20 Kasım 2017 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
  YAZARLARIMIZ
BİR KARADENİZ TURU
03 Mayıs 2017 Çarşamba Bu yazı 4628 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

          Bundan 25 – 30 sene kadar önce, iş seyahati münasebetiyle Samsun’ a kadar birkaç kez seyahatim olmuş, ondan sonra da bırakın daha ileri sahil boyu Karadeniz’ i görmeyi, oraya kadar da gitmek nasip olmamıştı.

          Kırıkkale Üniversitesinde okuyup mezun olmuş, şu anda da özel ‘’Amatör Tur Operatörü ve Rehber’’ olarak gezi ve seyahat organizasyonu tertibeden Ahmet KOZLUK ve eşi Şeyma Hanımın, Ankara ve Kırıkkale bağlantılı üç günlük ‘’Karadeniz Turu’’ na iştirakimiz kısmet oldu.

          Ağırlıklı olarak Ankara daki Üniversitelerin ve Kırıkkale Üniversitesinden gençlerin iştirak ettiği ve toplam üç otobüslük geziye, eşimle birlikte Kırıkkale’ den de biz katıldık.

          Cuma akşam Kırıkkale’ den hareketle cumartesi öğleye doğru, yaklaşık 12 saatlik bir yolculukla Trabzon’ a ulaştık. Kaçkar Dağlarının eteklerindeki küçük derelerin bir araya gelerek oluşturmuş olduğu ‘’Fırtına Deresi - Vadisi’’ mevkiinde bir Çay Fabrikası tesisinin satış merkezi ve kafesine gidildi. Orada fabrikanın kendi üretimi nefis çay ikramıyla birlikte (ki ömrümde öyle bir çay içmemiştim!), organizasyonun verdiği sabah kahvaltısı yapıldı. 

          Veda sırasında bizim otobüse gelen fabrika sahibi çay hakkında bir bilgilendirme konuşması yaptı. Çayda üç hasat yapıldığını, ilk hasadın ve en kıymetlisinin de mayıs hasadı yani şimdiki olduğunu, bunun da hemen tamamının ihraç edildiğini, ikram olarak içtiğimiz çayında bundan demlenmiş olduğunu anlattı.

          Tura iştirak eden yaklaşık 150 kişinin hemen tamamı öğrenci olduğundan ve imkânlarının da mahdut oluşu dolayısıyla hiç alış veriş olmamış. Bizim de aklımıza gelip te sormak almak olmayışından dolayı, haklı bir sitemi hak ederek oradan ayrıldık. Oysaki çay hakkındaki bu açıklama daha baştan verilmiş olsaydı veya biz bilgilenseydik, daha farklı bir şekilde veda ederek ayrılınırdı!

          Kırıkkale’ den itibaren Samsun’ a ve sonrasında, sahil şeridi üzerinden devamla Rize’ ye kadar olan yolculuğumuzda, geçtiğimiz yerlerin yolları üzerindeki sayamayacağım kadar kısalı uzunlu onlarca tünellerle birbirine bağlanmış olan şehirleri gördükçe, doğrusu insanın gurur duymaması söz konusu değil.

          Çünkü Samsun’ a kadar olan zamanında bildiğim yer ve yolların, şimdikiyle hemen hiç alakası yok diyebilirim. Hâl böyle olunca da, Samsun’ dan ötesini tahmin etmek güç değil.  

          İkindiye doğru Rize’ nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı ve 1350 metre rakımlı ‘’Ayder Yaylası’’ na çıktık. Burası Kaplıcaları - Şelalesi ve ladin kayın ağaçlarıyla meşhur, yılın 12 ayında yağış alan, yeşilin her tonunun mevcut olduğu ve dağlarının doruklarından dumanları hiç eksik olmadığı, tam doğa harikası olan bir yer.    

          Buradaki serbest zamanımızda, Karadeniz yöresine has, özel bir peynir tereyağı ve mısır unu ile yapılan meşhur ‘’Mıhlama’’ dan yemeden dönülmezdi tabii ki. Buradaki gezi programından sonra, belirlenen hareket saati 45 dakikalık bir gecikmeyle, gece konaklayacağımız ‘’Uzungöl’’ e doğru yola koyulduk.  

          Uzungöl; Soğanlı ve Kaçkar Sıradağları arasında kalan, Karadeniz’ in her yeri gibi doğa harikası olan, Trabzon’ un Çaykara İlçesine bağlı bir belde. Buraya ulaştığımızda hava çoktan kararmış ve gölün etrafına döşenmiş olan ışıklandırmaların rengârenk parıltısı adeta göz alıyordu.

          Daha önceden tur organizatörümüz Ahmet Bey’ in rezervasyonunu yaptırdığı Motel’ e geçtik. Odalarımıza yerleşip biraz dinlendikten sonra, canlı müzik eşliğinde akşam yemeği için restorana geçildi. Gecenin geç vaktine kadar horonundan halayına, türküsünden Karadeniz havalarına kadar çok güzel bir gece geçirildi. Burada tura iştirak eden üniversiteli gençlerimizin coşkusu, doğrusu görülmeye değerdi.

          Sabah kahvaltısından sonra hareket saatine kadar olan serbest zamanı, göl kenarında gezinti ile değerlendirdik. Belirlenen hareket saatine uyum ise 30 dakikayı bulan bir rötarla gerçekleşebildi!

          Öğle üzeri Trabzon’ a dönülerek ‘’Atatürk Köşkü’’ gezisi gerçekleşti. Köşk dönüşü şehir merkezinde yöreye has meşhur ‘’Akçaabat Köfte’’ ziyafetiyle güzel bir öğle yemeği yenildi. Sonra ‘’Ayasofya Müze ve Camii’’ gezisi gerçekleştirildi.

          Dönüş yolumuzda akşam hava kararmak üzere iken Ordu’ ya geldik. Burada gezi programına dâhil olan, 520 rakımlı Boztepe Seyir ve Mesire Yerine Teleferikle seyahat gerçekleştirildi. Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa ettirilen, bir ucu sahilde diğer ucu tepede bulunan Teleferik İstasyonu arasında devir daim yapan son sistem teleferik yolculuğu max. 10 dakika sürüyor. Tepeye çıkınca gecenin ışıkları altında Orduya kuşbakışı seyir muhteşemdi. Buradaki programımızda sona erince, hareket saati geldi. Ama bir 15 dakikada burada gitti!

          Samsun’ a doğru yol alırken aynı tur gurubuna dâhil üç otobüsten, bilhassa bizimki ile bir diğerinin yolcularının otobüs içi eğlenceleri ve coşkularını anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalır.  

          Peş peşe gittiğimiz ve geçtiğimiz yerlerde yol boyu güzergâhlarındaki kırmızı ışıklarda, yan yana gelindiği zamanki o çılgınca coşkuya, halay ve oyuna otobüsün koridoru dar geliyordu.

          Bu şekilde şenlikli olarak Samsun Atakum Sahiline ulaştığımızda gece yarısına gelmişti. Burada da yarım saatlik bir gece sahil seyri yapıldıktan sonra Çorum’ a doğru yola koyulduk.

          Bu arada da Kırıkkale’ den çıkışımızdan itibaren bize son derece güvenli bir seyahat ikram eden otobüsümüzün 1. Kaptanı Serhan, 2. Kaptanı Mehmet ve Yardımcı Personel Sefa’ nın on numara hareketleri takdire şayandı doğrusu.

          Yolun Çorum’ dan geçer de meşhur leblebisinden almadan geçmek olur mu hiç. Üstelik hem de mübarek Miraç Gecesine denk gelen bir seyahatte. İşte ben de bu gecenin yüzü suyu hürmetine izafeten leblebiden hariç, otobüste dağıtılmak üzere birde kandil şekeri aldım.

          Cuma akşamı çıktığımız Kırıkkale’ ye, 54 saatlik bir tur ayrılığından sonra Cenabı Allaha sonsuz şükürlerle, kazasız belasız, sağ salim dönüp, sabah ezanıyla birlikte hanemize vasıl olduk. Böylece bir hafta sonu daha böyle geçti.

          Bizim için bir hafta sonunun bu şekilde sonuçlanması aslında pekte önemli değil. Burada gözlemlediğim husus, amatör bir ruhla bir şeyler yapma ve kazanma mücadelesinin safiyeti olup, bu noktadaki artı ve eksileridir bence.

          Çünkü kıran kırana bir ekmek kavgasının verildiği günümüzde, bazı ince ayrıntılara dikkat edilmesi, bunlar nazarı itibara alınarak hareket edilmesi kanaatindeyim.

          Çay Fabrikasındaki yetkilinin bilgilendirme konuşması, veda olarak değil de hoş geldin şeklinde olsaydı, işin en başında bizlerde öğrenmiş olurduk ne yapmamız gerektiğini!

          Belirlenen hareket saatlerinde 15 ila 45 dakika arasındaki gecikmelere sebebiyet verilmesi, belirlenen vakte uyanlara karşı bir sorumsuzluktur. Zaman herkes için geçerli bir unsurdur. Dolayısıyla her zaman olmamak kaydıyla 3 – 5 dakikalık bir tolerans olabilir. Ama bunun 10 – 15 katı gibi bir aşım söz konusu değil, bunun adı karşısındakini umursamazlıktır. Buna da hiç kimsenin hakkı yoktur!

          Temennim odur ki, organizatörümüz bu işi profesyonelleştirir. Ama amatör ruhla hizmetini devam ettirirse, zaman içerisinde çok daha başarılı ve kusursuz turlara imza atar umarım.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Nursan Gül Annaç
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  20 Kasım 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net