21 Temmuz 2018 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kolu demir parmaklıklara saplandı
Kolu demir parmaklıklara saplandı
Düğünde silah atanlara operasyon
Düğünde silah atanlara operasyon
Gariban Bırakılmasına Müsaade Etmeyeceğiz
Gariban Bırakılmasına Müsaade Etmeyeceğiz
Çelebi'ye Sıcak Asfalt
Çelebi'ye Sıcak Asfalt
  YAZARLARIMIZ
İYİ DEDİĞİMİZE KÖTÜ, KÖTÜ DEDİĞİMİZE İYİ DEMEYİZ.
16 Ağustos 2016 Salı Bu yazı 10851 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Anadolu’da yerleşik düzene geçen Türkmen, Yörük taifesinin karakteristik özelliklerinden bir tanesi de çevresinde konuşlanan aileleri kendi seçer. İyi araştırma yapar, kırk defa huyunu-suyunu dener son tahlilde kararını verir. Seçtiği kişiyi ya kendisine komşu yapar yâda üzmeden etrafından uzaklaştırır…

“İyi dediğime kötü, Kötü dediğime iyi diyemem.” Cümlesi Türkmen-Yörük insanımızın arkadaşını-komşusunu seçiminde sarf ettiği betimleme cümlesidir. 

Türk Milleti olarak bu tanımlama hem içeride hemde dışarıda insanları tanımak için kullanılan tarihi bir tecrübedir. Bu bizim şehirleşme yaşamımız içinde kurulan Erzurumlular Mahallesi, Sivaslılar Mahallesi, Malatyalılar Mahallesi v.b gibi birlikte yaşamayı ifade eden değerlerdendir. Milletimiz dostunu da, düşmanını da iyi bilir. Bilemediği yerde ona Yüce Allah(C.C) yardım eder. Tarihi ona kılavuzluk eder. DNA şifrelerinde saklı bulunan Devlet Kurma ve Devlet Yönetme genleri tezahür eder ve söz konusu VATAN olunca gerisi teferruat olur. Tıpkı 15-16 Temmuz da olduğu üzere…

İngiliz Tarihçi Arnold Joseph Tonybee 1960 yılında kaleme aldığı a study of history adlı eserinde bakın neler söylemiş: “Güney Müslümanlığı EŞARİLİK (Fas’tan-Arabistan’a) bizim için tehlikeli olmaktan çıkmıştır. Buralar da bir Şeyh alır sorunu çözeriz. Bizim için Kuzey Müslümanlığı MATURİDİLİK (İstanbul’dan-Buhara’ya) tehlikelidir. Buraları Türk Bölgesidir. Bunlar (Türkler) Bilimle barışıktır. O nedenle Akıl ile İslamı birleştiren Atatürk gibi asiler karşımıza her zaman çıkabilir. O nedenledir ki buralarda önlemlerimizi şimdiden almalıyız.” Bu bilgiler gösteriyor ki Avrupalının Türk Milletine bakış açısı dünde aynı idi bugün içinde değişmedi.

Türkiye Cumhuriyetinin ve Milletinin Bağımsızlığına kast etmek niyetiyle hareket eden Pkk Terör Örgütü, Fetö/Pdy Terör Örgütü, Daeş Terör Örgütü gibi haşerata Türk Milleti nasıl iyi desin. Vatanımıza ve Milletimize kast eden bu örgütler düşmanımızdır. Bu örgütleri Devletimiz ve Milletimizin başına musallat eden Emperyalist-Avrupalılar Kudüs’te düşmanımızdı, Trablusgarp’ta düşmanımızdı, Medine’de düşmanımızdı; Çanakkale’yi geçememiş, İzmir’de denize dökülmüşlerdi. Sevr’i Milletimize dayatanlar bugün karşımıza ellerini yakmamak için içimizdeki Vatan Haini maşalarıyla yapmaya kalkışmaktadır. 1915’te Çanakkale’de Mehmetçiğin süngüsünü tanıyanlar, 15 Temmuz’da Türk Milletinin göğsünü Vatanına Siper ettiğine tanık oldular. Dün itibarıyla bu kâfirler bizim için İslam Düşmanı-Türk Düşmanı idiler, bugün itibarıyla da aynıdırlar. Tarihimiz içinde dün biz bu kâfirlere kötü demiştik, bugün için de fikrimiz değişmemiştir…

Buradan bir pasaj açarak diyorum ki; Çok yalnızmışsın Sn. Cumhur Reisimiz! Dost diye yakınında bulundurdukların hep sana ihanet etmiş. Bunca zaman “Yalnız bir Kartal” gibi mücadele etmişsin be Uzun Adam!.. Ama Milletin seninleydi. Cumhur Reisini Yalnız bırakmadı. Milletin Adamı Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan’ın emriyle Türk Milleti sokağa indi. Bu Millet Türk Milletiydi Uçak,

Helikopter, Bomba, Tüfek ona vız gelirdi. Öylede oldu; Başkomutan ve Ordusuna Fetö’de, Pkk’da, Daeş’de, Pyd’de karşı koyamadı. Kendileriyle birlikte ağababaları da savaş meydanını terk edip arkalarına bakmadan kaçtılar.

“Milletimiz çok büyüktür, hiç korkmayalım. O esaret ve zillet kabul etmez. Fakat onu bir araya toplamak ve kendisine Ey Millet! Sen esaret ve zilleti kabul eder misin? diye sormak lazım.” Bu soruyu Kurtuluş Harbinde Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türk Milletine sormuştu. Aynı soruyu Başkomutanımız Cumhur Reissimiz Recep Tayyip Erdoğan 7 Ağustos Pazar günü Yenikapı’da Milletimizin temsilcisi Beş Milyon TÜRK MİLLETİ’ ne şu şekilde sordu: “Ey Milletim sen esaret ve zilleti kabul eder misin?” Türk Milletinin bu soruya cevabı o gün Hayır olmuştu, bugün de Hayır olmuştur…

Dün bu Millet mahkemede “Şu duvarda asılı bulunan bayrağınızın kumaşı ile İngiliz bayrağının kumaşı aynıdır” şeklinde savunma yapan İskipli Mehmet Âtıf Hoca gibi Din Tüccarını, Kürt Halkının haklarını savunuyorum savı ile Ermenilerle işbirliği yaparak Devlete karşı ayaklanan Şeyh Said’ lere pim vermemişti. Türk Milleti o gün ki Tarih Süreci içerisinde bu zevatları sevmemişti.

Bugün de Türk Milleti Fetö gibi Din Tacirliği yapan sahte Mehdileri, Apo gibi Fakirlik-Geri kalmışlılık edebiyatı yapan Marksistlere prim vermedi, onları sevmedi sevmeyecek!...

Cumhurbaşkanlığımızın sözcüsü Sn. İbrahim Kalın’ın Yenikapı, Yeni Türkiye ile ilgili görüşlerini bildiren yazından aldığım alıntı: "7 Ağustos'taki mitingde son derece güçlü bir biçimde sergilenen yeni uzlaşı, devlet kurumlarına sızma girişimlerine karşı erdem, şeffaflık ve sorumluluk ilkeleri üzerine kuruldu. Siyasi görüşü ne olursa olsun Türkiye'deki herkes, sağlıklı ve iyi işleyen bir demokrasinin temel unsurları olarak bu ilkeleri yerine getirme konusunda birleşti. Fetullah Gülen ve müritlerinin, yıllar içinde kendi elemanlarını devletin kritik tüm mevkilerine yerleştirmek amacıyla bu ilkeleri ihlal ettiği ve acımasızca kullandığına dair de genel bir uzlaşı söz konusu. Devletin sınav sorularını çalıp sadık müritlerine verdiler, ordu, polis ve yargıdaki muhaliflerinden kurtulmak için sahte kanıt öne sürdüler ve rakiplerini kötüleyip karalamak için basına belge sızdırıp karalama kampanyası düzenlediler." Yeni Türkiye ile ilgili ipuçlarını vermektedir. İnşallah bundan sonra Türk Devletinin ve Milletinin önü açılmıştır. Allahın İnayetiyle Devletimiz ve Milletimiz için “Şer” görünen 15 Temmuz Fetö Kalkışması “Yeni ve Hayırlı” işlere vesile olacaktır.

Yazımı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün şu veciz sözlerinin Din ve Fakirlik, Ezilmişlik tacirliği yapanlara kapak olması dileğiyle; “Biz milletin; padişahlara, şahlara, şeyhlere değil yalnız Allah (C.C) kul olsun istedik.

İşte Cumhuriyetin yegâne manası budur. Meleklerin ve Cümle Alemin kıblesi, Allah halifesi insan asla kula kul olmaz!. Bize softalar dinsiz demişler! Hamd olsun kula kul olanın dininden değiliz. Allah(C.C)’ın dinindeniz!. Her Allah’ın kulu gibi hesabımızı Âlemlerin Rabbine vereceğiz.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
İsmail Tekpınar
Hakan Öztürk
Seyfettin Çetiner
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Temmuz 2018 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net