19 Eylül 2018 Çarşamba
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Aşağı Mahmutlar BEREKETlendi
Aşağı Mahmutlar BEREKETlendi
Kırıkkale Benim Evim
Kırıkkale Benim Evim
Özel Gazi'nin  Cambrıdge Başarısı
Özel Gazi'nin Cambrıdge Başarısı
112’yi Gereksiz Arama, Hayat Karartma
112’yi Gereksiz Arama, Hayat Karartma
  YAZARLARIMIZ
YA İSTİKLAL! YA ÖLÜM!
23 Ağustos 2016 Salı Bu yazı 9861 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Yıl 23 Temmuz 1919 İstanbul Hükümetinin geri çağrısını reddeden 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa, Ali Fuat Paşa, Hüseyin Rauf Bey, Albay Refet Bele, Kurmay Başkanı Köprülü Kazım Paşa, Hüsrev Beyinde katıldığı toplantıda tarihe “Amasya Tamimi” olarak geçen Türk Milletinin Hürriyet ve Bağımsızlık manifestosunu Dünyaya duyurdular.

 

“Vatanın bütünlüğü ve milletin istiklali tehlikededir” cümlesiyle başlayan genelgede İstanbul Hükümetinin ve Padişahın üstlenmiş olduğu görevi yerine getiremediğinden bahisle bu durumun milletimizi yok olmuş gibi gösterdiğine işaret edilerek; “Milletimizin İstiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” cümlesi ile devam eden manifesto Türk Milletinin esaret altına alınamayacağını tüm Dünyaya ilan etmekteydi…

 

Türk Milleti o gün kararını vermişti. Hürriyet ve Bağımsızlığını yok etmeye çalışan Düşman Kuvvetleri ve onun uzantıları vatan hainleriyle mücadele edecekti. “Milletimizin İstiklalini yine Milletin Azim ve Kararı Kurtaracaktır” tarihi sözleriyle Amasya’da yakılan ateş, Erzurum’da ve Sivas’ta alınan kararlarla belirlenen azimli şahlanış Milletin kendi kaderini tayin eden;“Hâkimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir” düsturuyla Ankara’da kendi TBMM açarak devam ediyordu. Necip Türk Milleti Düşmanlarını İzmir’den denize döküyor, yardım ve yataklık yapan Vatan hainlerini ise daracığına çıkartarak cezalarını kesiyordu.

 

İstiklal Harbimizle şekillenen Anadolu toprakları genç Türkiye Cumhuriyeti Devletinin doğuşuna şahitlik etmişti. Geçmişinden gelen Hürriyet ve Bağımsızlık Mücadelesini “Allahın ve Resulünün Davası Benim Davamdır” kutsal yolcuğuyla birleştiren Türk Milleti bir kez daha Küffarın ve yardakçılarının ümüğüne durup nefeslerini kesiyordu…

 

Allahın ve Resulünün Davası Benim Davamdır şiarıyla hareket eden Türk Milletinin ve Devletinin harici ve dâhili düşmanları dün mevcuttu, bugünde var, Devletimiz ve Milletimiz var oldukça olacaktır. Geçmişte kutsal Vatan Topraklarımızı işgal etme cüreti gösterenler bugün PKK, FETÖ, DAEŞ, PYD gibi vatan haini maşaları kullanmaktadırlar. İsimler değişse de Türk Milleti ve Devleti düşmanlığı değişmemektedir. İngiliz Başbakanı Winston Churchill; “Türkleri savaşarak, asker ve silah kullanarak asla yenemezsiniz. Türklerin sadece din adamlarını ele geçirip, onları kullanın!. Onlar zaten kendi devletlerini yıkarlar!” sözleriyle sanki günümüzü işaret etmektedir.

 

15 Temmuz’da Allahın inayetiyle Türk Milleti, Başkomutanı Recep Tayyip Erdoğan ve TSK-Emniyet Güçleri, Başvekil Binali Yıldırım, Ana muhalefet Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Muhalefet Parti Başkanı Devlet Bahçelinin azim ve kararı ile Fetö/Pdy Örgütünün başkaldırışı Akamete uğratılmıştır. Tıpkı Silopi’de, Şırnak’ta, Hakkâri’de, Sur’da Hendekleri başlarına geçirilen Pkk Terör Örgütünün uğradığı zelil durum, Gaziantep’te düğün evini 12 Yaşında afyonladığı örgüt uşağına patlattıran kalleş-kahpe Daeş Terör Örgütünün de başlarına Türkün Tokmağı

 

inecektir. Kalleş ve Kahpe (adları ne olursa olsun) Terör Örgütleri akıttıkları Türk’ün kanında boğulacaktır. Sonları yakındır. Başkomutanımız ve Cumhur reisimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın azim ve kararını şu sözlerinde görmekteyiz: “Bu örgütleri ülkemizin ve milletimizin üzerine saldırtanlara mesajımız yine aynıdır. Başaramayacaksınız! Türkiye’de ezanları susturmaya, bayrağı indirmeye, vatanımızı bölmeye, milletimizi parçalamaya, bu eli kanlı örgütlerin ve arkalarındaki güçlerin, nefesi de takati de yetmeyecektir. Türkmeniyle, Arabıyla, Kürdüyle aziz milletimizi oluşturan tüm unsurların bir arada huzurla yaşadığı, aynı ortak geleceğe umutlarını bağladığı Gaziantep’te, saldırının yapıldığı yer ve hedef alınan kitle, ne tür bir Oyun oynanmaya çalışıldığını açıkça göstermektedir. Türkiye’ye güçleri yetmeyenlerin, etnik ve mezhep temelli hassasiyetler üzerinden vatandaşlarımızı birbirlerine karşı kışkırtma senaryoları tutmayacaktır.”

 

Konuyla ilgili Başbakanımızın, Ana muhalefet ve Muhalefet Parti Başkanlarının sözleri ise şöyle olmuştur:

 

Başbakan Binali Yıldırım; “Bir düğün yerine bomba atacak kadar insanlığa düşman olan terör hiçbir değer tanımayan yüzünü bu kez bir düğün yerini matem yerine çevirerek kendini göstermiştir. Masumiyete ve hayata kasteden bu alçak terör örgütünün adı ne olursa olsun biz, millet, devlet ve hükümet olarak onunla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Biz 79 milyon vatandaşımızla birlikte terörün tam karşısındayız.”

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; “Saldırıda hayatını kaybedenler bizim kardeşlerimiz, çocuklar hepimizin evladıdır. Öfkemiz derin, acımız ortaktır. Bilinmelidir ki bir düğün evine saldıracak kadar sapıkça bir eylemle birlik ve bütünlüğümüzü sarsmayı planlayanlar hain emellerine asla ulaşamayacaklardır. Halkımız yüksek dayanışma ruhu ile kendisine yönelen bütün tuzakları bir kere daha ezip geçecektir.”

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli; “Barbarlar, insan kanıyla beslenen vahşiler masum ve mazlum canlara acımadan kıydılar. Anlaşılan odur ki, 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü farklı terör örgütleri kanalıyla sürdürülmek, Türkiye teslim alınmak istenmektedir. Ancak Türk milleti, üzerine yönlendirilen bu kan selinde boğulmayacak, bu kin ve kirli akına asla kapılmayacaktır. Türkiye terörizmin belini kıracaktır.”

 

Kazım Karabekir Paşanın ifadesiyle; “Öyle puslu ki hava; Şeytan bile Müslüman mintanı” giymektedir. Millet olarak uyanık olmamız gerekmektedir. Çünkü su yumakta, düşman ise uyumamaktadır. Türk Milleti ve Devleti olarak dış bağlantılı Fetö, Pkk, Daeş, Pyd v.b gibi Terör Örgütlerine pabuç bırakacak değiliz. Onların üst akılları, pis planları, kalleşlikleri ve kahpelikleri varsa? Bizim de inandığımız Allah ve onun Resulü Hz. Muhammed’in Kutsal İslam ve Türk Milletimizin Bekası davası var…

 

Ne demiş Atalarımız: Avcının av bildiği kadar Börünün de yol bildiği vardır…

 

Kalın sağlıcakla…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
İsmail Dursun Kuzucu
Hakan Öztürk
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  19 Eylül 2018 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net