26 Eylül 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kobi'lerin Paylarına Artış Çağrısı
Kobi'lerin Paylarına Artış Çağrısı
İstridye Mantarı İle Alternatif Gelir
İstridye Mantarı İle Alternatif Gelir
Otomobil Hafriyat Kamyonuna Çarptı 1 Ölü, 1 Yaralı
Otomobil Hafriyat Kamyonuna Çarptı 1 Ölü, 1 Yaralı
Kadınlar Güzelliğe Pedalladı
Kadınlar Güzelliğe Pedalladı
  YAZARLARIMIZ
ATATÜRK’ÜN ANKARA’YA GELİŞİ
26 Aralık 2016 Pazartesi Bu yazı 7060 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

19 Mayıs 1919 tarihinde Anadolu’ya geçişi ile başlayan direniş hareketi, ilk ciddi adımını Haziran 1919’da Amasya Tamimi ile atmıştır. Amasya’da milletin istiklalinin tehlikede olduğu tespit edilmiş, Erzurum Kongresi  ile vatanın bütünlüğü, hiç bir şekilde ayrılığın kabul edilemeyeceği kamuoyuna duyurulmuştur.


Sivas’ta seçilen Heyet-i Temsiliye Ankara’da TBMM açılıncaya kadar Sivas ve Erzurum Kongreleri’nde alınan kararlar doğrultusunda geçici bir hükümet gibi çalışmıştır

Mustafa Kemal Paşa Sivas’ta Kongre sonunda Heyet-i Temsiliye adına İstanbul Hükümeti ile temas kurmuş, 20-22 Ekim 1919 tarihinde Amasya Mülakatı ile Heyet-i Temsiliye’nin İstanbul Hükümeti tarafından tanınmasına sebep olmuştur.


Mustafa Kemal Paşa, çalışmalarına bir müddet daha Sivas’ta devam etti. Daha sonra, önceden karar verildiği gibi Ankara’ya gitmek üzere 18 Aralık 1919’da Sivas’tan ayrıldı.

Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’yı Tercihindeki Sebepler


Bu fikirlerin temelinde, Ankara’nın merkezî konumu, stratejik yollar üzerinde bulunması, işgal altında bulunan yerlere olan mesafesi, Karadeniz’de İnebolu, Akdeniz’de Antalya Limanları ile irtibat imkanı, demiryolu ve telgraf şebekesinden yararlanma kolaylığı yer almaktadır.

Ankara’daki telgraf sistemi, normal zamanda, bir vilayet merkezine yetebilecek ölçüde teknik malzeme ve personele sahipti. Eksik olan hatlar ise eldeki yetersiz imkanlar ölçüsünde tamamlanarak Anadolu’nun hemen her tarafı ile irtibat sağlanmıştı. Muharebe imkanları için yeterli olan Ankara’da ayrıca Ali Fuat Paşa liderliğindeki 20. Kolordunun da bulunması, önemli bir sebep olarak gösterilebilir.


Sivas Kongresi sonunda bu konu Heyet-i Temsiliye üyeleri ve kumandanlar arasında da görüşülmüş Ankara, Konya ve Eskişehir üzerinde durulmuştur. Konya’nın bu dönemdeki asayişsiz durumunun tamamen ortadan kalkmamış olması engel olarak görülmüş, müzakereye iştirak edenler çoğunlukla Ankara’yı uygun görmüşlerdir. Bu fikre katılmayan Kazım Karabekir Paşa ise Sivas’tan daha batıda bir merkeze geçilmesine güvenlik nedeniyle karşı çıkmıştır.

Ankara’nın Milli Mücadele’nin merkezi seçilmesinde  İstanbul’a yakın olma ve kontrol altında tutma siyasetini takip ettiğini de görüyoruz. İstanbul ile demiryolu bağlantısı olan Ankara’dan Mebuslar Meclisinin çalışmaları daha sıkı takip edilebilecek ve gerekli tedbirler alınabilecekti.


Ankaralılar’ın Kuvay-ı Milliye Taraftarlığı


Mütareke’den kısa bir süre sonra, 1919 yılı başlarında iki bölük kadar İngiliz askeri istasyonda karargah kurarak istasyonu ve şehri işgal etmişlerdi. Daha sonra bir Fransız askeri birliği de gelmiş ve Ulus’ta yapımı henüz bitmemiş olan ilk Büyük Millet Meclisi binasına yerleşmişlerdi.

Bu olayların meydana geldiği sırada Ankara Valiliği’nin kadrosu şu şekildeydi; Vali: Muhittin Paşa, Mektupçu: Halet Efendi, Defterdar: Yahya Galip (Kargı), Polis Müdürü: Mithat Bey, Müftü: Rıfat Hoca (Börekçi) ve Jandarma Komutanı: Abdurrahman Bey.


Müftü Rıfat Efendi başkanlığında şehrin aydınları halk arasında “milli mukavemet” fikrini müsamereler ve gazeteler vasıtasıyla yaymaya çalışmışlardı, Yarbay Mahmut, Avni Refik (Berkmen), Öğretmen Ayaşlı Ali Rıza, Mahir (İz), Yakup, Ekrem ve Fevzi Beyler “Azmi Milli Cemiyeti” adında bir milli teşkilat kurarak halk arasında mahalli anlamda bir birlik meydana getirmeye çalışmışlardır. Diğer taraftan “Mefkure” ve “Selamet” gazeteleri ile daha önce yayın hayatına başlayan haftalık “Ankara” Gazetesi aynı amaçlar doğrultusunda yayınlar yapmaktaydı.

Mütareke sonrasında İzmir’in işgali olayına ilk tepkiyi gösteren Ankaralılar, 16 Mayıs 1919 tarihinde İstanbul’a protesto telgrafları çekmişler, ayrıca 26 Mayıs 1919’da Ankara’da büyük bir protesto mitingi düzenlemişlerdir. Ayrıca Ankara’nın bu ve buna benzer tepkilerinde ve bu faaliyetlerin organizesinde Ali Fuat Paşa’nın telkin ve yönlendirmelerini belirtmemiz gerekir. Ali Fuat Paşa, Ankara’nın ileri gelenlerini Milli Mücadele ve Mustafa Kemal Paşa’nın şahsiyeti hususunda sürekli olarak aydınlatmış, Ankara’yı adeta yeni devletin merkezi olabilmesi için hazırlamıştır.


Ankara Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Milli Mücadele süresince, millet ve memleket menfaatine uygun maddi ve manevi yardımlarda bulunmuş, Kuvay-ı Milliye Birlikleri teşkil ederek cepheye göndermiştir.

 

Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya Gelişi


Sivas’ta Heyet-i Temsiliye ve komutanların yaptığı toplantı sonucunda Meclis-i Mebusan’ın İstanbul’da toplanması ve Heyet-i Temsiliye’nin Ankara’ya geçmesi kolaylaştırılmıştır. Bu toplantıya katılan Ali Fuat Paşa, Ankara’ya dönerken Heyet-i Temsiliye’nin geçeceği yol üzerinde konaklama yerleri ve görüşülecek kişilerle ilgili hazırlıklar yapmış, Ankara’daki çalışma yerini tespit ederek heyetin harekatı için gerekli raporu vermişti.

Heyet-i Temsiliye, 18.12.1919 günü Sivas’tan yola çıktı. Kayseri-Mucur-Hacı-Bektaş-Mucur-Kırşehir-Karaman-Beynam Köyü üzerinden, 27 Aralık 1919 Cumartesi öğleden sonra Ankara Dikmen sırtlarına gelindi. Dokuz günlük yolculuk boyunca inceleme ve görüşmeler için Kayseri ve Mucur’da birer gün kalınmış, yedi gün yolda geçmiştir. Üç otomobille Ankara’ya gelen kafile ilk olarak, kendilerini Gölbaşı ile Şehir arasında bekleyen Vali Vekili Yahya Galip (Kargı) Bey ile, 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa’nın yanında durdu. Mustafa Kemal Paşa otomobilden inerek karşılayıcılarla görüştü daha sonra onları otomobiline alarak şehre doğru yollarına devam ettiler.


Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya girmiş ve heyete tahsis edilen Ziraat Mektebi’ne kadar durumunu bizzat Paşa’nın yanında bulunan Mazhar Müfit, şu şekilde tasvir etmiştir;

Çankaya ve Dikmen tepelerinden güzel sesli hafızlar ezan ve salat okuyorlardı. Ve köylerden birçok atlı ve kağnı arabalarıyla binlerce halk Ankara’ya gelmiş; öğleye doğru “geliyor” diye tellallar bağırmış, seçilen atlı alayı Ulucanlar’dan  Hacıbayram Camii’nin önünde toplanarak dini tören yapılmış; yedi yüz piyade, üç bin atlıdan teşekkül eden bir seymen alayını Ankara’da bulunan dervişler takip ediyor.

 

Bunların arkasında bütün esnaf ve ondan sonra da okul öğrencileri yürüyorlar. Okul öğrencileri İstasyon Caddesi’ne, seymen alayının bir kısmı Dikmen bağlarına, bir kısmı Çankaya bağlarına, Kızılyokuş eteklerine ve diğer bir kısmı da istasyon yoluna dizilmişti. Jandarma ve yirmi kadar polis de burada idi.


Ankara Şehri namına karşılama heyetinde Müdafaai Hukuk Cemiyeti azasından Müftü Hoca Rıfat Efendi, Binbaşı Fuat Bey, Kınacızade Şakir Bey, Aktarbaşızade Rasim Bey, Toygarzade Ahmet, Ademzade Ahmet, Hatip Ahmet, Kütüpçüzade Ali, Hanifzade Mehmet, Bulgurzade Tevfik Beyler vardı.


Dikmen bağlarının eteğinde bir çeşmenin önünde Eskişehir Mebusu Emin (Sazak) ve Ankara eşrafından Naşit Efendi ve arkadaşları bekliyordu.


Yirminci Kolordu Kumandam Ali Fuat Paşa ve Vali Vekili Yahya Galip Bey, Emir Gölü’ne yani Gölbaşı’na kadar gelmişlerdi.


Biz tam, üçü on geçe Kızılyokuştan iniyorduk. Yolda Paşa’ya yetiştiğimizde Paşa, Rauf Bey’le beni otomobiline almıştı. Oradan başlayan karşılamada “yaşa” sesleri, alkışları arasında ilerlemekte idik.


Çankaya ve Dikmen tepelerinden güzel sesli hafızlar ezan ve salat okuyorlardı. Kızılyokuş’ta iki kurban kesildi, o zaman tamamen boş bir yer olan Yenişehir’de reji memurlarından Salamon Efendi isminde bir zatın ahşap, küçük bir evi vardı. Oraya gelince seymenler tarafından bir dana kurban edildi.

 

Yahya Galip Bey bir nutuk ile “hoş geldiniz” dedi. Sonra hükümet konağına girdik. Vali odasında bir müddet istirahatle çaylar içildi. Isındık. Kolordu ziyaret edildi. Otomobillere binerek, bize tahsis edilen, şehrin dışındaki Ziraat Mektebine gittik. Bir tepe üzerinde olan bu bina bize hayli müddet karargahlık vazifesini yaptı. Ali Fuat Paşa hepimize birer oda tahsis etmiş, isimlerimiz odaların kapısına yazılmış ve hastabakıcılarla hizmetçiler konulmuş, istirahatımız temin edilmişti.

Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’daki Faaliyetleri

Mustafa Kemal Paşa, kendisini ve Heyet-i Temsiliye’yi çok samimi, parlak ve güven verici duygularla karşılamış olan Ankara halkı ile daha yakından tanışmayı ve fikir alışverişinde bulunmayı gerekli görmüş  şehrin ileri gelenleri Ziraat Mektebi’ne bir konferans vererek 43 ülkenin siyasi, askeri durumunu anlattı. İstanbul’da toplanacak meclise katılmak üzere giderken Ankara’ya uğrayan milletvekillerinden, Mecliste bir “Müdafaai Hukuk Grubu” kurulmasını istedi ve ARMHC programını “Misak-ı Milli” halinde özetledi. Ankara’da hazırlanan bu müsvedde program, sonradan Meclis-i Mebusan’da “Misak-ı Milli” adıyla kabul ve ilan edilmiştir.

Bu amaçlar doğrultusunda Mustafa Kemal Paşa, Ankara’ya gelişinin ikinci gününde Hakimiyet-i Milliye’nin çıkarılmasını istemiş, gazetenin ismini de kendisi koymuştur.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Tekpınar
Fazlı GÜVENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
Yasin TAŞ
Baturhan Çetin
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  25 Eylül 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net