22 Ekim 2017 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Okulda Cetvelli Saldırı
Okulda Cetvelli Saldırı
4,5 milyon liralık iki atölye
4,5 milyon liralık iki atölye
Sinem Başkanlığa Aday
Sinem Başkanlığa Aday
Yaşam’dan Yoğun Bakım Ücretsiz
Yaşam’dan Yoğun Bakım Ücretsiz
  YAZARLARIMIZ
KIBRIS MÜCAHİDİ RAUF RAİF DENKTAŞ 1924-2012
13 Ocak 2017 Cuma Bu yazı 5989 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

88 yıllık ömrünü Kıbrıs Türklüğüne ve Kıbrıs Türklerinin devlet sahibi olmasına adayan Rauf Raif Denktaş, 27 Ocak 1924 tarihinde, bugün Güney Kıbrıs Rum Yönetimi sınırları içerisinde bulunan Baf bölgesinde doğdu.

 

Hâkim Mehmet Raif Bey'in en küçük oğluydu. Henüz bir buçuk yaşındayken annesini kaybetti. Anneannesi ve babaannesi tarafından büyütüldü. 1930 yılında eğitim için İstanbul'a gönderildi. Arnavutköy'de ilkokuldan liseye kadar eğitim veren Fevzi Ati Lisesi'nde yatılı okumaya başladı ortaokuldan sonra Kıbrıs'a döndü ve liseyi 1941 yılında, Lefkoşa İngiliz Okulu’ndan mezun oldu.

 

1944 yılında, İngiltere’de hukuk tahsili yaptı ve 1947’de Lincoln’s Inn’den mezun oldu. Aynı yıl, Kıbrıs’a dönerek avukatlığa başladı. 1949 yılında, savcı tayin edildi ve 1958 yılına kadar bu mevkide görev yaptıktan sonra, toplumsal sorunlara daha fazla zaman ayırabilmek maksadıyla görevinden istifa etti. Ardından, Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu’nun Başkanlığı’na seçildi. Halkın Sesi Gazetesi’nin haftalık İngilizce nüshasının yayınlanmasında önemli rol oynadı. Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kurulmasına katıldı.

 

1958-1959 yıllarında, New York, Londra ve diğer önemli yerlerde Kıbrıs Türkleri’nin davasını savundu. 1959 Zürih Anlaşmalarında, 1960 Anlaşmalarında ve Anayasa’nın hazırlanmasında emeği geçti, Anayasa Komisyonu’nda Kıbrıs Türk Heyeti’nin Başkanlığı’nı yaptı, Atina ve Londra Konferanslarında Kıbrıs Türklerinin haklarını savundu. 1960 yılında Türk Cemaat Meclisi Başkanlığı ile İcra Komitesi Başkanlığı’na seçilmesi nedeniyle, Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu’ndaki görevinden istifa etti. 1960-1963 yılları arasında TMT adına Nacak Gazetesi’ni çıkardı.

 

21 Aralık 1963 tarihinde Türk Toplumu’na karşı yöneltilen Rum saldırılarının başlaması ile 1964 Ocak ayında Londra’da düzenlenen Beşli Konferans’a katıldı. 28 Şubat 1964 tarihinde, Türk Toplumu adına Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne hitap etti. Daha sonra Makarios yönetimi tarafından “istenmeyen şahıs” ilan edildi ve Türkiye’de kalmak zorunda bırakıldı. 1964’de gizlice Erenköy’e çıktı, Erenköy savaşına katıldı. 1967’de yeniden gizlice Ada’ya girerken Rumlar tarafından tutuklandı, bilahare Türkiye’ye iadesi sağlandı. Kıbrıs’a giriş yasağının kaldırılmasından sonra 13 Nisan 1963’de, Ada’ya dönerek Cemaat Meclisi Başkanı ve Türk Yönetimi Başkan Yardımcısı olarak göreve başladı.

 

1968 Haziran ayından itibaren Türk toplumu adına Rumlarla ikili görüşmeleri aralıklı olarak altı yıl sürdürdü.

 

5 Temmuz 1970 tarihinde yapılan genel seçimlerde Türk Cemaat Meclisi’ne tekrar üye seçildi ve oybirliği ile Meclis Başkanlığı görevine getirildi. 16 Şubat 1973 tarihinde, Kıbrıs Türk Toplumu tarafından yeniden Başkan seçildi ve 28 Şubat 1973’de gerekli andı içtikten sonra Kıbrıs Cumhur Başkan Muavini ve Kıbrıs Türk Yönetimi Başkanı olarak göreve başladı.

 

1974 Türk Barış Harekatı sonunda, 13 Şubat 1975’de Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin ilan edilmesinden sonra Devlet Başkanı ve Meclis Başkanı görevlerini yürüten Denktaş, 8 Haziran 1975’te kabul edilen Federe Devlet Anayasası uyarınca 20 Haziran 1976 tarihinde yapılan ilk genel seçimlerde, beş sene için Kıbrıs Türk Federe Devleti Başkanlığı’na seçildi ve Anayasa gereği, Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanlığı’ndan istifa etti.

 

 1982’de ikinci kez Devlet Başkanlığı’na seçilen Denktaş, 15 Kasım 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ve yeni Cumhuriyetin Kurucu Meclis’ini kurdu. Ardından, Anayasa’nın halkoyuna sunulması ile birlikte yapılan ilk Cumhurbaşkanlığı seçimini de kazandı ve 1990, 1995 ve 2000 yıllarında gerçekleştirilen seçimlerde Cumhurbaşkanlığı makamında görevine devam etti.

 

4 Rum liderle masada çarpıştı.

 

Kıbrıs sorununun çözümü için 1968 yılında Glafkos KLERİDES ile ilk kez Beyrut'ta müzakerelere başlayan DENKTAŞ, eski Rum liderler Spiros KİPRİANU, Yorgos VASİLİU, Glafkos KLERİDES ve Tasos PAPADOPULOS ile yıllarca müzakere etti.

 

2002 yılında sunulan ve Annan Planı olara bilinen Birleşmiş Milletler (BM) çözüm planına, “Türk askerini Ada'dan çıkaracağı ve Türkleri azınlık durumuna düşüreceği, devleti ortadan kaldıracağı” savıyla karşı çıkarak “hayır” kampanyasını yürüttü Denktaş, 17 Nisan 2005 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerine, Kıbrıs Türk Halkının bölünmesine neden olabileceği düşüncesiyle aday olmadı.

 

Denktaş, Cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılmasının ardından, çalışmalarını, Lefkoşa'daki çalışma ofisinde sürdürdü.

 

Fotoğraf çekme merakıyla bilinen Denktaş'ın, yayımlanmış onlarca kitabı bulunuyor. Denktaş'a çok sayıda üniversiteden fahri doktora unvanı da verildi.

 

İngilizce ve Rumca'yı iyi bilen Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş'ın üç oğlu ve üç kızı oldu. Bir kızını iki buçuk yaşında beyin tümörü nedeniyle, bir oğlunu 7 yaşında bademcik ameliyatında, bir oğlunu 34 yaşında trafik kazasında yitirdi. Geride bir oğlu ve iki kızı ile on bir torunu kaldı.

 

Kıbrıs tarihine damgasını vuran Denktaş, Türk dünyasının önemli liderleri arasında yerini aldı. Ömrünün son dakikalarına kadar devletin varlığını vurgulayan ve Kıbrıs Türklerine sürekli, ”Devlete ve bağımsızlığa sahip çıkın, Anavatan Türkiye'ye güvenin” çağrısı yaptı. Kıbrıs Türklerinin eşit egemen hakkından, Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinden ve Türk askerinin adadaki varlığından taviz vermedi.

 

Kıbrıs Türk Halkının, geleceğe bakarak, geçmişte yaşananların bir daha olmaması için dik durması, Türklüğüyle gurur duyarak, Atatürk ilkelerinden taviz vermemesi gerektiğini vurgulayan Denktaş, ”Devlet demek hürriyet demektir, dimdik ayakta durup, kimsenin boyunduruğu altına girmemek demektir. Bağımsızlığınızdan asla vazgeçmeyin” demişti.

 

 Müzakere masasında bunların bilinciyle oturulması gerektiğini, Maraş, Güzelyurt ve Karpaz yarımadası konusunda asla taviz verilmemesi gerektiğini dile getiren Denktaş, ”Karpaz stratejik bakımdan çok önemli bir bölge. Asla taviz verilmeyeceğini herkesin bilmesi gerek” ifadesini kullanmıştı. “Kimse bizi bu yurttan, vatandan mahrum edemez” diyen Denktaş, “Anavatana gelecek her zarar, bize de zarar verecektir” ifadesini kullanarak, Kıbrıs Türk Halkının, kimseye muhtaç olmadan yaşama ve her zorluğun üzerinden gelecek gücü olduğunu kaydetmişti. Denktaş, KKTC Devleti'nin bir evlat gibi olduğunu, bu evladı yaşatmak gerektiğini, ona zarar vermeye çalışan herkese “dur” demenin tüm Kıbrıslı Türklerin görevi olduğunu vurgulamıştı.

 

24 Mayıs 2011'de rahatsızlandı 24 Mayıs 2011 tarihinde beyin kanaması geçiren ve sol tarafı felç olan Denktaş, 29 Ekim 2011 tarihinde hastaneden taburcu edildikten sonra ilk kez 15 Aralık 2011 tarihinde evinden dışarı çıktı. Havanın da güzel olmasından yararlanarak ilk kez evinden çıkan Denktaş, ”Benim için 'ölüyor' dediler, dışarı çıktım” dedi.

 

Denktaş, Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ndeki tedavisinin ardından rehabilitasyon süreci için 08 Temmuz 2011 tarihinde Ankara'ya, Genelkurmay Başkanlığı Rehabilitasyon Merkezi'ne götürüldü. Tedavisine Ankara'da Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde (GATA) devam edildi. Beyinle kafatası arasındaki kan birikiminin boşaltılması için 25 Ağustos'ta ameliyat edilen Denktaş, 30 Ağustos 2011 tarihinde KKTC'ye, YDÜ Hastanesi'ne getirildi. Denktaş, beyinle kafatası arasındaki kan birikiminin artması nedeniyle 05 Eylül 2011 tarihinde YDÜ Hastanesi'nde yeniden ameliyat edildi. 29 Ekim 2011 tarihinde taburcu edilen Denktaş, 08 Ocak 2012 gecesi, su kaybı nedeniyle YDÜ Hastanesi'ne yeniden kaldırıldı.

 

Türk Milleti'nin kahraman evladı, Kıbrıs davasının efsane ismi, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif DENKTAŞ, 13 Ocak 2012 tarihinde hayata gözlerini yumdu. Denktaş, 17 Ocak 2012 tarihinde düzenlenen devlet töreni ile “Toros” kod adıyla mücadele ettiği Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) Anıtı'nın bulunduğu Cumhuriyet Parkı'na defnedildi.

 

Ömrünü Kıbrıs davasına adamış, büyük dava adamı Denktaş’ın emaneti Türk Devletinin savunma hattı Kıbrıs maalesef bugünde büyük tehlike altındadır. Kıbrıs’ın Girit’in kaderini yaşamaması için Türk milliyetçilerinin yeniden ayağa kalkması gerekmektedir.

 

Yayınlanmış eserlerinden bazıları şunlardır : Saadet Sırları (1941), Ateşsiz Cehennem (1944), Criminal Cases (1954), Onikiye Beş Kala Kıbrıs (1964), The Cyprus Problem (1968), Akritas Planı (1968), Gençlere Öğütler (1985), Yarınlar İçin, İmtihan Dünyası, Kuran’dan İlhamlar (1986), Atatürk, Din ve Laiklik (1989), Arşiv Belgeleri ve Notlarla o Günler (1993), Karkot Deresi (1993).

 


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Abdülkadir Dellekoğlu   -  24-01-2017 - 15:38
Bir kıbrıslı gazisi olarak senelerdir süregelen bu ayrımcılığın giderilmesi eşitsizliğin telafisi bizleri de memnun edecektir.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Gökkaya
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Ekim 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net