21 Ağustos 2018 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Mutlu Çocuklar Hayattan Kopmuyor
Mutlu Çocuklar Hayattan Kopmuyor
Yunus Ustadan Örnek Davranış
Yunus Ustadan Örnek Davranış
Türk Lirasını Dolara Çevirmeyin
Türk Lirasını Dolara Çevirmeyin
Yüce Türk milleti dimdik ayakta duracaktır
Yüce Türk milleti dimdik ayakta duracaktır
  YAZARLARIMIZ
GERÇEKLEŞEN HAYAL 2
12 Aralık 2017 Salı Bu yazı 2826 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

(2.) İSLAMİYETİN ÇİLELİ YOLU:

         * ) 11 Kasım - Cumartesi (04. 00) te sabah namazı için kalkıp Medine – i Münevvere ye gidildi. Namazdan sonra otele dönülüp kahvaltımızı yaptık. (07. 30) da şehir turu için otelden otobüslerle hareketle (07. 50) de UHUD DAĞI mevkiine gelindi. Dağın eteğindeki düzlükte Ayneyn Boğazı ve Okçular Tepesi ile Hz. Hamza’ nın ve 70 sahabe nin şehit edildiği mekânlar görüldü.

          Buradaki Uhud muharebesi nde Müslümanlara en büyük zararı veren iki müşrik için Peygamber Efendimiz (Allah sizin belanızı versin!) diye beddua etmiş, bu iki kişiden birisi Mekke’ ye döndüğünde kendi koç’ unun boynuz darbesiyle, diğeri de yılan sokmak suretiyle ölüyorlar. Böylelikle de efendimizin bedduası tecelli ediyor!

          Uhud, İslamiyet’ in bugünler gelmesine vesile olan ilk temel taşıdır. Dağın batı eteğinde, harpte dişi kırılan Peygamber Efendimiz in sığındığı kaya yarığının bulunduğu mahal bugün için ziyarete kapatılmış bulunuyor. Buradaki bir saatlik ziyaretimizi mezarlığın başında başta Hz. Hamza ve 70 sahabe nin ruhlarına fatihamızı okuyup ayrıldık.

          (09. 05) te Çift Kıbleli Mescid e geldik. Burası kıblenin daha önce Mescid – i Aksa olduğu ve sonrasında kıblenin Kâbe’ ye döndüğü Mescid oluyor. Mescidin içerisinde her iki yönünde de mihrapları bulunuyor. Burada da iki rekât Mescid namazı kıldıktan sonra (09. 45) te Seb – a yedi Mescidler bölgesine müteveccihen hareket ettik. Bu bölge ise Hendek Savaşı nın yapıldığı alan olup (10. 05) te ulaşıldı. Burada da iki rekât Mescid namazı kılındı.

          Bu yedi Mescitler, Hendek Savaşı sonrası Hz. Selman, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Fatıma ve Hz. Sa’ d B. Muaz için yapılmıştır. Arapça da Mesacid – i Seba olarak bilinir. Bu mescitler Peygamber Efendimizin namaz kılıp dua etmiş oldukları mescitlerdir.     

          (10. 30) da buradan Kuba Mescidi ne gitmek üzere hareketle (10. 55) de mescide ulaşıldı. Burası İslamiyet’ in ilk mescidi olma özelliğine sahip. Peygamber Efendimiz Mekke’ den Medine’ ye hicretinde ilk olarak burada karşılandığından ve mescidin yapımında kendiside bizzat çalışarak 15 günde mescidi inşa ettiler.

          Onun için Peygamber Efendimiz burasına ‘’ ’Kim cuma namazını Mescid – i Nebevide kılar, cumartesi de abdestini alıp Kuba mescidini ziyaret ederse, bir umre ziyareti yapmış olur’’ dediğinden dolayı, bizde burada da iki rekât Mescid ve iki rekât da Şükür namazı kıldık. Çıkışta da gurup olarak resim çekildik.

          (11. 50) de otele dönülüp, öğle namazı için abdestleri tazeleyip Mescid – i Nebevi ye gittik. Öğle namazımızı ifa ettikten sonra otele dönüp yemeğimizi yedik.

          Yemekten sonra programda (13. 45) de Hurma Pazarı gezimiz var. Kaldığımız otele yürüme mesafesinde olduğu için gezerek gittik. Yol güzergâhı üzerinde dev gökdelen inşaatları arasında kalmış olan ecdat Osmanlı yapımı Hz. Ömer Mescidi nin adeta gecekondu gibi kalmış oluşunu, büyük bir hüzünle izledik! Bu mübarek topraklar üzerinde Evlâd – ı Fatihan’ ın o kıymetli eserlerinden, eser bırakmamaya adeta yemin etmiş bir anlayış mevcut!

          Hurma Pazarından dün bahçeden almayan Umre ekibimiz ihtiyaçları olan tür ve miktarlarda hurmalarımızı alıp ambalajlatıp, otele gönderilmek üzere tekrar gezerek otele dönüldü. Biraz istirahat edildikten sonra ikindi namazı için yine Mescid – i Nebevi ye gidildi. Namazdan sonra Şükür namazlarıyla akşam vaktine kadarki arayı ibadetle doldurduk.

 

         * ) 12 Kasım - Pazar (04. 00) te sabah namazı için kalkıp Mescid – i Nebevi’ ye gidildi. Namazdan sonra otele dönülüp kahvaltımızı yaptık. Medine’ deki son günümüz olduğundan dün programlanan kalan şehir gezilerini de tamamlamak üzere kahvaltı sonrası gurup halinde ve gezerek çıktık.

          İstikametimizde Tren Garı var. Kaldırımdan gezerek gittiğimiz yerlerde, kaldırımda direkleri rastgele düzensiz yerleştirilmiş, yönlendirme ve yol levhalarının konumunun tehlikeli durumları dikkat çekiciydi. İnsanın kaldırımda yürürken çarpmadan geçmesi mucide doğrusu!

          (08. 30) da yine ecdat Osmanlının Hicaz Demiryolu olarak inşa ettirdiği ve Peygamber Efendimiz in ruhuna saygıya izafeten rayların altına keçe koydurtup sesin absorbe edildiği demir yolu Tren Garı ve Müzesini gezdik. Tabii burada da tarihin izlerinin yerinde yeller esiyor! Müze kısmında ise o mekânla uyuşmayan gelişigüzel ve rastgele materyallerin mevcudiyeti bilhassa dikkat çekiciydi! 

          Tren Garının hemen yanı başında Amberiye Camii’ nin tarihi anlatılıp gezilerek, iki rekât Mescid namazı kılınıp dua edildi.

          (09. 30) da gurup olarak Bulut Mescidine gelindi. Gamame Mescidi de denen bu yeri ben bir gün önce kendim gezmiştim. Resulûllah ı takip eden bulut burada duruyor, gittiği her yere de üzerinde gölge yapmak üzere hareket ediyor.

          Hemen yanındaki Hz. Ömer Mescidi yine kapalı vaziyetteydi. Burada da kafilemize Keskin’ den iştirak eden umreci hacımız Rasim GÖZTEPE, 1983 te hac için geldiğinde, İslamın Adaletli halifesi Hz. Ömer’ in kerpiçten evinin kalan kısımlarını gördüğünü ifade etti. Bugün için bunların hiçbirisinin kalmadığı, keza Osmanlının bu topraklardaki eserlerinin de hemen tamamının yok edildiğini, sahiplenilmeyip ihya edilmediğini söyledi. Kafile hocamız da yine birtakım dini ve tarihi açıklamalarda bulundu.

          Buradan Mescid – i Nebevi’ ye geçildi. Yeşil Kubbe’ nin karşısına gelinip burada da genel bir tanım yapıldı. Bu kubbenin altına gelen yerde Peygamber Efendimiz in kabri ve birer yanında da Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer in kabirleri bulunuyor. Normal zamanlarda bu mahale girilemiyor. 

          Zaman zaman ziyarete açılıyor ve o ana denk gelinince de olağanüstü izdiham yaşanıyor. Burayı ziyarete gelen her Müslüman, burasının dini kutsiyeti açısından mutlaka iki rekât namaz kılmak istiyor. Tabii ki bu da bir nasip meselesi.

          Medine deki programımız burada bitmiş oluyordu. Öğle namaz vaktine kadar otele dönülüp, öğleden sonra gidilecek olan Mekke seyahati için eşyalarımızı toplayıp hazırlıklarımızı yaptık. Yemek için daha vakit olduğu için ve namaz vakti geldiğinden, son öğle namazımız için tekrar Mescid – i Nebevi’ ye gidip, Ravza – ı Mutahhara da namazımızı ifa edip, Peygamber Efendimiz e veda ederek otele döndük.

          Öğle yemeğimizi yedikten sonra odalarımızda son kez boy abdestlerimizi alıp, ihramlarımızı sarıp, eşyalarımızı indirip otobüslere yerleştirdikten sonra, (14. 20) de Mekke – i Mükerreme ye müteveccihen otelden ayrıldık. 

          Medine den Mekke ye gidiş yolunda mikat mahalli olarak ilk durak olan, umre için iki rekât ihram namazının kılındığı Zü’ l - Huleyfe mevkiindeki Âbâr - ı Ali Mescidi ne gelindi.

          Gidiş güzergâhı üzerindeki bu mescit de namazımızı kılıp, çıkışta toplu bir resim çekildikten sonra Hocamız tarafından ihram ve umre ile ilgili tekrar bir bilgilendirme konuşmasını müteakiben (15. 25) te buradan çıkış yaptık.

          Bu noktadan sonrası Müslümanların ihramlı olarak şartlarına uymak zorunda oldukları yasaklar yani ‘’HARAM’’ topraklar başlıyor. Ve bu sınırların içerisine Müslüman olmayanların girmeleri YASAK! Bu yasak bilgisi de yolun çeşitli noktalarına konulmuş olan levhalarla belirtiliyor.

          Zü’ l - Huleyfe mevkiinden ayrıldıktan kısa bir süre sonra ikindi vakti girdi. Bunu da otobüs içerisinde ikişer rekât seferi ikindi namazı farzını kılarak, namaz sonrasında da tekbirler – teşrikler – tehliller ve salâvatlar eşliğinde yolculuğumuz devam etti. Bir müddet sonra yakıt ikmali yapan otobüsümüz içinde, firmanın Kırıkkale Temsilciliği nce hurma ikramı yapıldı.

          Medine den çıktıktan itibaren yol buyunca civarımızdaki gördüğümüz manzara kelimenin tam anlamıyla bir çöl! Gözünün alabildiği mesafede gördüğün tek şey boş ve düz bir arazi!

          Bu düzlüklerin üzerinde yer yer küçük ve bodur, bizim keven dediğimiz bitki örtülerinden başka bir şey yok! Zaman zaman da yol kenarlarına yaklaşmış vaziyette kaya tepecikleri. Ufuk hattına baktığın zaman bu tepeciklerden adeta sıradağlar silsilesi gibi görünenleri de var.     

          Akşam namazı için Mekke istikametinde yol boyundaki bir sözüm ona tesiste mola verildi. Sözüm ona diyorum zira jeneratör ile elektrik üretilen, tavana konan varildeki suyla abdest alınan ve tuvalet tahliyesi fosseptik çukuru olan lüx tesis!

          Firmanın Arabistan Temsilciliğini de yapan rehberimiz Ahmet ORTAKCI Bey, burasının bu güzergâhın en popüler tesisi olduğunu ve diğerlerine ne girilebileceği ve ne de durulabileceğinin mümkün olmadığını ifade etti. Bu tesisin mescidinde akşam namazlarımızı eda ettik. Yaklaşık yarım saatlik bir moladan sonra tekrar çıkış yaptık.

(RESİMLER: Uhud Mescidi-337, Çift Kıbleli Mescid–342, Yediler Mescidi –348, Mescid i Nebevi içi-304,Tren Garı Müzesi-381, Amberiye Camii-417, Kuba Mescidi–376,  Bulut Mescidi-313, Hz. Ömer Mescidi–315, Hz. Ali Mescidi-371, Yol Kenarı-443 ).


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  17 Ağustos 2018 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net