19 Ekim 2018 Cuma
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
TGF’de Büyük Bir Ailedir
TGF’de Büyük Bir Ailedir
Öztürk’ten Çiftçilere ve Taşıma Sektörüne Müjdeli Haber
Öztürk’ten Çiftçilere ve Taşıma Sektörüne Müjdeli Haber
Ticaret Borsası’ndan enflasyon mücadelesi
Ticaret Borsası’ndan enflasyon mücadelesi
Fikir Sizin Kırıkkale Hepimizin
Fikir Sizin Kırıkkale Hepimizin
  YAZARLARIMIZ
BİR YİĞİT İNSAN VARDI
28 Mart 2017 Salı Bu yazı 8141 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Bir güzel, bir özel insan vardı

Gömdüler şu karşı karlı dağlara

 Ak gömleğini kanlara buladılar

 Mezarını kazdılar üzerine çığlar yığdılar

 

**

 Bir akşam vaktinde gelmişti kara haberin

 Keş dağlarına gömülmüş bedenin

 Hava soğuktu, rüzgardı, kardı, ayazdı.

İliklerine kadar üşüyordu

 Kurdu, kuşu, baykuşu bilmem nesi.

 

Biz ise kara kışa aldırmadan

 Bir o yana, bir bu yana koşturuyorduk

 Telaşla..

 Neyin telaşı

Seçimin telaşı...

Dediler reisin helikopteri düşmüş

Reis denince hep aklıma

 Gelirdi o güzel çehresi.

 

*

 Canlanır yine hayalin

 Mütebessim bakışlı gözlerin

 Geliverir hepten buğulu ağlayası gözlerimin önüne

 Bak, nasılda seviniyor nurlu çehreni gören yüreğiyim

 Bak nasıl da heyecanlanıyor

 Seni hisseden kalbim

 Helikopterin enkazına dahi ulaşılamıyor

 Saniye, saniye nefeslerimiz tutuluyor

 Dakikalar gelip, geçiyor, saatler ilerliyor,

 Birbiriyle çelişen haberler birbiri izliyor,

 Kâh kurtulmuş deniliyor umutlanıyor!

 Kâh ölmüş deniliyor kederlere boğuluyorduk

 Kazanın yeri dahi tespit edilemiyordu.

 Gelecek müjdeli bir haber bekleniyor,

 Bir türlü iyi haber gelmiyordu.

 Kaza olayı aydınlanacağı yerde gittikçe karmaşıklaşıyordu.

 Ve iki gün sonra helikopter enkazına ancak ve ancak ulaşabiliyordu!

 Kara haber gelmişti.

İnmişti ta derinlere

 Buz kesmişti sobanın başında her yanım

 Dudaklarımızda kıpırtılarla dualar içinde

 Seni Rabbimin bu millete bağışlamasını diliyorduk.

 Çünkü biz sende bir milletin davasını görüyorduk.

 Çünkü biz sende bir milletin istikbalini görüyorduk

 Çünkü biz sende anadoluyu görüyorduk.

 Çünkü biz sende kendimizi buluyorduk

 Bu aziz millete ne olur bağışla Rabbim diyorduk

 *

 

Yine neler oluyordu

 Bizlerin bilmediği, aklımızın ermediği

 Sanki!

 Ülkemin üzerinde kara bir bulut dolanıyordu

 Sanki !

 Ülkemin son umut dalı da kırılıyordu.

 Sanki !

 yarınlara dair ümitlerimiz bir, bir yok oluyordu.

 *

 Hani bir gün gelecek,

 Güneş ülkeme bir başka doğacaktı.

Muhsinli, kırmızı güllü günler başlayacaktı

Hani ne oldu hayallerime!

 Hani ne oldu umutlarıma!

 Hani ne oldu yarınlarıma!

 *

 Ak-Partiyi kapatma davasının açıldığı günlerdi.

 Parti kapanırsa, yasaklar gelirse ne olur du bu ülkenin hali?

İki elimiz başımızda kara, kara düşünürdük

 Ve en kötü ihtimale hazırlıydık.

 Evet, Ak-Parti kapatılırsa ve yasaklar gelirse,

 Muhsin abimiz ve partisi var derdik.

 .

 *

 Onun varlığı, televizyonlarda, basında görünmesi dahi bize yetiyordu.

 Tıpkı bir baba, bir ata gibi...

Biliyorduk!

 Erdoğanı sevenler hangi duygu ve düşüncelerle onu seviyorlarsa,

 Muhsin Yazıcıoğlunu sevenlerde aynı düşüncelerle seviyorlardı.

her ikisi de ortak bir ruh kökünün, ortak bir gönül ikliminin insanlarıydı.

Ve her ikisi de halkının gönlünde olan,

 Her söylediği söze inanılan ve halka güven telkin eden, ülkemizin nadide siyasetçileriydi.

 *

 Özellikle Anadolu’yu bir kilime benzetirdin.

 Biz aynı kilimin desenleriyiz derdin.

 Nasıl ki bir kilimden bir ilmiği, bir motifi çıkarırsanız

 o kilimin orijinalliği kalmaz, biz de öyleyiz, derdin

 Vefa dendi mi?

 Cefa dendi mi?

 Çile dendi mi?

 Dik duruşlu, sözünün eri,

 yiğit bir Anadolu çocuğu işte böyle aklıma düşüverir.

 Cansız hayali gözlerimin önüne geliverir

 Hep millete dayalı bir milliyetçiliği savunurdun

 Hep ama hep milletinden yana tavır koyardın

 **

 Milletine, insanlara karşı hep merhametli,

 babacan, yardımsever ve hoşgörülüydün.

 Milletin milli ve manevi değerleriyle uğraşanlara,

 Ülkemize paramparça bölmeye çalışanlara karşıydın.

 Hep dikti, sertti, sözünü hiçbir zaman esirgemezdin.

 Hasılı;

Adam gibi bir adamdın

 &

 Sen ki bütün Türk Milletin ortak bir değeriydin

 Herkes sende kendisinden bir parça bulurdu.

 Herkes senle kendini aynı iklimin insanı olarak görürdü.

 Masum, temiz, alçakgönüllü ve sevgi doluydun

 *

 Tıpkı bizim gibi

 Sizin gibi

 Özü olan, sözü olan Anadolu mayalı bir insandı.

O tatlı tebessümüyle,

 Anadolu coğrafyasını andıran sevimli çehresiyle,

 Gülümseyerek bir beyaz melek oldu uçtu.

 Neylersiniz ki, Rabbim onu bizden çok severmiş.

Ve o da çok sevdiği Rabbine kavuştu.

 Rabim rahmet eylesin.

 Mekanı cennettir

 &

 Dünyanın onca kötülüklerine inat, fani dünyadan güzel adamlar da gelip geçiyor işte Yazıcıoğlu gibi, gönlümüzden bir türlü uğurlayamadığımız, unutamadığımız...


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
abdullah ersoy  -  27-08-2017 - 17:37
Türkiyede seçim sistemi iki partiye oy vermeyi engelliyor. Onun için Yazıcıoğlu sevilsede oy alamazdı. İktidara yanaşmak daha çok getirisi olan bir durumdur. Vefat ettikten sonra yazılanlar boş laflar. Önceden yanında yer alanlara sözüm yok.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Dursun Kuzucu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  18 Ekim 2018 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net