24 Ağustos 2017 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Eski Sendikacının Acı Sonu
Eski Sendikacının Acı Sonu
Sıcak Asfaltsız Yol Kalmayacak
Sıcak Asfaltsız Yol Kalmayacak
Boğulmalara Botlu Çözüm
Boğulmalara Botlu Çözüm
Çoook Çalışmamız Gerek 2-1
Çoook Çalışmamız Gerek 2-1
  YAZARLARIMIZ
YENİ BİR DÖNEM-II
10 Mayıs 2017 Çarşamba Bu yazı 6416 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Sevgili okurlarım, geçen haftaki “Yeni Bir Dönem” başlıklı yazımda belirtmiş olduğum referandum sonuçlarının %48.59 ‘luk HAYIR kısmının Analizini bir sonraki yazımda yapacağımı belirtmiştim. İşte o Analize geçmeden önce Yeni Bir Dönem adlı yazıma “Trapper” rumuzu ile eleştiri-soru nezaketinde bulunan okuruma cevabımı yazarak başlamak istiyorum. Sevgili okurum eleştirel-sorusunu şöyle ifade ediyor; yazınızda belirttiğiniz Başkanlık sisteminin gerekçesi olarak öne sürdüğünüz, Başkanın hızlı hareket etme ve karar alma yeteneğine kavuşacağını bununda ülkemize yararlı olacağını belirtiyorsunuz. Bu sistem içerisinde gelecekte “ İmralı Canisi Apo’nun Başkan seçildiğini varsayarsak ne diyeceksini? Kandırıldık mı?”. Sevgili okurum, benim savım Başkanlık sisteminin Türkiye’miz gerçeklerini ifade eden gerekçelerinden bir tanesidir. Sistemin tabi ki olumlu/olumsuz birçok gerekçesi vardır. Eleştiri-soru yöneltmenizde ki sitemi anlıyorum. Lakin şunu bilinmesinde fayda olacağı kanaatindeyim; Birincisi değişen Anayasa değişikliği Allah’ın emri değil ki! Değişmesin. TBMM’de gerekli çoğunluğu toplayan siyasal parti yâda partiler Anayasa değişikliği Milletimizin ruhuna uymuyorsa yeni bir değişikliğe gidebilirler. Halen ülkemizde “Egemenlik bilâ kaydû şart Milletindir.” İkincisi eminim ki!  Bu Millet Apo gibi Terör Örgütü başı olan bir caniyi başına Başkan yapmaz nokta…

Gelelim % 48.59 ‘luk HAYIR sonucunun Analizine:

Güzel Yurdumun güzel insanları arasında dillere pelesenk olmuş güzel bir söz vardır: Derler ki “Ya İmam olacaksın!. Ya da İmamı bulacaksın!.” Hayır, oyu verenlerin oluşturduğu platformun durumunu ifade eden söz de budur. Çünkü % 51.41’le EVET veren blok 21 Mayıs itibarıyla İmamın ismini koyacaktır. Büyük bir ihtimalle de bu İmam, İmam Hatip mezunu Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan olacaktır. Yani 2019’da yapılacak Partili Cumhurbaşkanlığı Seçimin ilk Adayı belli gibidir. Hayır, oylarının birleştiği bloğun ise henüz İmamı olmadığı gibi, İmam Adayı da bulunamamıştır. Henüz daha erkendir diyeceksiniz. 2019’a daha iki sene gibi uzun bir zaman vardır diyeceksiniz. Lakin Dünyanın konjonktürü hızlı bir şekilde değişmektedir. Bu hıza ayak uydurmanız için sizinde akılcı ve hızlı hareket etmeniz gerekmektedir.

Hayır Cephesinde durum nedir? Önce onun çözümlemesini yapmamız gerekmektedir. Bu grubun Lokomotifi pozisyonundaki CHP’de sular henüz durulmamıştır. CHP Sosyal Demokratların ruhunu ifade eden “bozulalım-yeniden dizilelim” fikriyatını henüz aşamamıştır. Aslında bunun yolu-yöntemi de belli gibidir. Vakit yakınken Demokrasinin ve Parlamentonun üstünlüğüne inanan kimliği ile Sn. Kılıçdaroğlu bu sorunu gidermelidir. Partisi içerisindeki atmosferi en iyi o bilir. Lakin görünen o dur ki CHP içindeki sevimli-eleştirel durum açıklığa kavuşturulmadan CHP ‘nin 16 Nisan Halk Oylamasında lokomotif-önderliği blok içerisindeki başka bir siyasal görüşe geçebileceği gibi, blok çatlayıp yeni bir İmam arayışı da gündeme gelecektir. Âcizane tavsiyem CHP Genel Başkanı Sn. Kılıçdaroğlu ‘nun bu konuyu ivedilikle genişletilmiş Parti Meclisimi olur, Olağanüstü Genel Kurul mu olur; başka bir formül mü olur bir şekilde kısa vadede çözmesi gerektiğidir…

Bloğun bir başka hissedarı ise MHP’den çeşitli sebeplerle ayrıştırıldığına inanan ve Hayır oyu verilmesi için mesailerinin çoğunu bu konu için ayıran Akşener-Oğan-Özdağ-Aydın’ın başını çektiği MHP’si Genel Merkezine Muhalif olan kanattır. Bu grubunda bir an önce yol haritasını kamuoyuna açıklaması gerekmektedir. Mahkeme yolunu kullanıp parti içindeki mücadelelerine devam mı edecekler? Yollarını tamamen ayırıp “Yeni Oluşum” için imza mı koyacaklar, buna karar vermeliler!. Kamuoyu analistlerinin ifadelerinden anlaşılmaktır ki! Hayır bloğu içerisinde bu grubun hisse payı mevcut Seçim Barajını zorlayabilecek niteliğe sahiptir. Bu grubun hareketleri kamuoyunca yakın takip altındadır. Grupta olabilecek olumlu/olumsuz durumlar Hayır Bloğunun durumunu yakinen ilgilendirmektedir…

Hayır Bloğu içerisinde bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Sn. Karamollaoğlu ve SP Genel Merkezi en olumlu konum ve tavır sergilemektedir. Saadet Partisi ve Yönetimi Blok içerisindeki hisse oranın niceliksel durumuna göre değil, niteliksel durumuna göre ağırlığını hissettirmektedir.

Hayır bloğu içerisindeki Ahmet Türk’ün başını çektiği yöresel Kürt Oylarındaki stabilite korunabilirse kanaatimce bölge için yıllardır istenilen/özlenen en olumlu gelişme sağlanır. Şöyle ki, Kürt insanımızın arzu ettiği kendisi için Anayasa çerçevesindeki yerinin konumu Tek Devlet- Tek Millet- Tek Bayrak-Tek Meclis değişmez kurallarında gerçek hak sahipleriyle oturalım-konuşalım ortamı oluşur ki zannımca “Hayır’da Hayır vardır” sözünün en iyi kanıtı da bu olur…

Eğer Türk Milletinin Halk Oylamasında verdiği işaretleri iyi Analiz edip yorumlayamazsak Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin Yeni Dünya içerisinde bulunduğu yeri ve konumu iyi anlamamış bulunuyoruz demektir. Aksi durumda Atalarımızın bize ders alabilmemiz için tarihe not düştükleri ; “Su Uyur. Düşman Uyumaz.” Atasözümüzde ki tecrübeyi hiç saymamız gibi bir durum ortaya çıkar ki hiçte arzu edilmeyen bir durumdur.

Bu minvalde ABD Dışişleri Danışmanı John Sitilides’in Amerikanın Sesi Radyosuna verdiği şu değerlendirmesi Atalarımızı haklı çıkarmaktadır: “Ülkenin yarısı Erdoğan’ı çok severken yarısı ondan nefret ediyor. Bu fark eskiden bu kadar belirgin değildi ancak referandum sonrası bu bölünme daha da ortaya çıktı. Amerika’dan baktığımızda endişelendiğim konu, ülkenin tekrar bir araya gelemeyecek kadar siyasi açıdan bölünmüş olması. Bu siyasi bölünme Türkiye iç politikasını önümüzdeki dönemlerde daha da istikrarsız hale getirme potansiyeli taşıyor.”

Bu gibi durumlara en iyi cevabı sanatkârlarımız sözleriyle vermektedir. Mustafa Yıldızdoğan’ın son günlerde dilerde dolaşan; “Biz bize/ Biz yeteriz biz bize/Birlik ruhu üzerine gerçekleşir mucize” nakaratıyla düzenleyip-seslendirdiği şarkıyı dinlemenizi tavsiye ederim…

Sağlıcakla Kalın…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
Seyfettin Çetiner
Sema KILIÇ
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ağustos 2017 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net