26 Eylül 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kobi'lerin Paylarına Artış Çağrısı
Kobi'lerin Paylarına Artış Çağrısı
İstridye Mantarı İle Alternatif Gelir
İstridye Mantarı İle Alternatif Gelir
Otomobil Hafriyat Kamyonuna Çarptı 1 Ölü, 1 Yaralı
Otomobil Hafriyat Kamyonuna Çarptı 1 Ölü, 1 Yaralı
Kadınlar Güzelliğe Pedalladı
Kadınlar Güzelliğe Pedalladı
  YAZARLARIMIZ
DARBECİYE
23 Temmuz 2016 Cumartesi Bu yazı 19884 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

              Şimdi ne düşündüğünü çok merak ediyorum ey darbeci.

              Mesela komutanını dinleyip bu bilgileri Telekom’daki abine verdiğin zaman bu milli sırların düşmanın eline geçebileceğine, başka ülkelerin bunu kullanabileceğini hiç düşünmedin mi ?

              Askeri öğrencilikten harp okuluna ve dahi harp akademisine giderken hep bu milletin -hiçbir şey üretmediğin halde-, -maddi hiçbir katkı sağlamadığın halde- sadece kendini güvende hissetmesi için seni yetiştirdiğini bildiğin halde nasıl olup da koruduğun insanları kandırdın. Maaşının sana helal olduğuna nasıl kanaat getirdin.

              Bindiğin helikopterin pervanesi, sürüklediğin tankın paleti, F-16 nın yakıtı bu milletin malı. Senin yaptığın hani işyeri açarsın da çalıştıracağın adamı seçersin-seçmezsin sana kalmış gibi değil ki. Sen mezarını öldüreceğin adama kazdırmaya çalışmışsın. Hiç mi hicaplanmadın, ar etmedin..

              Allah Kur’an’da “akıl et” dedi. Hadi inandın da para verdin, kitabını okudun, gazetesini aldın, çocuklarını onlara teslim ettin. Ama o senin elinle teslim ettiğin çocuklara anne-babanızı dinlemeyeceksiniz, toplumun dediklerine kulak vermeyeceksiniz dediklerinde hiç şüphe duymadın mı? Dinin neresinde insanların böyle kapatılması ve ailesine yabancılaştırılması var? Ceddine düşman edilen başka bir dini anlayış var mı şu dünyada.

              Bir amaca ulaşmak için bazı şeyleri gizlemek mümkündür. Kendini saklayıp da kutsal amaçlara ulaşmak için fedakarlıklar sergileyebilirsin. Ama dinin amacı ne ki. İnsanların namaz kılmaları, oruç tutmaları, ibadet edip insanları dine ısındırmaları. Bir insan dinin temel konularından uzak kalıp, haramlar işleyerek, günahlara karışarak dinin hangi ulvi amacına hizmet etmiş olabilir ki? Mehdi olsa adam bile ibadetleri saklayarak, başkalarının hayatını zedeleyerek, günahlar işleyerek mehdiyi getirin diyen dinin neresinde bir bilgi var. Bu kadar ulvileştirilen bu amaç Kur’an’da, hadislerde ya da başka nerede bir kanaat belirtiyor. Emir, yasak v.s barındırıyor.

              Dediğini yaparken ey asker ağa anne baban da senin karşına çıksa idi onu da mı vuracaktın kutsal amaçların uğruna. Hangi dini bilgi Müslüman ana-babanı kırarak, öldürerek seni cennete götürmeyi vaat ediyor. Hangi bilgi insanların üzerine bomba atarsan dünyada İslam yükselir diye anlatıyor. Hangi inanç anlayışı kendini bu kadar toplumundan büyük ve haklı zannetmeye yönlendiriyor. Kibir ile imanın aynı kalpte olmadığını söylemiyor mu Peygamber(SAV). Sen bizim bildiğimizden farklı neyi bilip de cennete gideceksin, o karşındaki teyze, amca neyi yanlış yapıyor da senin tarafından öldürülmeyi hakkediyor. Hem de onu öldürürsen senin anlayışına göre o cehennemlik sen cennetliksin öyle mi?

                    Askersin, savunma ve gereğinde düşmanlara karşı saldırma eğitimi aldın. Ülkeye gelecek bir tehdidi silahla önleme ve düşmana haddini bildirmekle ilgili görevlendirildin. Bu arada yüksek bir ruh hali ile düşmanlara karşı mesafeli, dikkatli ve yiğitçe duruşu göstermeyi vazife edindin. Peki hangi saikle en azılı düşmanımızdan olan Yunan’a sığındın. Hangi ruh hali seni ömrün boyunca rakibin olan bir ülkeye, ülkenin helikopterini kaçırarak sığınmayı getirdi. Yanlışlığını fark ettin de o nedenle mi yüzünü saklıyorsun Yunan mahkemelerine çıkarken. Orada başı açık, modern bir hanım elinde Türk Bayrağı ile sana hain, şerefsiz derken sen onun da kafir olduğunu mu düşünerek rahatladın. Hele içinizden birisi PYD/PKK ya sığınmış ki bu şeref yoksunluğunun adı bile yok. Çukurluk yapmanın bile bir seviyesi olsa gerek. Çukurlar yüksek kalır bu adamların yanında. PKK ya sığınan adamın PKK ile savaştığını zanneden biz ise aptallıkta zirve.

                 Sniper varmış boğaz köprüsünün üzerinde. Aman dikkatlice nişan alsa idin asker ağa. Aldığın eğitimin hakkını verse idin. Yanılmasa idin. Başı takkeli, eli tespihli amcaları, başörtülü teyzeleri iyi görse idin. Tam kafalarına nişan alıp da vazifeni üstün nitelikle yapsa idin. Abdullah Tayyip diye bir genci kafasından vurmuşsun. Afferin sana ne kadar da başarılı icra etmişsin mesleğini. Güneydoğu’da PKK ile çarpışırken de yaptın mı aynısını. Türkmen Dağı’nda Rafızilerle, Ruslarla, şebbihalarla savaşan Türkmen yiğitlere de yardım  ettin mi böyle. Keklik avlar gibi avladığın insanların sayısı artarsa maaşın da artar %20 sini de cemaate verirsin. Böylece daha fazla himmet, daha fazla hizmet daha fazla sevap olur herhalde.

                Sevsen de sevmesen de bu ülke insanlarının seçtiği Cumhurbaşkanı’na SAT/MAK/SAS komandoları ile operasyon düzenlerken vatandaşın duyacağı gururu da hesaba katmışsındır. Dünyanın en seçkin birliklerinin bizde olması nasıl da göğsümüzü kabartır bilsen !?. Tek takıldığımız nokta bu operasyonları bu kadar iyi yapabiliyordu idiniz de Karayılan’a, Sabri Ok’a, Karasu’ya bilmem Bahoz Erdal’a hepsine neden yapmadınız bir anlatıverseniz. DHKP-C militanlarının eylemlerini önlemek için eğitim almıştınız ya Amerikalarda hakikaten önlediniz mi yoksa büyüttünüz mü onları. Serpilsin, irileşsinler diye müsamahakar mı davrandınız?.

                Peki bir de şimdi size bakıp da Müslümanlıktan soğuyanlara diyeceğiniz ne var ? Yani inançlı, dindar asker olmak isteyenler ne düşünürler sizce bundan sonra. Orduya dini değerleri yüksek kimseleri almak isterler mi? Maneviyatı olmasa da olur diye alınacaklar da bu ülkeyi savunurken yeterince fedakarlıkta bulunur lar mı? Bundan sonra diğer cemaat, tarikat ve gruplarda samimi hizmet edenlere insanlar hangi gözlerle bakar, kim kimi gammazlayacaktır bundan sonra bilenininiz var mı? Kendini saklayanların olduğu düşüncesi yüreğimizden nasıl gidecek? Nasıl insanlar kendilerini ifade edecekler çekinmeden. Bu veballer ile yaşayan insanlar sabah-akşam, gece gündüz size beddua ederse bir günaha girerler mi? Hiç korkmuyor musunuz? Mehdi sizi duaları ile muhafaza edebilir mi? Bu kadar günahınızı yüklenebilir de sizin ahiretinizi kurtarabilir mi? Gerçekten bu durum karşısında gönlünüz size ne diyor?

              Yıktıklarınız, kırdıklarınız, döktükleriniz o kadar fazla ki telafisi imkânsız. Kur’an okuyarak size okunan beddualardan sadece bir tanesi isabet etse hiçbiriniz iflah olmazsınız. Milletin bağrında açtığınız yara iyileşir iyileşir belki ama ne kadar derin bir iz bırakır. Dostun attığı gül yarası gibi de değil durum. Dostum denilenin ve aslında dost olmayanın arkamızdan evlatlarımıza sıktığı kurşundur bu. Nenemize zulüm dedemize eziyet mesabesindedir. Derler ya Ermeni, Yahudi yapmadı sizin yaptığınızı o işte. Tüm canlarımız sizin için her hücresiyle lanet okuyor ki vay muhatabına.

               Ekmeğin hatırı kalmadı. Suyun hatırı kalmadı.

               Dostluklar heba oldu.

               Sinelerdeki yara kanar kanar da kanadı bile diyemezsin. İçindeki irinmiş çıkan bakar öykelenirsin.

               Dara düştük dara. Milletin işlediği affedilmez bir hata gibisiniz. Sizin yüzünüzden milletin başı devletin önünde eğik kalmıştır. Babanın önünde esrarkeş evladı olan ana gibi oldu insanlar. Ama Türk anası olduğu için beyine hürmet, hainlik eden evlattan vazgeçmeyi de bilen analardan.

                 Kırıkkaleli 70 yaşlarında bir teyze televizyonlarda haykırıyordu. ”- olur mu öyle oğlum, vatanı kimseye bırakabilir miyiz? Memlekete el uzatanın gözünü şöööyle barnağımnan oyarım vallaha” hani kim bu teyze biliyor musun? Beğenmediğin, tahkik-i imana varamadığını zannettiğin, anadan babadan görme din bilgili dediğin Anadolu insanı., kavi imanlı, gani gönüllü. Söz konusu vatansa gerisi teferruattır diyenlerden. Sade imanlı.

                 Ne olur bundan sonra…

                 Su yolunu bulur akar. Irmağı bulur denize ulaşır.

                 Çok badireler atlatan aziz millet bunun da bir hal çaresine ulaşır.

                 İçi yansa da, gönlü incinse de aklının almadığı işlerde bile ortak akıla ulaşmayı becerir.

                 Terbiye eder olabilecekleri, itlaf eder kudurukları.

                 Derin aklı, sonsuz imanı, hiss-i kablel vukusu, irfanı, edebi, ruh zenginliği, tarihi misyonu galebe çalar.

                  Neler çıkartır bu millet sinesinden neler. Çıkardığı cevherlere ne dağlar dayanır ne tepeler.

                  Ekmeksiz, aşsız yaşayan bu milletin vatansız yaşayamayacağını, Kur’an’ına dokunanın yanacağını, gelecek nesillerine kem gözle bakanları ateşe nasıl atacağını dünya anlar da cahiller anlamaz ona yanarım.

                 Akleder, fikreder ve Rabbisinin rızasının nerede olacağını idrak eder.

                 Dertlere çözüm Kur’an’dır.

                 Gerçek Hürriyet Hakk’a esarettir. Unutmayalım.

               

 

 Cennetmekan Muhsin Başkan’a kulak verelim…

 

Ben Türk’üm, Türk esir olmaz.

Ben Türk’üm, Türk Devletsiz olmaz.

Ben Türk’üm, Türk Bayraksız olmaz.

Ben Türk’üm, Türk Ezansız olmaz.

Ben Türk’üm, hürriyetsiz Türk olmaz.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Halil Murat  -  25-07-2016 - 22:32
Eline sağlık kardeşim hislerimize tercüman olmuşsun.
İsa  -  25-07-2016 - 00:08
Özü Türk,Sözü Türk olanlar için önce ülke ve Devleti gelir.Her şeye rağmen Ne Mutlu Türküm Diyene diyebilene.Hiçbir Türk askeri silahını sivillere doğrultmaz.Hiçbir Türkte Silahsız bir insanı öldürmez ve onu tekmelemez. Yalnız burada kin ile hareket edilirse ki bu memlekete yarar değil zarar verir.Bu şekilde hareket yapılırsa kim dost kim düşman karıştırılır ki düşmanı temizliyorum derken dostlarınızi temizlersinizde farkında olmazsınız.Onun için kılı kırk yararak hareket etmeli ki sapla saman ayırt edilsin.İktidar sahipleri duygularla değil aklı selimle hareket etmeli.....
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Tekpınar
Fazlı GÜVENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
Yasin TAŞ
Baturhan Çetin
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  25 Eylül 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net