22 Ekim 2017 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Okulda Cetvelli Saldırı
Okulda Cetvelli Saldırı
4,5 milyon liralık iki atölye
4,5 milyon liralık iki atölye
Sinem Başkanlığa Aday
Sinem Başkanlığa Aday
Yaşam’dan Yoğun Bakım Ücretsiz
Yaşam’dan Yoğun Bakım Ücretsiz
  YAZARLARIMIZ
TÜRK’ÜN OCAĞI: TÜRK OCAĞI
25 Mart 2017 Cumartesi Bu yazı 2718 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

19. ve 20. yy başlarında Yurt ve millet sorunları ile ilgilenen 190 Askeri Tıbbiye öğrencisi, Bu sorunların çözümü ile uğraşacak bir “gönüllüler kuruluşu” oluşturulmasına yönelik görüş alış verişini sağlamak için bir toplantı düzenleme girişiminde bulundu. 24 Mayıs 1911'de başta dönemin ünlü Türkçüleri olmak üzere, birçok tanınmış şair, edip, bilim ve düşünce adamına mektuplar yazdılar ve 21 kişilik de bir girişimciler kurulu oluşturdular.

 

Bu topluluğun Dr. Fuat Sabit (Ağacık) başkanlığındaki üyeleri ile ünlü Türkçülerden Mehmed Emin (Yurdakul), Akçuraoğlu Yusuf, M. Ali Tevfik (Yükselen), Emin Bülend (Serdaroğlu) ve Ağaoğlu Ahmed Beğlerin katıldığı bir toplantı yapıldı. Türkçülük düşüncesini yayacak ve yaşatacak bir derneğin kurulması ve Dr. Fuat Sabit'ın teklifiyle adının da "Türk Ocağı" olması, 3 Temmuz 1911'de yapılan bu toplantıda kararlaştırıldı. Bu toplantının yapıldığı tarih, bu yüzden Türk Ocağı'nın "fiili" kuruluş tarihi de sayılır.

 

Fiili kuruluştan yaklaşık dokuz ay sonra, 25 Mart 1912 tarihinde gerekli hazırlıklar tamamlanarak resmi kuruluş gerçekleştirilir. İlk yönetim kurulu şu isimlerden oluşur: Ahmet Ferit Tek (Başkan), Yusuf Akçura (İkinci Başkan), Mehmet Ali Tevfik (Genel Sekreter), Fuat Sabit (Veznedar)

 

1912'de yayımlanan Türk Ocağı Esas Nizamnamesi'ne göre, Ocağın amacı, "Akvam-ı İslamiyenin bir rükn-i mühimmi olan Türklerin milli terbiye ve ilmi, içtimai, iktisadi seviyelerinin terakki ve i'lasıyla Türk ırk ve dilinin kemaline çalışmak" idi. Dernek, amacını gerçekleştirmek için "Türk Ocağı adı ile kulüpler açarak dersler, konferanslar, müsamereler tertip, kitaplar ve risaleler neşir edecek, mektepler açmaya çalışacak"tı. Ocağın amacına ulaşmağa çalışırken "sırf milli ve içtimai bir vaziyette" kalacağı belirtilmekte, "Asla siyaset ile uğraşmayacak ve hiçbir vakit siyasi fırkalara hadim bulunmayacaktır" denilmekte idi.

 

Türk Ocağı Şube sayısı 1916'da 25'e, 1919'da 35'e yükselir. Fakat o yıldan başlayarak, Sevr Anlaşması uyarınca Osmanlı yurdunu işgal etmeğe başlayan istilacı güçler, halkı onlara karşı koymaya özendiren, açık hava toplantıları (Fatih ve Sultanahmet mitingleri), vb. düzenleyerek halkın milli duygularını harekete geçirmeğe çalışan Türk Ocaklarını, basmağa ve kapatmağa başlarlar. Bazı üst yöneticilerini Malta'ya sürerler.

 

1922'de "Milli mücadele" zaferlerle sonuçlanınca Türk Ocağı'nın çalışmaları yeniden canlanır. Bu dönemde açılan Ocakların sayısı, 1928 yılı başında 141'e ulaşmıştır. Özellikle, bu dönemde Ankara'ya taşınmıştır.

1927 yılında toplanan Türk Ocakları Kurultayında, Türk Ocağı Yasası'nda değişiklik yapılarak Ocak, CHP ile ilişkilendirilerek kapatılmıştır. Bunun sebebi de Rusya'nın Ankara Büyükelçisi İ. Z. Suritch (Suriç) Türk Ocaklarının Rusya'daki Türklerle fazla ilgilenmesinden duyduğu kuşkuyu Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras'a bildirerek bu konuda bir tedbir alınmasını istemesidir.

Bu durum Türk Ocağı'nın kapatılması yolunu açmıştır. Ocağın 10 Nisan 1931 günü yapılan son (olağanüstü) kurultayında, derneğin 264 şubesi ile birlikte tüzel kişiliğini feshetmesine karar verilir. Yurt alanına yayılmış 141 parça mülkü, bütün nakdi varlıkları CHP’ye devredilmiş, Ocağın 32.000 üyesi açıkta bırakılmıştır.

 

 

İkinci Kuruluş

 

Türk Ocaklarının çalışmaları 18 yıllık bir aradan sonra, 1949 yılında başlamıştır. 1931 yılındaki kapatılış sırasında Ocağın üst yöneticileri olan Hamdullah Suphi Tanrıöver, Dr. Hasan Ferit Cansever, Burhanettin Develioğlu, Ahmet Mazhar Akifoğlu, Dr. Fethi Erden, Ragıp Nurettin Ege, Tevfik Noyan, Cevat Mustafa Emecan ve Cemil Behçet'in kurucu olarak gösterildiği bir Türk Ocakları Yasası ile, Türk Ocağının 10 Mayıs 1949'da, İstanbul'da yeniden açılması sağlanmıştır.

 

1954 yılından başlayarak gençlerin desteği ile başarılı çalışmalar yapmağa başlayan Ocak, 1958'de Genel Merkez'in Ankara'ya nakledilmesi ile daha etkili çalışmalara yöneldi. Genel Merkezde kurulan Gençlik Kolu ile Sanat ve Edebiyat Kolu, Türk Ocağı çalışmalarını Ankara dışına taşıdılar. Fakat bu etkinlikler 27 Mayıs 1960 Askeri darbesi ile sarsıntıya uğradı. 1968'de başlayıp 1980'e kadar gençler arasında yaşanan sağ-sol çatışmalarından Türk Ocağı da nasibini aldı. 1970 başlarında, intifa hakkı ile kullandığı yapı Ocağın elinden alındı.

 

12 Eylül 1980 askeri darbesi ile birlikte, kapanan Ocak ancak 15 Nisan 1984'te yeniden başlayabildi. Bu üç yıl yedi ay süren mecburi duraklamadan sonra Ocak, Genel Başkan Prof. Dr. Orhan Düzgüneş'in ve arkadaşlarının çabaları ile çabuk toparlandı. Ayın çalışma özverisi sonraki Genel Başkanlar olan Sadi Somuncuoğlu ve Nuri Gürgür'ün başkanlığındaki yönetimlerce de gösterildi

 

Türk Ocağı Genel Merkezi, olağan kurultaylarında verilmek üzere, değişik alanlarda hizmeti görülen seçkin kişilere armağan verilmesi uygulaması 1987 yılında başlattı. Bu armağanların bir özelliği de her birinin Türk Ocakları'nın ve Türk Milliyetçiliğinin ünlü kişilerinin adını taşımasıdır. 1992 ve 1994 yıllarında verilen "Hamdullah Suphi Tanrıöver- Türk Ocağı Kültür Armağanı", "Dr. Hasan Ferit Cansever- Türk Ocağı Hikmet Armağanı", "Ziya Gökalp- Türk Ocağı İlim Teşvik Armağanı" ve "Prof, Dr Osman Turan- Türk Ocağı Türklük Araştırmaları Armağanı"na, 1996'da "Nihal Atsız- Türk Ocağı Türk Dünyasına Hizmet Armağanı" da eklendi. 1992'den beri verilegelmekte olan "Türk Ocağı Şeref Armağanı"ın adı başına da, 1998'de "Galip Erdem"in adı eklendi

 

Türk Ocağı'nın başlatıp sürdürdüğü çok önemli bir başka etkinlik de "Türk Dünyası Gençlik Günleri" adlı yıllık toplantılarıdır. Her yıl Türk Dünyasının ayrı bir ülkesinde düzenlenen bu etkinliği gerçekleştirme hizmetinin yükünü Türk Ocağı üstelemektedir

 

Ocağın yüzün ağartan çalışmalardan bazılarını da Türk Ocağı Hanımlar İcra Heyeti yürütmektedir. Belli sosyal ve kültürel etkinlikleri yanında, Türk Ocaklı hanımlar, Türk Dünyasından gelmiş kız öğrencilere burs sağlamak, önemli konularda bilimsel toplantılar düzenlemekle yetinmeyip bir de Pınar adlı haber bülteni yayınlamaktadırlar.

 

Türk Ocağı Hars Heyeti ise Ocağın düzenleyeceği bilimsel etkinliklerin planlama ve ön hazırlıklarının yapılmasında, önemli yurt ve millet sorunlarına ilişkin Türk Ocağı görüşünün belirlenmesinde, gerektiğinde bu tür olaylara ilişkin bildirilerin hazırlanmasında Heyet, Genel Merkez Yönetimine danışmanlık ve yardım etmektedir.

 

Türk Ocağı Genel Merkezi, 81 şubesi olan ilişkilerini düzenli bir şekilde sürdürmekte, Genel Merkez Yönetim ve Denetleme kurullarının üyeleri yaz aylarında kendilerinde ayrılan şubeleri ziyaret ederek denetlemekte, güz aylarında ise yeni faaliyet dönemi çalışmaları hakkında bilgi ve görüş alış verişi yapmak üzere Genel Merkez yetkilileri ile bölgedeki şubelerin yetkililerinin katıldığı Bölge Toplantıları yapılmaktadır.

 

Türk Ocakları, varlığını yüz yıla yakın bir zamandır sürdürebilmiş ve milletinin zor dönemlerinde, onun varlığı için çabalamış ve amacını dinlensin dinlenmesin, yaransın yaranmasın "Türk milletini sevmek ve yüceltmek" olarak tanımlanan ülküsüne bağlı olanların kurduğu bir kuruluş olarak sürdürmesi ile çarpıcı bir örnek olarak varlığını canlılığıyla sürdürmektedir. Kendini ana fikirlerinden taviz vermeden yenileyebilmiş, geliştirebilmiş bir kurum olan Türk Ocakları, günümüzde akademik camia içerisinde önemli bir yer sağlayarak, ülkemizdeki fikir iklimine gerekli katkıyı yapabilmenin uğraşı içerisindedir. Dönem dönem fikirleri ciddiye alınmasa da ülkemizin ve milletimizin aydınlanabilmesi adına fikirlerini çeşitli platformlarda açıklamaya çalışan Türk Ocakları, amaçlarından dönemler, iktidarlar değişse de vazgeçmeyerek, kendi misyonunu canlı tutabilmenin gayretini göstermekte, Türk milletinin vicdanı olarak kendine düşen görevi sürdürmektedir.

 

Kırıkkale Türk Ocağı

 

1962 yılından beri başarılı çalışmalara imza atan Kırıkkale Türk Ocağı’nın bugünkü mevcut yönetimi 14 yıldır başarılı görevine devam etmektedir. HasanYaylı başkanlığında başlayan yönetim bugün :

Başkan         Halil Murat ÜNVER

Başkan Yrd. Ercihan ÇAKMAK

Sekreter       Şevket ÖZSOY

Muhasip       Murat YILDIRIM

Üye               Tuncay ERDURAN

Üye               Hasan YAYLI

Üye               Taki KAPLAN

Gençlik Kolları Başkanı Hasan KAYA

 

İle devam etmekle birlikte sanki yönetim kurulu imiş gibi çalışan her türlü faaliyetimizde yanımızda olan Mehmet AL, Bayram AYDOĞDU, Osman KARA, Halil YILMAZ, Ahmet ÖZMEN, Adil YILDIRIM, Oktay KIRLANGIÇ, Ahmet ERDAL, Atilla ALTUN, Efraim SOYAK, Mustafa MEYDAN, Ziya BEYGO dostlarımızla birlikte çalışmaktayız. Geniş katılımlı büyük salon toplantıları yanında Ocak binasında Çarşamba sohbetleri ile katılımcıları aydınlatmaya devam etmektedir. Gerek yurtiçi gerekse yurt dışı kültür gezileri yapmaktadırlar.

 

105. Kuruluş yıldönümünde Türk Ocağı, Yüce Türk milletine hizmete devam etmektedir. Nice yüzlerce yıl bu güzel hizmetlerine  devam etmesini temenni ediyorum.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Gökkaya
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Ekim 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net