30 Mart 2017 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Tabular Yıkılıyor
Tabular Yıkılıyor
Şerefle Yaşamanın Büyük Maliyeti Var
Şerefle Yaşamanın Büyük Maliyeti Var
Doktoru Yaraladı İntihar Etti
Doktoru Yaraladı İntihar Etti
Büyük Şehir Parkı Temmuz ayında açılacak
Büyük Şehir Parkı Temmuz ayında açılacak
  YAZARLARIMIZ
Sevr’den Günümüze
10 Ağustos 2016 Çarşamba Bu yazı 3850 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

10 Ağustos 1920 tarihinde imzalanan “Sevr antlaşması” şartlarında Mustafa Kemal’in emperyalistlerle mücadele ederken söylediği Söz konusu vatansa gerisi teferruattır!” sözü bugün herkesin dilinde geziyor. Bu anlaşma ile aleni olarak vatan elden gidiyordu.

 

Sevr’e  göre:

Trakya’daki topraklarımız İstanbul sınırları kadardı.

Batı Anadolu Yunanlılara verilecekti.

Güney sınırı, Mardin, Urfa, Gaziantep, Amanos dağları ve Osmaniye’nin güneyinden geçerek Fransızlara bırakılıyordu.

Doğuda Beyazıt, Van, Muş, Bitlis ve Erzincan’ı içine alan bir Ermenistan, Irak ve Suriye’yi içine alan bir Kürdistan.

Antalya, ve Konya ‘da İtalyanlara,

Adana, Sivas ve Malatya Fransızlara,

Irak’ın kuzeyinde de İngilizlere nüfus bölgeleri verilecekti.

İstanbul Osmanlı Devleti’nin elinde gibi görünse de boğazlarda kendi ordusu, bayrağı, bütçesi olan uluslar arası bir komisyon tarafından yönetilecekti.

Türklere Ankara ve Kastamonu kalıyordu.

Sevr’e göre Türk tabiiyetinden çıkanlar vergi vermeyecekler, askerlik yapmayacaklardı. Yani Türk’üm demeyenler ülkede üstün hale geliyordu.

 

Bugün “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözünden alınanlar, TC’nin kaldırılması,  “milliyetçiliği, ayaklar altına alırım” ifadeleri,  Türküm diyenlerin tehdit edilmesi Sevr’in günümüzde de uygulanmak istendiğinin göstergesi gibi geliyor.

 

Sevr’e göre askerlik zorunlu olmaktan çıkacak, ordu 50.000 kişiden ibaret olacaktı. Günümüzde ordu ile oynanması sanki o günlerin devamı gibi.

 

Sevr, Türk milletini tarih sahnesinden silmeye yönelik bir anlaşma idi.

 

Sevr ,“Şark Sorunu”nun hayata geçmiş hali idi.

 

Sevr, “Yok olmaktansa zayıf kalalım” anlayışının şuursuzca ortaya konduğu anlaşmadır.

 

Sevr, günümüzde ki  “Büyük Ortadoğu projesi”nin 96 yıl önceki versiyonudur.

 

Bugün hala batıda Sevr ruhu hortlatılmaktadır. O gün tamamen yok olmaktansa zayıf kalalım diyen bir sadrazam vardı. İngilizler lehine fetva veren din adamları vardı.

 

Günümüzde de batının koynuna giren din istismarcıları var. Koltuklarını kaybetmeme uğruna yapamayacakları olmayan siyasiler var.

 

Oysaki Mustafa Kemal’in öncülüğünde toplanan Büyük Millet Meclisi “Esir olmaktansa yok olalım” anlayışı ile 19 Ağustos 1920 tarihli toplantısında, Sevr Antlaşmasını imzalayanların ve bunu onaylayan Şura-yı Saltanatta bulunanların vatan ihanetiyle itham olunarak vatansız sayılmalarına karar verdi.

 

O halde bizde Atatürk’ün yolunda giderek ülkemizi Sevr bataklığına sokmak isteyenlerin tuzağa düşmeyeceğiz. Milli birlik ve beraberlik içinde vatanımız için çeşitli teferruatlardan şimdilik söz etmeyeceğiz.

 


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Gökhan Demir
AYTEN GÖKŞEN ŞENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
Seyfettin Çetiner
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  30 Mart 2017 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net