - TRT Televizyonu’ndan okunan TSK açıklamasında ordunun otokratik yönetim ve artan terör nedeniyle iktidarı ele geçirdiği belirtildi. Ancak CNN Türk, Savunma Bakanı Fikri Işık’ın bunun bir ‘korsan açıklama’ olduğu yönündeki sözlerini ekrana taşıdı.

-00.50 - Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlardan hükümete destek için sokağa çıkmalarını istedi. Erdoğan, FaceTime üzerinden CNN Türk’e verdiği demeçte, darbe girişimini ‘silahlı güçler içerisindeki küçük bir azınlığın kalkışması’ olarak niteledi

04.20: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, darbe girişimine bulunana Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasıyla irtibatlı yargı görevlileri ve sözde "Yurtta Sulh Komitesi" mensubu general, amiral, subay, astsubay, er ve erbaşlar hakkında gözaltı kararı verdi.

Sıcağı sıcağına daha içeriğini bilmediğimiz bu darbe girişimi FETÖ terör örgütü adı verilen Paralelel yapı ile ilişkili olduğu söylenmektedir.

Tamamı ortalama 3000 kişiden oluşan ve planlama açısından da baktığımızda başarılı olma şansı olmayan bu kalkışmaya neden girişildiği daha sonra anlaşılacaktır.

Demokrasiye sahip çıkma adına iktidar tarafından sokağa çağırılan halkın içinden bazı gözü dönmüş İşid artıkları maalesef teslim olan bazı erleri linç ettiler. Hatta bir tane erin kafasını gövdesinden ayırdılar.

Anlı yayında saniye saniye izlediğimiz bu girişim daha bir çok sorulara gebe ve bunu bir sonraki yazımızda detaylandırmaya çalışacağım.

Her ne olursa olsun “seçimle gelenlerin seçimle gitmesi” gerçeğinden hareketle askeri darbeler tasvip edilemez ve desteklenemez.

Allah milleti bölme amacı güden bu karanlık günleri bir daha göstermesin.

 


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
İsa  -  19-07-2016 - 22:26
Sayın yazar darbeleri yazınızda anlatmışsınız.Teşekkür ederim bu arada kendi askerini başını kesen i anlatmış kırbaçlayanları anlatmamışsınız.Ama yine de İşid gibi canilik yapan bu kişiler en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.Birde görmedim ama duyduğum sözde milliyetçi olan kanı bozuk ölmüş askerin üstüne çıkıp bozkurt işareti yapıyormuş.Ben bu insanların kanından şüphe ederim.Bu asker bizim askerimiz.Yapacaksanız onları emir verip oraya-getirenlere yapmalıydınız.Darbecilere karşıyız deyip bu anadolu çocuklarına zarar veren kitle Kimin insanına zarar verdiniz sizin darbe yapanlardan ne farkınız kaldı.İnsan kendi çocuklarına zarar verir mi?Üstelik bu insanlar silah bırakmışken.Bu ülke darbelerden çok çekti.Ama bu dönem ki kadar askerin,askere,polisin askere silah sıktığını ve Türk demiyorum belli bir kitlenin askerini kırbaçladıgını ve öldürdüğünü görmedi.Bunu yapan kitlelere sesleniyorum yarın sizin çocuklarınıza aynısı yapılsa iyi oldu diyebilir misiniz? Türk insanı bunu yapamaz,yapan Türk olamaz.Bu gibi kişiler Türklükten çıkarılmalı.Darbecilerin aldığı ceza gibi ceza almalı ayrıca bilerek kasten adam öldürmekten yargılanmalı.Allah bu günleri bir daha göstermesin.Olan Türkiyeye ve Türk insanına oluyor.Başka Türkiye yok.Bunu kimse unutmasın..Türk Milleti Uyanık ol..
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Hakan Gökkaya
İdris Aykul
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Şubat 2017 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net