17 Ekim 2018 Çarşamba
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Delice SYDV’den ihtiyaç sahiplerine temizlik hizmeti
Delice SYDV’den ihtiyaç sahiplerine temizlik hizmeti
Aile İçi İletişimin Temel Unsurları
Aile İçi İletişimin Temel Unsurları
 İşi ehline vereceğiz
İşi ehline vereceğiz
Vatanımızın Milletimizin Yanındayız
Vatanımızın Milletimizin Yanındayız
  YAZARLARIMIZ
GERÇEKLEŞEN HAYÂL
11 Aralık 2017 Pazartesi Bu yazı 6420 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

          Kırk bir yıllık hayalimin özetle kaleme alınıp bu sayfalardan okuyucuya sunulduğu saatlerde, bizde o mübarek topraklara müteveccihen Kırıkkale’ den hareket etmek üzere Cumhuriyet Meydanında toplanmış, eş – dost - hısım – akraba – arkadaş vedalaşması ve helâlleşmesiyle meşguldük.

          İşte o hayâl bir şekilde gerçekleşiyordu. Bir şekilde diyorum, zira tam şekli ‘‘HAC’’ olması gerekirken, bu şekilde yani ‘’UMRE’’ olarak ta olsa kısmen gerçekleşmiş oluyordu. Bu hayalin bütün yönleriyle gerçekleşmesine vesile olanların cümlesine, bu yolu nasip etmesini Cenabı Allah’ tan tüm kalbimle bir kez daha dilemekteyim.

          Bu yazıyı kaleme alma fikrim, bu yola çıkma kararımdan sonra meydana geldi. Bu konunun organizasyonunda hizmet veren bir hayli tanıdığım var. Hepside kendine göre birtakım söz ve vaatlerde bulunuyorlar. Şöyle götürüyoruz – böyle getiriyoruz diyorlar. Neticede ise müspet veya menfi birtakım sonuçların çıktığını, gidip – gelenlerden öğreniyoruz. Bunların da hangisi doğru ve gerçek, bizzat yaşamayınca bilinmiyor.

          İşte bana bu fırsat çıkmış oldu. O nedenle de yola çıktığımız saatten itibaren saat – saat, gün – gün notlar almak suretiyle bu kutlu yoldaki gördüklerimizi – yaşadıklarımızı, kendimizin dışında bu yola çıkanlardan edindiğim bilgileri, beni bilen ve güvenen okuyucularımla paylaşmak istedim. Zira ‘’ne kadar anlatırsan anlat, anlattığın karşındakinin anladığı kadardır’’ misali, bende bizzat gördüğüm ve yaşadığımı aktarayım, anlayan anladığı kadarını anlasın.

 

         * ) 09 Kasım - Perşembe sabahı Kırıkkale Cumhuriyet Meydanında toplanan UMRE ziyaretçileri, organizasyonu tertip eden firmanın temin ettiği NEOPLAN otobüsün etrafında toplanarak önce kafilenin Kırıkkale Hocası Veli YURDUSEVEN tarafından dua yaptırıldıktan sonra, umreci 46 kişi yerine yerleşerek saat (09.15) te Esenboğa Havaalanına müteveccihen meydandan hareket edildi. Şehir çıkışından itibaren Hocamız araç içerisinde önce Kur - anı Kerim ve devamında duasını, arkasından da UMRE ziyaretiyle ilgili dini açıklamalarda bulundu.  

          Bu arada firmanın Kırıkkale İrtibat Bürosu Müdürü ve Kafile Sorumlusu Mehmet Ali KURT ve Kadın Gurubu Sorumlusu eşi Hatibe KURT tarafından, umrecilerin yaka kartları ile bayanların firma tanıtım fularları (eşarp) dağıtıldı.

          Yolculuk süresince Esenboğa Havaalanına kadar otobüs içinde çok güzel bir atmosferde ve ilahilerle yolculuğumuz devam etti. (10. 30) da Havaalanı nizamiyesinden giriş yaparak Dış Hatlar Terminali Bekleme Salonu önüne gelip, otobüs bagajından eşyalarımızı alarak kontrol bandından geçerek içeriye girdik.

          Firmanın ANKARA ve Çubuk’ tan iştirak eden umrecileri de bu arada Havaalanı Bekleme Salonuna intikal ettiler. Onlarında Kafile Sorumlusu Hatice ÇAM Hanımefendi ile Hocaları Veysel KARAKUŞ ve Erdem AYDOĞDU gözetiminde, aynı firmanın farklı iki kafilesi bir araya geldi. Öğle namazına kadar birlikte bekleme salonunda istirahat edildi. Havaalanı mescidinde namazımızı kıldık. Bu arada başlayan bagaj ve pasaport kontrol işlemlerimizi yaptırarak, Yolcu Çıkış Salonuna geçtik. Orada da işlemleri bir müddet bekledikten sonra, alanda bulunan ve bizi götürecek olan Suudi Arabia Havayollarına ait uçağa binerek yerlerimizi aldık.

          Verilen bilgiye göre 240 yolcu ile (15. 30) da Esenboğa da pist başına hareketle (15. 45) te de uçuşa geçtik. Yaklaşık bir saat sonra hostesler tarafından kumanyalarımız dağıtıldı. Uçuş rotamız; Göller Bölgesi ve Antalya üzerinden, Kıbrıs’ ın batısından Akdeniz üzerinden, Mısır İskenderiye ve Kahire den geçip, Kızıldeniz üzerinden Arap Yarımadasına yönelerek Medine’ ye ulaşacak şekilde.

          (18. 30) da Medine Havaalanına iniş gerçekleştirildi. Apron’ dan çıkıp, giriş pasaport kontrol noktasına (18. 45) te ulaşıldı. Dünyanın dört bir yerinden kutsal topraklara ziyarete gelen Müslümanların meydana getirdiği, her milletten ve her renkten, yaşlısı – genci, kadını – erkeği, çocuğu – büyüğü velhasıl muazzam bir kitle bu bölümde beklemekte.

          Bu muazzam kitlenin Suudi topraklarına giriş yapması için konulan 8‘ li geçiş koridorlarının hepsi de tıklım tıklım dolu!  Her koridor çıkışı karşısında da dörder tane dörtlü görevli Arap polisler önüne gelen her ziyaretçinin önce pasaportunu alıyor. Onu şöööyle bir süzüyor. Ondan sonra cepheden bir dijital resmini çekiyor. Vermiş olduğun pozun şayet uygun olmazsa, bu çekim defalarca da tekrarlanıyor. Arkasından da sağlı – sollu on parmağın parmak izi kaydı alınıyor.

          Yapılan bu olağanüstü hassas giriş kontrol denetimine bir diyecek yok. Hele ki günümüz dünyasının terörle çalkalandığı Ortadoğu coğrafyasında bulunanların can güvenliği açısından, bu hassasiyetin saygıyla karşılanması gerekir kanaatindeyim.

          Ancak görevli Suudi yetkililerinin tavır ve hareketleri, tabir caizse (niye geliyorsunuz buraya!) dercesine, lâkaytlık – vurdumduymazlık ve umursamazlık şeklinde tezahür ederse, değerlendirme herhalde farklı olur sanırım!     

          (20. 45) te iki saat sonra giriş ile ilgili işlemlerimizi ancak bitirebildik! Bu arada daha öncede Arabistan a gelmiş olanlardan bazıları, Cidde ye indikleri ve 10 saat beklediklerini ifade etti! Oradan bagaj teslim yerine inerek eşyalarımızı alıp, (21. 00) de otele geçmek üzere otobüslerimiz hareket etti.

          (21. 30) da otelimize vasıl olduk. Otelimiz gayet konforlu, her birisi 14 kişilik 6 asansörlü, çok temiz bir durumda idi. Kişi başına birer manyetik kapı kartı verdiler.

          Akşam yemeğimizi yedikten sonra belirlenen odalarımıza eşyalarımızı yerleştirip, abdest tazeleyip, ilk ziyaretimizi Medine – i Münevvere’ de Mescid – i Nebevi’ ye yürüyerek (23. 30) da beş dakikada ulaştık.

          Bu alanın içindeki Peygamber Efendimiz in bulunduğu mahâl olan Ravza – ı Mutahhara’ ya vardığımızda, gecenin o saatindeki yoğunluk, neredeyse gündüzü aratmayacak düzeydeydi. Normal zamanlarda ziyarete fasılalarla açılan, genel olarak kapalı tutulan Ravza – ı Mutahhara’ ya biz olağanüstü yoğunluğa rağmen girebildik.

          Peygamber Efendimiz in ziyaretini yapıp, huzurunda iki rekât ta namaz eda etmek nasip oldu. Bu mahalde kılınan namazın sevabının Cennet Bahçesinde kılınan namaz gibi kabul edildiği belirtilmektedir.

          Mescid – i Nebevi’ nin toplam alanı 235 Bin metrekare olup, sadece kapalı alanı 100 Bin metrekaredir. Bu alan içerisindeki ibadet eden sayısı da 650 bin kişidir. 6500 den fazla Abdest alma yeri, 2500 civarında Tuvaleti, 560 adet Fıskiyeli Su Çeşmesi, açık alanın namaz kılınan sahasının tamamı açılır – kapanır şemsiyelerle kaplı, 2 si Osmanlıdan kalma 4 ü eski 6 sı yeni toplam 10 adet minaresi, minarelerin üzerindeki Hilâl’ leri Türkiye’ de imâl ve her biri 4200 kg ağırlığında altın kaplama olan bir mabet.

 

         * ) 10 Kasım - Cuma (05. 20) de sabah ezanıyla uyanıp, odamızda namazımızı kılarak, tekrar bir miktar istirahattan sonra (08. 30) da kahvaltımızı yaptık. Arkasından öğleye Cuma Namazımız için hazırlığımızı yaparak (10. 30) da yürüyerek Mescid – i Nebevi’ ye gidildi. Vakit namazına yaklaşık iki saat olmasına rağmen, toplam alanın neredeyse tamamına yakın kısmı dolmuş vaziyetteydi.

          Açık alanın tamamına halı serilmek suretiyle ibadete hazır hale getirilmişti. Mevsim icabı Türkiye de kış şartları başlamış olmasına karşı, burası bize göre adeta Temmuz – Ağustos gibi. Namaz kılınan alanın tamamını kaplayan açılır – kapanır şemsiyelerin hepsi açılmıştı. Açık hava kliması dediğimiz, vantilatörün önüne su zerrecikleri püskürtülen dev pervanelerle alan serinletiliyordu. Buna rağmen ısı 33 – 35 dereceler civarındaydı.

          Arabistan da Cuma günü resmi tatil olduğundan dolayı, Cuma namazı burada mahşerî bir kalabalıkla ifa edildi. Namazdan sonra Arabistan usûllerine göre mutad olarak Cenaze Namazı kılındı. Burada hemen her vakitte bu namaz kılınıyor. Namaz sonu duamızı Peygamber Efendimiz in mekânında ifa ettik.

          Bugünün benim için bir diğer önemli anlamı da, Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün ebediyete intikâl edişinin 79. sene - i devriyesi oluşu hasebiyle, bu mekândan onun ve bu günlerimizin sağlanmasına vesile olan cümle geçmişlerimizin ruhuna bir Fatiha göndermek nasip oldu.   

          İkindiye kadar boş zamanı şükür ve nafile ibadetle doldurup, ikindi namazını ifa ettik. Daha sonra bir miktar daha şükür ve nafile namaz kıldım. Arkasından genel adı Mescid – i Nebevi ve Peygamber Efendimiz in evinin içi olarak anılan, yeşil kubbenin altı diye de tarif edilen, kendisi ile birlikte Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’ in de mezarlarının bulunduğu ve Ravza – ı Mutahhara’ ya gidilerek bir ziyaret daha gerçekleştirildi. Bu defa ikinci kez yine iki rekât namaz kılıp dua etmek nasip oldu.

          Mescid – i Nebevi’ den çıkıp hemen yanı başında Peygamber Efendimiz için kurulan, daha sonra ecdat Osmanlılar tarafından yaptırılan ve bu güne kadar da yıkılmadan kalan son birkaç eserden olan, Gamame de denilen Bulut Mescidi ne gittim. İçerisini gezip, iki rekât ta mescit namazı kılıp, birde resim çektim.

          Buranın İslam tarihindeki yeri çok önemli. Doğumundan itibaren üzerine güneş ışığının direk düşmediği, üzerinde sürekli bir bulutun takip ettiği Peygamber Efendimiz için, Hz. Eyyûb – ül Ensâri (İstanbul un fethine gelip şehit olan Eyüp Sultan) ın kendi evinin yeri olup, Peygamber Efendimiz in bayram namazı kıldığı yer.

          Bulut (Gamame) Mescidi nin hemen yan tarafında da Hz. Ömer Mescidi bulunuyor. Bura kapalı olduğu için ancak dışarıdan resmini çekmek mümkün oldu. Buranın karşı tarafında yaklaşık 80 – 100 metre ilerisinde de Hz. Ali Mescidi bulunuyor.

          Burası da kapalı vaziyette. Burada geçmiş yıllarda bazı tarikat mensuplarının aşırı izdihamı dolayısıyla Arabistan yönetimince önce belli bir ölçüde muhafaza altına alınmış. Fakat sonuç alınamayınca bu defa da kapatmışlar.

          Buraları bilahare gurup olarak ayrıca ziyaret edilecektir. Ben kendi şahsi ziyaretimden sonra akşam namazının vakti gelmişti. Tekrar geri Mescid – i Nebevi’ ye dönüp akşam namazımı kılarak, sabah çıktığım otelimize döndüm.

          Akşam yemeğinden sonra bir Hurma Bahçesi sahibinin göndermiş olduğu otobüsle, Hurma Bahçesi gezisi ve satış – pazarlama programı yapıldı. Giderken yolda otobüsün içinde firmanın yetkililer açıklama yaptılar.

          Bu gezinin sembolik bir şey olduğunu, kendileriyle ilgisinin olmadığını, gidilen yerde bizlere çay - hurma ikramı ile satış pazarlama yapılacağını, burada alış – veriş yapmaya yönelik hiçbir mecburiyetin olmadığını, arzu edenin alıp – almamakta serbest olduğu bildirildi.

          Almayanlar için de ertesi gün Hurma Hali’ ne gidileceğini, gerektiğinde oradan temin edebileceğini bildirdiler. Gurubumuzdan bazıları ihtiyaçları olan hurmalardan alıp ambalajlattı.              

(RESİMLER: Uçuş rotası, Bizim gurup resim, Meydanda otobüs – dua, Mescid – i Nebevi Şemsiyeler, Halı serimi, Yeşil Kubbe ).                                                                                                                       ‘’DEVAMI YARIN’’


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Dursun Kuzucu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  17 Ekim 2018 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net