21 Ekim 2017 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Okulda Cetvelli Saldırı
Okulda Cetvelli Saldırı
4,5 milyon liralık iki atölye
4,5 milyon liralık iki atölye
Sinem Başkanlığa Aday
Sinem Başkanlığa Aday
Yaşam’dan Yoğun Bakım Ücretsiz
Yaşam’dan Yoğun Bakım Ücretsiz
  YAZARLARIMIZ
KİTLE İLETİŞİM HÜRRİYETİ
20 Mayıs 2017 Cumartesi Bu yazı 9260 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

     Kitle iletişim araçları yani medya organlarının bilgilendirme, haberdar etme, kamuoyu oluşturma, mal ve hizmetlerin tanıtılması, eleştirme ve eğlendirme gibi görevleri bulunmaktadır. Kitle iletişim araçları, bu  görevlerini ifa ederken belli bir hürriyet ortamına sahip olmaları gerekir. Bu hürriyetin varlığı halkı ilgilendiren olayların rahatlıkla dile getirilebilmesi için önemlidir. Kitle iletişim hürriyetinden bahsedebilmek için ilk olarak toplumda ifade hürriyeti olgusunun tam şekilde yerleşmiş olması gerekir. Anayasal bir hürriyet olan ifade hürriyeti(Any m.25), diğer tüm hürriyetlerin temelini oluşturmaktadır. İfade hürriyetinin noksan olduğu bir ortamda kitle iletişim araçları tam olarak görevlerini yerine getirememektedir.

     Ancak hiçbir alanda tam olarak bir hürriyetten bahsetmek mümkün değildir. Sonsuz bir hürriyet bazen kaos doğurabilir ve bu kaos neticesinde kişilerin ve kurumların zarar görmesi muhtemeldir. Bu nedenle kitle iletişim alanında da bazı sınırlamalar zaruri hal almıştır. Bu sınırlamalar 1982 T.C. Anayasası'nda 26. maddenin  2. fıkrasında şu şekilde düzenlenmiştir:

"Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir."

    Kitle iletişim araçları ve basın-yayın çalışanlarının hürriyeti, yalnızca yukarıda sayılan bu hususlarla sınırlanabilir. Ancak maalesef bu sayılan hususlara ek olarak medya organları ve medya çalışanları, yasal olmayan bir şekilde  idari, siyasi, ekonomik, kurum içi ve nüfuzlu kişilerin baskısı altında kalmaktadır. Bu baskılar hem ifade hürriyetini dolayısıyla kitle iletişim hürriyetini engelleyici baskılardır. Bu durumda medya çalışanları tıpkı bir iple hareket ettirilen kuklaya dönüşmekte ve baskıya uğradığı kişi veya kurumun politikası dışında kalem oynatamamaktadır.

   İşin bir de diğer boyutuna bakmak gerekir. Bu boyut medya çalışanlarının bu hürriyeti nasıl kullandığı ile ilgilidir. Medya çalışanları kendini sınırsız bir şekilde hür saymamalıdır. Anayasa'da düzenlenen hususları dikkate alarak görevini yapmalıdır. Tiraj ve reyting kaygısı ile kişilerin veya kurumların kişilik haklarına  saldırmamalı ve onlar hakkında gerçeğe aykırı yayın yapmamalıdır. Medya çalışanı, topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı sorumlu (Any. m.12) olduğunu unutmamalıdır. En nihayetinde medya çalışanının hür fakat sorumlu olduğunu görmekteyiz. Bu hürriyetin kullanımında, ne çok sınırlandırılma yapılıp  kamuoyunun gerçek bilgiye ulaşması engellenmeli, ne de  tamamen serbest bırakılıp bir kaos ortamına sebebiyet verilmeli. Anayasa ve kanunlarda düzenlenmiş şekliyle bir hürriyet ortamı oluşmasına ve bunun, kişi veya kurumların baskısı olmadan işletilmesi için uygun zemin hazırlanmalıdır.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
ömür  -  05-10-2017 - 17:19
yazarın diğer makalelerinde de görülen, bazı imla ve sentaks hataları olmasına rağmen güzel ve bilgilendirici bir yazı. Asıl yazmak istediğim ise; memlekette hint kumaşı\'na karşılık memlekette bir şey sorma bahanesiyle .... tanışma sözünüz idi. Yazılarınızın hepsini okumuştum. Onlarla ilgili naçizane konuşacaktım ama nasip olmadı. Ön yargısal mantık yürütmeye kurban gitmiştim. Bu yanlışı düzeltmek istiyorum. Sayın yazarın cevabını bekliyorum. Saygılarımla. Kenar süsü: belki hatırlamayabilirsiniz ama \'\'Edebiyatla sinemanın marjinal anlamda kesiştiği bir alan var mı? Varsa nedir?\'\' diye sormuştum.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Gökkaya
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Ekim 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net