21 Kasım 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
  YAZARLARIMIZ
GERÇEKTE KİM İSTİYOR?
07 Nisan 2017 Cuma Bu yazı 4486 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

            Aşağıdaki satırların ABD’ nin CIA eski Türkiye şefi, Paul Bernard Henze tarafından 2006' da Beyaz Saray' a sunduğu Türkiye raporundan alındığı belirtiliyor. Türkiye' de daha önce de yayınlanmış olan bu raporun, gerçekte hiç yazılmadığı da söyleniyor. Fakat geldiğimiz noktada gerçeklerin bu metinle örtüşmesi söz konusu değil mi?

            İlgili yazıyı okuduktan sonra, referanduma sunulan değişiklikteki maddelerin kıyaslamasını ve sonuç değerlendirmesini kamuoyunun takdirine bırakıyorum!

*

            ‘’ … Türkiye' nin bu şekliyle, Amerikan politikalarının yanında olacağından emin olamayız. Ülkeyi kuranlar, denetim mekanizmasını çok sıkı tutmuşlar. Hükümeti ikna ettiğimizde, Meclis; Meclis' i ikna ettiğimizde, ordu; orduyu ikna ettiğimizde, yargı; karşımıza geçebiliyor.

            Eğer Amerika' nın çıkarı Türkiye' de bir federal devlet kurulması ise mutlaka ve öncelikle yargı, ordu, Meclis ve hükümeti tek elde toplayan başkanlık rejimine geçilmelidir.

            Bir kişiyi ikna etmek, birbirini denetleyen yapıyı ikna etmekten çok daha kolay olacaktır. Eğer o bir kişi Amerikan çıkarlarına yardım etmek konusunda tereddüt ederse, bir kişi üzerine kurulmuş yapıyı yıkmak, Amerika için sorun olmaz!’’

*

            Türkiye Cumhuriyeti Anayasası' nın değişiklik gerekçesi için bundan daha açık net ve özet bir anlatımı olan varsa beri gelsin!

            Dört bir tarafından kıskaca aldıkları TÜRK milleti ve Cumhuriyetini, tarih sahnesinden silmek üzere harekete geçen emperyalist güçlerin, kanlı ellerinden kurtarılmasını sağlayan Büyük Mustafa Kemal ATATÜRK, bu Cumhuriyeti tesis ederken, demek ki bu günleri bilerek ve görerek hareket etmiş. Ve dahi ‘’GENÇLİĞE HİTABE’’ sindeki o mucize cümleleri boşa söylememiş!

            Bu olayların seyri, halk dilinde tekerlemesi olan bir hikâyeyi çağrışım yaptırıyor insana. Hani bilirsiniz bir ‘’Kedi – Ciğer Hikâyesi’’ vardır! Bilmeyenler için ben yinede özetleyeyim:

*

            ‘’Nasrettin Hocanın canı ciğer yahnisi çekmiş. Kasaptan iki okka ciğer alıp eve göndermiş. Hanımı, yahniyi hazırlayıp pişirmek üzere ocağa koymuş. Bu sırada iki çift laf etmek için gelen komşuyla çeneye dalmış ve ocaktaki yemeği unutmuş. Birden hatırlayıp fırlamış mutfağa ama ne görsün, ciğer yahni yanmış kömür olmuş. Tabii çok üzülmüş ve bir o kadarda korkmuş.                                                           Hoca akşam eve gelip; ‘‘Hanım ciğer yahnisi hazır mı? Karnım da aç, getir de yiyelim’’ deyince, korkudan eli - ayağına dolaşan hanım; ‘‘Hoca efendi, yolladığın ciğerleri nankör kedi yedi’’ diye yalanı kıvırtmış. Durumda bir anormallik olduğunu sezen Hoca; ‘’Gel pisipisi’’ diye kediyi yanına çağırıp hayvanın ense derisinden tutup havaya kaldırmış. ‘‘Hanım söyle bakalım, şu kaldırdığım kedi, gelse gelse iki okka gelir. Eğer elimdeki şey kediyse, ciğer nerede? Yok, bu şey ciğerse, kedi nerede?’’ demiş!
           Hocanın bu hikâyesi misali, dünya jandarması bizatihi en büyük terörist ve dahi emperyalist Amerika’ nın çıkarları doğrultusunda bu değişiklikler düzenlenmiyor ise, bu çaba niye? Öyleyse vatanın birlik ve bütünlüğü uğrunda canını feda edenler buna karşı çıkıyorsa, o zaman da neden terörist’ likle damgalanmaktalar?                                                                                                          
           
Referanduma iki haftadan az bir zaman kala birtakım yetkili ağızlardan kamuoyuna yansıyan bazı dengesiz beyanatlarla toplumun ayrıştırılmasına yönelik söylemler ve hareketlerin kabûl edilebilirliği söz konusu değil! ( evet çıkmazsa iç harp çıkması hayır diyeceklerin hainlik ile suçlanması sonucun hayır çıkması halinde tabancayla ateş edilmesi hareketi vs.)

           Şurası unutulmamalıdır ki, bu toprakların üzerinden binlerce yıldan beri milyarlarcası geldi geçti. Bunların içerisinde tarihe geçenlerde oldu, silinip gidenlerde. Sultan Alparslanlar, Ertuğrul Gaziler, Fatih Sultan Mehmetler, Mustafa Kemal ATATÜRK ler olduğu gibi, emperyalistlerin uşağı olmuş nice hainlerde oldu. İşte aslolan iyi bir şekilde yâd edilmek olmalıdır vesselam.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
MUSTAFA MEYDAN  -  13-04-2017 - 08:30
OKTAY ABİ,Tespitlerin harika hainler her zaman vardı ve var olacak.Batının uşaklığına soyunan bu hainler her kılıkta her düşüncede karşımıza çıkacak.Sanırım bize düşen tarihimizi yeni metotlarla ve şuurla ön yargısız öğrenmek.saygılarımla..
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Nursan Gül Annaç
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Kasım 2017 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net