18 Ekim 2017 Çarşamba
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Okuyun, Çalışın, Vazgeçmeyin
Okuyun, Çalışın, Vazgeçmeyin
Devrilen Traktörün Altında Kaldı 1 Ölü
Devrilen Traktörün Altında Kaldı 1 Ölü
Kırıkkale'ye 118 Yeni Mobese Noktası
Kırıkkale'ye 118 Yeni Mobese Noktası
Amatör küme heyecanı başlıyor
Amatör küme heyecanı başlıyor
  YAZARLARIMIZ
Aziziye Kahramanı Nene Hatun (1857- 22 Mayıs 1955)
20 Mayıs 2017 Cumartesi Bu yazı 4973 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Anadolu, tarih boyunca başından geçen sayısız felaketlere karşılık, efsanevî kahramanların  sıradağlar gibi abideleştiği bir coğrafyadır. Tarihte genellikle erkek şahsiyetlere daha fazla yer veriliyor. Tarihi süreçte birçok mühim kadın şahsiyetin de mevcut olduğunun gözardı edilmemesi gerekiyor.

 

93 Harbi

93 Harbi olarak da anılan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında,Nene Hatun Erzurum’daki Aziziye Tabyası’nın savunulmasında kahramanca çalışarak adını tarihe yazdıran Türk kadınıdır. Aziziye savunmasına 20 yaşlarında genç bir gelinken, küçük yaştaki oğlunu ve 3 aylık kızını evde bırakarak katılmıştır.

Nene Hatun 1857 yılında Erzurum’da doğdu. 1877 yılında 8 Kasım’ı 9 Kasım’a bağlayan gece, Osmanlı vatandaşı olan Ermeni çeteleri Erzurum’un Aziziye Tabyası’na girmeyi başarmışlardı. Tabyayı koruyan Türk askerlerini uykuda yakalayıp kılıçtan geçirdiler. Bu sırada arkadan gelen Rus askerleri ise hiçbir zorlukla karşılaşmadan tabyayı ele geçirdiler. Baskından yaralı olarak kurtulan bir er haberi Erzurumlulara ulaştırdı. Sabah ezanından hemen sonra “Moskof askeri Aziziye Tabyası’nı ele geçirdi” şeklinde minârelerden Erzurum halkına haber verildi. Bu haberin ardından Erzurum halkından silahı olan silahını, olmayanlar ise balta, tırpan, kazma, kürek, sopa ve taşları ellerine alarak Tabya’ya doğru koşmaya başladılar. Koşanlar arasında, erkeği cephede çarpışan Nene Hatun da vardı. Ağabeyi Hasan bir gün önce cepheden yaralı olarak gelmiş ve kollarında can vermişti . Nene Hatun üç aylık bebeğini emzirdikten sonra, “Seni bana Allah verdi. Ben de Ona emânet ediyorum.” diyerek vedâlaştıktan sonra bir kaç saat önce ölen ağabeyinin tüfeğini alarak sokağa fırlamıştı.

Moskof Erzurum’da

Erzurumlular, ölüme gittiklerini bildikleri halde, Aziziye Tabyası’na doğru koşuyordu. Tabyaya yerleşmiş olan Rus askerleri, gelenlere yaylım ateşi açtı. Ön sıradakiler o anda şehit oldular. Arkadakiler, geri çekilmek yerine daha bir kararlı ve hızlı olarak ileri atıldılar. Demir kapılar kırılıp içeri girildi. Göğüs göğüse bir savaş başladı. Mükemmel silâhlarla donanmış Rus ordusu, baltalı-tırpanlı, taşlı-sopalı halk karşısında yarım saat tutunabildi. 2300’e yakın Rus askeri öldürülüp, Tabya geri alınmıştır. Türk tarafında ise 1000 kadar şehit verilmiştir.
Nene Hatun o günleri özetle şöyle anlatmıştır:

Destan Yazan Nene

Ağabeyim Hasan cepheden ağır yaralı olarak bir gece önce eve gelmişti. Bir yandan ona bakarken, bir yandan da 3 aylık çocuğumu emziriyordum. Kardeşim o gece kollarımın arasında öldü. Sabaha karşı minarelerden ‘Moskof Aziziye’ye girdi’ diye haykırışlar başlayınca, kardeşimin alnını öpüp, ‘Seni öldüreni öldüreceğim’ diye and içtim. Yavrumu Allah’a emanet ettikten sonra, ağabeyimin tüfeğini ve satırımı alıp dışarı fırladım. Sel gibi Aziziye’ye akıyorduk. Tabyanın mazgallarından düşman ölüm yağdırıyordu. Düşmanda iyi silah vardı, bizde de iman. İleri atıldım. Dadaşlar arasına karıştım. Satırım durmadan kalkıp iniyordu.

Tabya’nın geri alınmasının ardından, aralarında Nene Hâtun’un da bulunduğu yaralıların tedâvisine başlandı. Fakat bu sırada Nene Hâtun yaralı olmasına rağmen diğer yaralıların tedavisini yapmak için çalışmıştır. Nene Hâtun bu özverisiyle tanınıp, saygı ile sevilmiştir.

Nene Hatun’un vatan için gece başlayan mücâdelesi, tüm düşman Erzurum’dan kovuluncaya kadar devam etti. Erzurum’un her karış toprağında cephâne taşıyarak, yaralılara hemşirelik yaparak, yemek pişirerek, su dağıtarak, hizmetten hizmete koşarak destanlaştı. Gazi Ahmed Muhtar Paşa’nın zaferinde Nene Hâtun’un ve onun vatan aşkını paylaşan bütün insanların da payı vardı.

General Ali Fuat Cebesoy ise, 1956 yılında yayınlanan, “Moskova Hatıraları” adlı anı kitabında, Erzurum ahalisinin Aziziye kahramanlığından ve Nene Hatun’dan söz eder. “Erzurum istihkâmlarının Rusların eline geçmek üzere bulunduğu bir sırada Erzurumlular şahlandı. Çoluğuyla çocuğuyla ihtiyarı ve genciyle askerle beraber tabyalara doğru yürüdüler. En ön safta gelinlik kızlar bile vardı. O gün akşama kadar kan ve ateş içinde dövüştüler. Akşam düşman Erzurumlunun kahramanlığı karşısında yenilmiş ve perişan bir şekilde Aziziye Tabyası’nı terk etmişti…” diyen General Cebesoy, 1952 yılında geldiği Erzurum’da, 93 Harbi gazisi Nene Hatun’la da görüşür.

Ölümünden bir yıl önce kendisini ziyaret eden NATO’da görevli Amerikalı subayın bir sorusuna: “Ben o zaman gereken şeyi yapmıştım. Bugün de gerekirse aynı şeyi yaparım” cevabını vermişti.

TSK’nın annesi

Nene Hatun’a ömrünün son döneminde Üçüncü Ordu tarafından Eminkurpu Mahallesi’nde bir ev tahsis edilir. Yaşı yüze yaklaşmıştır artık, sağlık sorunları vardır. 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Refik Koraltan, Üçüncü Ordu Komutanı Nurettin Baransel Paşa, dönemin valisi, belediye başkanı, hatta TBMM, kendisiyle ilgilenir. “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin annesi” ilan edilir.

Ayrıca Türk Kadınlar Birliği tarafından ”Yılın Annesi” seçilir. Ancak, uzun yıllar büyük bir mağduriyet içinde geçen yaşamının bu son bir-iki yılında kendisine gösterilen hürmet ve inayetin mutluluğunu fazla süremez Nene Hatun. Yakalandığı zatürree rahatsızlığı nedeniyle Numune Hastanesi’ne yatırılır ve burada tedavi edilmeye çalışılırsa da ömrü vefa etmez. 22 Mayıs 1955’te hastanede yattığı odada saat 13.00’te vefat eder. Cenazesi Erzurumlular ve 3. Ordu tarafından 23 Mayıs’ta resmî törenle kaldırılır.

Hastaneden alınan cenazesi önce top arabasıyla Lala Paşa Camii’ne getirilir, namazı kılındıktan sonra, cenaze korteji Karskapı’daki evine kadar yaya olarak takip edilir, burada arabalara binilerek Aziziye Tabyası’na gidilir. Aziz naşı top arabasından alınarak şehitliğe defnedilir.

Sonraki yıllarda Nene Hatun ve Aziziye kahramanlığını terennüm eden pek çok şiir ve yazı kaleme alınmıştır. Dün olduğu gibi bugün de Aziziye kahramanlığı denilince akla her zaman, o yiğit analarımızı ve ecdadımızı temsilen, Nene Hatun gelir. Dolayısıyla bu mücahitlerin ve mücahidelerin kazandığı haklı şöhretin canlılığı hiçbir zaman kaybolmayacaktır. Bu vesileyle 22 Mayıs olan ölüm yıldönümünde Nene Hatun’u minnet ve rahmetle yâd ediyoruz. Allah makamını cennet kılsın!

1955 yılında yılın annesi seçilmiştir. 98 yıl yaşadığı Erzurum’da 22 Mayıs 1955’da zatürre hastalığından dolayı vefat etmiştir. Nene Hatun, kurtuluş mücadelesini verdiği Aziziye Tabyası’na defnedilmiştir. Türk Kadınlar Birliği tarafından ölümünden 3 ay önce yılın annesi seçilmiştir.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Nursan Gül Annaç
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Hakan Gökkaya
Halil Eşmebaşı
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  18 Ekim 2017 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net