18 Ekim 2017 Çarşamba
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Okuyun, Çalışın, Vazgeçmeyin
Okuyun, Çalışın, Vazgeçmeyin
Devrilen Traktörün Altında Kaldı 1 Ölü
Devrilen Traktörün Altında Kaldı 1 Ölü
Kırıkkale'ye 118 Yeni Mobese Noktası
Kırıkkale'ye 118 Yeni Mobese Noktası
Amatör küme heyecanı başlıyor
Amatör küme heyecanı başlıyor
  YAZARLARIMIZ
İlk ve Tek Çocuk Bayramı 23 NİSAN
23 Nisan 2017 Pazar Bu yazı 2536 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

"23 Nisan Millî Egemenlik ve Çocuk Bayramı" tarihçesinin iyi anlaşılabilmesi için, ismindeki "23 Nisan", "Millî Hakimiyet" ve "Çocuk Bayramı" tabirlerinin açıklanması gerekir. "23 Nisan (1920)" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)'nin Ankara'da açıldığı gündür. 1921’de çıkarılan kanun ile Türkiye'nin ilk millî bayram olmuştur. 1 Kasım, "Hakimiyet-i Milliye Bayramı" olmasına rağmen bu tarihten sonra Meclisin açılış tarihi olan 23 Nisan, Millî Hakimiyet Bayramı olarak kutlanmış ve zamanla 1 Kasım tarihi unutulmuştur. Nitekim 1935'te bayramlar ve tatil günleriyle ilgili kanun değiştirirken "23 Nisan Millî bayramı". "Millî hakimiyet Bayramı" olarak değiştirilmiştir.

 

Çocuk Bayramı

 

"Çocuk Bayramı" ise bu gelişmelerin dışında her hangi bir kanun çıkarılmaksızın Himaye-i Etfal Cemiyeti (Çocuk Esirgeme Kurumu)(HEC)'nin, 23 Nisan 1927"de bu günü "Çocuk Bayramı" ilan etmesi ile başlatılmıştır. Bu tarihten itibaren bu üç kavram, aynı gün üzerinde birleşecek ve bu konuda bir kanunla belirlenmiş resmi bir isim olmaksızın kutlanmaya başlanacaktır. Nihayet 1981'de Millî Güvenlik Konseyi’nin Ulusal Bayramlar ve Genel Tatiller Hakkındaki Kanım Hükmündeki "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramıdır" Kararı ile resmi bir ada ve statüye kavuşturulmuştur.

 

23 Nisanın Çocuk Günü ve Çocuk Bayramı oluşunun mantığını ise Meclisin açılışına müteakip yıllarda yapılan kutlamalardan Himaye-i Etfal Cemiyeti'nin yetim çocuklarına gelir kaydetme anlayışında aramak lazımdır. Nitekim HEC 23 Nisan 1927 de aldığı bir karar ile 23 Nisan Çocuk Günü'nü Çocuk Bayramı ilan etmiştir.

 

Çocuk Bayramı ilk defa Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa'nın himayelerinde 1927'de belli bir kutlama programı dahilinde kutlanmıştır. Etkinlikler sırasında Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa arabalarından birini çocuklara tahsis etmiş ve Cumhurbaşkanlığı Bandosunun Çocuk Sarayı'nda konser vermesini sağlamıştır. Yine ilk defa o yıl HEC nin Ankara'daki bir binası Çocuk Sarayı yapılmış ve düzenlenen Çocuk Balosu'na İsmet (İnönü) Bey'in çocukları da katılmıştır.

 

Bir yıl sonraki kutlamalar için Dr. Fuad Bey'in teklifi ile HEC Yönetim Kurulu Kararı ile daha geniş muhtevalı program düzenlenmiştir. Gazetelere verilen ilanlar ile halk HEC'nce tertip edilecek şenliklere katılmaya davet edilmiştir. HEC merkez ve şubeleri kır gezileri ve muhtelif törenler düzenleyerek çocukların eğlenmelerim sağlamıştır ".Törenler sırasında çeşitli hediyeler dağıtılmış, düzenlenen Çocuk Alayları'na kalabalık çocuğu bulunan aileler davet edilmiş ve bakımlı nesiller temin gayesi ile Gürbüz Çocuk yarışmaları yapılmıştır. Bu yarışmalardan birinde İsmet (İnönü)Bey'in oğlu Erdal birinci seçilmiştir.

 

Çocuk meselesine karşı artan ilginin bir neticesi olarak da 1929'dan itibaren 23 Nisanlara da ilgi artmıştır. HEC 1929'da 23-30 Nisan günlerini "Çocuk Haftası" ilan etti. O döneme kadar sadece bir gün yapılan etkinlikler bir hafta boyu sürecek, bayram eskiden olduğu gibi 23 Nisan'da kutlanacaktı. O yıl Çocuk Balosu, Ankara Palas'ta Atatürk'ün himayelerinde tertip edildi. 1929 yılı kutlamaları, HEC ve Türk Ocağı'nın üzerinde kaldı. Daha sonraki yıllarda kutlamalara ancak bir kaç devlet görevlisi katılacaktı. Bu sebeple Cemiyet Başkanı Kırklareli Milletvekili Dr. Fuad Umay Bey seslerini ülke çapında duyurabilmek için 1932'de TBMM'ne bir teklif sunarak 20-30 Nisan günlerinde mektup ve telgraflara Himaye-i Etfal Şefkat Pulu yapıştırılmasını istedi. Meclis'in onayı alınarak kanun 14 Nisan 1932'de yürürlüğe girdi.

 

1933’te 23 Nisan Çocuk Bayramı yeni bir aşama ile çocukları gelecekteki mesuliyetlerine hazırlayıcı bir program haline dönüştürüldü. Atatürk, 23 Nisan sabahı çocukları makamında kabul edip, kendi yerinde onlarla sohbet etti. Diğer devlet adamları da Atatürk'ün bu davranışını benimseyerek uygulamaya koydular. Nitekim bu tavır, ileriki yıllarda gelenekselleşecektir. Stadyumlarda beden hareketleri gösterileri yapılmaya başlandı. Yine, ilk defa Milli Eğitim Bakanı Reşid Galip Bey'in kaleme aldığı "Türk'üm-Doğruyum"andı çocuklar tarafından okundu. Bu ant daha sonraki senelerde okulların bayrak törenlerinde söylenmeye başlandı. 23 Nisan Çocuk Bayramı artık devlet ve milletin ortak malı olmuştu.

 

Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra da, HEC halk, okullar ve diğer devlet daireleri 23-30 Nisan'ı Çocuk Haftası, ilk gününü de Çocuk Bayramı olarak kutlamaya devam ettiler. Böylece resmi tanımla "23 Nisan Millî hakimiyet Bayramı" ve resmi tanımda yer almayan '"23 Nisan Çocuk Bayramı" ortaklaşa hazırlanan törenlerle kutlanmaya devam etti. Öyle ki; bu hususta her hangi bir kanuna ihtiyaç duyulmaksızın, 23 Nisanlar, "23 Nisan Millî hakimiyet ve Çocuk Bayramı" haline geldi.

 

1970'li yıllara gelindiğinde HEC, gayesine ulaşmıştır. 23 Nisan Çocuk Bayramı geniş kitleler tarafından kutlanmaya başlanmış ve Türk milletinin malı olmuştur. Bu bakımdan 1970'li yıllar bayram açısından dönüm noktası sayılabilir. 1975'teki kutlamalara TRT Kurumu da katıldı. Kurum, çocuk programlarına önem vererek, bu programlan hafta boyunca yayınladı. 1978'de Meclis Başkanlığı'nın izni ile Mecliste düzenlenen törenlere üye sayısı kadar çocuk katılması kararlaştırıldı. 23 Nisan 1979'da Ankara İlkokulları temsilcilerinin katılımları ile başlatılan bu uygulama, 1980'de bütün vilayetlerden gelen çocukların katılımı ile "Ulusal Çocuk Parlamentosu" oluşturularak, gerçekleştirildi. Aynı yıl TRT, törenlere komşu ülkelerden çocuklar davet ederek. Çocuk Bayramını ilk kez uluslararası düzeyde kutladı. TRT'nin bu uygulamaları günümüze kadar genişletilerek devam ettirilmektedir

 

23 Nisan Çocuk Bayramı'nda önemli bir dönüm noktası da 1980 sonrası Milli Güvenlik Konseyi dönemidir. Konsey, 1981 'de bayramlar ve tatil günlerine dair kanunda yaptığı değişiklik ile o güne kadar ki bir eksikliği gidermiş ve 23 Nisan'ı "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" olarak kabul etmiştir. 1985'te TBMM ve TRT'nin şenliklerine her kıtadan, otuz dört ülkeden, her dinden, her dilden ve her renkten çocuklar katılmıştır. Ankara'da bir araya gelen bu çocuklar sevgiyle kucaklaştılar, tek bir kalp, tek bir yürek olup barışı simgelediler. 23 Nisan artık Türk çocuklarının dünya çocuklarına hediye ettiği bir gün olmuştu. Bu bilgilerden de anlaşılacağı üzere 23 Nisan Atatürk'ün himayelerinde HEC ve onun uzun süre başkanlığını yapan Dr. Fuad Umay'in eseri olarak ortaya çıkmıştır

 

Dünya Çocuk Günü Ve Bayramı Olma Yolunda

 

Çocuk insanların ve insanlığın geleceğidir. Bu vesile ile bütün milletler geleceklerine önem vermek mecburiyetindedir. Bu anlayışla olsa gerek, 1924'te Uluslararası Çocuk Hakları Beyannamesi kabul edilmiştir. Uluslararası düzeyde faaliyet gösteren kurumlar da teşekkül etmiştir. Bunlardan en önemlileri Çocuk Esirgeme Kurumları Uluslararası Birliği ve 11 Aralık 1946"da BM Genel Kurulu Kararı ile kurulan ve Birleşmiş Milletler Uluslararası Acil Çocuk Yardımı Fonu anlamına gelen UNICEF (United Nations International Children's Emergency Fımd)'dir. Nitekim bu kuruluş II. Dünya Savaşı sonrasında ortada kalan çocuklara sahip çıkacağı gibi, Uluslararası Çocuk Yılı çalışmalarına da kılavuzluk yapacaktır. Bir süre sonra da 1979 yılı "Uluslararası Çocuk Yılı" ilan edilmiştir.

 

Türkiye'de 1920'li yıllardan beri Çocuk Günü ve Çocuk Bayramı kutlamaları yapılmasına rağmen, batı ülkelerinde bu şekilde bir gün mevcut değildir. Batı ülkelerinde çocuk hakları konusunda yapılan çalışmaların başını çeken, Çocuk Esirgeme Kurumları Uluslararası Birliği 1953'te üyesi bulunan bütün kuruluşlara çağrıda bulunarak, her ülkede yılın belirli bir gününün çocuk günü kabul edilmesini istemiştir. BM Genel Kurulu da 1954'te buna paralel bir karar alarak, bütün ülkelerin kendilerine uygun bir günü uluslararası çocuk günü olarak kabul etmelerini ve 1956’dan itibaren de bir program dahilinde kutlamalarını istedi. UNICEF o günden itibaren üye kuruluşlarına bunu teşvik edici yayınlar göndermektedir.

 

1979 Uluslararası Çocuk Yılı'nın gündeme gelmesi ile beraber Dünya Çocuk Bayramı kutlamaları da düşünülmüştür. Türkiye bu konuda da öncülük yapmak istemiş ve 17 Nisan 1978'de Türkiye'nin elli iki yıldanberi kutladığı 23 Nisan'ın Dünya Çocuk Bayramı olması BM'e önerilmiştir. Ancak batı ülkeleri 2 Ekim sosyalist ülkeler de 1 Haziranı yeğlediklerini ileri sürmüşlerdir. Maalesef, Türkiye'nin geçerli gerekçelere dayandırdığı bu teklif, batı ve sosyalist ülkelerin taassubuna galip gelememiştir. Ancak Türkiye bundan sonra da bu hususta mücadelesini sürdürecektir. Hatta 1979'dan itibaren Türkiye'deki kutlamalar uluslararası düzeye çıkarılarak, bunun uygulamaları da yapılacaktır.

 

Türkiye'nin bu talepleri UNESCO Türkiye Milli Komitesi Başkanı tarafından 2 Temmuz 1979'da Cenevre'de yapılan Uluslararası Eğitim Bürosu toplantısında yenilenmiştir. Yine , TBMM Başkanlığı, 21 Ağustos 1979 tarihi itibariyle Dışişleri Bakanlığı aracılığı ile BM Genel Kurulu'na önermiştir. Bu mesele, Kasım 1979'da Türkiye'nin BM Büyükelçisi vasıtası ile Genel Kurulda da dile getirilecektir. BM Genel Kurulu böyle bir kararı kabul etme yolunda her hangi bir çaba sarf etmemiştir. Buna rağmen Türkiye, ilk dönem Çocuk Bayramı kutlamalarında olduğu gibi, bunu resmi bir karar olmaksızın, fiili durumla sonuca ulaştırmış bulunmaktadır.

 

Netice itibariyle günümüze gelindiğinde 23 Nisan BM örgütü ve devletler nezdinde olmasa dahi, dünya devletleri arasında Uluslararası Çocuk Bayramı olarak kabul görmüş durumdadır.

 

Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza yine milletin geleceğinin teminatı olan “ulusal egemenlik” kavramı ile bütünleştirmek  bizim her iki değere de ne kadar kıymet verdiğimizin açıkça göstergesidir.

 

Yüce Türk milletine ulusal egemenlik gününün ve çocuk bayramının kutlu olmasını temenni ederim.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Nursan Gül Annaç
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Hakan Gökkaya
Halil Eşmebaşı
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  18 Ekim 2017 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net