16 Aralık 2017 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kolları Olmayan Ressamın Başarısı
Kolları Olmayan Ressamın Başarısı
Ortadoğu’da Son Gelişmeler ve Türkiye
Ortadoğu’da Son Gelişmeler ve Türkiye
Uygulayarak öğreniyorlar
Uygulayarak öğreniyorlar
Başarılarınla Gurur Duyuyoruz
Başarılarınla Gurur Duyuyoruz
  YAZARLARIMIZ
VATAN KURTARAN SAVAŞ BÜYÜK TAARRUZ
30 Ağustos 2017 Çarşamba Bu yazı 3506 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın 26 Ağustos 1922’de sabaha karşı verdiği emirle başlattığı Büyük Taarruz neticesinde zaferle sonuçlandı.

 

 Sakarya Savaşı'ndan sonra, kamu­oyunda ve TBMM' de taarruz için sa­bırsızlık baş göstermişti. Gazi Mustafa Kemal Paşa, 4 Mart 1922'de Büyük Millet Meclisi'nin gizli bir toplantısında endişe ve huzursuzluk duyanlara açık­lamalar yapmıştı. "Ordumuzun kararı, taarruzdur. Fakat bu taarruzu tehir ediyoruz. Se­bebi, hazırlığımızı tamamen bitirmeye biraz daha zaman lazımdır. Yarım hazırlıkla, yarım tedbirlerle yapılacak ta­arruz, hiç taarruz etmemekten çok da­ha kötüdür" diyerek bir taraftan zihin­lerdeki şüpheyi bertaraf etmeye çalışır­ken, diğer taraftan da orduyu son zafe­ri sağlayacak bir taarruz için hazırlıyor­du. Haziran 1922 ortalarında, Başko­mutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, taar­ruza geçmek kararını almıştı. Asıl amaç, yok edici bir meydan savaşı yap­mak, düşmanı çabuk ve kesin bir sonuç,alacak şekilde vurmaktı. Mustafa Ke­mal Paşa, ordu birlikleri arasında bir ,futbol maçı organize edilmesi bahane­siyle ordu komutanlarını Akşehir'e da­vet etti. Böylece Yunanlıların ve İşgal Devletlerinin dikkatleri çekilmeyecekti.

 

28 Temmuz gecesini, komutanlarla ge­nel taarruz hakkında konuşarak geçirdi  ve gereken direktifleri verdi. Mustafa Kemal Paşa, daha sonra 20 Ağustos 1922'de Ankara'dan Akşehir'e giderek, 26 Ağustos 1922 Cumartesi sabahı düş­mana taarruz emrini verdi. Çok gizli "bir şekilde yürütülen bu olayları kamu­oyundan saklamak maksadıyla, 21 Ağustos'da Çankaya köşkünde bir çay daveti verileceği gazete ve ajanslara  bildirilmişti.

 

Topçuların Taciz Ateşi

 

26 Ağustos sabahı Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, yanında Genel­kurmay Başkanı Fevzi Paşa (Çakmak), Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa(İnönü) ile birlikte muharebeyi idare Etmek üzere Kocatepe'deki yerini aldı. Büyük taarruz burada başladı. Topçula­rın sabah saat 4:30'da taciz ateşi ile başlayan harekat, saat 5:00'de önemli  noktalara yoğun topçu ateşi ile devam etti. Piyadelerimiz, sabah 6:00'da Tı­naztepe'ye hücum mesafesine yaklaşa­rak, tel örgüleri aşıp, Yunan askerini süngü hücumu ile temizledikten sonra,Tınaztepe'yi ele geçirdiler. Bundan sonra, saat 9:00'da Belentepe, daha sonra Kalecik-Sivrisi düşmandan te­mizlendi. Taarruzun birinci günü, sıklet merkezindeki I. Ordu Birlikleri, Büyük Kaleciktepe'den Çiğiltepe'ye kadar on­beş kilometrelik bir bölgede düşmanın birinci hat mevzilerini ele geçirdi. 5. Süvari Kolordusu düşman gerilerindeki ulaştırma kollarına başarılı taarruzlar da bulundu. 2. Ordu da cephede tespit görevini aksatmadan sürdürdü.

 

26 Ağustos günü Türk Ordusunun Büyük Taarruz'u, Genelkurmay Baş­kanlığı'nca TBMM'ye bildirildi. Bu haber Meclis'i coşturdu ve heyecanlı gösterilere vesile oldu.

 

27 Ağustos Pazar sabahı gün ağarır­ken, Türk Ordusu bütün cephelerde yeniden taarruza geçti. Bu taarruzlar çoğunlukla süngü hücumlarıyla ve in­san üstü çabalarla gerçekleştirildi. 27Ağustos saat 18:00'de, Afyon 8. Tümen tarafından kurtarıldı. Afyon kurtuluşun şanlı ve şerefli müjdesi olmuştu. Baş­komutanlık karargahı ile Batı Cephesi Komutanlığı karargahı Afyon'a taşındı.

 

28 Ağustos Pazartesi ve 29 Ağustos Salı günleri, başarılı geçen taarruz ha­rekatı ile düşmanın 5. Tümeninin çev­rilmesi ile sonuçlandı. 29 Ağustos gece­si durum değerlendirmesi yapan komu­tanlar, hemen harekete geçerek muha­rebenin süratle sonuçlandırılmasını ge­rekli buldular. Düşmanın çekilme yol­larının kesilmesi ve düşmanı çarpışma­ya zorlayarak, tamamen teslim olmala­rını sağlama yolunda karar aldılar. Ka­rar süratli ve düzenli bir şekilde ger­çekleştirildi. 30 Ağustos 1922 Çarşam­ba günü taarruz harekatı Türk Ordusu­nun kesin zaferi ile sonuçlandı. Büyük Taarruz'un son safhası askeri tarihimi­ze Başkomutan Meydan Muharebesi olarak geçmiştir.

 

30 Ağustos 1922 Başkomutan Mey­dan Muharebesi sonunda, düşman or­dusunun büyük kısmı dört taraftan sa­rılarak, Dumlupınar'da Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın ateş hatları arasında bizzat idare ettiği savaşta tamamen yok edilmiş veya esir edilmişti. Böylece ta­sarlanan kesin sonuç beş gün içinde el­de edilmiş ve hazırlanan plan tam ba­şarı ile uygulanmıştı; 30 Ağustos 1922'nin gurur verici zaferi ile Mustafa Kemal, kaçabilen düşmanın takip edil­mesini ve üç koldan Ege'ye doğru iler­lemesini uygun buldu. "Ordular ilk he­definiz Akdeniz'dir. İleri" diyerek, tari­hi emrini 1 Eylül 1922'de verdi. Yu­nanlılar, İzmir' e doğru kaçmaktaydı. Başta Yunan Ordusu Başkomutanı Tri­kopis olmak üzere çok sayıda esir ele geçirilmişti.

 

Kadıfekaleye Bayrağımızı Çektiler

 

Ordumuz bu muharebede, on beş günde 400 kilometre katederek, 9 Eylül 1922 sabahı İzmir'e girdi. Sabuncu Belden geçen 2. Süvari Tümeni, Mersin­li yolu ile İzmir' e doğru akarken, bunun solunda 1. Tümen de Kadifekale'ye doğ­ru yürüyordu. Bu Tümenin 2. Alayı Tuzluoğlu Fabrikası'ndan geçerek Kordon­boyu'na ulaştı. Yüzbaşı Şeref Bey Hükü­met Konağına, 5. Süvari Tümenimizin öncüsü Yüzbaşı Zeki Bey Kumandanlık dairesine, 4. Alay Komutanı Reşat Bey de Kadifekale'ye bayrağımızı çektiler.

 

İzmir'de askerlerimiz coşku içinde karşılandılar ve çiçek yağmuruna tutul­dular. Süvarilerimizin Kordon boyundan geçişi çok görkemli idi. Kurtuluş zaferi­nin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Paşa, İzmir'in kurtuluşunu Belkahve'den seyretti. Türk Ordusunun, 400 kilomet­relik bir mesafeyi savaşarak katedip İz­mir' e ulaşması içerde ve dışarda hayret ve takdir uyandırdı.

 

Büyük Türk zaferi karşısında endişeye düşen ve o anda da İstanbul ve Çanak­kale Boğazlarını işgal altında bulunduran İtilaf Devletleri, savaşı durdurmayı ve Türklerin haklı isteklerini yerine getir­meyi kendi çıkarlarına uygun buldular. Lord Kinross'a göre, "İngiltere, ciddi bir krizle karşı karşıya bulunduğunu anla­maya başlıyor. Halk, Türklerle yeni bir savaştan korkuyordu".11 Ekim 1922'de imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşma­sı'yla, silahlı çatışma durdurulduğu gibi, Edirne dahil Trakya'nın da Türkiye'ye bı­rakılacağı ve bir ay içerisinde Yunanlılar tarafından boşaltılacağı kabul edildi.

 

Anadolu'da Yunan politikasını yürüten İngiltere Başbakanı LIoyd George, bu ge­lişmeler üzerine istifa etti.

 

Türk milletinin “esir edilemez” bir millet olduğunu bir kez daha ispatladı.

 

Yenilgiden birkaç gün sonra büyük askeri ihtilal oldu. “Büyük Yunanistan” hayali peşinde koşan Başbakan Venizelos Yunanistan’dan kaçtı.


Büyük Taarruz’da Türk ordusunun zayiat oranı % 6.3, Yunan ordusunun zayiat oranı ise %65’tir.

 

Sömürgeci devletlerin ellerinde esir olan bütün mazlum milletlere örnek oldu.

 

Büyük Taarruz Kronolojisi

 

1922

 

18 Haziran:       Ali İhsan Paşa’nın görevden alınması
29 Haziran:       Nurettin Paşa’nın Birinci Ordu Komutanlığına atanması
28 Temmuz:     Yunanlılar’ın Trakya üzerinden İstanbul’u işgal girişimleri
26 Ağustos:     Büyük Taarruz’un başlaması
27 Ağustos:     Afyonkarahisar’ın kurtuluşu
30 Ağustos:     Başkomutan Meydan Muharebesi
31 Ağustos:     Kütahya’nın kurtuluşu
2 Eylül:            Trikupis’in esir edilişi
9 Eylül:            İzmir’in kurtuluşu
11 Eylül:          Bursa’nın kurtuluşu
13-15 Eylül:     İzmir yangını
16 Eylül:         Çeşme’den Yunanlılar’ın İzmir’i terk edişi
18 Eylül:         Anadolu’daki son Yunan askerinin Erdek’ten çekilmesi
19 Eylül:         Fransız ve İtalyan’ların Çanakkale’den çekilmesi
27 Eylül:         Yunanistan’da ihtilal; Kralın, oğlu George lehine tahttan çekilmesi
3 Ekim:           Mudanya Ateşkes Görüşmelerinin başlaması
11 Ekim:         Ateşkesin imzalanması
18 Ekim:         İngiliz Başbakanı Lloyd George’un istifası
1 Kasım:         Saltanatın kaldırılması
16-17 Kasım: Vahdettin’in ülke dışına çıkışı
18 Kasım:      Abdülmecit’in Halifeliğe getirilişi
20 Kasım:      Lozan Barış Görüşmelerinin başlaması

                                                                   1923

5 Şubat:        Lozan Barış Görüşmelerinin kesilmesi
23 Nisan:      Görüşmelere yeniden başlanması
24 Temmuz: Lozan Barış Antlaşmasının imzalanması
2 Ekim:         İşgal kuvvetlerinin İstanbul’u boşaltması
13 Ekim:       Ankara yeni başkent
29 Ekim:      Cumhuriyetin ilanı


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
Hakan Gökkaya
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  16 Aralık 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net