20 Kasım 2017 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
  YAZARLARIMIZ
ZEYTİN ve ZEYTİN AĞACI
12 Kasım 2016 Cumartesi Bu yazı 4810 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Derneğimizin (KTYG) Çanakkale Behramkale de oturan ve üyemiz olan Prof. Dr. Mehmet YÜKSEL Hocamın, hepimizin sofrasından eksik olmayan ZEYTİN ve ZEYTİN  AĞACI ile ilgili yazsısını, geldiği gibi aynen okuyucularımızın bilgisine sunmak istedim.

‘’ Zeytin Denen Yabancı ‘’

Ege, Marmara ve Akdeniz Bölgelerinin has ürünü zeytindir. Bu gerçek değişmez. Birkaç bin seneden beri Egede, Akdeniz Bölgesinde zeytin yetişmektedir. Romalılar, Kartacalılar ve Endülüs Emevi leri zamanında da yetişirdi. Firavunlar da zeytini bilirdi.

İstanbuldan tutun da Çanakkale yi geçin, Edremit Körfezine girin, Ayvalık, Çeşme, Datça derken Akdeniz e girin, İskenderun, Arsus, Antakyadan Kilise, Harrana uzanınBuralarda zeytin vardır. Hatta Trabzon da da zeytin olduğunu bilirim. Arada bir iç Egeye de örneğin Akhisara da gidebilirsiniz. Bu devasal alan bizim zeytin bölgemizdir. Bu boyutlarda başka kimsede zeytin dikilen yer yok.

Buna rağmen Türkiye zeytincilikte nal topluyor. İlk başta değil.

Sebebi mi? Hiç de duymak istemediğimiz bir gerçek. Daha doğrusu ne devletin ve ne de vatandaşın, ne olduğunu pek anlayamadığı bir özelliğimiz. İster buna cehalet deyin, isterseniz biraz daha altını çizerek kör cahillik deyin.

Oysa zeytin ağacı bir yerde ölümsüz dür. Bin yaşındaki zeytin ağacının dallarını kesin, kazmayı alıp onu kökünden çıkarın ve başka bir yere tekrar dikin. Bu kadim ağaç su verdiğiniz sürece o ihtiyar kabuğunu patlatıp taptaze sürgünler verir.

Belki de o derece sadık olduğu için daha fazla bilgimiz olmadan da onu yetiştirdiğimizi, zeytin tarımı yaptığımızı sanıyoruz.

Zeytin bir sene verir, ertesi sene vermez inancı bir batıl itikattan başka bir şey değildir. Doğru olan: Zeytin her sene verir, eğer sen onun ihtiyacını karşılarsan. Zeytin, gıdasını topraktan alır, havadan da alır biraz nem ve gaz gübre olan karbon dioksit olarak. Ama esas yaşam kaynağı topraktır.

Bilinçli tarım yapan az sayıdaki vatandaşımızı saymazsak zeytin tarımını doğru düzgün bildiğimiz söylenemez.

Acaba, zeytinin dersini verenler zeytini bilirler mi? O gruptan da zeytini tanımayanlar olduğu bizim de malumumuz. Köye gelip, siz hep kara zeytin dikiyorsunuz, bira da yeşil zeytin dikmelisiniz nasihatinde bulunan ziraat teknisyenlerini anlatıp dururlar bizim köy kahvesinde.

Şahsen ben de bir Tarım İlçe Müdürlüğünde şeftali dalını zeytin dalından ayırt edemeyen tarım danışmanı yaşadım.

Devletin köylüye yardım etme isteği mevcut. Bu amaçla köylere 10 000 (on bin) adet Ziraat Mühendisi tahsis edildi. Maaşlarının kırsalda çalıştıkları (!) için - pek de az olmadığını tahmin edebilirim. Yurdun çeşitli yörelerinde bu danışmanları soruyorum köylü tanıdıklarıma. Bir kısmı bu danışmanlardan haberdar olmadıklarını söylüyorlar. Bir kısmı da onların köyünde böyle bir danışmanın olmadığını iddia ediyorlar.

Bahar ve yaz ayları tarımla uğraştığım Çanakkale - Ayvacık yöresinde de bu danışmanlarımızın herhangi bir faaliyetinden haberdar değiliz. Oysa Behram Köyünü de içine alan altı köyden sorumlu bir danışman olması gerektiğini birkaç sene önce sorup öğrenmiştik. Şayet bu danışman lık müessesi iptal edilmediyse, devletimizin bu alanda çarklarının artık dönmediğini söyleyebilirim.

Sayın kaymakam ve valilerimizi bu hususta daha etkin görev yapmaları arzumuzdur. Muhtarlarımızın ilçe makamlarına herhangi bir talepte bulunmaya galiba - cesaretleri kalmamış. Zannederim milletvekillerimizin de dertleri ayrı. İktidar ve muhalefet parti başkanları da bu hususta faal değiller. Oysa il veya ilçe siyasal parti başkanlarının bölgelerindeki eksikleri merkez deki parti yönetimine duyurmaları onların esas görevi olmalıydı.

Hâsılı, zeytin gibi son derece değerli bir tarım ürünümüzün bilinçli ellere geçmesi, daha verimli ve kaliteli üretim yapılması, bir başka bahara kalmış gibi görünüyor. Kaygılarımın dışındaki bilinçli çiftçilerimizi ve diğer tarım mensuplarını elbette tenzih ederim. Şu gerçek ki, zeytin konusunda yetersiz kalan bir bilgilendirme atağıdır. Bu seferberliğin alt yapısının da tarım danışmanları kanalıyla olabileceği inancındayım.

          Muhterem hocamızın zeytinle ilgili bu değerli yazısına ilave olarak, konuyu tamamlayıcı olarak düşündüğüm dini sözler ve vecizelerden bir demet sunmak istiyorum:

* ) Kur’ ân - ı Kerîm’ de meâlen; “ Ve bir de ağaç yarattık ki, Tûr - i Sinâ’ dan çıkar; hem yağ bitirir, hem yiyeceklerine bir katık. ” ( Mü’ minûn Sûresi, âyet 20 ) buyuruldu.
* ) Peygamber Efendimiz (s.a.v.); “ Zeytinyağını ekmeğe katık ediniz ve onunla yağlanınız. Zira o, mübârek bir ağaçtandır. ” buyurdular.

* ) “ Zeytinyağını yiyiniz ve onunla yağlanınız. Zira onda yetmiş derde devâ vardır. Bu dertlerden birisi de cüzzam hastalığıdır. ” ( Hadîs - i Şerîf, Kenzü' l – Ummâl ).
* ) “Zeytin ağacının vazgeçtiği yerde Akdeniz biter” ( Georges Duhamel )​.

* ) “Zeytin ağacı Cennetin en zengin armağanıdır.”  ( Thomas Jefferson ).


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Nursan Gül Annaç
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  20 Kasım 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net