25 Nisan 2018 Çarşamba
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Elbiseler El-Bab'a Ulaştı
Elbiseler El-Bab'a Ulaştı
İngilizce Sokağı
İngilizce Sokağı
3 Aylık Bebeğe Böbrek Ameliyatı
3 Aylık Bebeğe Böbrek Ameliyatı
MKE Futbol Turnuvası Başladı
MKE Futbol Turnuvası Başladı
  YAZARLARIMIZ
PİRİNÇ’İN İÇİNDEKİ SİYAH TAŞTAN DEĞİL, BEYAZ TAŞTAN KORKUN
19 Eylül 2016 Pazartesi Bu yazı 9101 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Atasözleri günü yaşayan, geleceğe ufuk açan; ders alındığı zaman yanılgıyı önleyen kıymetli değerlerimizdir. Yazımın başlığı da öyle bir değerdir. Atalar Sanki bu günleri görmüşler, ülkemizin içinden geçtiği otuz yılı özetleyen hıyaneti bir cümlede özetleyivermişler…

Hünkârın yeryüzündeki halifesi olan insan çıkmış olduğu “kutlu yürüyüşünde” yola çıktığı akranlarını iyi tespit emek ve aklı ile hareket etmek zorundadır. İnsanların oluşturduğu Devletler de aynı şekle tabidir. İnsan zaman içinde yaratılış gayesini unutarak ihmalkâr olmuş, şımarmış veya Hüdâ’yı anmaktan geri durmuştur. İşte o zaman İnsan görmesi gerekenleri görememiş, duyması gerekenleri duyamamış ve Hüdâ’yı anmaktan geri kaldığı için kalbi mühürlenmiştir.

Daha önceki yazılarımda kısmen değinmiştim. Cenabı Hakkın İnsan’a bahşettiği en güzel hediye akıldır. Akıl İnsanı diğer yaratılandan ayıran müstesna değerdir. Yüce Allah (C.C) Akli melekeleri yerinde olmayan kullarını dini vecibelerini yerine getirmekten muaf tutmuştur. Dinimizin vahiy dini olduğunu ve son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v) nezdinde tüm insanlığa hitaben olduğunu sanırım bilmeyeniniz yoktur. Dinimiz İslam’ın Nakil ile birlikte Akıl’ı esas aldığını da bilmekteyiz. Burada üstünde durarak vurgulamak istediğimiz; İmam Maturidinin ifadesinde yer bulduğu şekliyle “Akıl temyiz kabiliyetinin en güçlü silahı” olmasıdır. Bu nedenledir ki İslam’a inanan Müslümanların Allahın bahşettiği İrade-i cüziyye’yi kendileri tarafından kullanması gerektiğidir. Çünkü irade-i cüziyye Cenabı Hakkın kuluna bahşettiği mahdut bir salahiyet ve tercih hakkıdır. Bu hakkı başkasının kullanması veya bu hakka başkaları tarafından ipotek konulması Yüce Allah’ın yeryüzündeki halifesi olan İnsana yakışmaz. Nesimi’nin ifade ettiği gibi; “Rızkı veren Hûda’dır, Kula mihnet eylemem.”

Mekânımız Anadolu’ya Türklerin nüfus hareketlerinin ilki; Karataylılar ve Harzemşahlar arasındaki mücadeleler nedeniyle Fergana yöresindeki nüfusun batıya göçü ile birlikte yerleşik hayata geçen Türklerin Anadolu’yu yurtluk edinmesidir. İkincisi ise 1220 tarihinden itibaren Moğol istilasına maruz kalan Maveraünnehir’den Avran’a kadar olan bölgedeki göçebe ve yarı göçebe Türk nüfusunun Anadolu’ya gelişidir. Türklerin Anadolu’yu Yurt-Vatan olarak kabullenmesini müteakip bu topraklar üzerinde bulunan diğer milletlerle “İnsan” merkezli bir yaklaşımla ilişkilerini sürdürmüşlerdir. 13. YY Türk Anadolu’su kaynağı Türkistan Sûfiliği (Hoca Ahmed Yesevi) tasavvuf akımlarının aktarılması ve çözümlemesinin yapıldığı bir dönemdir.

Anadolu Türkleri Büyük Selçuklu Devleti ve daha sonra beylikler düzeyinde hem Moğollarla mücadele etmekte, hemde ulaştığı batı sınır komşusu Bizanslılar ile fiili olarak ve içerisinde peydah olan hainlerle mücadelesini sürdürmektedir. İşte bu ahval ve şerait içinde dahi Türkler İnsan ve Barış merkezli öğretileri ile buhranlı bir dönemi birlik ve beraberlik duygularıyla kuvvetlendirerek çıkmış olduğu kutlu yürüyüşünde; “Allah ve Muhammed Davasını” Hacı Bektaşi Veli, Hacı Bayramı Veli, Mevlana Celaleddin Rumi, Yunus Emre, Ahi Evran, Haydar Sultan, Hasan Dede gibi Anadolu Erenleri eliyle Yeni Vatan toprağı üzerinde dostça yaşamak fikriyatını taşımışlardı. Anadolu Gazileri, Ahileri, Abdalları ve bacıları toplumun her bölümü üzerinde “İnsan Olmak ve Dostça Yaşamak” olgusunu yerleştirmek için mücadele vermişler ve bunda da başarı sağlamıştırlar…

Anadolu’nun “Aydınlatma Kuşağı” olan o mübarek şahsiyetlerin İslam’ın tebligatı davasında önemli emekleri vardır. 13 YY. Anadolu havasını koklayan, o mübarek insanların rahle-i tedrisatında bulunan Anadolu Türkleri Kayı Türkleri önderliğinde yeni bir Dünya İmparatorluğunun temellerini atmıştı. Türkler kurdukları “Ottaman Empire-Osmanlı İmparatorluğu” devletleriyle her daim İlay-ı Kelimetullah Davası için haçlı ordularıyla mücadele etmişler, zulme uğrayan insanların yanında olmuşlardır. Müslüman=Türk sözü ile Hıristiyan Dünyasının korkulu rüyası olan Türkler ne zaman ki Allah ve Muhammed Davasını ihmalde bulunmuş, kendi kültürünü Hıristiyan adetleriyle değiştirme zafiyetine düşmüş, işte o vakit harici ve dâhili bedhahların zalım oyunlarıyla karşı karşıya kalmışlardır. Allahın inayetiyle ve Türk-İslam mefkûresiyle yoğrulmuş Anadolu’yu Yurt edinmiş evlatların gayretleriyle; Milli Şairimiz Mehmet Akif’in “Yurdunu Alçaklara Uğratma Sakın/ Dursun bu Hayâsızca Akın” mısralarında olduğu üzere haçlı orduları bir kez daha Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Türk Orduları tarafından üç bir yandan Denize gömülmüştü…

Anadolu’muzun değişmez iki kaderinden bir tanesi deprem, diğeri ise milli mücadeledir.

Su uyur, Düşman uyumazmış. Harici ve dâhili bedhahlar yeni kurulan genç Türkiye Cumhuriyetinin kendisine hedef seçtiği “Muasır Medeniyetler” seviyesine ulaşma fikrine fren yaptırmak için karşısına Pkk Terör Örgütünü çıkarmış becerememiş, Ekonomik Terörü uygulamış olmamıştı. Türk Milletinin Ordusuna Ergenekondu, Balyozdu v.s kumpaslar kurmuş olmamış, halkın seçtiği hükümetini 17-25 Aralık sivil darbesi ile indirmek istemişti.  Dâhili ve harici bedhahlar hiçbir işi beceremeyince Türk Milletinin içinde barındırdığı beslemeleriyle 15 Temmuz Darbesine kalkışmış lakin bu hamleleri de Allahın İnayetiyle ve Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan’ın cesaretli duruşuyla, Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kararlı tutumları ile Yüce Türk Milletinin Asaletli duruşuyla akamete uğratılmıştı…

Türk Milletimin tarihe sığmayan Anadolu’yu Yurtluk edinmemiz ve İlah-ı Kelimetullah Davası için çıktığımız Kutlu Yolculuğu kısaca özetledikten sonra geldiğimiz süreci ispat eder, tanıklık ettiğim iki anekdotu siz değerli okuyucularıma aktarmak istedim:

3 Eylül Cumartesi günü, Kırıkkale İlimizin üç değerli Milletvekili ile birlikte 15 Temmuz başkaldırısında Ankara’da Şahadet şerbetini içen Şehidimiz Aydın Çopur’un evine ve Şırnak-Cizre’de Pkk’nın hain tuzağında Şehit olan Emniyet Mensubu Şehidimiz Ferhat Bozkurt’un ailesi tarafından düzenlenen mevlütlü yemeğine katıldık. O mekânlarda yaşananları yazmadan geçmek, gazeteciliğinizi inkâr etmekle eş değerdir. Şehidimiz Aydın Çopur’un hanesinde ailesi; AK Parti Kırıkkale Milletvekilleri Ramazan Can’ı, Abdullah Öztürk’ü ve Mehmet Demir’i ve heyeti büyük bir vakarla-gururla-hüzünle karşıladı. Nazik ve latif bir sohbette Şehidimiz babasının; “Oğlumuzla gurur duyuyoruz. Oğlumun bugün be Vatanımın, Bayrağımın ve Milletimin yanında olmazsam, ne zaman olacağım sözleri bizim için gurur kaynağı olmuştur. Evet, üzülüyoruz, ancak o yaşanılanları tekrar hafızamızda canlandırdıkça evladımızla gurur duyuyoruz” sözleriyle, “15 Temmuz gecesi kendi halkını öldürmekten çekinmeyen bu Vatan hainlerinin idam edilmesini istiyoruz” sözleri halen kulaklarımda. Ailenin heyet karşısında vakarlı-gururlu-hüzünlü duruşları oğullarının Dinine, Milletine ve Bayrağına karşı duyduğu düşüncelerini bize yansıtıyordu. AK Parti Kırıkkale Milletvekillerimiz Ramazan Can, Abdullah Öztürk ve Mehmet Demir’in o an yaşadıkları sözün bittiği yer olan; Sözlerin gırtlakta düğümlendiği, beynin ürettiği ancak dilin söyleyemediği, gözlerin dolduğu uhuvvet dolu bir mekân.

Oradan ayrılıyoruz. Pkk’nın hain tuzağında Şehit olan İlimizin yirmi üç yaşında aramızdan ayrılan Şehit Ferhat Bozkurt’un ailesi tarafından düzenlenen mevlit ve yemeğine katılıyoruz. Ak Parti Kırıkkale Milletvekillerimiz Ramazan Can, Abdullah Öztürk ve Mehmet Demirle birlikte Kırıkkale’mizden geniş bir katılımın olduğu Şehit evine ulaşıyoruz. Milletvekillerimiz halk ile birebir tokalaşarak hasbıhal ederek kendilerine gösterilen şehidin kardeşinin yanına oturuyoruz. Şehidin ağabeyi Turgay Bozkurt’un ağzından dökülen; “Bir kargo arabası geldi ve Şehidimizin özel eşyalarını bıraktı gitti. Hepimiz şok geçirdik, yüreğimize kor düştü. Bizim canımız yandı, başkaların canı yanmasın. Vatan sağ olsun, Devletimiz sağ olsun” sözlerini ifade ederken yaşadığı hüznün ve gururun tarifini anlatamıyorum. Okunan hatimler, mevlitler ve dualarla Şehidimiz Ferhat Bozkurt’u bir kez daha yâd ediyoruz. Dualarla, Fatihalarla yâd ettiğimiz Şehitlerimizin Âli Makamlarında Bedrin Arslanlarıyla birlikte bizleri seyreylediği duygularıyla Şehidimizin evinden ayrılıyoruz. Sayın Vekillerimizin Şehit Evinden ayrılışları sırasında yaşadığı hüzün ve gururu Gazi Mecliste 15 Temmuzda yaşadıklarının yansıması olarak görüyoruz. İyi ki Gazi Türkiye Büyük Millet Meclisimiz var İyi ki sizler varsınız Sn. Vekillerimiz diyor ve onları uğurluyoruz…

O gün yaşadığım, yaşadığımız duygu dolu anlar TÜRK MİLLETİNİN ve DEVLETİNİN bitirilemeyeceğini birçok defalar olduğu üzere Dosta ve Düşmana bir kez daha göstermiştir. 35 Uçak, 37 Helikopter, 246 Tank ve Zırhlı Araç, 3 Gemi, 3992 Silah envanteriyle Başkaldırıda bulunan 8651 Fetö/Pdy Terör Örgütünün haşaşileri, bunca zamandır uğraşı verdiğimiz Pkk, Daiş, Pyd v.s Terör Örgütleri alayınız gelseniz de Türk Milletini ve Ordusunu diz çökertemezsiniz!

Türk Milleti ve Ordusu her zaman olduğu gibi ayağa kalkar sizleri Malazgirt’te, Kudüs’te, Viyana’da, Budin’de, Mohaç’ta, Çanakkale’de,  Trablusgarp’ta, Dumlupınar’da, Sakarya’da, Kore’de, Kıbrıs’ta Cerablus’ta olduğu gibi tokatlar…

“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı Vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça, terk olunamaz.”                                          Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Ne Mutlu Türküm Diyene!...

Sağlıcakla Kalın…

 

 


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Dursun Kuzucu
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Nisan 2018 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net