19 Nisan 2018 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Cezaevi Firarisi Uyuşturucu Şüphelisi Olarak Yakalandı
Cezaevi Firarisi Uyuşturucu Şüphelisi Olarak Yakalandı
Açıkları Siz Kapatacaksınız
Açıkları Siz Kapatacaksınız
Daha Yeşil Bir Kırıkkale İçin Çalışıyoruz
Daha Yeşil Bir Kırıkkale İçin Çalışıyoruz
GENÇLERDEN GELECEĞE MEKTUP
GENÇLERDEN GELECEĞE MEKTUP
  YAZARLARIMIZ
YA RÜZGÂR TERS ESSEYDİ?
28 Temmuz 2016 Perşembe Bu yazı 23385 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Türk Demokrasi tarihinin en kara gecelerinden birini yaşarken, en aydınlık sabaha ulaştık. 15 Temmuz Gecesi ve 16 Temmuz sabahından bahsediyorum. Gece tanklar sokaklara inmiş, asker görünümlü FETÖcüler devletin birçok kurumunu işgal etmiş ve Cumhurbaşkanı’nı öldürüp, Devleti ele geçirip, FETÖ denen haini ülkeye Humeyni gibi indirmek için şer odakları harekete geçmişti.

 

Başaramadılar! Başaramayacaklar!

 

Çünkü bu millet 36 yıl önce babasının, amcasının gördüğü işkenceleri unutmadı. Çünkü bu millet o darbe yıllarının psikolojik çöküntüsünü hala üzerinden atamadı. Çünkü millet bir darbeye izin vermedi. Çünkü Millete rağmen kimse darbe yapamaz!

 

18 yaşından küçük çocukların idam edilmesine, 9.000 kişinin sokaklarda katledilmesine müsaade etmedi bu millet. Ve dedi ki; Ey Dünya! Sesimi duy, ben seçtim, ben çıkarttım, ben istersem indiririm, bana rağmen kimse benim seçtiğimi indiremez. Sandıkla gelen, sandıkla gider, kimse milletin iradesine darbe vuramaz.

 

Umarım ders çıkartmışlardır. İnşallah bu tarihten sonra bir daha denemezler. İnşallah bu millet bir daha darbe korkusu yaşamaz. Umarım bu millet bir daha büyük bir cesaretle tankların önüne yatmak zorunda kalmaz.

 

Her şey devletimizin ve milletimizin lehineydi o kara gecede. Darbe yapmaya cesaret edenler karşılarında Çanakkale Şehitlerinin kutlu çocuklarını, tıpkı Çanakkale’de ki gibi cesur, inanmış ve korkusuz görünce korkudan zırlarının içerisinden çıkamadılar. Ve yüce Türk Milleti, tarihe yine bir destan yazdı.

 

Her şey lehimizeydi dedik! Ya olmasaydı? Ya düşman başarılı olsaydı!

 

Ne olacaktı bu milletin hali? Sokaklarda gencecik evlatlarımız Şehit olurken, 1980 darbesinin doğurduğu 1984’te ilk silahlı eylemini yapan PKK gibi başımıza bir bela daha mı alacaktık? İŞİD ülkemize sızacak, insanlarımızı onlarca yıl katledecekler miydi? Darbenin zamanlamasına bakar mısınız? Yıllar sonra şehirlerde PÖH ve JÖHler aracılığı ile top yekûn PKK temizliği yaparken, yaş yaklaşmışken, ticarette, siyasette, bürokraside yenilenmelere giderken, hatta yeni anayasa gündeme gelmişken. Bu darbe kimin sopasıyla vurulmaya çalışıldı. Evet, rüzgâr terse esseydi dedik. Peki, rüzgârı neler lehimize çevirdi?

 

Her zaman gurur duyduğum lider;

 

Bir Milliyetçi Hareket Partili olarak, duruşu ile mütevaziliği ile devlet adamlığı ile her zaman gurur duyduğum Devlet Bahçeliyi birinci sıraya yazarım, rüzgârı terse çeviren olarak. Çünkü O yine devlet adamlığı çizgisini bozmadı. 1980 darbesinde binlerce ülkücünün çektiği acının en büyük tanıklarından olduğu için, yeniden öyle sahnelerin yaşanması için başlatılan darbeye tanıklık etmedi. Eskiden darbe haberini alanlar ceket alıp kaçarken, o evinden kalkıp genel merkezine koştu. Hükümetin yanında olduğunu ve seçilmiş iradeyi desteklediğini, darbeye karşı olduğunu söyledi. Tüm teşkilatları ayağa kaldırarak, söz konusu vatansa gerisi teferruattır dedi.

 

 

 

 

 

Milleti Arkasına alan Adam;

 

Eleştirsem de, bazen kızsam da haklı olduğu her konuda savunduğum Cumhurbaşkanını asla es geçmem. Halkı bulduğumda Ak Partili oldu yaftası yesem de ben bir ülkücüye yakışır şekilde eğriye eğri doğruya doğru olmaya ve inandığımı yazmaya devam edeceğim. Evet, Cumhurbaşkanını muhakkak yazarım rüzgârı milletin arkasına alan adam olarak. Oteldekiler Yunanistan’a kaçıralım derken, Cumhurbaşkanı İstanbul’a hareket etti. Darbeciler tarafından işgal edilen Atatürk Havaalanına canını tehlikeye atarak gitti. Millete meydanlara inin ve düşman karşısında diz çökmeyin direnin diyerek muhteşem bir hareket başlattı. Bu hareket milletin cesaretle dolmasına ve öleceğini bile bile zırhlı, silahlı araçların karşısına geçmesini sağladı. Bu durum, darbeci hainlerin belini ve umudunu kırdı.

 

 

Birinci Ordu Komutanını en üstlere yazarım. Darbe gecesi henüz hiçbir şey belli değilken ve hava oldukça buğulu iken, emir komuta zinciri yok, darbenin karşısındayım diyerek Türk Askerini, Türk Milletini ve Türk Milletinin İradesini korumakla görevlendirdi. Darbecilerin karşısına dim dik çıkarken, ülkeyi birkaç çapulcuya teslim etmedi.

 

 

Gecenin Kahramanı; İl Jandarma Komutanı İsa Çakmak

 

Peki Kırıkkale? Kırıkkale’de tarihe geçti o gece. Her ne kadar Milletle, asker kıyafetli hainler karşı karşıya gelmese de muhteşem bir birlik beraberlik gösterisi sundu. İl Jandarma Komutanı İsa Çakmak gecenin en büyük kahramanı idi. “Darbe emir komuta zincirinde değil, darbenin asker olarak karşısındayım. Eğer emir komuta zinciri oluşursa elbisemi çıkartır, milletimin yanında olurum” diyecek kadar cesur bir adam komutan. Göğsümüzü kabarttın, komutanım, gurur duydurdun kendinle. Ne büyük bir laf ettin, İşte Asker Ocağının Peygamber Ocağı olduğunu kanıtladın. Askerin en çok gururunun kırıldığı bu dönemde askerin gurur kapısı oldun. Teşekkür ederiz sana, sahsım adına, Kırıkkale adına…

 

 

Birliği Olmayanın Dirliği Olmaz;

 

Darbe gecesi henüz televizyonlarda hiçbir çağrı yokken, sosyal medyadan meydana iniyoruz, darbe yapmak isteyen varsa gelsin yapsın diyecek kadar cesur davranan Mehmet Demiri’de unutmamalıyız. Meydan’da herkes büyük bir şok altındayken müthiş bir cesaret ve soğukkanlılıkla o geceyi atlattığı ve 12 gecedir inanlar sokakta olmasına karşın, hiçbir taşkınlığa izin vermediği için. Konuşma yapılırken yanına gelen, yakalım yıkalım söylemlerinde bulunanlara, provokasyonlara gelmeyiz diyerek şiddetin önüne geçtiği için. Meydan da ayrılıkçı hiçbir şeye müsaade etmeden, bu iş parti işi değil, ocu-bucu işi değil, bu Türk Milletine vurulan darbedir, gün birlik beraberlik günü dediği için. Mikrofonla MHP Genel Başkanının darbeye karşı olduğu açıklamasını anons ettiği için. Birliği olmayanın dirliği olmaz dediği için. Gecenin kahramanlarındandı Mehmet Demir.

 

Ve yüce Türk Milleti!

1543’de çağ açıp çağ kapatan, Çanakkale’de canını verip toprağını vermeyen, Dumlupınar’da düşmanı boğazından tutup, 9 Eylülde İzmir’de denize döken Yüce Türk Milleti. Gecenin seyrini, tarihin akışını bir kez daha değiştirdin. 30 yıl sonrasında okunacak kitaplara utanç sayfaları yazılmasına engel oldun. Helal olsun sana…

 

 

Bahçeli’nin atamalarda fikrini almalıyız

 

Peki, darbe gitti şimdi ne yapmalıyız? Evvela toparlanmalıyız. Uzun yıllardır hasret kaldığımız bu birliği bozmamalıyız. Dirliğimizi korumak adına ne kadar terörist varsa PKK FETÖ ayırt etmeksizin temizlik yapmalıyız. Devlet kurumlarında, ticarette, siyasette hatta mecliste olan FETÖ ve PKK teröristlerini bir daha ayağa kalkamayacakları şekilde tarihe gömmeliyiz. Sokaklarda sağlanan birliği tepede de korumalıyız. Ak parti’yi en zor gününde yalnız bırakmayan ve devlete doğrultulan namluya karşı dim dik duran Devlet Bahçelinin stratejik kurumlarda yapılan atamalarda fikrini almalıyız! En korkunç olanı ise, asla ama asla gıcık olduklarımıza fetöcü diyecek kadar alçalmamalıyız!


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Dursun Kuzucu
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Seyfettin Çetiner
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  19 Nisan 2018 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net