21 Kasım 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
İşitme Engelli Emine'nin Hedefi Olimpiyat Şampiyonluğu
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
Öğrenciler Oku Projesiyle Okuma Alışkanlığı Kazanıyor
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
KIRIKKALE’YE AİLE ÇİFTLİĞİ
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
Takımda kardeşlik havası oluşturduk
  YAZARLARIMIZ
LÂZ’ IN MEZAR TAŞI
09 Eylül 2017 Cumartesi Bu yazı 1584 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

‘’ Hastayum dedum inanmadinuz!

             Hastayum dedum inanmadinuz!

             Aha, sonunda nooldii baa? ‘’

          Yukarıdaki satırların Karadenizli bir vatandaşımızın mezar taşında yazılı olduğunu, bundan yıllar önce bir arkadaşım, hikâyesiyle birlikte anlatmıştı. Ne kadar doğru ve gerçektir bilemem.

          Bilmeyen yahut duymayanların öğrenmesi amacıyla ve kısaca özetleyeyim de ondan sonra konumuza girelim istedim.

          Karadenizli vatandaş rahatsızlanıp doktora gider. Doktor ilk etapta bir tertip ilaç verir ve gönderir. İlaçlar kullanılıp bitince tekrar doktorun yolunu tutar. Bu defa başka ilaçlar yazılır, alıp kullanır. Ama sonuç değişmez, rahatsızlık devam eder. Bu şekil üç beş kez tekrarlanır. Sonuç malûm. Köyünde soranlara da sürekli olarak hasta olduğunu ifade ederse de önemseyen olmaz!

          Birgün emrihak tecelli eder. Bunun üzerine köylüleri toplanır ve rahmetlinin hayattayken sürekli yakınmalarına karşılık umursamazlıklarının telafisine yönelik, yörenin kendine has esprili bir mezar taşı yaptırıp kabrinin başına dikerler. ‘’Hastayum dedum inanmadinuz! Hastayum dedum inanmadinuz! Aha, sonunda nooldii baa?’’

          Bizim memleketin trafik sorunlarına yönelik yıllardan beri ve özellikle de yaz tatili seyahat lerine yönelik ve bayram trafikleriyle ilgili yazıp söylediklerimizde, aynen Karadeniz fıkrasına dönmüşe benziyor!

          Her tatil ve bayram öncesi bu konular hakkında olması gerekenler, olmazsa olmazlar tabir caizse temcit pilavı yapılıyor. Fakat her defasında ve her zaman onca anlatılar ve söylenenlerin aksine olanlar oluyor, bayram merasimi cenaze merasimine dönüyor!

          Çok değil daha iki ay öncesi yine bayram ve yaz tatili trafiğine yönelik tavsiyelerde bulunup, bilmeyenlerin öğrenmelerine, bilenlerin de bilgilerini güncellemelerine yönelik açıklamalar yapıldı. Ama tatil hitamındaki durum, hiçte düşünüldüğü gibi iç açıcı olmamıştı. İşte şimdi de bu defasında öncekinden de ders alınmadığını üzülerek gözlemlemiş bulunuyoruz!

          Evet, geçen 25 Ağustos Cuma mesai bitimi ve ilk günün 6 kazada 3 ölü ve 24 yaralıyla sonuçlanan bayram trafiği açılışı, devam eden 26 – 27 - . . . . . . . . - 05 Eylül Salı mesai saati itibariyle 122 ölü ve 497 yaralıya ulaşmış olarak sonuçlanmış bulunuyor! Tabii bu rakamlar olay mahallinin değerleri olup, yarınlarda bu sayının kaça çıkacağı meç ûl!

          Edirne’ den Hakkâri’ ye, Sinop’ tan Mersin’ e, yurdun dört bir yanındaki onlarca ilimizde meydana gelen bu kazalar sonucunda, yüzlerce ocağa ateş düştü! Yüzlercesinin belki de bir ömür boyu hayatı karardı! Yine yüz milyonlarca liralık milli servet heba oldu! Yüz milyonlarca saatlik iş gücü kaybı meydana geldi!

          Bütün bunların sebebi ne? Temelde eğitimsizlik - bilgisizlik tecrübesizlik. Bunların hepsi bir araya gelince de kaza mukadder oluyor tabii ki!

          Toplum olarak zaten okuma özürlülüğümüz inkâr kabul etmez bir gerçek. Hayati öneme haiz bilgileri okuyup öğrenmek - ilgilenmek varken, lay lay lom havalarındaki magazinsel haberler daima ilgi alanımızın favorisi durumunda!

          Okuduklarımızı anlama oranımız ise, en çok üçte bir seviyesinde kalınca, ondan sonra da olanlar oluyor tabii! Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir!

          Yıllardan beri katliam gibi bu kazaların neden önlenemediğine bakılırsa, durum gayet açık! Bu işin eğitimini veren kurumlar olarak adına ‘’ÖZEL SÜRÜCÜ KURSU’’ dediğimiz müesseseler adeta para makinesi konumunda olup, icabında derse ve eğitime dahi almadan, yerine göre imtihana almaktalar! Veyahut bu sorumluluklarını sembolik şekilde uygulamaktalar!

          Hal böyle olunca, her ne kadar adı ‘’ÖZEL’’ de olsa Sürücü Kurslarının kontrol ve denetimi, bürokrasimizde Milli Eğitim tarafından ifa edilmektedir. Bu eğitimin denetimini yani imtihanını yapan kurum da yine maalesef Milli Eğitimdir! Dolayısıyla alan razı satan razı!

          Almanya da ‘’Fahrschule’’ Şoför Okulları özel sektör olarak eğitim hizmeti vermektedir. Orada imtihanı devletin ‘’Trafik Mühendisleri’’ yapmakta ve belgeyi (yani ehliyeti) o vermektedir!

Üstelik adamlarda bazı şeyler yazılı kanun olmamakla beraber, prensip olarak uygulamada geçerli olup, hemen hiçbir surette bunun dışına da çıkmamaktadırlar!

          Yani öyle bizdeki gibi birilerine harcırah - fazla mesai çıkarabilmek için veya birtakım makamlara ek görev sağlamak amacına yönelik, imtihan komisyonu başkanlığı veya üyeliği falan yapmıyorlar! Bunlar içerisinde ehliyeti ve arabası bile olmayanların mevcudiyeti söz konusuydu!

          Bu olumsuzlukların ve yılların birikiminin sonucu olarak günümüze geldiğimiz zaman, pek tabiidir ki yollar kan gölüne dönecektir! İşte bu düzensizliklerin düzene girebilmesinin sağlanması amacıyla son sekiz on senedir sempozyumlar paneller düzenlenmekte. Fakat bunların sonuç bildirgelerinin devamında ise, tabir caizse havanda su dövüldüğü görülmektedir!

          Ve şurası da iyi bilinmelidir ki, bütün bu olumsuzlukların çözümüne yönelik yapılması gerekenleri yapmayanlar, buna kendi makam mevkii - çıkar ve menfaatleri uğrunda mani olanlar, bunca zamandır bu yollarda telef olan canları vebalini taşımaktadırlar! 

          Sürücü Kurslarının açıldığında itibaren otuz senenin üzerinde, son yirmi seneden beri de bu konularla bilfiil ilgilenen bu satırların yazarı olarak yazdıklarımız söylediklerimizin sonunda, galiba ‘’Lâz’ ın Mezar Taşı’’ hikâyesine dönecek gibiyiz geliyor! Saygılarımla . . . . .


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Tekpınar
Şevket ÖZSOY
Nursan Gül Annaç
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Kasım 2017 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net