22 Ekim 2017 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Okulda Cetvelli Saldırı
Okulda Cetvelli Saldırı
4,5 milyon liralık iki atölye
4,5 milyon liralık iki atölye
Sinem Başkanlığa Aday
Sinem Başkanlığa Aday
Yaşam’dan Yoğun Bakım Ücretsiz
Yaşam’dan Yoğun Bakım Ücretsiz
  YAZARLARIMIZ
GÖNÜLDEN VAR MI?
18 Eylül 2017 Pazartesi Bu yazı 5717 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

İnsan mutlu olmayı pek bilmiyor. Elindekilerle yetinmeyi de aslında pek bildiği söylenemez.

Bir çocuk düşünün anne babasını beğenmeyen yani kabuğunu ret eden. Anne babası ile sürekli çatışma halinde olan. Aslında anne babasının üzerine titrediği ama çocuğun doyumsuzluğundan kaynaklanan ve elbette kuşak çatışmasının da etkisinin olduğu sorunun olduğu bir aile düşünün.

Bu çocuk anne babası ile ilgili sorunları oturup konuşmak yerine sürekli bir eleştiri ve kırıcılık içinde yaşıyor. Elbette evde olan biten her şeyi de arkadaşlarına aktarıyor. İşte burada etrafı da mutsuz etme sorunu başlıyor. Aslında anne babası ile hiçbir sorunu olmayan arkadaşları şükretmek yerine kendi anne babası ile sorun çıkarmaya başlıyor. Öyle ki sorunlu arkadaşına “bizimde sorunumuz var bende sendenim” söylemi için kendi anne babası ile suni problemler yaşıyor.

İşte bu durum psikoloji de kişinin dengesi ile ilgili olduğundan ileriki yaşlarda problemli bir bireyin yetişmesine yol açıyor. Ebeveyn çocuk ile sorun yaşamazken yani evlatları ile diyalog içindeyken evladın sadece arkadaş çevresinde kalması için geliştirdiği suni sorunlar bir süre sonra gerçek olmaya başladığından diyalog ve konuşma özürlü bir neslin yetişmesi sağlanmış oluyor.

Bir başka sorun konuşmama ve paylaşmamadır. İnsanın en büyük özelliğinden bir tanesi konuşmasıdır. Konuşarak sorunların çözümü olur. Baba anne ile, anne çocuğu ile, çocuk arkadaşı ile konuşmazsa bu toplumun psikolojisi doğal olarak bozulur.

Aile içinde kendi anne babası ile konuşmaktan aklıselim olarak bir konuyu tartışmaktan uzak yetişen birey doğal olarak ileride kuracağı aile ile de aynı sorunları yaşayacak ve dut yemiş bülbül gibi oturan bir anne baba olacaktır. Zaten günümüzde internet denen veba varken de anne bir köşede facebook ta gezecek, baba diğer koltukta oyun oynayacak, evlatlar da önlerine atılan bilgisayar ve telefondan çizgi film izleyecek. Bu durumda toplumu bozacak aileyi dağıtacaktır.

Aile birlikteliği aslında bilinçli olarak elimizden alınıyor. Belki bu konuda yazı yazmayı planladığımdan bir süredir gözlem yapmaya çalıştım. Lütfen hemen savunma mekanizmalarını kaldırıp “ben veya biz böyle değiliz” demeyin. Tarafsız gözle kendinizi ve ailenizi test ediniz.

Aile her akşam bir araya gelip, bugün ne yaptın sorusu ile yaşadıklarını anlatıyor. Geçiştirmek değil, anlatmaktan söz ediyorum. Baba anne evlatlar gün içinde yaşadıklarını paylaşmalı ki yemekten sonra oturduklarında ülkelerinin sorunlarını da konuşabilsinler. Dünyada ki gelişmeleri de birbirleri ile istişare edip yaşamın içinde olabilecek içte ve dışta her olaya hazırlıklı olabilsinler.

Aslında bu yazıyı yazmak için çok konu topladım elimde çok veri var. Ama biraz karışık yazma durumum hasıl oldu. Aslen şunu demek istedim;

Toplumun yapı taşı olan aile birlikteliği sosyal medya, internet ve akıllı telefonlar ile yıkılıyor. Herkesin elinde bir oyuncak var. Bu oyuncak ile öyle çok kafamız dolu ki en yakın eşimize çocuğumuza ana babamıza bile o oyuncak zamanın onda hatta yüzde biri kadar zaman ayırıyoruz. İşten gelen bir baba anne hızlıca yemeği yiyip eline oyuncağını alıp çocuğunun önüne de bir teflon attı mı iş tamam oluyor. Ne samimiyet ne muhabbet ne sevgi ne saygı…

Ya boş verin tüm yazıyı. Sadece gerçekçi düşünün. Telefona olan sevginiz, muhabbetiniz, ilginiz ve en önemlisi zaman ayırmanız eşinize, evladınıza var mı? Gerçekçi dedim. Dilden evet dersiniz belki ya gönülden? Gerçekten var mı?

Selam ve dua ile…    


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Gökkaya
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Ekim 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net