20 Ocak 2018 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Karneler Alındı, Tatil Başladı
Karneler Alındı, Tatil Başladı
Saygılı Öğrencilerle Karne Heyecanı Yaşadı
Saygılı Öğrencilerle Karne Heyecanı Yaşadı
Sungur Muhtarları Dinledi
Sungur Muhtarları Dinledi
Gülsoy'a Övünç Madalyası
Gülsoy'a Övünç Madalyası
  YAZARLARIMIZ
Size Bir Namekân Anlatayım Mı?
08 Ekim 2016 Cumartesi Bu yazı 6821 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Dışarıdan baktığınızda her yer size güllük gülistanlık geliyor öyle değil mi?Cicili bicili,havalı yeni bir mekân sanki farklı bir ortammış gibi.İşte burası da çalışan insanlar için düzensizlik,hadsizlik ve ahlaksızlıkların içerisinde bu mekana gelen sözde müşterilere hizmet karşılığında para kazanılan ciddi bir çalışma ortamı.İkiye açılan siyah iki açılır kapı ve mekanın içinde çalışan insanın iyi bilmesi gereken A5,B4,C8 ve Çardak5 olarak adlandırılmış masalar bulunmakta.İç mekan ve dış mekanı bulunmakta sandığınız gibi kolay görünse de hiç de öyle değil.Durmak yok yay gibi olacaksınız kelebekler gibi uçacaksınız,daha çok müşteri kazandıracaksınız yani daha çok halkı kazıklayacaksınız ki,siz iyi bir garson olasınız neden böyle söyledim.Yazımı okuyunca çok iyi anlayacaksınız efendim.Bu arada burda en çok hoşuma giden kara tren ve beni hayal alemine götüren kara trenin sesidir.Dünya öyle bir han ki,içinde cahillerin her şeyi ben biliyorum eminliğiyle eğitimli insanların eğitimsizlere hizmet etmek zorunda bırakan bir tezattan ibaret.Öyle tuhaf hadiselerle karşılaşıyorsunuz ki hayat mücadelesi verirken,yaşamla savaşırken.Kuyruğu dik tutmaya çalışmak öyle kolay olmuyor anlayacağınız.Kimi insanların hicap duygusu kalmamış ne yazık ki,ar damarı çatlamış ve bu durumda rezilliklere gebe olmalarına neden oluyor.Biz garsonlar sabah dokuz akşam sekiz çalışıyoruz.Ne çalışmak ne çalışmak anamız ağlıyor,çalışanlar için ciddi gelenler için ise bir film setinden bir kare gibi tablolardan ibaret,bazen +18 e bile maruz kaldığımız yaşı on yedi olmasına rağmen böyle bir boşluğun içinde olan nesilden bahsediyorum.Sözde sevgililerine baba ana parasıyla kazanılmış parayla artistlik yapmaya çalışan insanların sergiledikleri hareketler.Kimisi de babam yaşımda ama yanındakiyle gözümün önünde cilveleşen çirkinleşen insanlıktan uzak insanlar.Bazen inanın hayvanat bahçesinde çalışsam bunda daha iyi dediğim bir yer burası.Anam derdi ki kırkından sonra zamparalık yapanı teneşir paklar.Yok anam yok gülüm on yedisi de aynı yetmiş yedisi de.Eline son model bir telefon,marlboro sigara oh çek yavrum çek.Öğrenci adamda para olmazmış derler külliyen yalan yalan efendim.Kimin eli kimin cebinde belli değil.Sarmaş dolaş öpüş koklaş bir hal içindeler.Geldiği gitti yeri,insanı,mekanı,yiyecekleri sorgulamayan,düşünmeyen ziyan ve zarar içinde yaşanılan hayatlar.O analara da o babalara da öyle kızıyorum ki,ben yaşayamadım oğlum kızım yaşasıncılar var ya ah onlar ah işte.Bu zihniyetlerin meyveleri bu çocuklar.Bu arada burasıkafe(cafe).Bomp bomp bomp müzik eften püften müzikler işte.Neymiş efendim gençlik bunu istiyormuş oy gide de geri gelmiye öyle gençlik.İnanın hoca Allahu ekber dese de şu hoparlörün kablosunu çeksem diyorum iki dakika kafam dinlensin yani.Anam bize büyüklere ve yaradana saygılı olmamız için hep bir söz söylerdi.Bana saygınız yok bari Allah'a,Allah'ın davetine saygınız olsun derdi.Saygının önemini vurgulardı bu sözleriyle yani.Anam şimdi ne büyüğe ne de ezana saygı kaldı.Gençliğin düşüncesi ah hoca ne vardı iki dakika sonra okusaydın tam kızı öpecektim ya da kız da oğlanı öpecektim derken öpüşen sevişen nesil ulu orta.Otobüste,sokakta,kafede.Bir de burda yediğiniz içtiğiniz şeyler sağlıklı değil nasıl anlatayım size gelip bana cappuccino mappucino,sıcak çikolata istiyorsunuz ya bunlar normalde marketlerde elli kuruş ama siz dört tele veriyorsunuz,kazıklanıyorsunuz yani,bir de şu içeçeklerin isimleriyle hava atıyorsunuz birbirinizle dalga geçiyorsunuz.Dün çalıştığım yerdeki abla herkes kendi kahvaltılık malzemesini kendi getirsin dedi.Düşündüm.Çalıştığınız yerin patronu bana göre pardonu bir sabah kahvaltısı veremeyecekse yazık yani patronluğuna yazık.İki dilim peynir ve üç dört zeytin nedir ya?Ha ben mi ne yaptım?Kiloluyum ben poaça alsam bir tele ekmek alırım çayla onu yerim dedim.Karnım doysun diye yani.Kim nasıl kahvaltısını yapıyorsa yapsın teşekkür ederim dokunuyor bana öyle kahvaltı dedim.Demem şu ki geçim size göre ana baba parasıyla kolay olabilir.Ama hazıra dağ taş dayanmaz arkadaşlar.Geçimi de geçtim sizin nasıl bir hayat görüşünüz var?Gerçi sevişmekten bunu düşünecek fırsatınız nasıl olacak ki?Sevgilim dedikleriniz sizin şu anda hiçbir şeyiniz.Aldatmayın kendinizi aldatmayın birbirinizi ne yüreğinizi delin ne de cebinizi derim nacizane.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
Şevket ÖZSOY
Hakan Gökkaya
Meltem Yıldız
Canan Akdeniz
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  20 Ocak 2018 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net