21 Ekim 2017 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Okulda Cetvelli Saldırı
Okulda Cetvelli Saldırı
4,5 milyon liralık iki atölye
4,5 milyon liralık iki atölye
Sinem Başkanlığa Aday
Sinem Başkanlığa Aday
Yaşam’dan Yoğun Bakım Ücretsiz
Yaşam’dan Yoğun Bakım Ücretsiz
  YAZARLARIMIZ
“ EVET ” AMA...
22 Nisan 2017 Cumartesi Bu yazı 7059 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Ülkemizin yönetim şeklini değiştirecek olan referandum süreci çok şükür bitti. EVET %51.4 HAYIR oyları ise %49.6 olarak gerçekleşti. Birbirine yakın bir durum ortaya çıksa da netice itibariyle EVET oyları üstün gelmiş ve ülkemizin yönetim şekli halkın iradesi ile 2019’dan itibaren Türk tipi Cumhurbaşkanlığı olarak adlandırılan yarı başkanlık veya partili Cumhurbaşkanlığı ile yoluna devam edecektir. Ülkemiz ve milletimiz için hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

Referandum bitmesine bitti ama seçim aşamasında bazı seçim sandıklarında mühürsüz zarflarla oy kullanıldığının tespit edilmesi ve mühürsüz kullanılan oyların YSK tarafından geçerli sayılması nedeniyle ortalık biraz karıştı. HAYIR kanadında başı çeken CHP, referanduma şaibe karıştığını öne sürerek seçim sonucunu kabul etmediğini, iptal edilmesi gerektiğini açıklayarak sonucu protesto etmek için de taraftarlarını yurdun her yerinde sokaklara eyleme çağırdı. YSK ise mühürsüz oy tartışmalarında ilgili seçim sandığı başkan ve müşahitlerinin (ki bunların içinde CHP ve HDP’nin kendi müşahitleri de mevcut) birlikte tuttukları, hatanın seçmenden değil kendilerinden kaynaklandığı ve dışarıdan herhangi bir müdahalenin söz konusu olmadığı yönündeki tutanaklara istinaden mühürsüz oyları geçerli sayılmıştır. Burada bir durumu belirtmek istiyorum, mühürsüz derken zarflar dışarıdan gelmemiş YSK’nın mühürlü filigranlı resmi zarflarıdır, ancak ilgili seçim sandığı başkan ve üyeleri aynı zarfları kendi mühürleriyle mühürlememişler veya unutmuşlar. Yani dışarıdan herhangi bir hileli oy kullanımı, zarfların çalınması veya dışarıdan zarf gelmesi gibi durumlar söz konusu değildir. Kaldı ki mühürsüz oy kullanılan sandık sayısı geçersiz olsa bile veya hepsi hayır sayılsa bile referandum sonucunu etkileyecek seviyede değildir. Hal bu ki aynı CHP’nin geçmiş yıllarda yapılan yerel ve genel seçimlerde tam tersine mühürsüz kullanılan oyların geçerli sayılması yönünde “sandık kurulu başkanı ve üyelerinin sehven yaptığı hata nedeniyle seçmen iradesinin değiştirilmemesi ve yok sayılmaması gerekmektedir” ibaresi ile YSK’ya müracaatları bulunmaktadır. Referandum sonucu HAYIR çıksaydı yine aynı itirazlar yapılır mıydı? …

Sevgili okurlar, referandum sonucuna dair bu yazımda asıl değinmek istediğim CHP'nin her seçimde duruma göre değişen itirazları değil elbette. Seçim sonuçları itibariyle seçmenin iktidara mesajı hakkında bir iki kelam etmektir. Görüldüğü üzere seçim sonuçları birbirine çok yakındır. Üstelik 7-8 seçimdir kaybedilmeyen özellikle İstanbul ve Ankara gibi ülkemizin en büyük kentlerinde HAYIR oyları baskın çıkmıştır. Referandumdan önce tahminler ortalama %58-60 oranında bir EVET çıkacağı şeklindeydi. Çünkü Ak Parti ve MHP'nin birlikte yürüttüğü BBP'nin ise tabanının baskıları nedeniyle dışarıdan kerhen destek verdiği bir referanduma Cumhurbaşkanının meydanlara inmesiyle aslında güçlü bir şekilde girilmişti. HAYIR cenahını ise CHP-HDP-SP ile Meral Akşener'in başını çektiği MHP muhalifleri oluşturmaktaydı. Daha evvelki seçim sonuçlarının da değerlendirildiğinde ortalama %58-60 civarında bir sonuç beklenirken çıkan sonuç her ne kadar EVET cenahının zaferi olsa da özellikle iktidar açısından iyi okunması gereken ve çıkarılması gereken dersler olduğu da aşikârdır. MHP'den ve Güneydoğu da daha önce HDP'ye oy vermiş Kürt seçmenden gelen oylar da dahil edildiğinde Ak Parti’nin kendi tabanından ortalama % 8-10 seviyesinde bir oy kaybının olduğu görülmektedir. Bu nedenle iktidar evvela bunun nedenlerinin peşine düşmeli ve sebepler tespit edilip ivedilikle gereken adımlar atılmalıdır. Aksi halde 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde dengeler farklı oturabilir, hiç beklenmeyen bir sonuçla karşılaşılabilir.

Seçmenlerle sohbetimizde bize iletilen genel kanı hep aynı, oy kaybının nedenlerinin başında birinci sırada; 15 Temmuz menfur darbe kalkışmasının ardından çok hızlı bir şekilde yürütülen fetö operasyonları sonucunda özellikle alt tabakaya (Cumhurbaşkanımızın özellikle dokunmayın dediği, kendi tabiri ile ibadet kesimine) suçlu olup olmadığı mahkeme kararıyla kesinleşmeden işten çıkarılmalar, herhangi bir açıklama yapılmaksızın aylar süren gözaltı ve tutuklamalar, geride mağdur kalan aileler, çocuklar. Fetö terör örgütünün tepe noktasındakilerin serbest dolaştıkları ama gözaltı ve tutuklamaların hep alt tabaka yapıldığı dedikoduları başı çekmektedir. Hatta fetö terör örgütü ile mücadelede olduğu kadar PKK sempatizanı olup kamuda yuvalananlara aynı muamelenin yapılmadığı, örnek olarak ta geçen yıl PKK sempatizanı oldukları tespit edilen ve atılmak üzere açığa alınan 5-6 bin civarında öğretmen ve kamu çalışanının göreve tekrar iade edilmeleri kamuoyunda, mağdur aileler ve yakınlarında çifte standart algısının oluşturduğu iletilmektedir. Seçmenlerin belirttiği bir diğer husus ise sayıları 800 bini bulan taşeron çalışanlara verilen kadro sözünün hala yerine getirilmeyişidir. İki yıldır bu konuda herhangi bir adım atılmadığından büyük bir kitlenin oyunu etkilemiştir. Son olarak bir başdanışman tarafından eyalet sistemi ve Devlet Bahçeli’nin bu açıklamaya karşı çıkışı oylardaki düşüşün sebebi olarak ortaya çıkmaktadır. Toparlarsak seçmen genel anlamda iktidara desteğinin sürdüğünü ancak bazı konularda durumun artık toparlanması gerektiğinin, bazı adımların artık atılması gerektiğini hassas bir şekilde sandığa yansıtmıştır.

Evvelki yazımda da belirttiğim gibi yeni yönetim şeklinin ülkemiz açısından daha hayırlı olacağına inanıyorum. Taşlar yerine oturdukça yavaş yavaş daha dinamik, daha aktif, daha güçlü bir Türkiye’ye doğru yol alınacaktır. Bu da bölgede güçlü ve sözü geçen bir Türkiye istemeyen iç ve dış güçlerin zoruna gidecektir. Türk Milleti devletinin yanında olduğunu göstermiş, üzerine düşeni yapmıştır. Şimdi sıra yöneticilerimizdedir. Allah utandırmasın…

Miraç kandilimiz ve Ramazan-ı Şerifimiz mübarek olsun.

Sağlıcakla esen kalın

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Gökkaya
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Ekim 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net