21 Ekim 2017 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Okulda Cetvelli Saldırı
Okulda Cetvelli Saldırı
4,5 milyon liralık iki atölye
4,5 milyon liralık iki atölye
Sinem Başkanlığa Aday
Sinem Başkanlığa Aday
Yaşam’dan Yoğun Bakım Ücretsiz
Yaşam’dan Yoğun Bakım Ücretsiz
  YAZARLARIMIZ
Gençliğimizin Ahlak Erozyonu
26 Ekim 2016 Çarşamba Bu yazı 9356 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Batının gençliğimize oynadığı ahlak erozyonu…

Asrın sonunda olma hasebiyle ahlakın ve maneviyatın çok önem arz ettiği bir dönemden geçiyoruz.

Özellikle teknoloji çağında artık teknolojiyi ceplerimizde bile taşıyabildiğimiz bir dönemdeyiz. Yeni neslin, gençliğin nereye gittiğinin farkına varmak gerekmiyor mu?

Ahlakı değerlere zarar veren seyredilen, takip edilen yarışmalarda TV programlarında reyting uğruna yapılan tahrifata bir son vermek ivedi bir şekilde çözüm üretmek ve bu konuda somut adımlar atılması elzemdir.

Son dönemlerde bir takım evlilik programları adı altında aile hayatına ve gençliğe zehir enjekte eden programların bizim coğrafyamıza ve aile yapımıza, kültürümüze uymayan TV programlarını yapanların ne kadar ahlakı değerlerden bihaber ve ters olduğunu görmekteyiz.

Öyle bir gençlik olmalı ki yarınlarımızı emanet edebileceğimiz menfi ve muzır işlere karşı bir çelik kale gibi olan bir gençlik.

Manevi ve ahlakın üstün olduğu, müsbet işlerde ise adeta berk gibi çaktığında ışık saçan, geceyi ay gibi parlatan, gündüzü güneşle aydınlatan ve ısıtan adeta yağmur gibi toprağa hayat suyu olan her daim faydası olan bir gençlik.

Halbuki bize inen yüce kitabımızda ilk ayetin İkra ( OKU ) emrine uysak bir çok sorunumuz çözülecektir.

Okuma nın önemli olduğu bu asrımızda gerek uhrevi gerekse dünyevi ilimlere ve kişisel gelişimimizin yanında kendimizi yetiştirebilecek vatanına, milletine, devletine faydalı olabilecek kitaplarımızı okumaya ne kadar ihtiyacımız var.

Saatlerce başını beklediğimiz bizi yozlaştıran bu programlara artık bizler dur diyelim ve gençliğimize geleceğimize sahip çıkalım.

Asımın neslini yetiştirecek genç kızlarımızı, genç delikanlılarımızın bu programlardan etkilendiği gün gibi aşikârdır.

Eğitimde milli manevi duygular lazım âdab-ı maîşeret derslerini ders programlarına koymak gerekiyor geç kalınmış bir program lakin zararın neresinden dönersek kardır...

Her gencin negatif enerjiyi pozitife çevire bilmesi başka menfi işlere meyil etmemesi için sporun önemi çok fazladır her bir genç ve bireylerin istidadına göre bir sporu yapması çok önemlidir.

Millet olarak bizim bir kültürümüz, an’ane lerimiz var.

Gençliğimiz bir milletin ihyası için çok önemlidir. Ahlak ise hayatı ictimaîyye’nin yani yaşadığımız sosyal hayatımızın teşekkülünü oluşturur eğer ahlaklı bir nesil yetişmezse batının tefessüh etmiş haince sinsice emellerine ulaşması demektir.

Dikkat ediyorum bizi ahlak yozlaşmasına iten programın sponsorluğunu batı üstlenmiştir bir milleti yıkmak istiyorsan tarumar etmenin en kolay yolu nesli bozmaktır. 

Akabinde ülkede yıkılmış olacaktır…

Neslimizin necat bulması yani kurtuluşu, selameti her bir birey olarak bizlere de düşmektedir.

Sınıftaki öğretmene, evdeki Anne ve Babaya, işyerindeki ustaya, kamudaki yöneticiye, sokaktaki yaş olarak büyük kâmil insanlara ve manevi değerlere önem verenlere bu işlerle iştigal edenlere düşmektedir.

Üstad necip fazılın gençliğe hitabı gibi bunun idrakı’ na varan bir gençlik yetiştirmemiz lazım.

"Zaman bendedir ve mekân bana emanettir! şuurunda bir gençlik... Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, öcünün davacısı bir gençlik...
Halka değil, Hakka inanan; meclisinin duvarında “Hakimiyet Hakkındır" düsturuna hasret çeken, gerçek adâleti bu inanışta bulan ve halis hürriyeti Hakka kölelikte bulan bir gençlik.

Genç adam! Bundan böyle senden beklediğim manevî babanın tabutunu musalla taşına, Anadolu kıtası büyüklüğündeki dâva taşını da gediğine koymandır! 

Tek cümleyle, Allah’ın, kâinatı yüzü suyu hürmetine yarattığı Sevgilisinin âlemleri manto gibi bürüyen eteğine tutunacak, O'ndan başka hiçbir tutamak, dayanak, sığınak, sarılı nacak tanımayacak ve O'nun düşmanlarını ancak kubur (kabir) farelerine denk muameleye lâyık görecek bir gençlik…
Surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes!
Ey kahpe rüzgâr, artık ne yandan esersen es!” 

İşte aslında asrımızın son mütefekkirlerinden olan Üstad Necip Fazıl söylemiş olduğu gençliğimize hitabı bize anlatmak istediğinin asrın hastalığı ve tedavisi, reçetesi de belli.

Siyasetçi / Yazar


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Gökkaya
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Ekim 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net